Zaman Daralıyor, Kadınlar 7 Erkekler 5 Yıl Emekliliğiniz Gecikmesin!

Emeklilikte çok erken yaşlarda planlama yapmak ileride telafisi mümkün olmayan pişmanlıkların bertaraf edilmesi açısından ehemmiyet arz etmektedir.

Bu anlamda anne-babaların evlatlarına bırakacağı belki de en kalıcı miras iyi bir emeklilik planlamasıdır. Emeklilikte doğru planlama için güvenilir bilgi kaynağı çok önemlidir.

En güvenilir gerçek bilgiyi hiçbir ücret ödemeden SGK’dan ve SGK çalışanlarından alabilirsiniz.

Hemen belirtelim ne zaman emekli olabilirim sorusunun cevabı genel olarak 1999 ve 2008 yıllarında yapılan köklü düzenlemelerde saklı bulunmaktadır.

Erken emeklilikte belirleyici hususlar

Emeklilik için genel olarak 3 şart gerekmektedir. İlki ve en önemlisi yaş, ikincisi prim ödeme gün sayısı ve sonuncusu ise belirli bir süre sigortalı olma şartıdır.

Erken emeklilikte en belirleyici temel unsur ilk sigortalı olarak işe başlama tarihiniz ve çalışmalarınızın ne kadar eski tarihli olduğu noktasında toplanmaktadır.

Örneğin 30.03.1984 günü sadece 1 gün ödenmiş SSK primi olan bir kadın 40 yaşında 5000 gün primle erken emekli olma avantajına sahip olmaktadır.

Diğer belirleyici bir unsur ise SSK’dan erken emekliliğin daha az prim gerektirmesi nedeniyle Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’na göre daha avantajlı olmasıdır.

Bugünden planlama yaparak 5 ve 7 yıl arasında daha erken emeklilik

50’li yaşlarda emekli olacak birçok kişi bugünlerde çok geç emekli olacağım diye düşünmektedir. Oysaki önümüzdeki yıllarda özelikle çocuklarımızın 50’li yaşlarda emekli olması hayal olacak. Zira emeklilik yaşı aşağıda verdiğimiz tablodan da görüleceği üzere kademeli olarak peyderpey 65 yaşına kadar çıkmaktadır.

Bu bağlamda 30 Nisan 2018 tarihinden önce 1 gün bile sigortalı çalışması olanlar 65 yaştan etkilenmeyecektir.

Özelikle 08.09.1999 tarihinden itibaren ve 30.04.2008 tarihine kadar sigortalı işe girenlerden kadın için 58, erkek için 60 yaşını doldurmak ve SSK’lılar için 7000 gün (01.05.2008 tarihinden itibaren 7200 gün), Bağ-Kur ve Emekli Sandığı sigortalıları için ise 9000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla emekli olmak mümkün bulunmaktadır.

30 Nisan 2008 tarihinden sonra işe girenler ise 01.01.2036 tarihine kadar yukarıda belirtilen gerekli primleri ne zaman doldurursa aşağıdaki tabloda belirtilen tarihlere göre emeklilik yaşları belirlenecektir.

Örneğin; 01.01.2015 tarihinden itibaren SSK’lı çalışan Ayşe 7200 gün malullük, yaşlılık, ölüm primi bildirilme şartını 31/12/2035 tarihinde tamamladıysa 58 yaşında emekli olacaktır. Ancak Ayşe, gerekli prim gün sayısını 01.01.2048 tarihinde tamamlarsa 65 yaşında yani 7 yıl daha geç emekli olacaktır.

Görüldüğü üzere emeklilik için gerekli olan malullük, yaşlılık, ölüm prim gün sayısını bildirilme şartını erken yerine getirme şartına bağlı olarak 7 yıl daha erken emeklilik avantajı yakalanmaktadır.

Çocuğunuz ya da kendiniz çalışmıyorsanız bu da sorun değildir. İsteğe bağlı sigortaya başvurarak kendi primlerinizi yatırabilirsiniz.

İşe girdiğinizde bu sigorta otomatik duracaktır. Burada dikkat etmeniz gereken, çalışmalarınızın ağırlıklı olarak SSK kapsamında olmasıdır. Aksi takdirde fazladan 1800 gün prim yatırmak zorunda kalırsınız.

30.04.2008 tarihinden sonra sigortalı çalışmaya başlayan kadınlar doğum borçlanması, erkekler askerlik borçlanması yaparak gereken prim gün sayısını tamamlayabilirler…

Son söz olarak, anneler babalar! Çocuklarınız 65 yaşında emekli olsun istemiyorsanız şimdiden emeklilik planlaması yapmayı unutmayın!..

***

“Çocukken her şeyin sahibi olmak için büyümek isterdik. Büyüdük; şimdi her şeyden uzak durmak için hep çocuk kalmak istiyoruz.” P. Coelho

(Kaynak: İsa Karakaş / Türkiye Gazetesi | 03.05.2021)

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/ulusalbasin/haber_oku.php?haber_id=30736

Katma Değer Vergisi Tevkifatı

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun (9/1)’inci maddesi uyarınca mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma yetkisine sahiptir.

Vergi alacağını güvence altına almak amacıyla düzenlenen bu madde sadece ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlar için öngörülmüş değildir. Maliye Bakanlığı, bunların dışında gerekli gördüğü diğer hallerde de verginin ödenmesinden işleme taraf olanları sorumlu tutabilmektedir.

Bu maddede belirtilen işleme taraf olanlar, kendine mal teslim edilen veya hizmet ifa edilen kişi ve/veya kurumlardır. Bunlar verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten mükellef gibi sorumlu tutulurlar.

Katma Değer Vergisi tevkifatı (kesintisi) ihtiyari bir uygulama olmayıp, Maliye Bakanlığı’nca tevkifat (kesinti) uygulaması kapsamına alınan işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması zorunludur. Diğer yandan Maliye Bakanlığı tarafından tevkifat kapsamına alınmamış işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması mümkün değildir.

Katma Değer Vergisi tevkifatı uygulaması; teslim veya hizmet bedeli üzerinden hesaplanan verginin, teslim veya hizmet yapanlar tarafından değil, bu işlemlere muhatap olanlar tarafından kısmen veya tamamen vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edilip ödenmesi, “kısmi tevkifat” ise hesaplanan verginin Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen kısmının, işleme muhatap olan alıcılar tarafından, diğer kısmının ise işlemi (teslim veya hizmeti) yapan tarafından beyan edilip ödenmesidir.

 

Tevkifat, genel bütçeli idareler hariç, tevkifata tabi işlemin yapıldığı dönemde verginin sorumlusuna ait (2) No.lu Katma Değer Vergisi Beyannamesi ile beyan edilir.

Tevkifat kapsamındaki işlemlerde vergiyi doğuran bakımından özellikli bir durum söz konusu olmayıp, bu işlemlere ilişkin Katma Değer Vergisi’nin beyan dönemine göre tespit edilir.

Bu kapsamda, işleme ait fatura veya benzeri belge izleyen ay içinde düzenlense dahi sorumlu sıfatıyla beyan, işlemin vuku bulduğu dönemin beyan süresi içinde yapılır. Kısmi tevkifat uygulamasında satıcının mükellef sıfatıyla 1. No.lu Katma Değer Vergisi Beyannamesi ile beyan edeceği kısmımda aynı dönemde beyan edilir.

Hizmet işlemlerinde, hizmetin ayın sonunda tamamlanması halinde de fatura izleyen ayda düzenlense bile yukarıda ifade edildiği şekilde işlem yapılır. İşlem bedelinin ödenmemesi, işleme ait faturanın süresinde düzenlenmemesi, alıcıya geç gelmesi ve hiç gelmemesi tevkifatın yapılıp yukarıda belirtilen süre içinde sorumlu tarafından beyan edilmesine engel değildir.

Genel bütçeli idareler dışındaki vergi sorumluları tevkif ettikleri vergiyi vergi sorumlularına ait 2 No.lu Katma Değer Vergisi Beyannamesi ile beyan etmek zorundadırlar. Bunların başka faaliyetleri nedeniyle Katma Değer Vergisi mükellefiyetlerinin bulunmaması ve dolayısıyla 1 No.lu Katma Değer Vergisi Beyannamesi vermemeleri bu uygulamaya engel değildir.

2 No.lu Katma Değer Vergisi Beyannamesi sadece tevkifata tabi işlemlerin olduğu dönemlerde verilir. Gerçek usulde Katma Değer Vergisi Mükellefleri (KDV 1 vergi türünden mükellef sicilinde kayıtlı olanlar) tevkifata tabi tutulan Katma Değer Vergisinin beyanında 1015 B Beyanname kodlu KDV 2 beyannamesini, gerçek usulde Katma Değer Vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar (Genel bütçeli idareler dışındaki kamu kurum ve kuruluşları dahil) ise söz konusu verginin beyanında 9015 Beyanname kodlu KDV 2 Beyannamesini kullanırlar.

Gerçek bütçeli idareler, tevkif ettikleri Katma Değer Vergisi için sorumlu sıfatıyla beyanname vermezler, tevkif edilen Katma Değer Vergisi doğrudan bunların muhasebe birimlerince gelir kaydedilir.

Diğer yandan ayrıca 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşların tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarına ait bedellerin genel bütçe ödenekleri dışındaki bir kaynaktan karşılanması halinde tevkif edilen Katma Değer Vergisi, söz konusu idare, kurum ve kuruluşlar tarafından 2 No.lu Katma Değer Vergisi Beyannamesi ile beyan edilip ödenmektedir.

Tevkifat bu tebliğ kapsamında olan mal ve hizmetleri satın alan ve adına fatura ve benzeri belirlemeler çerçevesinde 2 No.lu Katma Değer Vergisi Beyannamesi ile beyan edilip ödenecek veya doğrudan muhasebe birimlerince ilgili Bütçe hesabına gelir kaydı yapılacaktır.

Katma Değer Vergisi mükellefiyeti bulunmayan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi mükelleflerinin 2 No.lu Katma Değer Vergisi Beyannamesini kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairesine vermeleri gerekmektedir.

Ancak, bankaların tevkif ettikleri vergiyi ödemeyi yapan şubeler itibarıyla, şubelerin bağlı bulundukları vergi dairesine beyan edip ödemeleri de mümkündür.

Bu tercihi yapan bankaların, durumu bir dilekçe ile önceden genel müdürlüğün bağlı olduğu vergi dairesine yazılı şekilde bildirmeleri gerekmektedir. Bu bildirime ait yazının bir örneği, genel müdürlük tarafından şubelere gönderilir; şubeler tarafından da kendi bağlı oldukları vergi dairelerine ibraz edilmek suretiyle sorumlu sıfatıyla beyan, şubeler tarafından yapılmaya başlanır.

2 No.lu Katma Değer Vergisi beyannamesinde herhangi bir surette indirim yapılması mümkün olmadığından tevkif edilen Katma Değer Vergisi’nin tamamının beyan edilerek vergi dairesine ödenmesi gerekmektedir.

(Kaynak: Veysi Seviğ / İto Haber | 03.05.2021)

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/ulusalbasin/haber_oku.php?haber_id=30738

Envanter Listeleri Nasıl Çıkarılır?

Cevap: Envanter esas itibariyle defter üzerine çıkarılır.

Şu kadar ki, işlerinde geniş ölçüde ve çeşitli mal kullanan büyük müesseseler envanterlerini listeler halinde tanzim edebilir.

Bu takdirde envanter listelerinin:

1. Sayfa üzerinden numaralanarak sıralanması;

2. Envanterin tanzim tarihine göre tarihlenmesi;

3. Envanteri çıkaran memur ile teşebbüs sahibi veya vekili tarafından imzalanması;

4. Aynen envanter defteri gibi saklanması;

şarttır.

Dr. Koray ATEŞ
korayates@muhasebetr.com

(03.05.2021)

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

7316 Sayılı Kanunla 17.04.2020 Tarihinden Sonra İşe Girenler Pandemi Ücretsiz İzin Ücret Desteğinden Yararlanabilecek Mi?

Bilindiği gibi, 17.04.2020 tarihli Resmî Gazete ‘de yayımlanan 7244 Sayılı Kanun’un 7’nci maddesi ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenen geçici 24’üncü maddeyle, ücretsiz izne ayrılan işçilere ve 15/3/2020 tarihinden sonra işten çıkarılmış olup, işsizlik ödeneğinden istifade edemeyen işçilere, İşsizlik Fonundan her gün için 39,24 Türk lirası nakdi ücret desteği verileceği düzenlenmiştir.

17 Nisan 2020 CUMA Resmî Gazete Sayı: 31102
KANUN
YENİ KORONAVİRÜS (COVID-19) SALGINININ EKONOMİK VE SOSYAL

HAYATA ETKİLERİNİN AZALTILMASI HAKKINDA KANUN İLE

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA

DAİR KANUN

Kanun No. 7244                                               

MADDE 7 – 4447 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 24 – Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte iş sözleşmesi bulunmakla birlikte 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçiler ile 15/3/2020 tarihinden sonra 51 inci madde kapsamında iş sözleşmesi feshedilen ve bu Kanunun diğer hükümlerine göre işsizlik ödeneğinden yararlanamayan işçilere, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almamak kaydıyla ve 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere, bu süre içinde ücretsiz izinde bulundukları veya işsiz kaldıkları süre kadar, Fondan günlük 39,24 Türk lirası nakdi ücret desteği verilir. Yapılan ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılamaz.

Birinci fıkra kapsamında ücretsiz izne ayrılarak nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin fiilen çalıştırıldığının tespiti halinde işverene, bu şekilde çalıştırılan her işçi ve çalıştırıldığı her ay için ayrı ayrı olmak üzere fiilin işlendiği tarihteki 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesince belirlenen aylık brüt asgari ücret tutarında çalışma ve iş kurumu il müdürlüklerince idari para cezası uygulanır ve ödenen nakdi ücret desteği ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir.

Bu madde kapsamında nakdi ücret desteğinden yararlananlardan 5510 sayılı Kanuna göre genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi kapsamına girmeyenler, aynı Kanunun 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve genel sağlık sigortasına ilişkin primleri Fondan karşılanır.

Bakanlık, nakdi ücret desteğine ilişkin ödeme usul ve esaslarını belirlemeye ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye yetkilidir.”

İlgili Kanunun maddesinde Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte iş sözleşmesi bulunmakla birlikte 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçiler ile 15/3/2020 tarihinden sonra 51 inci madde kapsamında iş sözleşmesi feshedilen ve bu Kanunun diğer hükümlerine göre işsizlik ödeneğinden yararlanamayan işçilere, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almamak kaydıyla ve 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere, bu süre içinde ücretsiz izinde bulundukları veya işsiz kaldıkları süre kadar, Fondan günlük 39,24 Türk lirası nakdi ücret desteği verilir. Denilmekte bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih;

Yürürlük

MADDE 17 – (1) Bu Kanunun;

a) 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (ç), (d), (e) ve (ğ) bentleri 10/3/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,

b) 8 inci maddesi 29/2/2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde,

c) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,

Yürürlüğe girer. Denilmektedir.

İlgili Kanun maddesine göre Pandemi Ücretsiz desteğinden yararlanma şartı için

  • Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte (17.04.2020 tarihi) iş sözleşmesi bulunmakla birlikte 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçiler
  • (15/3/2020 tarihinden sonra) 51 inci madde kapsamında iş sözleşmesi feshedilen ve bu Kanunun diğer hükümlerine göre işsizlik ödeneğinden yararlanamayan işçilere 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere, bu süre içinde ücretsiz izinde bulundukları veya işsiz kaldıkları süre kadar, Fondan günlük 39,24 Türk lirası nakdi ücret desteği verilir

İlgili Kanun maddesi ile belirlenen 17.04.2020 tarihinden sonra işe girenler ücretsiz izin desteğinden yararlanamamaktadırlar.

NAKDİ ÜCRET DESTEĞİNE HANGİ İŞÇİLER İÇİN BAŞVURU YAPILABİLİR?

  • 17.04.2020 öncesi işe giren ve iş akdi devam ederken işveren tarafından 4857 sayılı Kanunun Geçici 10’uncu maddesi uyarınca ücretsiz izne ayrılanlar,
  • Kısa çalışma ödeneğinden yararlanmayanlar,
  • Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almayanlar,
  • SGK’ ya 01, 04, 05, 06, 12, 14, 20, 29, 32, 35, 39, 52, 53, 54 veya 55 no.lu belge türlerinden bildirilmiş olanlar, için nakdi ücret desteğine başvuru yapılabilir.
  • İşveren, 17.04.2020 sonrası işe giren işçilerini ücretsiz izne gönderebilir. Fakat bu işçilere nakdi ücret desteği ödemesi yapılmaz.

NAKDİ ÜCRET DESTEĞİNDE HANGİ EKSİK GÜN KODLARI KULLANMALISINIZ?

  • 28- “Pandemi Ücretsiz İzin (4857 Geç. 10.Md.)
  • 29- “Pandemi Ücretsiz İzin (4857 Geç. 10.Md.) ve diğer” kodlarını kullanmalısınız. İşyerinde ücretsiz izne ayrılan işçileriniz olmasına rağmen bu kodların kullanılmaması

Halinde nakdi ücret desteğinden yararlanılamaz.

NAKDİ ÜCRET DESTEĞİNDEN YARARLANMA BAŞVURULARI NEREYE HANGİ SÜREDE YAPILMALIDIR?

Başvurular;

  • “https://uyg.sgk.gov.tr/IsverenSistemi” internet adresi üzerinden ,
  • Iznin verildiği ayı takip eden ayın 3’üne kadar işverenlerce yapılması, Gereklidir.
  • 2020 yılı Kasım ayında, 2020/Ekim ve Kasım ayı, 2020 Aralık

Ayında,2020/Kasım ve aralık ayına ait ücretsiz izin girişleri yapılabilir.

  • Ücretsiz izne çıkardığınız işçileriniz nakdi ücret desteğine hak

Kazansa bile, belirtilen sürede giriş yapılamaması halinde nakdi ücret desteğinden yararlanılamaz.

NAKDİ ÜCRET DESTEĞİ HANGİ HALLERDE KESİLİR?

Nakdi ücret desteğinden yararlanılan dönemde, aynı veya başka bir işyerinde işe başlanması,

Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı alınmaya başlanması,

Hallerinde nakdi ücret desteği kesilir.

16” NAKİL İŞTEN ÇIKIŞ KODU İLE YAPILAN İŞÇİLERDE NAKDİ ÜCRET DESTEĞİ VE KÇÖ SORUNU

17.04.2020 tarihi sonrasında aynı şirketin başka şubelerine veya farklı projelerine ataması yapılmış olan personeller için kullanılan işten çıkış kodu olan “16- Sözleşme sona ermeden sigortalının aynı işverene ait diğer iş yerine nakli” ile Pandemi ücretsiz izin nakdi ücret desteği bildirimi ve Kısa çalışma Ödeneğine sistem izin vermiyor.

17.04.2020 TARİHİNDEN SONRA İŞE GİRENLER PANDEMİ ÜCRETSİZ İZİN ÜCRET DESTEĞİNDE 7256 SAYILI KANUN İSTİSANASI

Bilindiği gibi, 17.04.2020 tarihli Resmî Gazete ‘de yayımlanan 7244 Sayılı Kanun’un 7’nci maddesi ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenen geçici 24’üncü maddeyle, ücretsiz izne ayrılan işçilere ve 15/3/2020 tarihinden sonra işten çıkarılmış olup, işsizlik ödeneğinden istifade edemeyen işçilere, İşsizlik Fonundan nakdi ücret desteği verileceği düzenlenmiştir.

İlgili Kanun maddesine göre Pandemi Ücretsiz desteğinden yararlanma şartı için

  • Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte (17.04.2020 tarihi) iş sözleşmesi bulunmakla birlikte 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçiler
  • (15/3/2020 tarihinden sonra) 51 inci madde kapsamında iş sözleşmesi feshedilen ve bu Kanunun diğer hükümlerine göre işsizlik ödeneğinden yararlanamayan işçilere 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere, bu süre içinde ücretsiz izinde bulundukları veya işsiz kaldıkları süre kadar, Fondan nakdi ücret desteği verilir.

İlgili Kanun maddesi ile belirlenen 17.04.2020 tarihinden sonra işe girenler ücretsiz izin desteğinden yararlanamamaktadırlar.

17 Kasım 2020 Tarihinde 31307 Sayılı Kanun’la Resmî Gazetede yayımlanan 7256 Sayılı Kanun’un;

MADDE 12 – 4447 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 27 – 1/10/2020 tarihi itibarıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı olanlar, sosyal güvenlik kuruluşlarından emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta olanlar ile yabancılar hariç; 4857 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesiyle hizmetleri Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilerek veya bildirilmeksizin istihdam edilip 1/1/2019-17/4/2020 tarihleri arasındaki dönemde iş veya hizmet sözleşmesi 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer Kanunların ilgili hükümlerine göre ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâller ve benzeri sebepler dışında sona erenler ile hizmetleri Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeksizin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla istihdam edilmeye devam edilmekte olanların, iş veya hizmet sözleşmelerinin sona erdiği ya da hâlihazırda çalışmakta oldukları en son özel sektör işverenine bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden 30 gün içerisinde başvuruda bulunmaları ve işveren tarafından;

a) Fiilen çalıştırılmaları hâlinde, prim ödeme gün sayılarının 44,15 Türk lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere her ay bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle işverene Fondan destek sağlanır.

b) İşe başlatılıp 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılanlara, kısa çalışma ödeneğinden faydalanmamak kaydıyla, 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere, bu süre içinde ücretsiz izinde bulundukları süre kadar, Fondan günlük 39,24 Türk lirası nakdi ücret desteği verilir. Yapılan ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılamaz. Bu fıkra kapsamında nakdi ücret desteğinden yararlananlar 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve genel sağlık sigortasına ilişkin primleri Fondan karşılanır. Bu fıkra kapsamında nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin başvuruda bulunduğu işveren tarafından fiilen çalıştırıldığının tespiti hâlinde işverene, bu şekilde çalıştırılan her işçi ve çalıştırıldığı her ay için ayrı ayrı olmak üzere fiilin işlendiği tarihteki 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesince belirlenen aylık brüt asgari ücret tutarında çalışma ve iş kurumu il müdürlüklerince idari para cezası uygulanır ve ödenen nakdi ücret desteği ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir.

c) Başvurusunun kabul edilmediğini Kuruma bildirenler için hanesinde sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir ya da aylık alan, kısa çalışma ödeneğinden ya da işsizlik ödeneğinden faydalanan veya 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, (b) bendi ve (c) bendi kapsamında sigortalı olan veya 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara tabi olarak çalışan ile düzenli sosyal yardım alan bulunmamak şartlarını sağlayanlara 29/5/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu kapsamında yapılacak değerlendirme göz önüne alınarak 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere Fondan hane başına günlük 34,34 Türk lirası destek verilir.

Bu madde uyarınca destekten yararlananlar, geçici 28 inci maddede düzenlenen destekten yararlanamaz.

İşveren, birinci fıkranın (a) bendi uyarınca destekten yararlanan sigortalıların yarısından her birini, bu maddenin uygulama süresinin sona ermesinden itibaren, birinci fıkranın (a) bendi kapsamına girenlerin destekten yararlandığı ortalama süre kadar fiilen çalıştırmakla yükümlüdür. Ödenen destek tutarı, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverenden, desteğin ödeme tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilir.

Hizmetleri Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeksizin çalıştırıldığı işveren tarafından kabul edilenlere, işveren tarafından bu şekilde çalıştırıldıkları döneme ilişkin olarak ücret ve ücrete bağlı hakları hariç olmak üzere diğer haklarından feragat etmiş sayılır ve bu şekilde çalıştırıldıkları dönemde ilgili mevzuatı uyarınca daha önce yararlanmış oldukları sosyal yardım ve diğer haklar borç çıkarılmaz.

Bu madde uyarınca başvuruda bulunanlardan hizmetlerini Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeksizin istihdam ettiğini kabul eden işverenlere; ilgililerin işveren yanında hizmetleri bildirilmeksizin çalıştırıldığı dönemler için 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesine göre idari para cezası uygulanmaz, işsizlik sigortası primi de dâhil olmak üzere sigorta primi tahakkuk ettirilmez ve ilgili mevzuatta yer alan ortalama ve toplam sigortalı sayısı hesabında dikkate alınmaz. Bu işverenlerin, hizmetlerini Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeksizin istihdam ettiğini kabul etmesi; bu Kanun veya diğer Kanunlar uyarınca sağlanan sigorta primi indirimi, teşvik ve desteklerden yararlanmasına engel teşkil etmez ve daha önce yararlanmış oldukları sigorta primi indirimi, teşvik ve destekler için borç çıkarılmaz.

Hizmetlerini Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeksizin istihdam edildiği işverence kabul edildiği hâlde yanlış beyanda bulunulduğunun tespiti hâlinde, bu madde uyarınca verilen destekler ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir ve tespit edilen her bir yanlış beyan için işveren ve destekten yararlanana ayrı ayrı olmak üzere tespit tarihindeki 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesince belirlenen aylık brüt asgari ücret tutarında çalışma ve iş kurumu il müdürlüklerince idari para cezası uygulanır.

Birinci fıkrada ve geçici 24’üncü maddede yer alan destek tutarlarını bu maddenin yürürlük tarihinden sonraki tespit edilecek asgari ücret artış oranında artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.

Fondan bu madde kapsamında karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.

Bu madde hükümleri; 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 2886 sayılı Kanuna, 4734 sayılı Kanuna ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri ile sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, 5510 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi kapsamında ev hizmetlerinde çalışan sigortalılar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

Birinci fıkra uyarınca destekten yararlananları işe alan işverenler; aynı sigortalı için destekten yararlanılan süre boyunca, bu Kanun ile diğer kanunlarda diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanamaz.

Bakanlık, bu madde uyarınca verilecek desteklere ilişkin ödeme usul ve esaslarını belirlemeye ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye yetkilidir.”

MADDE 13 – 4447 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 28 – 1/10/2020 tarihi itibarıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı olanlar, sosyal güvenlik kuruluşlarından emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta olanlar ile yabancılar hariç; özel sektör işyerlerinde 2019/Ocak ila 2020/Nisan aylarında/dönemlerinde aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısına ilave olarak veya 17/4/2020 tarihinden sonra ilk defa 5510 sayılı Kanun kapsamına alınan ya da daha önce tescil edildiği hâlde 2019/Ocak ila 2020/Nisan aylarında/dönemlerinde sigortalı çalıştırılmaması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi vermeyen özel sektör işyerlerinde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işe alınanların fiilen çalıştırılmaları hâlinde, prim ödeme gün sayısının 44,15 Türk lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere, her ay bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle işverene Fondan destek sağlanır. Bu maddeyle sağlanan destekten yararlananlar geçici 27 nci maddede düzenlenen destekten yararlanamaz.

Bu madde kapsamında işe başlatılıp 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan sigortalılara 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere, bu süre içinde ücretsiz izinde bulundukları süre kadar, Fondan günlük 39,24 Türk lirası nakdi ücret desteği verilir. Yapılan ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılamaz. Bu fıkra kapsamında nakdi ücret desteğinden yararlananlar 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve genel sağlık sigortasına ilişkin primleri Fondan karşılanır. Bu fıkra kapsamında nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin başvuruda bulunduğu işveren tarafından fiilen çalıştırıldığının tespiti hâlinde işverene, bu şekilde çalıştırılan her işçi ve çalıştırıldığı her ay için ayrı ayrı olmak üzere fiilin işlendiği tarihteki 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesince belirlenen aylık brüt asgari ücret tutarında çalışma ve iş kurumu il müdürlüklerince idari para cezası uygulanır ve ödenen nakdi ücret desteği ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir.

Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad, unvan ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi bu madde uyarınca verilen desteklerden yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan işyerlerinden Fon tarafından karşılanan tutar 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte geri alınır.

İşveren, birinci fıkra uyarınca destekten yararlanan sigortalıların yarısından her birini, bu maddenin uygulama süresinin sona ermesinden itibaren, birinci fıkra kapsamına girenlerin destekten yararlandığı ortalama süre kadar fiilen çalıştırmakla yükümlüdür. Ödenen destek tutarı, bu yükümlüğünü yerine getirmeyen işverenden, desteğin ödeme tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilir.

Bu madde hükümlerine aykırı işlem yapılması hâlinde yapılan fazla ve yersiz ödemeler ilgili fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla kanuni faiziyle birlikte işverenden tahsil edilir. Ayrıca her bir sigortalı için brüt asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır.

Bu maddede yer alan destek tutarlarını bu maddenin yürürlük tarihinden sonraki tespit edilecek asgari ücret artış oranında artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.

Fondan bu madde kapsamında karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.

Bu madde hükümleri; 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 2886 sayılı Kanuna, 4734 sayılı Kanuna ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri ile sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, 5510 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi kapsamında ev hizmetlerinde çalışan sigortalılar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

Birinci fıkra uyarınca destekten yararlananları işe alan işverenler; aynı sigortalı için destekten yararlanılan süre boyunca, bu Kanun ile diğer kanunlarda diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanamaz.

Bakanlık, bu madde uyarınca verilecek desteklere ilişkin ödeme usul ve esaslarını belirlemeye ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye yetkilidir.”

İlgili Kanun 27. maddesine istinaden; İşe başlatılıp 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılanlara, kısa çalışma ödeneğinden faydalanmamak kaydıyla, 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere, bu süre içinde ücretsiz izinde bulundukları süre kadar, Fondan günlük 39,24 Türk lirası nakdi ücret desteği verilir.

İlgili Kanun 28. maddesine istinaden; bu madde kapsamında işe başlatılıp 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan sigortalılara 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere, bu süre içinde ücretsiz izinde bulundukları süre kadar, Fondan günlük 39,24 Türk lirası nakdi ücret desteği verilir. Yapılan ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılamaz. Bu fıkra kapsamında nakdi ücret desteğinden yararlananlar 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve genel sağlık sigortasına ilişkin primleri Fondan karşılanır. Bu fıkra kapsamında nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin başvuruda bulunduğu işveren tarafından fiilen çalıştırıldığının tespiti hâlinde işverene, bu şekilde çalıştırılan her işçi ve çalıştırıldığı her ay için ayrı ayrı olmak üzere fiilin işlendiği tarihteki 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesince belirlenen aylık brüt asgari ücret tutarında çalışma ve iş kurumu il müdürlüklerince idari para cezası uygulanır ve ödenen nakdi ücret desteği ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir. Hükmü bulunmaktadır.

Bu maddelere 7256 Sayılı Kanun’un; MADDE 12 – 4447 sayılı Kanuna eklenen GEÇİCİ MADDE 27 ve MADDE 28. Maddelere eklenen hükümlere istinaden işe alınıp daha sonra “Ücretsiz izine ayrılan işçiler “MUHSGK’da 27256 kanun no” tanımlanmasıyla yapılan işçiler “17.04.2020 tarihi hükmüne bakılmaksızın” Nakdi Ücret Desteğinden faydalanabileceklerdir.

7316 SAYILI KANUNLA 17.04.2020 TARİHİNDEN SONRA İŞE GİRENLER PANDEMİ ÜCRETSİZ İZİN ÜCRET DESTEĞİNDEN YARARLANABİLECEK Mİ?

22.04.2021 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 7316 sayılı “Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile bazı düzenlemeler yapılmış bulunmaktadır.

MADDE 6 – 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 24’üncü maddesine birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve maddenin mevcut ikinci fıkrasında yer alan “Birinci fıkra” ibaresi “Bu madde” şeklinde değiştirilmiştir.

“Birinci fıkra ile geçici 27’nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ve geçici 28 inci maddenin ikinci fıkrası kapsamında yer alan tutarlar 2021 yılı Nisan ayı ve sonrası için günlük 50 Türk lirası olarak uygulanır ve bu kapsamda 30/4/2021 tarihinden sonra yapılan ödemelerden damga vergisi dâhil herhangi bir kesinti yapılamaz. NACE Rev.2 Ekonomik Faaliyet Sınıflamasına göre 56 kodunda faaliyet gösteren işyerleri ile 61.90.05, 85.51.03, 93.11.01, 93.12.07, 93.13.01, 93.19.05, 93.21.01, 93.29.02, 93.29.03, 96.02.01, 96.04.01, 96.04.02 veya 96.04.03 kodlarında faaliyet gösteren işyerlerinde 2021 yılı Mart ayında/döneminde iş sözleşmesi bulunan sigortalılardan 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılanlara işe giriş tarihine bakılmaksızın birinci fıkradaki diğer şartları taşımaları halinde 2021 yılı Nisan ve Mayıs ayları için nakdi ücret desteği verilir.” Hükmü bulunmaktadır.

İlgili Kanun maddeleri ile düzenlenen hükümlere göre;

  • MADDE 6 “Birinci fıkra ile geçici 27’nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ve geçici

 28 inci maddenin ikinci Fıkrası kapsamında yer alan tutarlar “2021 yılı Nisan ayı ve sonrası için günlük 50 Türk lirası olarak uygulanır ve bu kapsamda 30/4/2021 tarihinden sonra yapılan ödemelerden damga vergisi dâhil herhangi bir kesinti yapılamaz. Hükmü konulmuştur. Belirlenen bu duruma göre, Geçici Madde 27 – (Ek:11/11/2020-7256/12 md.)  b) İşe başlatılıp 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılanlara, kısa çalışma ödeneğinden faydalanmamak kaydıyla, 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere, bu süre içinde ücretsiz izinde bulundukları süre kadar, Fondan günlük 39,24 Türk lirası nakdi ücret desteği verilir. Yapılan ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılamaz

*-13/1/2021 tarihli ve 31363 sayılı Resmî Gazete ‘de yayımlanan 3423 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen destek tutarlarının, 2021 yılı Ocak döneminden itibaren geçerli olmak üzere asgari ücret artış oranında (%21,56) artırılmasına karar verilmiştir. Bu artışla ücretsiz izne çıkarılan işçiler için ödenen nakdi ücret desteği günlük 39.24 TL’den 47.70 TL’ye yükselmişti.

7316 sayılı Kanun MADDE 6 “Birinci fıkra ile geçici 27’nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ve geçici 28 inci maddenin ikinci Fıkrası kapsamında yer alan tutarlar “2021 yılı Nisan ayı ve sonrası için günlük 50 Türk lirası olarak uygulanır ve bu kapsamda 30/4/2021 tarihinden sonra yapılan ödemelerden damga vergisi dâhil herhangi bir kesinti yapılamaz. Hükmü konulmuştur. Belirlenen bu duruma göre Nakdi Ücret Desteğinden Damga Vergisi Kesintisi kaldırılarak Nisan ayı sonrası Aylık 1.500.00 TL. olarak uygulanacaktır.

İlgili Kanun maddeleri ile düzenlenen hükümlere göre;

  • MADDE 6 “NACE Rev.2 Ekonomik Faaliyet Sınıflamasına göre 56 kodunda

 faaliyet gösteren işyerleri ile 61.90.05, 85.51.03, 93.11.01, 93.12.07, 93.13.01, 93.19.05, 93.21.01, 93.29.02, 93.29.03, 96.02.01, 96.04.01, 96.04.02 veya 96.04.03 kodlarında faaliyet gösteren işyerlerinde 2021 yılı Mart ayında/döneminde iş sözleşmesi bulunan sigortalılardan 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılanlara işe giriş tarihine bakılmaksızın birinci fıkradaki diğer şartları taşımaları halinde 2021 yılı Nisan ve Mayıs ayları için nakdi ücret desteği verilir.”

 

NACE KODU AÇIKLAMASI
56 Yiyecek ve içecek hizmeti faaliyetleri
61.90.05 İnternet kafelerinin faaliyetleri
85.51.03 Spor ve eğlence eğitim kursları (futbol, dövüş sanatları, jimnastik, binicilik, yüzme, dalgıçlık, paraşüt, briç, yoga, vb. eğitimi ile profesyonel spor eğitimcilerinin faaliyetleri dahil, temel, orta ve yükseköğretim düzeyinde verilen eğitim hariç)
93.11.01 Spor tesislerinin işletilmesi (futbol, hokey, paten, golf vb. sahaları, yarış pistleri, stadyumlar, yüzme havuzları, tenis kortları, bowling alanları, boks arenaları, vb. tesisler)
93.12.07 Yüzme kulüplerinin faaliyetleri
93.13.01 Form tutma ve vücut geliştirme salonlarının faaliyetleri
93.19.05 Bilardo salonlarının faaliyetleri
93.21.01 Eğlence parkları ve lunaparkların faaliyetleri
93.29.02 Düğün, balo ve kokteyl salonlarının işletilmesi
93.29.03 Oyun makinelerinin işletilmesi
96.02.01 Güzellik salonlarının faaliyetleri (cilt bakımı, kaş alma, ağda, manikür, pedikür, makyaj, kalıcı makyaj vb.nin bir arada sunulduğu salonlar) (sağlık bakım hizmetleri hariç)
96.04.01 Hamam, sauna, vb. yerlerin faaliyetleri
96.04.02 Kaplıca, ılıca, içmeler, spa merkezleri, vb. yerlerin faaliyetleri (konaklama hizmetleri hariç)
96.04.03 Zayıflama salonu, masaj salonu, solaryum vb. yerlerin işletilmesi faaliyetleri (form tutma salonlarının ve diyetisyenlerin faaliyetleri hariç)

** Yukarıda belirtilen faaliyet sektöründe yer alan işyerlerinde “2021 yılı Mart ayında/döneminde iş sözleşmesi bulunan sigortalılardan” 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılanlara “işe giriş tarihine bakılmaksızın” birinci fıkradaki diğer şartları taşımaları halinde 2021 yılı Nisan ve mayıs aylarında 4857 sayılı Kanunun geçici 10’uncu maddesi kapsamında ücretsiz izin verilmesi halinde bu işçilere günlük 50 TL, aylık 1.500 TL nakdi ücret desteği verilecektir. **

Bu nedenle 7316 sayılı Kanunla;

Yasada sadece “Madde 6 belirtilen sektörlerde 17/4/2020 öncesi veya sonrası işe girdiğine bakılmaksızın 2021/3. ayda kayıtlı olan sigortalılar” ücretsiz izin verilmesi halinde “2021 yılı Nisan ve mayıs aylarında Nakdi Ücret Desteği verilecektir.

Bunun dışındaki diğer sektörlerde “17/4/2020 öncesi işe girmiş sigortalılar” Nakdi Ücret Desteğinden yararlanabilecektir.

Sonuç olarak

17.04.2020 tarihli Resmî Gazete ‘de yayımlanan 7244 Sayılı Kanun’un 7’nci maddesi ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenen geçici 24’üncü maddeyle, ücretsiz izne ayrılan işçilere ve 15/3/2020 tarihinden sonra işten çıkarılmış olup, işsizlik ödeneğinden istifade edemeyen işçilere, İşsizlik Fonundan nakdi ücret desteği verileceği düzenlenmiştir.

İlgili Kanun maddesine göre Pandemi Ücretsiz desteğinden yararlanma şartı için

  • Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte (17.04.2020 tarihi) iş sözleşmesi bulunmakla birlikte 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçiler
  • (15/3/2020 tarihinden sonra) 51 inci madde kapsamında iş sözleşmesi feshedilen ve bu Kanunun diğer hükümlerine göre işsizlik ödeneğinden yararlanamayan işçilere 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere, bu süre içinde ücretsiz izinde bulundukları veya işsiz kaldıkları süre kadar, Fondan nakdi ücret desteği verilir.

İlgili Kanun maddesi ile belirlenen 17.04.2020 tarihinden sonra işe girenler ücretsiz izin desteğinden yararlanamamaktadırlar.

Kanun hükmünden sonra, düzenlenen iki Kanunla 17.04.2020 tarihinden sonra işe girenler için iki istisna getirilmiştir.

  • 7256 Sayılı Kanun’un; MADDE 12 – 4447 sayılı Kanuna eklenen GEÇİCİ MADDE 27 ve MADDE 28. Maddelere eklenen hükümlere istinaden işe alınıp daha sonra “Ücretsiz izine ayrılan işçiler “MUHSGK’da 27256 kanun no” tanımlanmasıyla yapılan işçiler “17.04.2020 tarihi hükmüne bakılmaksızın” Nakdi Ücret Desteğinden faydalanabileceklerdir.
  • NACE Rev.2 Ekonomik Faaliyet Sınıflamasına göre 56 kodunda faaliyet gösteren işyerleri ile 61.90.05, 85.51.03, 93.11.01, 93.12.07, 93.13.01, 93.19.05, 93.21.01, 93.29.02, 93.29.03, 96.02.01, 96.04.01, 96.04.02 veya 96.04.03 kodlarında faaliyet gösteren işyerlerinde 2021 yılı Mart ayında/döneminde iş sözleşmesi bulunan sigortalılardan 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılanlara işe giriş tarihine bakılmaksızın birinci fıkradaki diğer şartları taşımaları halinde 2021 yılı Nisan ve Mayıs ayları için nakdi ücret desteği verilir. Hükümleri getirilmiştir.

Kanunda belirlenen hükümler dışında 17.04.2020 tarihinden sonra işe girenler ve Nakil yapılan işçiler için” ÇOK ACİL” düzenleme yapılıp Nakdi Ücret Desteğinden yararlanma kıst şartlarından olan 17.04.2020 öncesi işe girişin acil olarak değiştirilerek zaten mağduriyet yaşayan çalışanların daha fazla mağdur olması önlenmelidir.

03.05.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Veraset ve İntikal Vergisi – Edinilmiş Mallara Katılım Rejimi Gereğince Sağ Kalan Eşe Ait Malların Tespit Edilmesi

Bugün yukarıdaki başlıkla ilgili olarak hem bir Özelge hem de Yargıtay Kararı paylaşacağız.

1- Gelir İdaresi Başkanlığı, Balıkesir Vergi Dairesi Başkanlığı, Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü 26.10.2018 tarih ve 46480499-160.02[2018/1210]-E.93851 sayılı özelgesinde;

“…eşiniz…..’ın 07/11/2017 tarihinde vefat ettiği, eşiniz ile 1995 yılında evlendiğiniz ve 01/01/2002 tarihinden sonra edinilen bir kısım gayrimenkullerinizin bulunduğu, söz konusu gayrimenkullerin eşiniz …. adına kayıtlı olduğu belirtilerek, 01/01/2002 tarihinden sonra edinilen taşınmazlar ile ilgili veraset ve intikal vergisi beyanının ne şekilde verileceği, taşınmazların değeri üzerinden mi beyan edileceği hususunda Başkanlığımızdan görüş sorulduğu anlaşılmıştır.

4721 sayılı Medeni Kanun ile yapılan en önemli değişikliklerden birisi, eşler arasında kanuni rejim olarak edinilmiş mallara katılım rejiminin kabul edilmesi olmuştur.

Eski Medeni Kanun döneminde, eşler arasında evlilik birliği sona erdiğinde, evlilik içerisinde edinilen mallar kimin üzerine kayıtlı ise, onun üzerinde kalmaya devam etmekte, diğer eş yasal olarak hiçbir hak ve alacak talep edememekte idi.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi, yasal mal rejimi olarak mal ayrılığını, akdi rejim olarak da, mal birliği, mal ortaklığı ve sınırlı mallarda ortaklık mal rejimini kabul etmişti. 01/01/2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ise, eşler arasında yasal rejim olarak “edinilmiş mallara katılma” rejimini, akdi mal rejimleri olarak da, mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejimini kabul etmiştir.

Öte yandan, mal rejiminin sona erme nedenlerinden birisi de eşlerden birinin ölümüdür ( TMK m. 225/1). Bu durumda sağ kalan eş, ölen eşin mirasçılarına karşı mal rejiminin tasfiyesi davasını yöneltebileceği gibi, ölen eşin mirasçıları da bu davayı sağ kalan eşe yöneltebilirler.

Eşler arasında 1 Ocak 2002 tarihi itibariyle yasal mal rejimi olarak “edinilmiş mallara katılma rejimi” geçerlidir. Bu tarihten önce evlenmiş olsalar dahi, eşler bir sözleşme ile başka bir paylaşım oranı belirlememiş iseler, kanun gereği bu rejime tabi olmuşlardır.

Sağ kalan eş ile ölen eşi arasındaki mal rejiminin tasfiyesi öncelikli bir hukuki işlemdir. Sağ kalan eş ölen eşi ile aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan haklarını (varsa) aldıktan sonra ölen eş adına kalan malvarlığı mirasa konu olacaktır. Sağ kalan eşin mal rejiminden kaynaklanan bu hakları mirasçılık sıfatından ayrıdır.

Dolayısıyla yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi, mirasın tasfiyesini de etkilemekte olup bu hususta mal rejimi tasfiyesi miras tasfiyesinden önceliklidir. Ölen eşin mirasçısı konumunda olan sağ kalan eş, öncelikle aile mahkemesinde dava açmak suretiyle edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesini talep ederek 01/01/2002 tarihinden sonraki dönem için edinilmiş malların yarısını talep etmeli, bu talebin mahkemece değerlendirilmesi sonucunda mal rejiminin tasfiyesi payını aldıktan sonra mirasın tasfiyesine katılmalıdır.

Bu itibarla, özelge talep formunda 1995 yılında evlendiğiniz ve mal rejimi sözleşmesi imzalamadığınız belirtildiğinden, 31/12/2001 tarihine kadar “Mal Ayrılığı” rejimine, 01/01/2002 tarihinden itibaren ise “Edinilmiş Mallara Katılma” rejimine tabi olduğunuz anlaşılmakta olup, vefat eden eşiniz ile aranızdaki mal rejiminin tasfiyesinin gerçekleştirilmesi suretiyle eşinize ve tarafınıza ait malların belirlenmesi ve bu tasfiye sonucu tarafınıza ait olduğu tespit edilen malların verilecek veraset ve intikal vergisi beyannamesinde beyan edilmemesi; eşinize ait olduğu tespit edilen, dolayısıyla terekeyi oluşturan malların ise miras tasfiyesine konu edilerek miras hissenize düşen kısmın beyan edilmesi gerekmektedir.”

2- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin Esas:2011/1293, Karar:2011/1521 sayılı ve 17.03.2011 tarihli kararında;

“… Taraflar 02.08.1986 tarihinde evlenmişler, A.’ın 14.08.2004 tarihinde ölümü ile mal rejimi sona ermiştir (TMK. ‘nın 225/1. m.). Eşler arasında sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TMK.’nın 170. maddesi uyarınca “mal ayrılığı” bu tarihten ölüm tarihine kadar ise 4721 sayılı TMK.’nın 202. maddesi uyarınca “edinilmiş mallara katılma” rejimi geçerlidir. Dosya içeriğine, banka, tapu ve nüfus kayıtlarına, bilirkişi raporuna, Hatay Aile Mahkemesi’nin 2008/384 E. 2008/643 K. sayılı dava dosyasına ve tanık anlatımlarına göre; mal rejiminin sona erdiği A. ‘ın ölüm tarihinde banka hesabında bulunan 47.005,93 TL’nin 46.806,28 TL’sinin eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde ölen eş adına bankaya yatırılan edinilmiş mal olduğu, söz konusu paranın kişisel mal olduğu ileri sürülmüşse de davalı tarafça kanıtlanamadığı (TMK.’nın 222/3. m.), bu miktar üzerinde sağ eş davasının 1/2 oranda katılma alacağının bulunduğu (TMK.’nın 231, 236/1. m.) sabittir. Sağ eşinin, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkı terekeye ait borç olup, bu borç çıktıktan sonra ölen eş A. üzerinde kalan diğer yarı pay mirasçılar arasında miras hukuku hükümlerine göre paylaştırılır. Sağ eş davacının ölen eş A. üzerinde kalan diğer yarı pay üzerinde de miras hakkı bulunmaktadır. Bu açıklamalar doğrultusunda; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıda belirtilenlerin dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Davacı M. vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; az yukarıda açıklandığı gibi, sağ eşinin mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkı terekeye ait ödenmesi gereken borçtur. Buna göre; öncelikle terekeye ait bu borcun sağ eşe ödenmesi, daha sonra kalan miktar üzerinden yine sağ eşin TMK.’nın 499. maddesine göre oluşan miras payının belirlenerek hem mal rejiminin tasfiyesinden, hem de miras payından kaynaklanan alacak miktarlarının toplamı belirlenerek davacının isteği hakkında bir karar verilmesi gerekirken; davacının miras hakkı göz ardı edilerek, sadece davacı sağ eşin katılma alacağının göz önünde bulundurulup yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiştir.”

denilerek, ölüm halinde mal rejiminin ölüm anında sona ermiş sayılacağı ve mal rejimi tasfiyesinde, sağ kalan eş, çocuklar ve diğer mirasçılar arasında tasfiye yapılmadan önce, eşler arasındaki mal rejimi tasfiyesinin yapılacağı ardından diğer mirasçılar açısından tasfiyeye geçileceği ifade edilmiştir.  Yargıtay 8 inci Hukuk Dairesi’nin, 17.03.2011 tarihli kararında da belirtildiği gibi; sağ kalan eşin katkı payı, katılma alacağı veya değer artış payı alacağı, terekenin borcunu oluşturur. Buna karşılık ölen eşin sağ kalan eşten olan bu tür alacakları da terekenin aktifine eklenmelidir.

SÖZÜN ÖZÜ;

Yukarıda yer alan açıklamalara göre; Yıllarca verilen birçok veraset ve intikal beyannamesi yanlış olarak verilmiştir. Bu şekilde beyanname veren ve düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde olanlar (düzeltme zamanaşımına uğramamış olanlar) düzeltme talebinde bulunmalı, düzeltme talebinin reddi veya zımnen reddi sonrasında (başvuru tarihinden itibaren 30 gün) şikayet yoluyla düzeltme talebinde bulunmalı, şikayet yoluyla düzeltme talebinin reddi veya zımnen reddi sonrasında (başvuru tarihinden itibaren 60 gün)  ilgili yer Vergi Mahkemesinde dava açmalıdır. Burada olaya sadece vergi yönüyle yaklaştık ancak; bir de mal paylaşımı yönüyle de yaklaşmak gerekmektedir. bir başka deyişle veraset yönüyle paylaşım da hatalı olmuş olabilir. İşin bu tarafı daha ziyade Hukukçu arkadaşların alanına girmektedir.

03.05.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Çalışma İzin Görev Belgesi Alınması İle İlgili Bazı Sorunlar

Koronavirüs vakalarının yoğun artması sebebi ile 29 nisan-17 mayıs arası tam kapanma kararı sonrası bazı işyerlerine muafiyetler tanındı. Muaf olunan işyerleri ile ilgili genelge yayınlanarak hangi sektörlerin muaf olacağı belirlendi.

Tam Kapanmada Açık Olacak Özel Sektör İşyerleri

1- Bankalar(sınırlı çalışma), 2- özel sağlık kuruluşları, eczaneler, veteriner klinikleri, 3- İlaç, tıbbi cihaz, maske üretim ve satış iş yerleri, 4-Üretim ve imalat tesisleri ile inşaat faaliyetleri, 5- Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretimi, bakımı, 6- Yurt içi ve dışı taşımacılık, 7- Ürün nakliyesinde ya da lojistiğinde, 8- Oteller ve konaklama yerleri, 9- Gazete, dergi, radyo ve televizyon kuruluşları, gazete basım matbaaları,, 10- Akaryakıt istasyonları, lastik tamircileri, 11- Sebze/meyve ve su ürünleri, toptancılar, 12- fırın ve dağıtıcıları, 13- Kargo, su, gazete ve mutfak tüpü dağıtım şirketleri 14-Şehir içi toplu ulaşım (taksi, dolmuş) araçlarının sürücü, 15-İş sağlığı ve güvenliği hekim, uzman, 16- Zorunlu yargısal için avukatlar,, 17- mali müşavirler, 18- Özel güvenlik görevlileri, 19- Doğalgaz, elektrik, petrol sektöründe stratejik olarak faaliyet gösteren büyük tesis ve işletmeler, 20- Elektrik, su, doğalgaz, telekomünikasyon vb. kesintiye uğramaması gereken iletim ve altyapı sistemlerinin sürdürülmesi ve arızalarının giderilmesinde görevli olanlar ile servis hizmeti vermek üzere görevde olduklarını belgelemek şartı ile teknik servis çalışanları, 21- Nöbetçi noterler vs.

Tam Kapanma Muafiyet Belgesi 7 Mayısa Kadar

Tam Kapanma sürecinde çalışacak işçilerle ilgili İçişleri bir modül hazırlayarak e-devlet üzerinden temin edilmesi imkanı getirildi ve 3 mayıstan sonra e devletten alınacak görev belgesinin kontrollerde gösterilme şartı getirildi. Ancak yoğun giriş olması sebebi 2.677.000 çalışma izni verilmesine rağmen hala alamayanlar olduğu için görev belgesi alınma süreci 7 mayısa kadar uzatıldı. Buna göre e devletten alınması gereken alttaki görev belgesi işverence doldurularak işçiye verilmesi gerekir. Bu süreçte de yine e-devlet üzerinden temin edilmesi icab etmektedir.

Görev Belgesinde Olası Sorunlar

7 Mayısa kadar opsiyon süresinin uzatılması yerinde oldu. Bu şekilde e devletteki yoğunluk sorunu aşılmış olur. Ancak söz konusu yoğunluğun dışında da farklı sorunlar söz konusu olabiliyor. Başlıca sorunlar şu şekilde;

1- İşyerinin muaf kapsamında uygun NACE kodlu işyeri dosyasına ve aynı SGK işyeri dosyasından bildirilmesine rağmen bir işçiye muaf yazısı verirken diğer işçiye alınamaması,

2- Faaliyet konusu ile muaf olan işyerinin üretim, inşaat vs. gibi işi yapan muaf işçileri ile bu işçilere idari anlamda muhasebe, insan kaynakları, satış vs. gibi muaf olmayan ayrı SGK dosyalarından bildirilen işçilere muaf yazısı alınamaması,

3- Muaf kapsamında olmasına rağmen bazı işyerlerinde adres bulunamadı hatasından dolayı yazı alınamaması,

4- Nisan, mayıs ayı itibari ile işe girenler için yazı alınamaması,

5- Asıl işverenin muaf olup alt işverenin muaf kapsamında olmaması ya da tam tersi durumda asıl/alt işveren ilişkisi olan ortak çalışma yürütülen işyerlerinde muaf çatışmasından dolayı yazı alınamaması,

6- Çalışma görev emri alınan işçinin görev emri yazılı adresin dışında işyerinin farklı adreslerinde çalışma yapmasında izin yazısı alınamaması (örneğin bir mühendisin farklı şantiyede görev yapması gibi)

7-Ek-5, Ek-6 kapsamında sigortalı olup ta işveren tarafından sigortalı bildirimi yapılmayan taksi-dolmuş şoförü, oyuncu vs. gibi işçiler ile SGK muafiyeti olan çalışanlar için yazı alınmaması,  var,
8- Evde Özel bakım mecburiyeti kapsamında bakılan hasta, yaşlı gibi kişilere özel bakıcılık yapan ve ek-9 kapsamında sigortalı olanlar ile ilgili yazı alınamaması,

9- Tam kapanma kapsamında çalışmak zorunda olanların evde bakılması gereken çocuklara bakıcılık yapan ve ek-9 kapsamında sigortalı olanlar ile ilgili yazı alınamaması,

10- Aynı anda iki işte çalışıp ta birinde muaf olup diğerinde muaf olmayan işçi ile ilgili muaf olmayan işyerinden yazının alınmaması,

11-İşbaşı eğitim programı kursiyeri veya stajyer olarak çalışanlarla ilgili yazı alınamaması,

Gibi sorunlar bulunmaktadır. Bu sebeple eğer 7 mayıstan sonra e devletten alınacak görev yazısında yeni bir uzatma opsiyonu olmaması halinde bu hususlar sorun olacak. Sonuçta 7 mayıstan 17 mayısa kadarki sürede bu sorunların çözüme kavuşması gerekir. Bu sorunlarla ilgili yetkililer gerekli çözümleri illaki yapılacaktır. Ve inşallah alınan tedbirler sonucu bu kadar katlanılan zorluklara karşı koronavirüs vakalarında ciddi bir düşüş olur…

03.05.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

1 Mayıs ve Diğer Ulusal Bayram Genel Tatil Günlerinde İşçinin Ücreti

I. Giriş

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde çalışmak zorunda kaldık, ücreti nasıl olacak, tatil

değil miydi?” gibi çok sayıda sorularla karşılaşmaktayız. Bugün 1 Mayıs işçi bayramı olması nedeniyle bu konuyu açıklamaya çalışalım.

Ülkemizde özellikle dini ve milli bayramlar çalışanlarımız bakımından son derece önemli günlerdir. Bu günlerde insanlarımız akraba ziyareti ve etkinlikler için zaman işyerinde ayırmak, farklı etkinlikler yapmak isterler. Ancak çalışma hayatında bazı iş kollarında örneğin, durmaksızın hizmet vermek zorunda olan hastane, akaryakıt istasyonu, lokanta, otel v.b. işyerlerinde çalışmanın devam etmesi kaçınılmazdır.

İş Kanununa göre Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerlerinde çalışılıp çalışılmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmeleri ile kararlaştırılır. Sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde söz konusu günlerde çalışılması için işçinin onayı gerekmektedir.

Ulusal bayram ve genel tatil günleri İş Kanununda değil, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda belirtilmiştir. Bir takvim yılı içerisinde 13,5 gün olan Ulusal Bayram ve genel tatil gün sayısı 1 Mayıs  “Emek ve Dayanışma Günü Tatili” ile 14,5 gün olmuştur.

II. Ulusal Bayram ve Genel Tatil Günleri Hangileridir? 

1-Ulusal Bayram Günü: Ulusal Bayram Günü: Cumhuriyet’ in ilan edildiği 29 Ekim günü Ulusal Bayram günüdür. 28 Ekim günü saat 13:00’de başlar 1.5 gündür.

2-Genel Tatil Günleri: Resmi ve dini bayram günleri, yılbaşı günü ile emek ve dayanışma günü genel tatil günleridir.

2.1 – Resmi Bayram Günleri:

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı; 1 gündür.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı; 1 gündür.

30 Ağustos Zafer Bayramı; 1 gündür.

2.2 – Dini Bayram Günleri:

Ramazan Bayramı: Arefe günü saat 13:00 da başlar; 3.5 gündür.

Kurban Bayramı: Arefe günü saat 13:00 da başlar; 4.5 gündür.

2.3 – Yılbaşı Günü: 1 Ocak Yılbaşı Tatili; 1 gündür.

2.4 – Emek ve Dayanışma Günü: 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Tatili; 1 gündür.

III. Ulusal Bayram Günü Olan 29 Ekim Günü Çalışmak Yasak Mı?

1923 yılında Cumhuriyetin ilan edildiği 29 Ekim günü Ulusal Bayramdır. Türkiye’nin içinde ve dışında Devlet adına yalnız bugün tören yapılır. Bayram 28 Ekim günü saat 13:00’ten itibaren başlar ve 29 Ekim günü devam eder. (2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun md.1)

Bu Kanunda belirtilen Ulusal Bayram ve genel tatil günleri; Cuma günü akşamı sona erdiğinde müteakip Cumartesi gününün tamamı tatil yapılır. Mahiyetleri itibariyle sürekli görev yapması gereken kuruluşların özel kanunlarındaki hükümler saklıdır. 29 Ekim günü özel işyerlerinin kapanması zorunludur. (2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun md.2)

Yasal düzenleme gereği özel işyerlerinin de 29 Ekim günü kapatılması gerekir. Ancak, işin niteliği gereği sürekli çalışmak zorunda olan Hastane, fırın, otel vb. işyerleri için özel bir düzenleme ve işyerini kapatmayanlar hakkında cezai yaptırım öngörülmemiştir. Bu gerekçeyle Yargıtay (2.CD.17.09.1985, 6678/6909) kapatma yasağına uymayan hakkında beraat kararı vermiştir.

IV. Genel Tatil Ücreti Nasıl Hesaplanır?

Ulusal bayram ve genel tatil olarak kabul edilen günlerde işçilere, işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın bir gündelik tutarında ücret ödenir ve/veya tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir. Bu ücrete genel tatil ücreti denir.

Örneğin: 1 Mayıs günü çalışmayan işçinin ücreti bir iş karşılığı olmaksızın tam olarak ödenecektir. İşçinin günlük ücreti 150 TL ise, bu işçiye bir iş karşılığı olmaksızın 150 TL ödenecektir. İşçi bu günde çalışırsa, 1 ilave yevmiye ücret olarak 100 TL ödenecektir. İşçiye 1 Mayıs günü ödenecek toplam ücret ise 150 + 150 = 300 TL olacaktır.

V. İlave Ücret Vermeden Yerine İzin Kullandırma Olur Mu?

Uygulamada sık karşılaşılan sorunlardan biridir. İşçilerin 1 Mayıs günü veya Ulusal Bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp müteakip gün izin kullanarak ilave ücret ödenmemesi mümkün değildir. Bu tür uygulamalar Kanuna aykırıdır. Kanun koyucu Ulusal Bayram ve genel tatil günlerinde çalışan işçileri ödüllendirmek için ek bir ödeme öngörmüştür. Fazla çalışma ücreti yerine izin kullanma kanunen mümkündür. Çoğu zaman fazla çalışma ücreti yerine serbest zaman (izin) kullanma ile genel tatil ücreti yerine serbest zaman (izin) kullanımı karıştırılabiliyor.

VI. Vardiya (Posta) Çalışmasında Genel Tatil Ücreti Nasıl Hesaplanır?

Gün dönümü 24:00 veya 00:00 saatlerinden itibaren başlar. Bu saatlerden sonra genel tatil günü başlamışsa ve o vardiyada kim çalışmışsa ilave bir yevmiye ücret alacaktır.

Örneğin: 30 Nisan gecesi saat: 24:00-08:00 vardiyasında işe başlayanların vardiyası 1 Mayıs saat 08.00’de bitmektedir. Dolayısıyla, bu gün yapılan çalışmalarda ilave bir yevmiye zamlı olarak ödenmesi gerekmektedir. Başka bir anlatımla, 1 Mayıs 00:01 den başlayarak 24:00 saatine kadar işyerinde yapılan tüm vardiyalarda çalışan tüm işçiler ilave bir yevmiye ücret zamlı olarak hesaplanıp ödenmesi kanuni bir zorunluluktur.

VII. Sonuç    

1 Mayıs ile Ulusal Bayram ve genel tatil günlerinde çalışan işçilere ilave bir yevmiye ücreti ödemeyen işverenlere idari para cezası uygulanacağına yönelik İş Kanununda açık bir hüküm olmamasına rağmen yerleşik yargı kararları ve 4857 sayılı İş Kanunu 102/a maddesi gereğince (Ücret ile Kanundan (genel tatil ücreti gibi) veya TİS’den veya iş sözleşmesinden doğan ücretin kasten ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde her işçi ve her ay için) ceza uygulanmaktadır.

İşçiye yapılacak tatil günü çalışması ödemesi sigorta primi ve vergiye (stopaj) tabi olduğundan işverenlerce ödenmediği takdirde geriye dönük verilecek ek bildirge ve belgeler nedeniyle ilgili kurumlar nezdinde de sorunlar yaşanabilecektir.

İşverenlerin cezaya muhatap olmamaları için kanunen belirlenen 1 Mayıs gibi ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışan işçilere ücretlerini yasaya uygun olarak ödemeleri gerektiğini önemle tavsiye etmekteyiz.

Hatta işin daha da ilginç tarafı şudur; 1 Mayıs gibi olan bu günlerde çalışan işçinin ücreti kanuna göre hesaplanıp ödenmez ise, işçi bu durumu bahane ederek iş akdini feshedebilir. Fesih sonucunda işyeri/işveren işçiye kıdem tazminatı ödenmesi ile karşı karşıya kalabilir.

KAYNAKÇA  :

  • 4857 sayılı İş Kanunu,
  • 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunu,
  • www.mevzuat.gov.tr

03.05.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Akaryakıt Dağıtım Firmaları, Hangi Hallerde Dağıtım Firmalarına Akaryakıt Satamaz?

7318 Sayılı Yasa ile; 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununu ile 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır:

A-Akaryakıt Dağıtım Firmaları, Hangi Hallerde Dağıtım Firmalarına Akaryakıt Satamaz?

Akaryakıt dağıtım firmaları, herhangi bir dağıtıcıdan aldıkları akaryakıtı başka bir dağıtıcıya satamazlar.

B-Akaryakıt Dağıtım Firmalarının Lisansı Hangi Hallerde İptal Edilebilir?

1-Bu Kanuna göre dağıtıcı, ihrakiye teslimi ve bayilik lisansları ile Kurum tarafından belirlenen diğer lisans türlerine ilişkin olarak lisans başvurusu, lisans tadili veya lisans süresi uzatılmasına ilişkin taleplerin yerine getirilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumuna vadesi geçmiş prim ve idari para cezası borcu ile vergi dairelerine 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmaması şarttır.

2-Kurum, lisans sahipleri için bayilik teşkilatı oluşturma ve asgari satış miktarı sağlama şartları da dâhil olmak üzere teknoloji, kalite, güvenlik, hizmet ve teşebbüsün sürdürülebilirliğine ilişkin olarak teknik, ekonomik kriterler ve özel şartlar belirleyebilir. Belirlenen kriter ve şartları sağlayamayanların lisansı sona erdirilir.

C-Akaryakıt Dağıtım Firmaları, Nasıl Bir Denetim Sistemi Kurmak Zorundadır?

Dağıtıcı lisansı sahibi, Kurumca yetkilendirilen tüzel kişiler aracılığı ile denetim sistemini kurar ve uygular. Denetim sistemini kuracak ve uygulayacak tüzel kişilerde aranacak idari, mali ve teknik şartlar ile bu tüzel kişilerin hak ve yükümlülükleri Kurum tarafından belirlenir.

D-Hangi Kişilere ve Firmalara Akaryakıt Dağıtım Lisansı Verilmez?

1-Lisansı iptal olanlara yeniden lisans verilmez. Lisans sahibinin tüzel kişi olması durumunda söz konusu iptale konu fiilin işlendiği tarih itibarıyla; yüzde ondan fazla paya sahip ortaklara, yönetim kurulu başkanı ve üyeleri ile temsil ve ilzama yetkili olanlara ve bu kişilerin ortak, yönetim kurulu başkanı veya üyesi olduğu ya da temsil ve ilzama yetkili olduğu tüzel kişilere lisans verilmez.”                                                       2-Bu Kanuna göre lisansa tabi faaliyetler ile ilgili olarak, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinin (a) ve (b) fıkraları kapsamında; muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçları ile aynı maddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların işlendiğinin anılan Kanunun 367 nci maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi ile birlikte durum, Kuruma da iletilir ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez. Kesinleşmiş mahkeme kararına göre lisans sahiplerinin lisansı iptal edilir. Bu bent kapsamında kalan fiillere ilişkin olarak verilen idari para cezaları ödenmediği müddetçe lisansa konu tesis için lisans verilmez. Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez.
3- Dağıtıcılar arası akaryakıt ticaretine ilişkin hükümlere aykırı davrandığı tespit edilen dağıtıcılara idari para cezası uygulanır. Aynı hükümlere aykırılığın lisans sahibi tarafından iki yıl içinde tekrar edilmesi halinde dağıtıcı lisansı iptal edilir.

4-Lisansa tabi faaliyetlerde bulunanlardan, 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendine göre istenilen teminatı vermeyenlerin ilgili piyasa faaliyeti teminat verilinceye kadar durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis veya faaliyet için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez

E-Hangi LPG’lerin Faaliyetleri Durdurulabilir?

5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında lisansa tabi faaliyetlerde bulunanlardan, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendine göre istenilen teminatı vermeyenlerin ilgili piyasa faaliyeti teminat verilinceye kadar durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis veya faaliyet için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez.

Kaynak:

Resmi Gazete Tarihi ve Sayısı Yasal Dayanak
30.04.2021-31470 7318 Sayılı Kanun

03.05.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Gelir ve Kurum Geçici Beyannamelerinin Verilme ve Ödeme Süreleri Uzatıldı

T.C.

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Gelir İdaresi Başkanlığı

VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/134

Konusu: 17 Mayıs 2021 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2021 I. Geçici Vergi Dönemine (Ocak-Şubat-Mart) ait Gelir ve Kurum Geçici Vergi Beyannamelerinin verilme ve ödeme sürelerinin uzatılması.

Tarihi: 3/5/2021

Sayısı: VUK-134/ 2021-2

1. Giriş:

Bakanlığımıza iletilen talepler ve sokağa çıkma kısıtlaması uygulaması nedeniyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 28 inci maddesindeki yetkiye dayanılarak 17 Mayıs 2021 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2021 I. Geçici Vergi Dönemine (Ocak-Şubat-Mart) ait Gelir ve Kurum Geçici Vergi Beyannamelerinin verilme ve ödeme sürelerinin uzatılması bu Sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

2. Gelir ve Kurum Geçici Vergi Beyannamelerinin Verilme ve Ödeme Sürelerinin Uzatılması:

17 Mayıs 2021 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2021 I. Geçici Vergi Dönemine (Ocak-Şubat-Mart) ait Gelir ve Kurum Geçici Vergi Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 31 Mayıs 2021 Pazartesi günü sonuna kadar uzatılmıştır. Söz konusu uzatma, ilgili geçici vergi dönemi itibarıyla beyanname verme tarihi 17 Mayıs 2021 günü sonu olan özel hesap dönemine tabi mükellefleri de kapsayacaktır.

Duyurulur.

Bekir BAYRAKDAR

Gelir İdaresi Başkanı

(03.05.2021)

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/guncelmevzuat/mevzuat_oku.php?mevzuat_id=5714

SGK Genelgesi 2021/14: 4447 sayılı Kanunun Geçici 30 uncu Maddesinde Yer Alan Prim Desteği

T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

Sayı     :    E-41481264-207.02-24595080                                                                                   30.04.2021

Konu   :   4447 sayılı Kanunun Geçici 30 uncu Maddesinde Yer Alan Prim Desteği

GENELGE 2021/14

1- Genel Açıklamalar

22/4/2021 tarihli ve 31462 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7316 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 7 nci maddesi ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa geçici 30 uncu madde eklenmiş olup, anılan maddede;

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla NACE Rev.2 Ekonomik Faaliyet Sınıflamasına göre  56  kodunda  faaliyet  gösteren   işyerleri  ile  61.90.05,  85.51.03,  93.11.01,  93.12.07,  93.13.01,

93.19.05,  93.21.01, 93.29.02,  93.29.03, 96.02.01,  96.04.01, 96.04.02  veya 96.04.03   kodlarında  faaliyet

gösteren özel sektör işyerlerinde 2021 yılı Mart ayına/dönemine ait muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bu Kanun kapsamında bildirilen sigortalılar için 2021 yılı Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı, bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle Fondan karşılanır.

İşyeri ile ilgili muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin yasal süresi içerisinde verilmemesi, primlerin yasal süresinde ödenmemesi, mahkeme kararıyla veya yapılan kontrol ve denetimlerde çalıştırdığı kişilerin sigortalı olarak bildirilmediğinin veya  bildirilen  sigortalının  fiilen  çalıştırılmadığının tespit edilmesi ve Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari  para  cezası  ve  bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması durumlarında bu maddede belirtilen destekten yararlanılamaz. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim, idari para cezası ve  bunlara  ilişkin  gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ettiren ve taksitlendiren veya ilgili diğer kanunlar uyarınca yapılandıran işverenler bu taksitlendirme veya yapılandırma devam ettiği sürece bu madde hükmünden yararlandırılır.

Bu madde kapsamında prim desteğinden yersiz yararlanıldığının tespiti halinde, yararlanılan  prim desteği tutarı işverenden 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir.

Bu madde kapsamında prim desteğinden yararlanan işverenler; aynı sigortalı için destekten yararlanılan süre boyunca, bu Kanun ile diğer kanunlarda yer alan diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanamaz. Fondan bu madde kapsamında karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.

Bu madde hükümleri; 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 2886 sayılı Kanuna, 4734 sayılı Kanuna ve uluslararası anlaşma

Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

hükümlerine istinaden yapılan alım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım işlerine ilişkin işyerleri ile sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

Bu madde kapsamında Fon tarafından işverene sağlanan, sigortalı  hissesine  karşılık  gelen destek tutarının sigortalıya ödenmesi işverenden talep edilemez.

Bakanlık, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye yetkilidir.”

Hükümleri yer almaktadır.

4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan prim desteği 1/4/2021  tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 22/4/2021 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş olup, uygulamanın usul  ve  esasları aşağıda açıklanmıştır.

2- 4447 Sayılı Kanunun Geçici 30 uncu Maddesinde Yer Alan Prim Desteğinden Yararlanılmasına İlişkin Usul ve Esaslar

4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan prim desteğinden yararlanılabilmesi

için,

a- İşyerinin özel sektör işverenine ait olması,

b- İşyerinin NACE Rev.2 Ekonomik Faaliyet Sınıflamasına göre 56 kodunda, 61.90.05, 85.51.03,93.11.01, 93.12.07, 93.13.01, 93.19.05, 93.21.01, 93.29.02, 93.29.03, 96.02.01, 96.04.01, 96.04.02 veya 96.04.03 kodunda faaliyet göstermesi,

c- 2021/Mart ayına/dönemine ait muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde 4447 sayılı Kanun kapsamında bildirilen sigortalıların olması,

ç- Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin yasal süresi içinde verilmesi,

d- Tahakkuk eden primlerin yasal süresi içinde ödenmesi,

e- Yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının bulunmaması,

f- Çalıştırdığı   kişileri    sigortalı    olarak   bildirmediği    veya    bildirdiği   sigortalıları     fiilen çalıştırmadığı yönünde herhangi bir tespitin bulunmaması,

şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

3- Destekten Yararlanılabilmesi İçin Genel Şartlar
a) İşyerinin özel sektör işverenine ait olması

4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan prim desteğinden ihale konusu iş üstlenen işyerleri hariç olmak üzere özel sektör işverenlerine ait işyerlerinde çalışan sigortalılardan dolayı yararlanılabilecek olup, bahse konu prim desteği 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerlerinde çalışan sigortalılar hakkında uygulanmayacaktır.

Buna göre;

1) Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul

Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50’sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklara ait işyerlerinde çalıştırılan sigortalılardan dolayı,

2) 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale  Kanunu  kapsamındaki  alım  işleri, 4734 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi kapsamında istisna olan alım işleri ile uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım işlerinde/işyerlerinde çalıştırılan sigortalılardan dolayı,

bu destekten yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, ihale konusu iş üstlenen işyeri işverenleri, mahiyet kodu (1) veya (3) olarak tescil edilmiş işyerleri ya da resmi nitelikte olduğu halde mahiyet kodu (2) veya (4) olarak tescil edilmiş işyeri işverenleri ile 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri bahse konu destekten yararlanamayacaktır.

b) İşyerinin NACE Rev.2 Ekonomik Faaliyet Sınıflamasına göre 56 kodunda, 61.90.05, 85.51.03, 93.11.01, 93.12.07, 93.13.01, 93.19.05, 93.21.01, 93.29.02, 93.29.03, 96.02.01, 96.04.01,

96.04.02 veya 96.04.03 kodunda faaliyet göstermesi

4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan prim desteğinden NACE Rev.2 Ekonomik Faaliyet Sınıflamasına göre “56-Yiyecek ve içecek hizmeti faaliyetleri” sınıflamasında faaliyet gösteren özel sektör işyerleri ile 61.90.05, 85.51.03, 93.11.01, 93.12.07, 93.13.01, 93.19.05, 93.21.01,

93.29.02, 93.29.03, 96.02.01, 96.04.01, 96.04.02 veya 96.04.03 kodunda faaliyet gösteren özel sektör işverenlerine ait işyerlerinde çalışan sigortalılardan dolayı yararlanılabilecektir.

Buna göre, 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan prim desteğinden, anılan maddenin yürürlüğe girdiği 1/4/2021 tarihi itibarıyla Kurum kayıtlarında 56 NACE kodunda, 61.90.05, 85.51.03, 93.11.01, 93.12.07, 93.13.01, 93.19.05, 93.21.01, 93.29.02, 93.29.03, 96.02.01, 96.04.01,

96.04.02 veya 96.04.03 kodunda faaliyet gösteren özel sektör işyerleri yararlanabilecektir.

İşyerinin   56   NACE  kodunda,   61.90.05,   85.51.03,   93.11.01,   93.12.07,   93.13.01, 93.19.05,

93.21.01, 93.29.02, 93.29.03, 96.02.01, 96.04.01, 96.04.02 veya 96.04.03 kodunda faaliyet göstermesine rağmen, tescil işlemleri sırasında farklı bir NACE kodunda tescil edildiğinin belirlenmiş  olması durumunda,  NACE  kodunun 56,  61.90.05,  85.51.03,  93.11.01, 93.12.07,  93.13.01,  93.19.05,  93.21.01,

93.29.02, 93.29.03, 96.02.01, 96.04.01, 96.04.02, 96.04.03 olarak değiştirilmesinin ardından, yeni NACE kodunun geçerli olduğu tarihten itibaren 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesi kapsamındaki destekten yararlanılacaktır.

İşyeri diğer sektörlerde faaliyet göstermesine rağmen işyeri tescil işlemleri sırasında işyerinin işkolu kodunun 56 NACE kodunda, 61.90.05, 85.51.03, 93.11.01, 93.12.07, 93.13.01, 93.19.05,

93.21.01, 93.29.02, 93.29.03, 96.02.01, 96.04.01, 96.04.02 veya 96.04.03 kodunda belirlenmiş olması durumunda, 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesi kapsamında yersiz yararlanılan prim desteği tutarları 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilecektir.

c) 2021/Mart ayına/dönemine ait muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde 4447 sayılı Kanun kapsamında bildirilen sigortalıların olması

4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan prim desteğinden yararlanabilmek için

Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

NACE  Rev.2  Ekonomik Faaliyet  Sınıflamasına göre  56 NACE  kodunda, 61.90.05,  85.51.03,  93.11.01,

93.12.07, 93.13.01,  93.19.05, 93.21.01, 93.29.02,  93.29.03, 96.02.01, 96.04.01,  96.04.02 veya 96.04.03

kodunda faaliyet gösteren özel sektör işyerinin 2021/Mart ayına/dönemine ait muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde 4447 sayılı Kanun kapsamında bildirilen sigortalılarının bulunması gerekmektedir.

4447 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin (d) bendinde;

Sigortalı: Bu Kanun kapsamına giren bir işyerinde bir hizmet akdine dayalı olarak çalışan ve çalıştığı süre içerisinde işsizlik sigortası primi ödeyen kimseyi, (. ) ifade eder.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, bu destekten, kapsama giren işyerlerinde 2021/Mart ayına/dönemine ait muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde işsizlik sigortası primi tahakkuk eden 1, 4, 5, 6, 29, 32, 35, 39, 52, 53, 54 veya 55 nolu belge türlerinden bildirim yapılmış sigortalılardan dolayı yararlanılabilecektir.

2021/Mart ayına/dönemine ait muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde 1, 4, 5, 6, 29, 32, 35,

39, 52, 53, 54 veya 55 nolu belge türlerinden (0) gün ve (0) kazançlı veya (0)  gün ve  kazançlı olarak kayıtlı sigortalılardan dolayı da bu destekten yararlanılabilecektir.

Örnek 1: A Lokanta işletmesinde 2021/Mart ayında çalışan  sigortalıların  aşağıdaki tablodaki gibi Kuruma bildirildiği varsayıldığında;

Sigortalı Prim Ödeme Gün

Sayısı

SPEK Kanun No Belge Türü
Ali 30 4.000,00 6111 1 nolu belge
Ahmet 0 0 5510 1 nolu belge
Burcu 30 4.500,00 2 nolu belge
Ceyda 30 3.577,50 4857 1 nolu belge

Sigortalı Ali, Ahmet ve Ceyda, 2021/Mart ayında (1) nolu belge ile bildirildiğinden, 2021/Nisan ve Mayıs aylarında çalıştırılmaları halinde bu sigortalılardan dolayı, maddede belirtilen diğer şartlar sağlanmak kaydıyla prim desteğinden yararlanılması mümkün bulunmaktadır. Ancak sigortalı Burcu  sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalıştığı için, bu sigortalıdan dolayı 2021/Nisan ve Mayıs aylarında 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesi kapsamında prim desteğinden yararlanılamayacaktır.

4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan prim desteğinden yararlanılması sırasında, 2021/Mart ayına/dönemine ilişkin geriye yönelik olarak gerek kendiliğinden, gerekse mahkeme ilamına ya da kamu kurum ve kuruluşlarınca düzenlenen belgelere istinaden veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlere istinaden 1, 4, 5, 6, 29, 32, 35, 39, 52, 53, 54 veya 55  nolu belge türlerinden düzenlenen asıl/ek/iptal nitelikteki muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı sigortalılar, e-SGK sisteminden yapılan tanımlamada belirlenen destekten yararlanabilecek sigortalıları değiştirmeyecektir.

ç) Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin yasal süresi içinde verilmesi

4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan  prim desteğinden  yararlanılabilmesi için 2021/Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin 07316 kanun numarası seçilmek suretiyle  düzenlenmiş olan  1,  4, 5, 6, 29, 32, 35, 39, 52, 53, 54 veya 55 nolu belge türlerine ilişkin muhtasar ve prim hizmet

Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. beyannamesinin yasal süresi içerisinde verilmiş olması gerekmektedir.

5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri bildirmekle yükümlü olan işverenlerin, sigortalıların cari aya ait prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini içeren muhtasar ve prim hizmet beyannamesini ertesi ayın 26 ncı günü  saat 23.59’a  kadar yetkili vergi dairesine elektronik ortamda göndermesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, içinde bulunulan ayın 15’i ile müteakip ayın 14’ü arasındaki çalışmaları karşılığı ücret alan sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini içeren muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin en geç beyannamenin ilişkin olduğu ayı takip eden ayın 26’sı saat 23.59’a  kadar, elektronik ortamda yetkili vergi dairesine verilmesi gerekmektedir.

Bu destek hükümleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler, staja tabi tutulan öğrenciler  ile  üniversitelerde  kısmi zamanlı çalıştırılan öğrenciler, Türkiye İş Kurumunca düzenlenen eğitimlere katılan kursiyerler, harp malulleri ile 3713 ve 2330 sayılı Kanunlara göre vazife malullüğü aylığı alanlardan kısa ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi olanlar, yalnızca işsizlik sigortasına tabi olanlar, yurt dışında çalışanlar, doğum ve evlat edinme sonrası yarım çalışma ödeneği alanlar, ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular, iş  kaybı  tazminatı  alanlar, işsizlik sigortası primi kesilmeyenler ve 506 sayılı Kanunun  geçici  20.maddesi  kapsamında olanlar hakkında uygulanmayacağından, 2  – 7 – 12 – 13  – 14 – 19 – 20 –  21 – 22 – 23 –  24 – 28 – 30 – 31 – 33

– 34 – 36  -37- 41 – 42 – 43 – 45  – 46 – 47 – 48 –  49 -50 – 51 – 56 – 57  – 90 – 91 – 92 nolu belge türü seçilmek

suretiyle düzenlenecek olan muhtasar ve prim hizmet beyannameleri için 07316 kanun numarası seçilemeyecektir.

d- Tahakkuk eden primlerin yasal süresi içinde ödenmesi

07316 kanun numarası seçilmek suretiyle yasal süresi içinde verilmiş olan muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinden dolayı tahakkuk eden sigorta primi ve işsizlik sigortası priminin İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanması için, aynı aya ilişkin düzenlenmiş muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinden dolayı tahakkuk etmiş olup, destek sonrası işveren tarafından  ödenmesi  gereken sigorta primi ile işsizlik sigortası priminin tamamının yasal süresi içinde ödenmesi gerekmektedir.

İşveren tarafından ödenmesi gereken tutarın yasal süresi içinde  ödenmemesi  veya  eksik ödenmesi halinde prim desteğinden yararlanılamayacağından,  gerek  işveren  tarafından  ödenmesi gereken, gerekse İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanmak üzere tahakkuk eden  tutar,  gecikme  cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilecektir.

Diğer taraftan, 07316 kanun numarası seçilmek suretiyle tahakkuk etmiş sigorta primleri yasal süresi içinde ödenmesine rağmen, işsizlik sigortası primlerinin ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde ise, ilgili ay için sadece sigorta primi desteğinden yararlanılacak, işsizlik sigortası primi desteğinden yararlanılmayacaktır. Ancak, ödenmemiş veya eksik  ödenmiş  işsizlik sigortası primleri  gecikme cezası  ve gecikme zammı ile birlikte ödenmediği sürece takip eden aylarda bu maddeyle sağlanan söz konusu destekten yararlanılması mümkün olamayacaktır.

e-  Yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının bulunmaması

Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan prim desteğinden  yararlanılabilmesi için, destek kapsamına giren işyerinin Kuruma yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunmaması gerekmektedir.

Dolayısıyla, aynı veya farklı sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezinde işlem gören birden fazla işyeri bulunan işverenlerce, söz konusu destekten, yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin  gecikme cezası  ve  gecikme  zammı borcu bulunmayan işyerlerinden dolayı yararlanılabilecek, ancak borcu olan işyerlerince bu borçlar ödenmediği sürece destekten yararlanılamayacaktır.

2021/Nisan ve Mayıs aylarına/dönemlerine ilişkin muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin 07316 kanun numarası seçilmek suretiyle gönderilmesi sırasında, Kurum veri tabanından ilgili işyerinin yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının bulunup bulunmadığı sorgulanacak ve  yalnızca  yasal ödeme süresi geçmiş borcu bulunmayan işyerleri için 2021/Nisan  ve  Mayıs  aylarında/dönemlerinde 07316 kanun numarasının seçilmesine izin verilecektir.

Bununla birlikte, gerek on-line tahsilata geçilmeden önce meydana gelen hatalı kayıtlar dolayısıyla, gerekse TL’den YTL’ye geçiş sürecinde yapılan yuvarlamalar dolayısıyla her bir alacak türü yönünden ayrı ayrı olmak üzere 15,00 TL’ye kadar olan alacak asılları sorgulama sırasında dikkate alınmayacaktır.

Öte yandan, yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçları bulunmakla birlikte, söz konusu borçları çeşitli kanunlar gereğince yeniden yapılandırılmış veya 6183 sayılı Kanunun  48 inci maddesine istinaden  tecil  ve taksitlendirilmiş olan işverenler, yapılandırma veya taksitlendirmelerinin devam ediyor olması ve yapılandırma veya taksitlendirme kapsamına girmeyen başka borçlarının bulunmaması kaydıyla  söz konusu destekten yararlanabileceklerdir.

Diğer taraftan, ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle yeniden yapılandırma veya tecil ve taksitlendirmeleri bozma koşuluna giren işverenlerin, bozma koşulunun oluştuğu tarihten itibaren 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan prim desteğinden  yararlanmalarına imkan bulunmamaktadır.

f- Çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı yönünde herhangi bir tespitin bulunmaması

4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde, mahkeme kararıyla veya yapılan kontrol ve denetimlerde çalıştırdığı kişilerin sigortalı olarak bildirilmediğinin veya bildirilen sigortalının fiilen çalıştırılmadığının tespit edilmesi halinde bu destekten yararlanılamayacağı hükme bağlanmıştır.

Buna göre, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş  memurlarınca  yapılan  tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli  kuruluşlar,  kamu  idareleri  ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelere veya mahkeme ilamına istinaden, 1/4/2021 ila 31/5/2021 tarihleri arasında çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işverenlerin bu destekten yararlanması mümkün bulunmamaktadır.

Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Bu durumda, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli  kuruluşlar,  kamu  idareleri  ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelere veya mahkeme ilamına istinaden 1/4/2021 ila 31/5/2021 tarihleri arasında çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işverenler, 2021/Nisan ve Mayıs aylarında/dönemlerinde bu madde kapsamında destekten yararlanılamayacak olup, 2021/Nisan ve Mayıs aylarında/dönemlerinde bu destekten yararlanılmış olması halinde 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesi kapsamında yersiz yararlanılan destek tutarları gecikme zammı ve gecikme cezası ile birlikte işverenden tahsil edilecektir. Yapılan tespitler hakkında diğer prim teşvikleri yönünden 5510 sayılı Kanunun Ek 14 üncü maddesi uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır.

Buna karşın, Kuruma bildirilmiş olan sigortalıların, bildirim tarihlerinden  sonraki prim  ödeme gün sayısını veya prime esas kazanç tutarını eksik bildirdiği tespit edilen işverenler, 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan destekten diğer şartları sağlamaları kaydıyla yararlanabileceklerdir.

Aynı işverenin aynı veya farklı ünite sınırları içinde birden  fazla  işyeri  dosyasının  mevcut olması halinde, çalıştıkları halde Kuruma bildirilmemiş/fiilen çalıştırılmadığı halde Kuruma bildirilmiş sigortalılar hangi işyerinde tespit edilmiş ise, 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan destekten yalnızca bu işyerinde çalışan sigortalılardan dolayı yararlanılamayacaktır.

Çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işyeri işverenlerinin, tespite ilişkin tutanağın/bilgi veya belgenin/mahkeme ilamının ilgili üniteye geç intikal etmesi nedeniyle destekten yersiz yararlanmış olduklarının anlaşılması halinde, bu aylara ilişkin daha önce İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanmış olan tutarlar da gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenlerden tahsil edilecektir.

Bununla birlikte, yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para  cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı  borcu bulunmayan işverenlerce, 2021/Nisan  ve Mayıs aylarında/dönemlerinde 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan destekten yararlanıldıktan sonra, geriye yönelik olarak gerek kendiliğinden, gerekse mahkeme ilamına ya  da  denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan denetimler sonucunda düzenlenen raporlara veya kamu kurum ve kuruluşlarınca düzenlenen yazılara istinaden aylık prim ve hizmet belgesi verildiği veya söz konusu belgelerin Kurumca resen düzenlendiği durumlarda,  İşsizlik  Sigortası  Fonu  tarafından karşılanmış olan tutarlar iptal edilmeksizin, yalnızca tespit tarihinden sonra verilen prim belgelerinden dolayı tahakkuk eden prim, idari para cezası ile bu borçlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının tahsili cihetine gidilecektir.

Ancak, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanları tarafından kendi mevzuatları gereğince  yapacakları  soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli  kuruluşlar,  kamu  idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden veya mahkeme ilamına istinaden çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işverenler hakkında diğer prim teşvikleri yönünden 5510 sayılı Kanunun  Ek  14  üncü maddesi uyarınca işlem yapılacaktır.

Diğer taraftan, yapılan kontrol ve denetimler ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden veya mahkeme ilamına

Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

istinaden;

  • Alt işverenin çalıştırdığı sigortalıları Kuruma bildirmediğinin/ bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığının tespit edilmesi halinde, hem kayıt dışı sigortalı çalıştıran/sahte sigortalı bildiriminde bulunan alt işveren hem de asıl işveren,
  • Asıl işverenin çalıştırdığı sigortalıları Kuruma bildirmediğinin/ bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığının tespit edilmesi halinde ise yalnızca asıl işveren,

destekten yararlanamayacaktır.

4- Destekten Yararlanma Süresi

4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan prim desteği  kapsama  giren  işyerlerinde 2021/Nisan ve Mayıs ayı/dönemi için uygulanacaktır.

Bununla   birlikte,   56   NACE    kodunda,   61.90.05,   85.51.03,   93.11.01,   93.12.07,  93.13.01,

93.19.05,  93.21.01,  93.29.02,  93.29.03,  96.02.01,  96.04.01,  96.04.02  veya   96.04.03  kodunda  faaliyet

göstermekle birlikte, 1/4/2021 ila 31/5/2021 tarihleri arasında ilk defa tescil edilen işyerleri ile daha önce tescil edildiği halde 4447 sayılı Kanun kapsamında sigortalı çalıştırılmaması nedeniyle 2021/Mart ayında Kuruma muhtasar ve prim hizmet beyannamesi vermeyen işyerlerince  bu  destekten  yararlanılamayacaktır.

Destekten yararlanılan sigortalının, destek süresi dolmadan işten ayrılıp aynı  işyerinde  yeniden işe başlaması durumunda, bu sigortalıdan dolayı destekten yararlanılabilmesi  mümkün  bulunmakla birlikte, sigortalının destek süresi dolmadan işten ayrılıp aynı işverene ait farklı bir  işyerinde  veyahut farklı bir işverene ait işyerinde yeniden işe başlaması durumunda, sonradan  işe  girdiği  işyeri işverenlerince bu sigortalıdan dolayı destekten yararlanılamayacaktır.

5- İşsizlik Sigortası Fonu Tarafından Karşılanacak Destek Tutarının Hesaplanması

4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesi kapsamına giren işyerlerinde, 2021/Mart  ayında 4447 sayılı Kanun kapsamında bildirilen sigortalıların 2021/Nisan ve Mayıs aylarına/dönemlerine ilişkin olmak kaydıyla, 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacaktır.

Örnek 2: (A) Esnaf Lokantasında, 2021/Mart ayında 4 sigortalının tüm sigorta kollarından Kuruma bildirildiği ve bu sigortalıların 2021/Nisan ayında 07316 kanun numarası seçilmek suretiyle Kuruma yasal süresi içinde bildirildiği ve her sigortalı için 3.577,50 TL ücret ödendiği varsayıldığında;

Destek öncesi hesaplanan sigorta primi ve işsizlik sigortası primi sigortalı ve işveren payı tutarı; 3,577,50 x 4 = 14.310,00 TL

14.310,00 x 0,375 = 5.366,25 TL

Destek tutarı: 14.310,00 x 0,375 = 5.366,25 TL

olacağından, destek sonrası işveren tarafından ödenmesi gereken sigorta primi ve  işsizlik  sigortası primi borcu kalmamaktadır.

Örnek 3: (B) Börekçisinde, 2021/Mart ayında 1 sigortalının tüm sigorta kollarından Kuruma bildirildiği ve bu sigortalının 2021/Nisan ayında 07316 kanun numarası seçilmek suretiyle Kuruma yasal

Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

süresi içinde bildirildiği ve bu sigortalı için 3.800,00 TL ücret ödendiği varsayıldığında;

Destek öncesi hesaplanan sigorta primi ve işsizlik sigortası primi sigortalı ve işveren payı tutarı; 3,800,00 x 0,375 = 1.425,00 TL

Destek tutarı: 3.577,50 x 0,375 =1.341,56 TL

olacağından, destek sonrası işverenin 83,44 TL’yi (1.425,00-1341,56)  yasal  süresi  içinde Kuruma ödemesi gerekmektedir.

6- Alt İşvereni Bulunan İşyerleri ve Alt İşverenlerle İlgili İşlemler

4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan prim desteğinden alt işverenlerce çalıştırılan sigortalılardan dolayı da yararlanılabilecektir.

Söz konusu destekten yararlanılabilmesi için, asıl işverenin, hem kendi çalıştırmış olduğu sigortalılardan hem de alt işverenlerin çalıştırmış olduğu sigortalılardan kaynaklanan; her bir alt işverenin ise yalnızca kendi çalıştırmış olduğu sigortalılardan kaynaklanan yasal ödeme  süresi  geçmiş  sigorta  primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının bulunmaması ve 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan diğer şartların sağlanmış olması gerekmektedir.

Asıl   işverenin   56,   61.90.05,   85.51.03,   93.11.01,   93.12.07,   93.13.01,   93.19.05,   93.21.01,

93.29.02, 93.29.03, 96.02.01, 96.04.01, 96.04.02 veya 96.04.03 NACE kodunda faaliyet göstermesine rağmen alt işverenin farklı bir NACE kodunda ya da alt işverenin 56, 61.90.05, 85.51.03, 93.11.01, 93.12.07, 93.13.01,  93.19.05, 93.21.01, 93.29.02,  93.29.03, 96.02.01, 96.04.01,  96.04.02 veya 96.04.03

NACE kodunda faaliyet göstermesine rağmen ana işverenin farklı bir NACE kodunda faaliyet göstermesi halinde, 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan  destek  diğer  şartlar  sağlanmak kaydıyla  sadece  56,   61.90.05,  85.51.03,  93.11.01,  93.12.07,  93.13.01,  93.19.05,   93.21.01,   93.29.02,

93.29.03, 96.02.01, 96.04.01, 96.04.02 veya 96.04.03 NACE kodunda faaliyet gösteren asıl işveren veya  alt işverenler için uygulanacaktır.

Diğer taraftan, 2021/Mart ayı bildirim şartı yönünden ana işveren ve alt işveren ayrı ayrı değerlendirilecektir.

7- 4447 Sayılı Kanunun Geçici 30 uncu Maddesinde Yer Alan Prim Desteğinden Yararlanan İşverenlerin Diğer Teşvik Kanunlarından Yararlanmalarına İlişkin Usul ve Esaslar

4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan destekten yararlanan işverenler, bu destekten yararlanılan ayda aynı sigortalı için 5510 sayılı Kanun ve diğer  kanunlarda  yer  alan  prim teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanamayacaktır.

Destekten yararlanma süresi içinde 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan destekten yararlanılmayan ayda, 5510 sayılı Kanun ve diğer kanunlarda yer alan prim teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanılabilecektir.

8- Destekten Yararlanmak Amacıyla Yapılacak Olan Başvurunun Şekli

4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesi kapsamında prim desteğinden yararlanılabilmesi için, işverenlerce e-SGK kanalıyla başvuruda bulunulması gerekmektedir.

Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

İşverenlerce kapsama giren sigortalılara ilişkin yapılacak başvurular, www.sgk.gov.tr adresinden giriş yapılmak suretiyle erişilen “e-SGK /  İşveren  /  İşveren  Sistemi (https://uyg.sgk.gov.tr/IsverenSistemi) / Teşvikten Faydalanılacak Sigortalı Tanımlama” ekranında  yer  alan “07316- 4447 Sayılı Kanun Geçici 30.Madde – Faaliyetine Ara Verilen Sektörlere Yönelik Teşvik” menüsü vasıtasıyla yapılacaktır.

Söz konusu ekranlar vasıtasıyla yapılacak olan tanımlama işlemleri sırasında, Sigortalının;

  • 2021/Mart ayına/dönemine ait muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde 4447 sayılı Kanun kapsamında bildirilen sigortalı olup olmadığı,
  • İşyerinin NACE Rev.2 Ekonomik Faaliyet Sınıflamasına göre 56,  61.90.05,  85.51.03, 93.11.01, 93.12.07, 93.13.01, 93.19.05, 93.21.01, 93.29.02, 93.29.03, 96.02.01, 96.04.01, 96.04.02 veya

96.04.03 kodunda faaliyet gösterip göstermediği,

Sistem tarafından kontrol edilmek suretiyle kapsama giren sigortalıların sisteme tanımlanması sağlanacaktır.

İşverenlerce İşveren Sistemi üzerinden yapılacak olan tanımlamalar sırasında, kapsama giren sigortalılara ilişkin yukarıda belirtilen kontroller sistem tarafından elektronik ortamda yapılacağından, sigortalılara ilişkin tanımlama işleminin onaylanması halinde, bu nitelikteki sigortalılar için  sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerine herhangi bir belge ibraz edilmesine gerek bulunmamaktadır.

Destek kapsamına giren sigortalının Kurumumuz sistemine tanımlanmasından sonra, 2021/Mart ayına/dönemine ait muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde 4447 sayılı Kanun kapsamında bildirilen sigortalı olup olmadığı hususunda meydana gelecek geriye yönelik değişiklikler dikkate alınmayacaktır.

9- Diğer Hususlar

9-1- 5510 sayılı Kanunun Ek 17 nci maddesinin 7316 sayılı Kanunla değişik birinci fıkrası uyarınca 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan prim desteği kapsamında olmasına rağmen, bu destekten yararlanmayan işverenlerin sonradan geriye yönelik olarak bu destekten yararlanmaları mümkün bulunmamaktadır.

9-2- 5510 sayılı Kanunun Ek 17 nci maddesinin 7316 sayılı Kanunla değişik birinci fıkrası uyarınca 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer  alan  prim  desteğinden  yararlandıktan sonra, yararlanılan bu desteğin başka bir prim teşvik, destek ve indirimle değiştirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

9-3- 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan prim desteğinden yararlanmakta olan işyerinin, farklı bir sosyal güvenlik merkezi görev alanına giren başka bir adrese nakli halinde, prim desteğinden yararlanılan sigortalılardan dolayı, destek süresi aşılmamak kaydıyla kalan süreler için yararlanılması mümkün bulunmaktadır.

9-4– 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesi kapsamında yer alan destekten yararlanılıp yararlanılamayacağı hususu, işyeri bazında tespit edildiğinden, 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesi kapsamında yer alan destekten yararlanırken aynı işverene ait başka bir işyerinde “16-Sözleşme sona ermeden sigortalının aynı işverene ait diğer işyerine nakli” koduyla çalışmaya başlayan bir sigortalının, yeni işyerindeki çalışmalarından dolayı söz konusu destekten yararlanması mümkün

Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. bulunmamaktadır.

9-5- 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan  prim  desteğinden  yersiz yararlandığı anlaşılan işverenlerden, yersiz yararlanılan prim desteği tutarları 5510 sayılı  Kanunun  89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilecektir.

9-6- 4447 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesinde yer alan prim desteğinden yararlanılan ve İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi  uygulamalarında  gelir,  gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.

9-7- 2021/Mart ayına/dönemine ilişkin yasal süresi dışında verilen muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı sigortalılar için 4447 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde yer alan prim desteği uygulanmaz. girer.

10- Yürürlük

Bu Genelge hükümleri 1/4/2021 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihi itibariyle yürürlüğe Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

İsmail YILMAZ
​​​​​​​Kurum Başkan V.

(03.05.2021)

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/guncelmevzuat/mevzuat_oku.php?mevzuat_id=5715