Soğan Stokçuluğu Yapan Firma Sahipleri, Kaç Yıl Hapis Yatar?

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 66.Maddesi uyarınca;

1-Her tacir, ticari işletmesinin açılışında, taşınmazlarını, alacaklarını, borçlarını, nakit parasının tutarını ve diğer varlıklarını eksiksiz ve doğru bir şekilde gösteren ve varlıkları ile borçlarının değerlerini teker teker belirten bir envanter çıkarır.

2-Tacir açılıştan sonra her faaliyet döneminin sonunda da böyle bir envanter düzenler. Faaliyet dönemi veya başka bir kanuni terimle hesap yılı oniki ayı geçemez. Envanter, düzenli bir işletme faaliyetinin akışına uygun düşen süre içinde çıkarılır.

3-Maddi duran malvarlığına dâhil varlıklarla, ham ve yardımcı maddeler ve işletme malzemeleri düzenli olarak ikame ediliyor ve toplam değerleri işletme için ikinci derecede önem  taşıyorsa,  değişmeyen   miktar  ve  değerle   envantere  alınırlar;  şu  şartla  ki, bunların mevcutları miktar, değer ve bileşim olarak sadece küçük değişikliklere uğramış olsunlar. Ancak, kural olarak üç yılda bir fiziksel sayım yapılması zorunludur.

4-Aynı türdeki stok malvarlığı kalemleri, diğer aynı nitelikteki veya yaklaşık aynı değerdeki taşınabilir malvarlığı unsurları ve borçlar ayrı ayrı gruplar hâlinde toplanabilir ve ortalama ağırlıklı değer ile envantere konulabilir.

Yine, aynı yasanın 67.Maddesine göre;

1-Envanter çıkarılırken, malvarlığı mevcudu, sondaj yöntemine göre ve genel kabul gören matematiksel-istatistiksel yöntemler yardımı ile çeşit, miktar ve değer olarak belirlenir. Kullanılan yöntem, Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olmalıdır. Bu şekilde düzenlenen envanterin vardığı sonuçlar, fiziksel sayım yapılmış olsaydı elde edilecek olan envanterin sonuçlarına eş düşmelidir.

2-Bir faaliyet döneminin kapanış envanteri düzenlenmesinde Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun başka bir yöntemin uygulanması suretiyle, cins, miktar ve değer olarak malvarlığı mevcudunun güvenle tespiti sağlanabiliyorsa fizikî envanter gerekli değildir.

3-Faaliyet döneminin kapanışında, fizikî sayım veya ikinci fıkraya göre izin verilen diğer bir usul kullanılarak malvarlığı kalemlerinin cins, miktar ve değerine göre faaliyet döneminin kapanışından önceki üç veya sonraki iki ay içinde bulunan bir gün itibarıyla düzenlenmiş özel bir envanterde gösterilmişse, ayrıca bu özel envantere dayalı olarak ve Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun bir şekilde ileriye dönük tahmin yöntemiyle, faaliyet döneminin sonunda mevcut varlıkların o faaliyet döneminin sonu itibarıyla değerlemesi doğru yapılıyorsa, varlıklara ilişkin envanterin yapılmasına gerek yoktur.

Diğer taraftan, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 562/1-e Maddesi uyarınca kanuna aykırı hileli envanter çıkarmak suçtur. Bu suçun cezası da ikiyüz günden az olmamak üzere adli para cezasıdır.

Subjektif kârlar elde etmek ve fiyat artırmak amacıyla gerek “Soğan Stokçuluğu” , gerekse başka mallarda stokçuluk yapmak, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 66, 67 ve 562.Maddelerine göre suçtur ve hukuka aykırı fiillerdir.

Adli para cezası, hükümlü tarafından işlenen suçun karşılığı olarak bir miktar paranın devlet hazinesine ödenmesine yönelik verilebilecek bir yaptırım türüdür. Adli para cezasına yalnızca mahkemeler hükmedebilir, diğer tüm kurumların vereceği para cezaları idari para cezası niteliğindedir. Adli para cezasının idari para cezasından farkı ise ödenmediği takdirde hapis cezasına çevrilmesidir.

5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. Maddesi uyarınca hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması halinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.

Adli para cezasının ödenmemesi durumunda hükümlü kamuya yararlı bir işte çalıştırılabilir. Ancak hükümlü, bu halde de denetimli serbestlik görevlerine uygun davranmazsa çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmı açık ceza infaz kurumunda yerine getirir. Hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılma sona erer.

Yasal Dayanak:

Resmi Gazete Tarihi ve Numarası Yasal Dayanak
14.02.2011 – 27846 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 66, 67 ve 562
29.12.2004 – 25685 Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun  Madde 106

 

30.11.2018

Kaynak : http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/zekeriyaaslan/0123/

Organize Sanayi Bölgelerinde Huzur Hakkı Ödemeleri

A. GİRİŞ

4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun 17. Maddesinde parasal ve mali haklar konusu düzenlenmiştir. Bu maddede özellikle huzur hakkı konusu düzenlenmiştir. Makalemizin konusu, OSB’deki müteşebbis heyet, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerine yapılacak huzur hakkı ödemelerinin esaslarıdır.

B. KANUN MADDESİNDEKİ DÜZENLEME

4562 Sayılı Kanun’un 17/1. Fıkrasındaki hüküm aşağıdaki gibidir.

“Müteşebbis heyet ile yönetim ve denetim kurullarının üyelerine, müteşebbis heyet tarafından tespit edilen tutarda huzur hakkı ödenebilir. Ödenecek bu huzur hakkının aylık toplam tutarı, her yıl Cumhurbaşkanınca belirlenen kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının yönetim kurulu başkan ve üyelerine ödenen net aylık ücreti aşamaz. Müteşebbis heyet üyelerinden kamu personeli olanlara 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi çerçevesinde ödeme yapılır.”

Huzur hakları konusu, OSB Uygulama Yönetmeliği’nin ayrıca 52. Maddesinde düzenlenmektedir.

Müteşebbis heyet ile yönetim ve denetim kurullarının üyelerine, müteşebbis heyet tarafından tespit edilen tutarda huzur hakkı ödenebilir. Bu hükümden anlaşılacağı üzere, huzur hakkı tutarlarını müteşebbis heyet tespit edecektir. Müteşebbis heyetin tutar belirlemede üst sınırı vardır.

Huzur hakkı ödenmesi şart olmayıp, bu konuda müteşebbis heyet tarafından karar verilmelidir. Karar verilmemiş ise huzur hakkı ödenmesi mümkün değildir.

Ödenecek huzur hakkının aylık toplam tutarı, her yıl Cumhurbaşkanınca belirlenen kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının yönetim kurulu başkan ve üyelerine ödenen net aylık ücreti aşamaz. Bu konuda OSB müteşebbis heyet, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri ile kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının yönetim kurulu başkan ve üyeleri arasında yeknesaklık sağlanmıştır.

Müteşebbis heyet tarafından belirlenecek huzur hakkı tutarı müteşebbis heyet, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri için farklı farklı olabilir. Bu konuda müteşebbis heyetin yetkisini sınırlayan bir durum söz konusu değildir.

Müteşebbis heyet üyelerinden kamu personeli olanlara 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi çerçevesinde ödeme yapılır.

631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin adı “MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN MALİ VE SOSYAL HAKLARINDA DÜZENLEMELER İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME” şeklindedir. 631 Sayılı KHK’nın 12. Maddesi aşağıdaki gibidir.

“Madde 12 – Memurlar ve diğer kamu görevlilerinden (…)(1) , kurum ve kuruluşların yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alanlara, kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilir. Bu maddenin uygulanmasında oluşacak tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

C. GENEL KURULA GEÇEN OSB’LERDE HUZUR HAKLARI

4562 Sayılı Kanun’un 17/2. Fıkrasında genel kurula geçen OSB’lerde huzur hakkı konusu ayrıca ele alınmıştır. Kanun hükmü “Genel kurula geçen ve müteşebbis heyetin görevinin sona erdiği OSB’lerde yönetim ve denetim kurulu üyelerine, genel kurul tarafından tespit edilecek tutarda huzur hakkı ödenebilir.”

OSB’lerde kuruluş döneminde müteşebbis heyet bulunmaktadır. Müteşebbis heyet aslında OSB’nin genel kuruludur. OSB’nin yapımının ve kuruluşunun tamamlanıp, Genel Kurul’a geçmesi ile birlikte müteşebbis heyetin görevi sona ermektedir. (Karar alınırsa 4 yıl daha müteşebbis heyetin görevi devam edebilir OSB Uygulama Yönetmeliği Madde 18/6.) Genel Kurul’a geçen OSB’lerde artık müteşebbis heyet kalmadığından, yönetim ve denetim kurulu üyelerine ödenecek huzur hakkı tutarını genel kurul belirlemeye yetkilidir.

Genel Kurul’a geçen OSB’lerde, kanunda yönetim ve denetim kurullarına ödenecek huzur hakları için bir üst sınır konulmamıştır. Üst sınır müteşebbis heyetin olduğu OSB’ler için konulmuştur.

Genel Kurul’a geçen OSB’lerde Genel Kurul artık müteşebbis heyet yerine geçmektedir, ancak kanunda müteşebbis heyetin müteşebbis heyet üyelerine de huzur hakkı ödenebileceğine ilişkin düzenlemesi bulunmasına ragmen, Genel Kurul’a geçmiş OSB’lerde genel kurul üyelerine huzur hakkı ödeneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Kanuni düzenleme ışığında Genel Kurul’a geçmiş OSB’lerde sadece yönetim ve denetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenebilir, genel kurul üyelerine huzur hakkı ödenemez kanaatindeyiz. Zira kanun koyucu, genel kurul üyelerine de huzur hakkı ödenmesini öngörmüş veya istemiş olsa idi, bu konuda bir düzenleme yapacağı kuşkusuzdur.

D. OSB’LERDE HUZUR HAKKI ÖDEMELERİ BAKANLIKTAN ALINAN KREDİLERDEN KARŞILANAMAZ.

4562 Sayılı Kanun’un 17/3. Maddesine göre “Huzur hakkı ödemeleri OSB’nin Bakanlıktan aldığı kredi dışında, kendi kaynaklarından yapılır.”

Kredi kullanan OSB’lerde Bakanlıktan alınan krediler, huzur hakkı ödemelerinde kullanılamaz. Kredi kullanan OSB’lerde Bakanlığın çok sıkı bir denetimi söz konusu olup, ayrıca kaynakların etkin kullanımı için Bakanlık ilgili krediler için teminat almakta, ayrıca OSB’nin genel idare giderlerini denetlemekte, OSB’de çalışacak personel sayısı, idari teşkilatlanma, bölge müdürü ve çalışanların ücretleri ve sosyal hakları Bakanlık denetiminden geçmektedir. Bu sebeple Bakanlıktan kredi kullanan OSB’lerde huzur hakkı ödemeleri bu kredi ödemelerinden yapılamaz.

Bir OSB’nin hem bakanlıktan hem de kendi imkanları ile kredi kullanması durumunda, Bakanlık kredisi değil, ancak diğer krediden huzur hakkı ödemesi mümkündür. Bunu engelleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak kanuni düzenlemeden, kredi kullanan OSB’lerde OSB’lerin kendi kaynakları var ise huzur hakkı ödemelerinin yapılması gerektiği, kendisi iç kaynak yaratamayan OSB’lerde huzur hakkı ödenmesinin doğru olmadığı, kanunun genel ruhundan anlaşılmaktadır. Bu sebeple, huzur hakkı ödemelerinin ister Bakanlık kredisi olsun, ister dış kaynaklı başka krediler olsun, kredilerden karşılanmaması, OSB’ler için en doğru yol olacaktır.

 

E. AYNI OSB’NİN BİRDEN FAZLA ORGANINDA GÖREV ALANLAR SADECE BİR GÖREV İÇİN HUZUR HAKKI ALABİLİR. KAMU GÖREVLİLERİ İSE BİRDEN ÇOK FAZLA YERDE GÖREV ALSALAR DAHİ SADECE BİR GÖREV İÇİN HUZUR HAKKI ALABİLİR.

4562 Sayılı Kanun’un 17/4. Maddesine göre “Aynı OSB organlarında birden fazla görevi bulunanlara, bu görevlerinden sadece biri için huzur hakkı ödenir.”

Kuruluş aşamasındaki OSB’lerde müteşebbis heyet en üst karar organıdır. Müteşebbis Heyet kendi içinden yönetim kurulu, ayrıca denetim kurulu üyeleri seçmektedir. Bir başka deyişle, müteşebbis heyetin bulunduğu OSB’lerde yönetim kurulu üyeleri ve denetim kurulu üyeleri de müteşebbis heyet üyesidir. Bu sebeple her müteşebbis heyet üyesinin olmasa da, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin OSB’nin kimliği açısından 2 görevi bulunmaktadır.

Aynı OSB’de müteşebbis heyet, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri için huzur hakkı ödemesine karar verilmiş ise, yönetim ve denetim kurulu üyeleri sadece bu üyelikleri için huzur hakkı alabilir, müteşebbis heyet üyelikleri için huzur hakkı almaları mümkün değildir. Yönetim ve denetim kurulu üyesi olmayan müteşebbis heyet üyelerinin tek görevi bulunduğundan, müteşebbis heyet üyesi olmaları sebebiyle huzur hakkı alacaklardır.

Genel Kurul’a geçmiş OSB’lerde de aynı düzenleme söz konusudur. Zira kanuni düzenlemede OSB organları ifade edilmiş, bu OSB’nin müteşebbis heyet veya genel kurul aşamasında olup olmadığına ilişkin bir belirleme yapılmamıştır. Bu sebeple genel kurula geçmiş OSB’lerde de bir kişinin birden fazla organda görevi var ise, bu görevlerinden sadece biri için huzur hakkı ödenebilecek, diğer görevleri için huzur hakkı ödenmeyecektir.

631 Sayılı KHK’nın 12. Maddesinde sayılan kamu görevlileri, başkaca kurumlarda yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyelikleri vb. gibi görevlerde bulunmakta iseler, bu görevleri dolayısıyla herhangibir huzur hakkı almadıklarına ilişkin yazılı beyan vermeleri şartıyla OSB’lerdeki görevleri için huzur hakkı alabilirler. Buradaki temel konu, ilgili kişinin başka yerde üyeliğinin bulunup bulunmaması değil, bulunduğu üyelik sebebiyle huzur hakkı alıp almamasıdır. Bazı üyelikler için huzur hakkı ödenmiyor olabilir, sadece üyeliğin olması OSB’den huzur hakkı alınmasını engelleyen bir konu değildir. Hem üyeliği olan, hem de bu üyelik sebebiyle başka yerden huzur hakkı alanlar OSB’lerdeki üyelikleri için tekrar huzur hakkı alamazlar. Bu konudaki düzenleme OSB Uygulama Yönetmeliği’nin 52/5. Maddesinde yer almakta olup, aşağıdaki gibidir.

“(5) OSB organlarında görev alan ancak temsil ettiği kuruma seçimle gelen kişiler hariç olmak üzere, 631 sayılı KHK’nın 12 nci maddesi kapsamına giren kamu görevlilerinden, görev aldıkları kurum ve kuruluşlarını temsilen; başkaca yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri, komisyon, heyet ve komite ile vb. organlarında görev alıp almadıklarına ve bu görevler nedeniyle kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığına dair yazılı beyan alınması şartıyla huzur hakkı veya aylık ödemesi yapılabilir.”

Son olarak, başka yerde üyeliği bulunan ve OSB’de de müşetebbis heyet, yönetim veya denetim kurulu üyesi olan kişilerden, diğer kurumlardan huzur hakkı almadığına ilişkin yazı getirmesi istenemez, bu konuda ilgili üyenin kendi yazılı beyanıyla huzur hakkı veya aylık almadığını beyan etmesi yeterlidir.

30.11.2018

Kaynak : http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/bulentsisman/005/

Kredi Kartlarına Yeni Ayar

Resmi Gazete’nin 27 Kasım 2018 tarih ve 30608 sayılı nüshasında, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) iki Yönetmelikte yaptığı değişiklik yayımlandı.

Bugün her iki değişikliği sizlerle paylaşalım istedik.

1-Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

Bu Yönetmelik ile; havayolları, seyahat acenteleri, sağlık harcamaları ve elektronik eşyalarda kredi kartı taksit sayısı artırıldı.

MADDE 1- 10 Mart 2007 tarihli ve 26458 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmeliğin 26’ncı maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu süre; elektronik eşya alımlarında üç ay, bilgisayar alımlarında, kulüp ve derneklere yapılan ödemelerde, taşımacılık ile ilgili harcamalarda, havayolları, seyahat acenteleri ve konaklama ile ilgili yurt dışına ilişkin harcamalarda altı ay, havayolları, seyahat acenteleri ve konaklama ile ilgili yurt içine ilişkin harcamalarda, sağlık ve sosyal hizmetler ile ilgili harcamalarda ve sağlık ürünü alımlarında, vergi ödemelerinde dokuz ay olarak uygulanır.

2-Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik.

Bu Yönetmelik ile, cep telefonu, tablet ve bilgisayarlar için kullandırılan kredilerin belli tutarlara uygulanacak vadeler artırıldı.

MADDE 1 – 24 Nisan 2013 tarihli ve 28627 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11/A maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “cep telefonu, tablet ve bilgisayar alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi altı ayı aşamaz.” ibaresi “tablet ve bilgisayar alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi altı ayı, fiyatı üç bin beş yüz Türk Lirasına kadar olan cep telefonu alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi on iki ayı, fiyatı üç bin beş yüz Türk Lirasının üzerinde olan cep telefonu alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi altı ayı aşamaz.” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici 5 inci madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 5 – (1) 11/A maddesinin ikinci fıkrasında fiyatı üç bin beş yüz Türk Lirasının üzerinde olan cep telefonu alımı amacıyla kullandırılan kredilerde altı ay olan vade sınırı 31 Ocak 2019 tarihine kadar on iki ay olarak uygulanır.”

Her iki Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandığı gün itibariyle yürürlüğe girdi.

30.11.2018

Kaynak : http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/enginmalay/0208/

117 Meslek Grubu İçin Mesleki Yeterlilik Belgesi Almak Zorunludur

6645 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanunu ve İşsizlik Sigortası Kanununda bazı değişiklikler yapılmıştır. Yapılan bu değişikler sonucunda;

26312 sayılı Resmi Gazete (RG)’de yayımlanan 5544 sayılı Kanunun 1 inci Ek maddesi ile tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalıştırılan belli iş gruplarına yönelik “Mesleki Yeterlilik Belgesi” (MYB) alma zorunluluğu getirilmiştir. Bu zorunluluk 25 Mayıs tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmış ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca bu güne kadar çıkarılan 4 tebliğ ile mesleki yeterlilik belge alma zorunluluğu getirilen meslek sayıları artırılmıştır ve toplam 9 adet sektör için 117 adet meslek grubu bu zorunluluk kapsamına dâhil edilmiştir.

Zorunluluk kapsamına alınan sektörler; ağaç işleri, kâğıt ve kâğıt ürünleri, inşaat, enerji, kimya, petrol, lastik ve plastik, metal, elektrik/elektronik, otomotiv, tekstil, hazır giyim, deri, ulaştırma, lojistik ve haberleşeme sektörleridir. Sayılan bu sektörlerde ve 4 adet Tebliğ ile kapsama dahil edilen meslek gruplarında “Mesleki Yeterlilik Belgesi” (MYB) aranacaktır. Aksi halde bu belgeye sahip olmayan kişiler çalıştırılamayacaktır.

Ayrıca 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa eklenen bir madde ile mesleki yeterlilik belge masrafı ile sınav ücretinin belli şartların sağlanması ile İşsizlik Sigortası Fonun (kısaca Fon)’dan karşılanması temin edilmiştir.

Çalışmanın ilerleyen bölümlerinde MYB alınması zorunlu olan meslek grupları için getirilen bu sistemin tüm detayları açıklanmaya çalışılacak ve akla gelen tüm sorular için bilgi verilerek gerek uygulayıcılarına ve gerekse meslektaşlarımıza konu hakkında fikir edinmeleri için zemin hazırlanacaktır. Ayrıca çalışma ekine bahse konu 4 Tebliğ ile MYB’i alma zorunluluğu getirilen meslek grupları liste halinde sunulacaktır.

SORU VE YANITLARALA MESLEKİ YETERLİLİK BELGESİ ALINMASININ ESASLARI

1) Mesleki Yeterlilik Uygulamasının Kapsamı Nedir?

Yukarıda bahsedilen 5544 sayılı Kanunun temel amacı ulusal ve uluslararası meslek standartlarını temel alarak, teknik ve meslekî alanlarda ulusal yeterliliklerin esaslarını belirlemek; denetim, ölçme ve değerlendirme, belgelendirme ve sertifikalandırmaya ilişkin faaliyetleri yürütmek için gerekli ulusal yeterlilik sistemini kurmak ve işletmektir. Bu maksatla Meslekî Yeterlilik Kurumu (MYK) kurulmuştur.

“Ulusal Mesleki Yeterlilik Sistemi” (UMYS) teknik ve meslekî eğitim standartlarının ve bu standartları temel alan yeterliliklerin geliştirilmesi, uygulanması ve bunlara ilişkin yetkilendirme, denetim, ölçme ve değerlendirme, belgelendirme ve sertifikalandırmaya ilişkin kurallar ve faaliyetler bütünü olarak ifade edilebilir.

Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi (Avrupa Birliği tarafından kabul edilen referans çerçeve) ile uyumlu olacak şekilde tasarlanan; ilk, orta ve yüksek öğretim dâhil, meslekî, genel ve akademik eğitim ve öğretim programları ve diğer öğrenme yolları ile kazanılan tüm yeterlilik esaslarını ele alan “Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi” (TYÇ) belirlenmiştir.

TYÇ’nin oluşturulmasına, geliştirilmesine ve güncelliğinin korunmasına ilişkin işlemler MYK tarafından yürütülmektedir.

2) Belge Nasıl Alınır?

Kapsam dâhiline giren kişiler, belge almak istedikleri ulusal yeterliliklerde yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşlarını MYK web portalından öğrenecekler ve bu kuruluşlardan alacakları eğitime müteakip açılan sınavda başarılı olmaları halinde ilgili yeterlilik belgesine kavuşacaklardır.

Sınav ve belgelendirme sürecinin tamamı, yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşlarınca yürütülecektir. Kapsama dâhil kişiler sınav başvurularını belge almak istedikleri ulusal yeterliliklerde yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşlarına yapacaklardır.

Ulusal yeterliliklere göre yürütülen teorik ve performansa dayalı sınavlarda başarılı olan adaylara, Mesleki Yeterlilik Belgesi ve taşınabilir cüzdan tipi Mesleki Yeterlilik Kimlik Kartı düzenlenecektir.

3) Mesleki Yeterlilik Belgesi Ücreti Ve Ödenmesi Ne Şekilde Yapılır?

Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerden olup, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (kısaca Bakanlık)’nca çıkarılacak Tebliğlerde belirtilen mesleklerde, 21/9/2006 tarihli ve 5544 sayılı Kanunu kapsamında yetkilendirilmiş sınav ve belgelendirme kuruluşlarının gerçekleştireceği sınavlarda başarılı olan kişilerin 31/12/2017 tarihine kadar belge masrafı ile sınav ücreti, 1/1/2018 tarihinden 31/12/2019 tarihine kadar ise belge masrafı ile sınav ücretinin yarısı İşsizlik Sigortası Fonundan (kısaca Fon) karşılanacaktır.

4) Belge Masrafları Hangi Şartlarda İşsizlik Sigortası Fonundan Ödenir?

Bakanlık tarafından çıkarılacak Tebliğlerde bu mesleğe yer verilmiş olması ve ilgili Tebliğin yayım tarihinden itibaren 12 ay içinde MYB alınması halinde belge masrafları Fon tarafından ödenecektir.

Fondan karşılanacak sınav ücreti, brüt asgari ücretin yarısını geçmemek üzere meslekler itibarıyla Bakanlığın teklifi ve Cumhurbaşkanı (eski adı Bakanlar Kurulu) Kararıyla belirlenecektir. Fondan karşılanan bu desteklerden başvuru sahibi ancak bir kez yararlanabilecektir.

5) Sınavdan Başarısız Olan Adayların Ücretleri Fondan Karşılanacak Mı?

Hayır. Sınavlardan başarısız olan adayların sınav ve belgelendirme ücretleri Fondan karşılanmayacaktır.

6) Mesleki Yeterlilik Belgesi Alma Süresi Ne Kadardır?

Bakanlıkça çıkarılan Tebliğler yürürlüğe girdikten itibaren bu Tebliğlerde ismen sayılan ve kapsama dâhil edilen meslekler 12 ay içinde bu belgeleri almak zorundadırlar aksi halde yani MYB olmayan kişiler çalıştırılamayacaklardır.

7) Tebliğlerin Düzenleme Tarihleri Ve Kapsamının Genişletilme Süreci

5544 sayılı Kanunun Ek 1 inci maddesinde belirtildiği üzere Bakanlıkça çıkarılacak Tebliğlerde belirtilen meslekler Tebliğ çıkarıldıktan itibaren 12 ay içinde mesleki yeterlik belgesi almaları gerekmektedir. Bu kapsamda Bakanlık ilk olarak 25.5.2015 tarihinde 2015/1 nolu Tebliğ ile 40 adet, 24.03.2015 tarihinde 2016/1 nolu Tebliğ ile 8 adet, 26.9.2017 tarihinde 2017/1 nolu Tebliğ ile 33 adet ve en son 11.11.2018 tarihinde 2018/1 nolu Tebliğ ile 36 adet yani toplamda 117 adet meslek grubunu mesleki yeterlilik belgesi alınması zorunluluğuna dâhil etmiştir. Bu Tebliğlerin ekinde sayılan her bir meslek grubu için belge alma zorunluluğu, anılan Tebliğlerin yayım tarihinden itibaren 12 ay olarak dikkate alınacaktır.

8) Herkes Mesleki Yeterlilik Belgesi Sahibi Olabilir Mi?

MYK tarafından yayımlanan ulusal yeterliliklere göre mesleki yeterliliğini belgelendirmek isteyen her şahıs, MYB sahibi olmak için ilgili yeterlilikte Yetkilendirilmiş Belgelendirme Kuruluşlarına (YBK) başvuru yapabilir.

YBK’ler söz konusu yeterlilikte yer alan başvuru şartlarına göre sınav ve belgelendirme başvurularını değerlendirip başvuruları uygun bulunan kişileri, başvuruda bulundukları ulusal yeterlilikte yer alan esaslar doğrultusunda sınav ve/veya diğer ölçme yöntemlerine göre değerlendirirler. Değerlendirme sonucunda başarılı olanlar MYB’si almaya hak kazanırlar.

9) Birden Fazla Mesleki Yeterlilik Belgesine Sahip Olunabilir Mi?

Kişiler diledikleri takdirde birden fazla ulusal yeterlilikte belge sahibi olabilirler. Kişiler kendilerini geliştirerek ya da hâlihazırda sahip olduğu diğer alan(lar)da bilgi, beceri ve yetkinliklerini kanıtlayarak, yatay ve dikey geçişlerle farklı ulusal yeterliliklerde ve seviyelerde belge alma imkânına sahiptirler.

10) Hangi Meslekler Mesleki Yeterlilik Kapsamına Dâhil Değildir?

5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununa göre ustalık belgesi almış olanlar ile Millî Eğitim Bakanlığına bağlı meslekî ve teknik eğitim okullarından ve üniversitelerin meslekî ve teknik eğitim veren okul ve bölümlerinden mezun olup, diplomalarında veya ustalık belgelerinde belirtilen bölüm, alan ve dallarda çalıştırılanlar ile tabiplik, diş hekimliği, hemşirelik, ebelik, eczacılık, veterinerlik, mühendislik ve mimarlık meslekleri ile en az lisans düzeyinde öğrenimi gerektiren ve mesleğe giriş şartları kanunla düzenlenmiş olan meslekler kapsama dâhil değildir. Ancak bu sayılanlar dışında kalan tüm meslekler Bakanlığın Tebliğ düzenlemesi yapması koşuluyla Mesleki yeterlilik kapsamına girmektedir.

11) Denetim Yapılması, Zorunluluğa Uyulmaması Halinde Uygulanacak Cezalar Nelerdir?

Her hangi bir meslek grubunun mesleki yeterlik belgesi alınma kapsamında olması konusundaki incelemeler ve denetimler iş müfettişlerince yapılacaktır. Eğer yapılan denetimlerde Bakanlıkça çıkarılan Tebliğ ile 5544 sayılı Kanunla belirtilen zorunluluğa uyulmadığı anlaşılırsa, hükümlere aykırı davranan işveren veya işveren vekillerine Çalışma ve İş Kurumu İl müdürü tarafından her bir çalışan için 500 TL idari para cezası verilecektir. Bu idari para cezası tebliğ edildiğinden itibaren bir ay içinde ödenmek zorundadır.

12) Mesleki Yeterlilik Şartı Aranmayacak Belgeler Nelerdir?

Mesleki Yeterlilik Belgesi,

Ustalık Belgesi,

Mesleki Eğitim Lise Diploması, (mezun olduğu alanda çalışanlar için)

Üniversite ve Yüksekokul Diplomasıdır (mezun olduğu alanda çalışanlar için).

13) Mesleki Yeterlilik Belgesi Alma Zorunluluğu Bulunan Meslek Adları Ve Yeterlilik Seviye Kazanımları Nelerdir?

Kasım 2018 tarihi itibariyle Bakanlıkça yayımlanan 4 adet Tebliğ ile MYB alınması zorunlu kılınan meslek grupları bu çalışmanın ekindeki tabloda özetlenmiştir.

Ekli tablodan tespit edileceği üzere belirlenen her meslek grubu için “seviye” numaraları verilmiştir. Bu ifade esas olarak TYÇ olarak anılan ve her bir meslek grubu için öğrenme ve kazanım eksikliğini gidermek maksadıyla sunulması planlanan “bilgi[1], beceri[2] ve yetkinlik[3] ” alanlarındaki seviyeyi ifade etmektedir. TYÇ, sekiz (8) seviyeden meydana gelen bir yapıda tasarlanmıştır. Her seviye, söz konusu seviyedeki yeterliliklerin sahip olduğu ortak öğrenme kazanımlarına göre tanımlanmıştır. Bu manada;

  1.  “2 nci Seviye” meslek grupları için bir iş veya öğrenme alanına ait başlangıç düzeyinde olgusal bilgiye sahip olma, görevleri yerine getirmek ve olası basit sorunları çözmek için gerekli bilgiyi kullanma becerisine sahip olma ve basit görevleri gözetim altında sınırlı özerklik ile gerçekleştirme ile hayat boyu öğrenme yaklaşımı kapsamında öğrenme ihtiyaçlarının farkında olma yetkinliği,
  2.  “3 üncü Seviye” meslek grupları için bir iş veya öğrenme alanına ait başlangıç düzeyinde kuramsal ve orta düzeyde olgusal bilgiye sahip olma, görevleri yerine getirmek ve problem çözmek için gerekli veri, yöntem ve araç gereçleri seçip kullanma becerisine sahip olma ve görevleri yerine getirmede sorumluluk alma, değişen şartları dikkate alarak görevi tamamlama ile hayat boyu öğrenme yaklaşımı kapsamında öğrenme ihtiyaçlarını rehberlik eşliğinde belirleme ve karşılama yetkinliğini,
  3.  “4 üncü Seviye” meslek grupları için bir iş veya öğrenme alanına ait orta düzeyde kuramsal ve işlemsel, orta düzeyin üzerinde olgusal bilgiye sahip olma, Bir iş veya öğrenme alanına özgü iş ve işlemleri yerine getirmek ve sorunlara çözüm üretmek amacıyla bilişsel ve uygulamalı becerilere sahip olma ve öngörülebilir, ancak değişime açık ortamlarda, görevleri tamamlamak için tam sorumluluk alma, başkalarının yürüttüğü sıradan görevlerin gözetimini yapma, bu görevlerin değerlendirilmesinde ve iyileştirilmesinde sınırlı sorumluluk alma ve hayat boyu öğrenme yaklaşımı kapsamında öğrenme ihtiyaçlarını karşılama ve rehberlik eşliğinde ileriye yönelik öğrenme hedeflerini belirleme, bir iş veya öğrenme alanındaki bilgi, beceri, tutum ve davranışlar ile etik meseleler ve toplumsal sorunların ilişkisi konusunda farkındalığa sahip olma yetkinliğini,
  4.  “5 inci Seviye” meslek grupları için bir iş veya öğrenme alanının sınırlarının farkında olarak, bu alana özgü, kapsamlı, kuramsal ve olgusal bilgilere sahip olma, sınırları belirlenmiş soyut ve somut sorunlara yaratıcı çözümler geliştirmede gerekli, kapsamlı, bilişsel ve uygulamalı becerilere sahip olma, öngörülemeyen değişikliklerin olduğu ortamlarda yönetim ve gözetim görevi yapma, kendisinin ve başkalarının başarım düzeyini değerlendirme ve geliştirme projelerin yönetimi dâhil iş veya öğrenme ortamlarında işleme dair etkileşimde bulunma, bir iş veya öğrenme alanına yönelik hayat boyu öğrenme yaklaşımının kapsamına ve bu kapsamın örgün ve yaygın eğitim ile serbest öğrenme yollarıyla ilişkisi konusunda genel farkındalığa sahip olma, bir iş veya öğrenme alanındaki bilgi, beceri, tutum ve davranışlar ile toplumsal ve etik meseleler ve sorumluluklar ilişkisinin farkında olma yetkinliğini,

hedeflenmektedir.

SONUÇ

Bu çalışmanın (II) bölümünde yer alan açıklamalardan anlaşılacağı ve özetleneceği üzere tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalıştırılan belli iş gruplarına yönelik bazı meslek gruplarında çalışanlar için zorunlu mesleki yeterlik belgesi alınması, bu mesleki konularda eğitim verilmesi ve böylece anılan çalışanların bilgi, beceri ve yetkinliklerinin artırılarak daha güvenli ve daha sağlıklı bir zeminde çalışma hayatının oluşturulması hedeflenmiştir.

Bu maksatla yapılan mevzuat düzenlemeleri sayesinde son yapılan değişikliklerle 117 adet meslek grubu içim bu eğitim ve belge alma zorunluluğu getirilmiştir. Aksi halde işveren ve vekilleri bu tür meslek grupları için çalışan istihdam edemeyecekleri gibi belgesi olmayanları da çalıştıramayacaklardır. Hatta bu durumun iş müfettişlerince tespiti yapılması halinde her çalışan için 500 TL idari para cezası ile karşı karşıya kalınabilecektir.

K A Y N A K Ç A

1)  İlgili Kanunlar.

2) 25.5.2015 tarih ve 2015/1, 24.03.2015 tarih ve 2016/1, 26.9.2017 tarih ve 2017/1ve 11.11.2018 tarihi ve  2018/1 nolu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan Tebliğler.

3)  2015/1 sayılı Türkiye Yeterlilikler Çerçevesine Dair Tebliğ.

 

EK:1: Sektörlere Göre MYB Alması Zorunlu Meslek Grupları

S/N Yeterlilik Adı Seviye Sektör
1 Orman Üretim İşçisi Seviye 3 Ağaç İşleri, Kağıt ve Kağıt Ürünleri
2 Orman Yetiştirme ve Bakım İşçisi Seviye 3 Ağaç İşleri, Kağıt ve Kağıt Ürünleri
3 Asansör Bakım ve Onarımcısı Seviye 4 Elektrik ve Elektronik
4 Asansör Bakım ve Onarımcısı Seviye 3 Elektrik ve Elektronik
5 Asansör Montajcısı Seviye 4 Elektrik ve Elektronik
6 Asansör Montajcısı Seviye 3 Elektrik ve Elektronik
7 Elektrik Pano Montajcısı Seviye 5 Elektrik ve Elektronik
8 Elektrik Pano Montajcısı Seviye 3 Elektrik ve Elektronik
9 Elektrik Pano Montajcısı Seviye 4 Elektrik ve Elektronik
10 İşletme Elektrik Bakımcısı Seviye 5 Elektrik ve Elektronik
11 Otomasyon Sistemleri Montajcısı Seviye 4 Elektrik ve Elektronik
12 Baca Kontrol Personeli (Bacacı) Seviye 4 Enerji
13 Baca Montaj Personeli (Bacacı) Seviye 3 Enerji
14 Doğal Gaz Altyapı Yapım Kontrol Personeli Seviye 4 Enerji
15 Doğal Gaz Isıtma ve Gaz Yakıcı Cihaz Servis Personeli Seviye 4 Enerji
16 Doğal Gaz İşletme Bakım Operatörü Seviye 4 Enerji
17 Doğal Gaz Polietilen Boru Kaynakçısı Seviye 4 Enerji
18 Doğal Gaz Polietilen Boru Kaynakçısı Seviye 3 Enerji
19 Elektrik Dağıtım Şebekesi İşletme Bakım Görevlisi Seviye 4 Enerji
20 Elektrik Dağıtımı Scada Operatörü Seviye 5 Enerji
21 Isıtma ve Doğal Gaz İç Tesisat Yapım Personeli Seviye 3 Enerji
22 Plastik Kaynakçısı Seviye 3 Enerji
23 Röle Görevlisi Seviye 4 Enerji
24 Ahşap Kalıpçı Seviye 3 İnşaat
25 Alçı Levha Uygulayıcısı Seviye 3 İnşaat
26 Alçı Sıva Uygulayıcısı Seviye 3 İnşaat
27 Betonarme Demircisi Seviye 3 İnşaat
28 Betoncu Seviye 3 İnşaat
29 Duvarcı Seviye 3 İnşaat
30 Endüstriyel Boru Montajcısı Seviye 3 İnşaat
31 İnşaat Boyacısı Seviye 3 İnşaat
32 İnşaat İşçisi Seviye 2 İnşaat
33 Isı Yalıtımcısı Seviye 3 İnşaat
34 İskele Kurulum Elemanı Seviye 3 İnşaat
35 Panel Kalıpçı Seviye 3 İnşaat
36 PVC Doğrama Montajcısı Seviye 3 İnşaat
37 Seramik Karo Kaplamacısı Seviye 3 İnşaat
38 Ses Yalıtımcısı Seviye 3 İnşaat
39 Sıvacı Seviye 3 İnşaat
40 Su Yalıtımcısı Seviye 3 İnşaat
41 Tünel Kalıpçı Seviye 3 İnşaat
42 Yangın Yalıtımcısı Seviye 3 İnşaat
43 Plastik Enjeksiyon Üretim Elemanı Seviye 3 Kimya, Petrol, Lastik ve Plastik
44 Plastik Enjeksiyon Üretim Elemanı Seviye 4 Kimya, Petrol, Lastik ve Plastik
45 Plastik Profil Üretim Operatörü (Ekstrüzyon) Seviye 3 Kimya, Petrol, Lastik ve Plastik
46 Plastik Şişirme Film Üretim Operatörü (Ekstrüzyon) Seviye 3 Kimya, Petrol, Lastik ve Plastik
47 Alüminyum Kaynakçısı Seviye 3 Metal
48 Çelik Kaynakçısı Seviye 3 Metal
49 CNC Programcısı Seviye 4 Metal
50 CNC Programcısı Seviye 5 Metal
51 Direnç Kaynak Ayarcısı Seviye 4 Metal
52 Doğal Gaz Çelik Boru Kaynakçısı Seviye 3 Metal
53 Frezeci Seviye 3 Metal
54 Frezeci Seviye 4 Metal
55 Hidrolik – Pnömatikçi Seviye 4 Metal
56 Hidrolik – Pnömatikçi Seviye 5 Metal
57 Kaynak Operatörü Seviye 4 Metal
58 Makine Bakımcı Seviye 5 Metal
59 Makine Bakımcı Seviye 4 Metal
60 Makine Bakımcı Seviye 3 Metal
61 Makine Montajcısı Seviye 3 Metal
62 Makine Montajcısı Seviye 4 Metal
63 Metal Kesim Operatörü Seviye 4 Metal
64 Metal Kesimci Seviye 3 Metal
65 Metal Levha İşleme Tezgâh İşçisi Seviye 3 Metal
66 Metal Levha İşleme Tezgâh Operatörü Seviye 4 Metal
67 Metal Sac İşlemeci Seviye 3 Metal
68 Metal Sac İşlemeci Seviye 4 Metal
69 NC/CNC Takım Tezgahları Elektrik/Elektronik Servis Görevlisi Seviye 5 Metal
70 NC/CNC Takım Tezgahları Mekanik Servis Görevlisi Seviye 5 Metal
71 NC/CNC Takım Tezgahları Uygulama ve Servis Görevlisi Seviye 5 Metal
72 NC/CNC Tezgah İşçisi Seviye 4 Metal
73 NC/CNC Tezgah İşçisi Seviye 3 Metal
74 Otomotiv Sac ve Gövde Kaynakçısı Seviye 3 Metal
75 Otomotiv Sac ve Gövde Kaynakçısı Seviye 4 Metal
76 Refrakterci Seviye 3 Metal
77 Refrakterci Seviye 4 Metal
78 Tornacı Seviye 3 Metal
79 Tornacı Seviye 4 Metal
80 Motor Testçisi Seviye 4 Otomotiv
81 Motor Testçisi Seviye 5 Otomotiv
82 Motosiklet Bakım Onarımcısı Seviye 4 Otomotiv
83 Otomotiv Boya Onarımcısı Seviye 4 Otomotiv
84 Otomotiv Boyacısı Seviye 4 Otomotiv
85 Otomotiv Boyacısı Seviye 3 Otomotiv
86 Otomotiv Elektrikçisi Seviye 4 Otomotiv
87 Otomotiv Elektromekanikçisi Seviye 5 Otomotiv
88 Otomotiv Gövde Onarımcısı Seviye 4 Otomotiv
89 Otomotiv Gövde Onarımcısı Seviye 5 Otomotiv
90 Otomotiv Kaportacısı Seviye 4 Otomotiv
91 Otomotiv Kaportacısı Seviye 3 Otomotiv
92 Otomotiv Mekanikçisi Seviye 4 Otomotiv
93 Otomotiv Montajcısı Seviye 3 Otomotiv
94 Otomotiv Montajcısı Seviye 4 Otomotiv
95 Otomotiv Ön Düzen ve Balansçısı Seviye 3 Otomotiv
96 Otomotiv Prototipçisi Seviye 4 Otomotiv
97 Otomotiv Prototipçisi Seviye 5 Otomotiv
98 Otomotiv Sac Şekillendirmecisi Seviye 4 Otomotiv
99 Otomotiv Sac Şekillendirmecisi Seviye 3 Otomotiv
100 Bitim İşlemleri Operatörü Seviye 4 Tekstil, Hazır Giyim, Deri
101 Bitim İşlemleri Operatörü Seviye 3 Tekstil, Hazır Giyim, Deri
102 Boyama Operatörü Seviye 3 Tekstil, Hazır Giyim, Deri
103 Boyama Operatörü Seviye 4 Tekstil, Hazır Giyim, Deri
104 İplik Bitim İşleri Operatörü Seviye 2 Tekstil, Hazır Giyim, Deri
105 İplik Eğirme Operatörü Seviye 2 Tekstil, Hazır Giyim, Deri
106 Ön İplik Operatörü Seviye 3 Tekstil, Hazır Giyim, Deri
107 Ön İplik Operatörü Seviye 4 Tekstil, Hazır Giyim, Deri
108 Ön Terbiye Operatörü Seviye 4 Tekstil, Hazır Giyim, Deri
109 Ön Terbiye Operatörü Seviye 3 Tekstil, Hazır Giyim, Deri
110 Köprülü Vinç Operatörü Seviye 3 Ulaştırma, Lojistik ve Haberleşme
111 Liman Kuru Yük Operasyon Elemanı (Puantör) Seviye 3 Ulaştırma, Lojistik ve Haberleşme
112 Liman Operasyon Planlamacısı Seviye 4 Ulaştırma, Lojistik ve Haberleşme
113 Liman Pompa ve Tank Saha Operatörü Seviye 3 Ulaştırma, Lojistik ve Haberleşme
114 Liman RTG Operatörü Seviye 3 Ulaştırma, Lojistik ve Haberleşme
115 Liman SSG Operatörü Seviye 3 Ulaştırma, Lojistik ve Haberleşme
116 Mobil Vinç Operatörü(Mhc, Sahil ve Gemi Vinci) Seviye 3 Ulaştırma, Lojistik ve Haberleşme
117 Tren Makinisti Seviye 4 Ulaştırma, Lojistik ve Haberleşme

[1] TYÇ kapsamında “bilgi”; bir çalışma veya öğrenme alanı ile ilgili gerçeklerin, ilkelerin, teorilerin ve uygulamaların anlaşılmasını içeren kuramsal ve/veya olgusal bilgi olarak tanımlanmıştır

[2] TYÇ kapsamında “beceri”; bir çalışma veya öğrenme alanında edinilen mantıksal, sezgisel ve yaratıcı düşünme ile el becerisi, yöntem, materyal, araç ve gereçleri kullanabilmeyi gerektiren “bilgiyi kullanma” ve “problem çözme” olarak tanımlanmıştır.

[3] TYÇ kapsamında “yetkinlik”; bilgi ve becerilerin bir çalışma veya öğrenme ortamında sorumluluk alarak ve/veya özerk çalışma göstererek kullanılması, öğrenme gereksinimlerinin belirlenmesi ve karşılanması, toplumsal ve etik meselelerin ve sorumlulukların dikkate alınması olarak tanımlanmıştır.

30.11.2018

Kaynak : http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/muratdayanc/038/

2019 Yılında Tutulacak Defterler, Tasdik Zamanları Ve Ticaret Sicil Tasdiknamesi Hakkında

2019 Yılında Tutulacak Defterler, Tasdik Zamanları Ve Ticaret Sicil Tasdiknamesi Hakkında.

VUK ve TTK hükümlerine göre 2019 yılında tutulacak defterlerin açılış ve kapanış onayı hakkında ve Defter Beyan sisteminden tutulacak defterler konusundaki bilgiler aşağıda belirtilmiştir.

MÜKELLEFİYETE GÖRE 2019 YILINDA TASDİK ETTİRİLECEK DEFTERLER

❖ GELİR VERGİSİ MÜKELLEFLERİ İÇİN:

1) -Bilanço Esasına Göre Tutulacak Defterler (Gerçek Kişiler);

a) -Yevmiye Defteri

b) -Defteri Kebir

c) -Envanter Defteri

2) -Kollektif ve Komandit Şirketler

a) -Yevmiye Defteri

b) -Defteri Kebir

c) -Envanter Defteri

d) -Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri (Ticari Defter Tebliği Madde -5/2)

3) -İşletme Esasına Göre 2019 Yılında Tutulacak Defter;

13.12.2017    Tarihli Resmi gazetede yayımlanan VUK 486 Seri numaralı Genel tebliğine göre; İşletme Defteri GİB Web sayfası üzerinden. 01.01.2019 Tarihinden itibaren “Defter-Beyan” sisteminden elektronik ortamda tutulacaktır.

2019 yılı için İşletme Defteri notere tasdik ettirilmeyecek, Kâğıt ortamında tutulmayacaktır.

2019 YILI İÇİN İŞLETME DEFTERİ NOTERDEN TASDİK ETTİRİLMEYECEK; ELEKTRONİK ORTAMDA TUTULACAKTIR.

4) -Serbest Meslek Erbabının Tutacağı Defter;

13.12.2017    Tarihli Resmi gazetede yayımlanan VUK 486 Seri numaralı Genel tebliğine göre; Serbest Meslek Kazanç Defteri GİB Web sayfası üzerinden. “Defter-Beyan Sistemi” de Elektronik ortamda tutulmaya devam edilmektedir. 2019 yılı için SMK Defteri de tasdik ettirilmeyecektir.

Defter Beyan Sisteminde tutulan defterlerin açılış ve kapanış onayı:

İlk defa veya yeniden işe başlama ile sınıf değiştirme hallerinde kullanmaya başlamadan önce, izleyen faaliyet dönemlerindeki açılış onayları ise defterlerin kullanılacağı faaliyet döneminin ilk gününde GİB tarafından elektronik olarak yapılır. Açılış onayı Vergi Usul Kanun’da öngörülen tasdik hükmündedir.

Defterlere ait oldukları takvim yılının son ayını takip eden dördüncü ayın sonuna kadar GİB tarafından elektronik ortamda kapanış onayı yapılır.

Defter-Beyan Sistemi üzerinden tutulan defterler, Vergi Usul Kanun’u kapsamında geçerli kanuni defter olarak kabul edilecektir.

Defter-Beyan Sistemi kullanmakla yükümlü olan mükelleflerden defter tutmak zorunda olanların kâğıt ortamında tuttukları defterlerin hukuki geçerliliği bulunmamaktadır.

•    KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFLERİ İÇİN:

ANONİM ŞİRKETLER İÇİN  2019 YILINDA TUTALACAK DEFTERLER

a) -Yevmiye Defteri

b) -Defteri Kebir

c) -Envanter Defteri

d) -Damga Vergisi Defteri

e) -Yönetim Kurulu Karar Defteri

f) -Pay Defteri

g) -Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri

•    Mevcut durumda kullanılmakta olan, pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla ve bu Tebliğde belirtilen bilgilerden eksik olanların yazılması suretiyle açılış onayı yapılmaksızın kullanılmaya devam edilebilir. (Ticari defter tebliği Geçici Madde -3/1)

LİMİTED ŞİRKETLER  İÇİN  2019 YILINDA TUTALACAK DEFTERLER

a)    Yevmiye Defteri

b)    Defteri Kebir

c)    Envanter Defteri

d)    Pay Defteri

e)    Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri

•    Limited şirketlerde halen kullanılmakta olan ortaklar kurulu karar defterlerinde yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla, genel kurul toplantı ve müzakere defteri olarak kullanılmaya devam olunabilir. (Ticari Defter Tebliği Geçici Madde -3/2)

•    Mevcut durumda kullanılmakta olan, pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla ve bu Tebliğde belirtilen bilgilerden eksik olanların yazılması suretiyle açılış onayı yapılmaksızın kullanılmaya devam edilebilir. (Ticari defter tebliği Geçici Madde -3/1)

LIMITED ŞİRKET MÜDÜRLER KURULU DEFTERİ HAKKINDA AÇIKLAMA:

(Bu defterin tutulması zorunlu değildir.) Bu defteri tutmak istemeyenler; Limited şirkette aldıkları kararları genel kurul toplantı ve müzakere defterine kaydetmek zorundadırlar. Limited şirketlerde müdür veya müdürler kurulunun şirket yönetimi ile ilgili olarak aldığı kararlar genel kurul toplantı ve müzakere defterine kaydedilebileceği gibi ayrı bir müdürler kurulu karar defteri de tutulabilir.

Müdürler kurulu karar defterinin tutulması halinde açılış ve kapanış onayları dahil olmak üzere yönetim kurulu karar defterine ilişkin hükümler uygulanır. Kararların genel kurul toplantı ve müzakere defterine kaydedilmesi halinde Ticari Defterler Tebliğinin 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hususların yazılması zorunludur. Ayrı bir müdürler kurulu karar defteri tutulması halinde müdür veya müdürler kurulu kararları genel kurul toplantı ve müzakere defterine kaydedilemez.

❖ E-DEFTER TUTANLAR; YEVMİYE VE DEFTERİ KEBİR DIŞINDAKİ DEFTERLERİ NOTERE TASDİK ETTİRECEKLER:

e-Defter tutan mükellefler; Yevmiye ve Defteri Kebir defterleri dışında, Tutmak zorunda oldukları defterleri kağıt ortamında tasdik ettirmek ve tutmak zorundadırlar.

❖ DERNEK VE VAKIFLARIN İKTİSADİ İŞLETMELERİNİN TUTACAĞI DEFTERLER (Ticari Defter Tebliği Md.5/4)

a)    Yevmiye Defteri

b)    Defteri Kebir

c)    Envanter Defteri

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na göre kurulan kooperatifler ile bunların üst kuruluşları aşağıdaki defterleri tutacaktır.

a)    Yevmiye Defteri

b)    Defteri Kebir

c)    Envanter Defteri

d)    Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri

e)    Yönetim Kurulu Karar Defteri

f)    Pay Defteri

Yukarıda sayılanlar dışında ihtiyaç halinde tutulması gereken DİĞER DEFTERLER:

İmalat defteri, Kombine imalatta imalat defteri, Bitim işleri defteri, Yabancı nakliyat kurumlarının hasılat defteri, Ambar defteri ve Çiftçi İşletme defteri. Anonim şirketler ile Damga Vergisi SÜREKLİ mükellefiyetti olanlar DAMGA VERGİSİ DEFTERİ.

❖    2019 YILI DEFTER TASDİK ZAMANI:

Gerek VUK Md.221 gerekse TTK Md.64 hükümlerine göre:

1.    Öteden beri işe devam etmekte olanlar defterin kullanılacağı yıldan önce gelen son ayda (Normal hesap dönemleri için ARALIK AYI SONUNA KADAR );

2.    Hesap dönemleri Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilenler, defterin kullanılacağı hesap döneminden önce gelen son ayda;

3.    Yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete girenler işe başlama, sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete girme tarihinden önce; vergi muafiyeti kalkanlar, muaflıktan çıkma tarihinden başlayarak on gün içinde;

4.    Tasdike tabi defterlerin dolması dolayısıyla veya sair sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olanlar bunları kullanmaya başlamadan önce.

❖    2019 TASDİK YENİLEME ( ARA TASDİK ) (VUK MD. 222 ve TİCARİ DEFTER TEBLİĞİ MADDE 17-18)

Defterlerini ertesi yılda da kullanmak isteyenler Ocak ayı, hesap dönemleri Maliye Bakanlığınca tespit edilenler bu dönemin ilk ayı içinde tasdiki yeniletmeye mecburdurlar.

❖    2019 ARA TASDİK (TASDİK YENİLEME) YAPILABİLECEK DEFTERLER:

1-    Yevmiye defteri, ( Ara tasdik yapılmasan önce, kapanış onayı yaptırılması gerekir.)

2-    Defteri kebir,

3-    Envanter defteri

4-    A.Ş Yönetim Kurulu Karar Defteri, ( Ara tasdik yapılmasan önce. kapanış onayı yaptırılması gerekir.)

5- İşletme defteri,

6- Serbest meslek kazanç defteri,

7- Kullanılması halinde Damga Vergisi Defteri

❖   2019  KAPANIŞ ONAYI (TASDİKİ ) YAPILACAK DEFTERLER : ( TTK MD 64/ 3, 5 )

1) -Anonim Şirket Yönetim Kurulu KARAR DEFTERİ, (İzleyen faaliyet döneminin birinci ayının sonuna kadar normal hesap dönemleri için OCAK AYI Sonu)

2) – YEVMİYE DEFTERİ, (İzleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar normal hesap dönemleri için HAZİRAN AYI Sonu)

Yukarıdaki defterler dışındaki defterlerin KAPANIŞ TASDİKİ YAPTIRILMAZ.

TİCARET SİCİL TASDİKNAMESİ ALMA ZORUNLULUĞU:

Ticaret siciline kayıtlı bulunanlar; Ticari defterlerinin noterlere tasdikleri sırasında, TTK. nun 64. maddesinde belirtilen ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 16’ncı maddesi uyarınca Ticaret sicil müdürlüklerinden alacakları “TİCARET SİCİLİ TASDİKNAMESİ” Noterlere ibraz edilecektir.

Ancak; 27/01/2013 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 16/6. maddesine göre “Sicil tasdiknamesi; Tasdiknamede yer alan bilgilerde bir değişiklik olmadığı veya yenisi düzenlenmediği sürece geçerlidir.” Hükmüne göre önceki yıl veya yıllarda alınmış belgeler yukarıdaki koşulları taşıması halinde yeniden alınmasına gerek yoktur. Eski tarihli belge notere ibrazı yeterlidir

Çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim.

Saygılarımla,

Yücel AKDEMİR 
İstanbul SMMMO Başkanı

(30.11.2018)

YAYINLANAN SON MEVZUATLAR:

  1. 2019 Yılında Tutulacak Defterler, Tasdik Zamanları Ve Ticaret Sicil Tasdiknamesi Hakkında(30.11.2018)
  2. Defter Beyan: Gelir Belgelerinde Tahsilat Türü Eklendi (30.11.2018)
  3. Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 503) (30.11.2018)
  4. BOBİ FRS Uygulaması Başlıyor. (29.11.2018)
  5. Özel Tüketim Vergisi Tutarlarına İlişkin Duyuru (29.11.2018)
  6. Muhasebat Ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No: 59) Genel Yönetim Mali İstatistikleri (29.11.2018)
  7. ASMMMO: Bilirkişiliğe Kabule ve Bilirkişilik Başvuru Usul ve Esaslarına İlişkin Duyuru (27.11.2018)
  8. Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik(27.11.2018)
  9. Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik(27.11.2018)
  10. Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (27.11.2018)

Kaynak : http://www.muhasebetr.com/guncelmevzuat/mevzuat_oku.php?mevzuat_id=4591

İş Göremezlik Geliri Almakta İken Ölenlerin Eş ve Çocuklarına Yeni Hak

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 2008 yılı ekim ayından önce sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölenlerin eş ve çocuklarına yeni hak tanıdı. SGK, daha önce başvurusu reddedilen söz konusu kişilere bu yılın başından geçerli olmak üzere gelir bağlamaya başladı. Ölüm nedeni iş kazası ve meslek hastalığı olmasa da söz konusu sigortalıların hak sahipleri SGK’ya başvurarak aylık bağlatabilecek. 2008 ekim ayından önce ölen sigortalıların hak sahipleri aylık bağlatmak için nereye başvuracak? Bu haktan kimler, nasıl yararlanacak? Geriye dönük ödeme yapılacak mı? Aylıklar kaç yıl içinde alınabilecek? Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, hak sahiplerinin çoğunun henüz bilmediği SGK’nın yeni düzenlemesine ilişkin ayrıntıları yazdı.

Sosyal Güvenlik Kurumu ( SGK), 5 Aralık 2017 tarihinde Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde çok önemli değişiklikler yaptı. Bu değişiklikler arasında, sürekli iş göremezlik derecesi yüzde 50’nin altında olup 2008 yılı ekim ayından önce hayatını kaybedenlerin eş ve çocuklarını ilgilendiren düzenleme de yer alıyor.
Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberine göre, SGK, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü yüzde 50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken 2008 ekim ayından önce ölenlerin hak sahiplerine ölüm geliri bağlamıyordu. Geçen yıl aralık ayında yapılan yönetmelik değişikliğiyle bu kişilerin hak sahiplerine ölüm geliri bağlanması imkânı getirildi.

NEREYE BAŞVURACAKLAR?

2008 ekim ayından önce ölen kişilerin eş ve çocuklarının, söz konusu haktan yararlanmak için sosyal güvenlik il müdürlükleri veya sosyal güvenlik merkezlerine müracaat ederek gelir bağlanmasını talep etmeleri gerekiyor.

Ölüm tarihinde ödenmekte olan sürekli iş göremezlik geliri, o tarihten bu yana yapılan artışlar dikkate alınarak güncellenecek. Emekli aylıklarına muhtelif zamanlarda yapılan seyyanen zamlar da dikkate alınarak güncellenen tutar, eş ve çocuklarına paylaştırılacak.

DAVADAN VAZGEÇMELERİ ŞART

SGK daha önce, ölüm doğrudan iş kazası ve meslek hastalığı sonucu gerçekleşmemişse ölüm geliri talebini kabul etmiyordu. Daha önce yaptıkları ölüm geliri bağlanması talebi reddedildiği için dava açanların, yeni getirilen haktan yararlanabilmek için öncelikle açtıkları davalardan feragat etmeleri istenecek. Davalarını çektikten sonra yeniden başvuru yapanlara aylık bağlanacak.

AYLIKLAR 1 OCAK 2018 TARİHİNDEN GEÇERLİ OLACAK

Yönetmelik değişikliği 5 Aralık 2017’de yürürlüğe girdiği için, talep eden hak sahiplerine 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren aylık bağlanacak. SGK’dan alınmayan aylıklarda beş yıllık zaman aşımı uygulanıyor. Beş yıl içinde herhangi bir tarihte başvuru yapanlar da 1 Ocak 2018’den geçerli olmak üzere aylıklarını topluca alabilecekler. Ancak, 2018’den önceki dönemlere ilişkin aylık ödenmeyecek.

AYLIKLAR İŞ GÖREMEZLİK DERECESİNE GÖRE BELİRLENİYOR

Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalı kişinin iş göremezlik derecesine göre belirleniyor. Tam iş göremezlik halinde brüt ücretinin yüzde 70’i oranında gelir bağlanıyor.

Kısmi iş göremezlik halinde ise brüt ücretin yüzde 70’i üzerinden hesaplanan tutar, iş göremezlik derecesi ile çarpılıyor. Örneğin brüt ücreti 2 bin 500 lira olan sigortalıya tam iş göremezlik durumunda bin 750 lira gelir bağlanıyor. İş göremezlik derecesi yüzde 20 olan kişiye ise yine aynı brüt ücret üzerinden 350 lira gelir bağlanıyor.

Sigortalının başkasının bakımına muhtaç olması durumunda ise brüt ücretin yüzde 100’ü oranında gelir bağlanıyor.

(Haber Türk | 01.12.2018)

Kaynak : http://www.muhasebetr.com/ulusalbasin/haber_oku.php?haber_id=26184

İşsizlik Maaşında ‘Sürekli’ 120 Gün Şartı Kaldırılıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 3 Ağustos 2018 tarihinde açıkladığı 100 günlük eylem planında yer alan işsizlik maaşı alabilmek için 120 gün “sürekli” çalışma koşulunun esnetileceği müjdesi hayata geçiriliyor. Konuyla ilgili yasal düzenleme, AK Parti Adıyaman Milletvekili İbrahim Halil Fırat ve arkadaşlarınca TBMM’ye sunulan 71 maddelik yasa teklifiyle hayata geçirilecek. Binlerce işsizin işsizlik maaşı almasının önündeki engeli kaldıran düzenleme ne anlama geliyor? Düzenlemeden kimler yararlanabilecek? Daha önce işsiz kalanlar bu düzenlemeyle işsizlik maaşı alabilecek mi? Ayrıntılar Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberinde

İşsizlik maaşı bağlanabilmesi için son üç yılda en az 600 gün sigortalı olmak ve son 120 gün “sürekli” çalışmak gerekiyor. Sürekli çalışma kuralının bazı istisnaları bulunuyor. Hastalık, ücretsiz izin, disiplin cezası, gözaltına alınma, mahkumiyetle sonuçlanmayan tutukluluk hali, kısmi istihdam, grev, lokavt, genel hayatı etkileyen olaylar, ekonomik kriz, doğal afetler nedeniyle iş yerinde faaliyetin durdurulması veya işe ara verilmesi halinde, son 120 günün hesabında prim yatırılmayan süreler kesinti sayılmıyor.

Son 120 gün içinde iş değişikliği yapan ve iki iş yeri arasında bir gün boşluğu bulunanlar ise işsizlik maaşı alamıyor. Üç yıl işsizlik primi ödeyen işçi işsiz kaldığında on aylık işsizlik maaşı alabiliyor. Ancak, 15 yıl kesintisiz çalışan bir işçi son 120 gün içinde bir şirketten ayrılıp başka bir şirkette işe başlarken 1 gün prim ödenmemişse işsizlik maaşından yararlanamıyor.

”SÜREKLİ” ŞARTI KALDIRILIYOR

Yasa teklifinin 26. maddesinde yer alan düzenlemeyle, işsizlik maaşı alma koşullarında kolaylık sağlanacak. İşsizlik Kanunu’nda yer alan, işsizlik maaşı almak için son 120 günlük “prim ödeyerek sürekli çalışma” koşulu, “hizmet akdine tabi” olma şeklinde değiştirilecek. Böylece, iş değişiklikleri sırasında doğan bir günlük boşluklar, işsizlik maaşı ödenmesine engel teşkil etmeyecek.

 

GERİYE DÖNÜK UYGULANMAYACAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 100 günlük eylem planını açıkladığı tarihte, bu durumda olan işçi sayısının 12 bin 500 kişi olduğu belirtildi. Bu sayının daha da arttığı tahmin ediliyor.

Ancak, yapılan değişiklik geriye dönük uygulanmayacak. Bu haktan, yasanın TBMM’de kabul edilip Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten sonra hizmet akdi feshedilen kişiler yararlanabilecek. Halen işsiz durumda olan ve “sürekli” koşuluna takıldığı için işsizlik maaşı alamayanların bu haktan yararlanabilmesi için teklifin Meclis’teki görüşmeleri sırasında değişiklik yapılması gerekiyor.

SON 4 AYIN ÜCRETİNE GÖRE ÖDENİYOR

İşsizlik maaşı, çalışırken alınan son 4 aylık ortalama ücretin yüzde 40’ı üzerinden ödeniyor. Asgari ücretli işçiler 2018 yılında 805.60 lira işsizlik maaşı alabiliyor. En yüksek işsizlik maaşı ise bin 611.30 lirayı aşamıyor. Son dört aylık brüt maaşı 3 bin lira olan kişiye, damga vergisi düşüldükten sonra bin 191 lira işsizlik maaşı ödeniyor. Son dört aylık brüt maaşı 4 bin lira olanlar net bin 587.86 lira alıyor. Brüt maaşı 5 bin lira olanlar ise bin 611.30 lira alabiliyor.

İşsizlik maaşı süresi, prim ödenen gün sayısına göre değişiyor. Son üç yılda 600 gün çalışanlara 6 ay; 900 gün çalışanlara 8 ay, 1080 gün çalışanlara on ay işsizlik maaşı ödeniyor. Emekli olduktan sonra çalışmaya devam edenler işsiz kaldıklarında işsizlik maaşı alamıyor. Gelir getirici bir işte çalıştığı tespit edilenlerin işsizlik maaşı kesiliyor.

(Haber Türk | 01.12.2018)

Kaynak : http://www.muhasebetr.com/ulusalbasin/haber_oku.php?haber_id=26185

Konut Hesabı Açanlara Devlet Desteği Artacak

İlk kez ev sahibi olacaklara 20 bin lira devlet desteği veren konut hesabı yeniden düzenleniyor. AK Parti tarafından TBMM’ye sunulan 71 maddeden oluşan torba yasa teklifiyle konutta devlet katkısının artırılması öngörülüyor. Konut hesabının daha etkin hale getirilmesi için yapılan değişiklikle sistem Hazine Bakanlığı’nca yürütülecek. Konut yardımları için belirlenen devlet katkısı 20 bin TL’den 25 bin TL’ye çıkarılacak.

İlk kez ev alacaklara konut desteği artıyor.  AK Parti tarafından TBMM’ye sunulan 71 maddeden oluşan torba yasa teklifinde konut yardımları için belirlenen devlet katkısının 20 bin TL’den 25 bin TL’ye çıkarılması öngörüldü. Teklife göre konut hesabının daha etkin hale getirilmesi için yapılan değişiklikle sistem Hazine Bakanlığı’nca yürütülecek. Daha önce bu görev Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndaydı. Konut sahibi olmayan vatandaşların ev alabilmesini ve bunun için harcamaların önceden tasarruf edilerek karşılanmasını amaçlayan “konut hesabı” Ağustos 2016’da uygulamaya konulmuştu.

Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, eylül ayı sonu itibarıyla 15 bin 85 kişinin bankalarda konut hesabı açtığını duyurdu. Eylül ayı sonu itibariyle konut hesabında  104 milyon 686 bin lira birikti. Konut hesabına ilgi mart ayında devlet katkısının artırılmasına ilişkin düzenlemenin ardından artış göstermişti.

Mart ayında yapılan yasa değişikliğiyle konut hesabında 15 bin lira olan devlet katkısı 20 bin liraya çıkarıldı.  Devlet, hesapta biriken paranın yüzde 25’ine kadar katkıda bulunuyor. 20 bin liralık azami devlet katkısı tutarı, her yıl yeniden değerleme oranında artırılıyor. 2018 yılı yeniden değerleme oranı yüzde 23.73 olarak belirlendiği için 2019 yılı için azami devlet katkısı tutarı 24 bin 746 lira olarak uygulanacak.

Devlet Katkılı Konut Hesabı’ndan yararlanmak isteyenlerin konut satın aldıktan itibaren 6 (altı) ay içinde gerekli belgelerle anlaşmayı bankalara başvurması gerekiyor. Düzensiz ödeme durumunda devlet katkısı kazanma hakkı kayboluyor. Devlet katkısı almak için başvurulan konut dışında, 07.04.2015 tarihinden itibaren devlet katkısına konu olacak nitelikte başka bir konut edinilmemiş olunması gerekiyor.

Konut hesabına yapılan düzenli ödeme sürelerine göre 2018 yılı için devlet katkısı tutarları şöyle:

Vade Devlet Katkısı Oranı Azami Katkı Tutarı
36-47 %15,00 16.313,21
48-59 %18,00 17.568,08
60+ %25,00 20.000

Ödeme dönemine göre asgari ve azami birikim tutarları 2018 yılı için şöyle:

Ödeme Dönemi Asgari Birikim Tutarı Azami Birikim Tutarı
1 Aylık 313,72 3.137,15
3 Aylık 941,16

DEVLET DESTEĞİNİN TAMAMINI ALMAK İÇİN 60 AY TASARRUF ŞART

Konut hesabı açanların en az 3 yıl birikim yapması gerekiyor. Devlet katkısının tamamının alınabilmesi için beş yıllık tasarruf yapılması gerekiyor. Hali hazırdaki düzenlemeye göre tasarruf süresi 36-47 ay olanlara devlet katkısının yüzde 15’i (16 bin 313 lira); 48-59 ay arasında olanlara yüzde 18’i (17 bin 568 lira); 60 ay ve üzeri olanlara ise devlet katkısının yüzde 25’i (20 bin lira) verilecek.

AYLIK EN AZ 314 TL TASARRUF GEREKİYOR

Konut hesabı açanların bankaya ayda en az 313.72 ile 3 bin 137.15 lira arasında yatırması gerekiyor. İsteyenler ödemeleri üç aylık dönemler halinde de yapabiliyor. Bu durumda konut hesabına üç ayda bir 941.16 lira ile 9 bin 411.45 lira arasında değişen tutarlarda para yatırılacak.  Konut hesabına bir defaya mahsus olmak üzere, 2018 yılı için 37 bin 645 liraya kadar toplu para yatırılabilecek.

YILDA İKİ DEFA PARA ÇEKİLEBİLİYOR

Konut hesabına aylık para yatıranlar, bir yıl içinde en fazla üç defa; üç ayda bir para yatıranlar ise bir defa ödemeyi aksatabiliyor. Tasarruf sahipleri bir yıl içinde konut hesabından en fazla iki defa para çekebiliyor. Ancak, para çekildikten sonra hesapta kalan tutarın, ödenmesi gereken asgari tutarın altına düşmemesi gerekiyor.

(Haber Türk | 01.12.2018)

Kaynak : http://www.muhasebetr.com/ulusalbasin/haber_oku.php?haber_id=26186

2019 Yılı Çalışma Hayatında Artan İdari Para Cezaları

I- GİRİŞ

İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.

II- HANGİ KANUNLAR ETKİLENECEK

213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına göre, yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dâhil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumunun Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı olup, bu oranın Hazine ve Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilan edilmesi gerekmektedir.

Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı;

2018 yılı için % 23,73 (yirmi üç virgül yetmiş üç) olarak tespit edilmiştir.

Bu oran, aynı zamanda 2018 yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacaktır.

ÇALIŞMA HAYATINI İLGİLENDİREN KANUN DÜZENLEMELERİ

KANUNUN NO KANUNUN ADI
854 DENİZ İŞ KANUNU
4857 İŞ KANUNU
5953 BASIN İŞ KANUNU
4904 TÜRKİYE İŞ KURUMU KANUNU
6331 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU
6356 SENDİKALAR VE TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ KANUNU
6735 ULUSLAR ARASI İŞ GÜCÜ KANUNU

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun, zabıtanın “Görev ve Yetkileri” başlıklı 51. maddesi ile “Belediye Zabıtası beldede esenlik, huzur, sağlık ve düzenin sağlanmasıyla görevli olup bu amaçla, Belediye Meclisi tarafından alınan ve Belediye Zabıtası tarafından yerine getirilmesi gereken emir ve yasaklarla bunlara uymayanlar hakkında mevzuatta öngörülen ceza ve diğer yaptırımları uygular.”, yine aynı Kanun’un 83. maddesi ile “bu Kanun’un 15, 18 ve 34. maddelerinde belirtilen parasal miktarlar, her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre belirlenecek yeniden değerleme oranına göre artırılır.” hükmü bulunmaktadır.

Diğer taraftan, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanun’un “ Büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediyelerinin Görev ve Sorumlulukları” adı altında yer alan 7. madde de belirtilen hükümlerle yetkilendirilmiş olup kabahat fiillerinden dolayı, belediye encümenine ve zabıtasına, idari para cezalarına dönüştürülmesine ilişkin yetki veren Kanunlardan;

1) 1608 sayılı Kanunu’nun; 1 ve 2. maddesi,

2) 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu’nun; 32, 33, 36, 37, 38, 39, 40, 41 ve 42. maddeleri,

3) 6301 sayılı Öğle Dinlenmesi Kanunu’nun; 7. maddesi,

4) 4207 sayılı Tütün Ürün. Zar. Önl. Kont. Hk. Kanunu’nun; 5. maddesi,

5) 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’nun; 6. maddesinde belirtilen parasal miktarların artırılması ve usulü hakkındaki, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanun’un 17. maddesinin (7) fıkrasında; İdari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idari para cezasının hesabında bir Türk lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idari para cezaları açısından uygulanmaz.

6)1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanun’u 4. ve 6. maddeleri gereğince verilen sürekli veya geçici olarak çalışanlara ait kimlik bilgileri bildirilmemesi halinde uygulanır.

III- SONUÇ

İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 04.01.1961 tarih ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.

2019 yılı idari para cezaları % 23,73 oranında yeniden değerleme ile birlikte artacaktır. Çalışma hayatını ilgilendiren kanun düzenlemeleri de bundan etkilenecektir.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda belirtilen kurallar çerçevesinde işlemler yapılacak, ödeme ve itiraz işlemleri kanunda açıklanan maddeler doğrultusunda uygulanacaktır.

(Alitezel | 01.12.2018)

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/ulusalbasin/haber_oku.php?haber_id=26183