Belediye Şirketi Nedir, Ne Değildir?

Ülkemizde belediyeler tarafından kurulan ve hâkim ortak olarak iştirak edilen şirketler “belediye şirketi” olarak anılmaktadır. 2017 yılında yapılan yasal düzenleme ile, belediyelerde taşeron olarak çalışanların işçi statüsüne geçirilmesi için belediyenin sermayesinin yarısından fazlasına sahip olduğu bir şirketinin bulunması ya da bu nitelikte bir şirket kurması zorunlu tutulmuştur. Bu düzenleme gereği de sadece 2018 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile 752 belediye şirketine kuruluş izni verilmiştir. 2018 yılı öncesinde ve sonrasında kuruluş izni alan belediye şirketlerini de hesaba kattığımızda, ülkemizde binlerce belediye şirketinin olduğunu, yani hemen hemen her belediyenin en az bir şirketi bulunduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Peki, sıkça duyduğumuz bu “belediye şirketi”nin hukuki statüsü nedir? Bu şirketler, kamu mu, yoksa özel midir? Yazımızda bu sorulara yanıt arayacağız.

Anayasa’nın 127’nci maddesinde mahalli idareler, “il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere, kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileri” olarak tanımlanmıştır. Yani, belediyeler, kamu tüzel kişiliğine sahiptir. Oysa, belediyeler tarafından kurulan veya ortak olunan şirketler, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi sermaye şirketleridir. Sermaye şirketi olan belediye şirketleri, bu nitelikleri gereği, belediye tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişileridir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik hale gelen kararlarında ifade edildiği üzere; belediyelerin kurdukları veya ortak oldukları şirketlere, kamu tüzel kişiliği sıfatı kazandıran herhangi bir kanun hükmü bulunmadığı gibi kamusal yetki ve ayrıcalıklar da tanınmamıştır. Dolayısıyla, belediye şirketlerini kamu tüzel kişisi, kamu kurumu veya kamu kuruluşu olarak kabul etmek mümkün değildir.

Belediye şirketlerinin KİT statüsünde kabulleri de mümkün değildir. Zira, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 2’nci maddesinde;

 

● Kamu İktisadi Teşebbüsünün (KİT) iktisadi devlet teşekkülü ile kamu iktisadi kuruluşunun ortak adı olduğu belirtilmiş;

● İktisadi Devlet Teşekkülü (İDT), “sermayesinin tamamı Devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan, kamu iktisadi teşebbüsü”;

Kamu İktisadî Kuruluşu da  (KİK), “sermayesinin tamamı Devlete ait olup, tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve gördüğü bu kamu hizmeti dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler imtiyaz sayılan kamu iktisadî teşebbüsü” olarak tanımlanmıştır.

Tanımlarında da açıkça zikredildiği üzere, KİT’lerin sermayesinin tamamı devlete aittir. Ancak, belediyeler, kamu sayılsalar da, Devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptir. Bu yönüyle, belediye şirketlerini, iktisadi devlet teşekkülü, kamu iktisadi kuruluşu, KİT olarak nitelendirmek de mümkün değildir.

Gelgelelim belediye şirketlerinin BİT (belediye iktisadi teşekkülü) statüsünde kabulü de olası gözükmemektedir. Belediye şirketleri, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi, belediyeden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişiliğine sahip sermaye şirketleri olduğundan, bu şirketleri belediyeye bağlı teşekkül olarak kabul etmek de mümkün değildir.

Sözün özü, “belediye şirketleri nedir?” sorusuna verilecek cevap “özel hukuk tüzel kişileri”dir. “Belediye şirketleri ne değildir?” sorusuna verilecek cevap ise; kamu kurumu, kamu kuruluşu, kamu iktisadi teşebbüsü (KİT) veya belediye iktisadi teşekkülü (BİT) olmadıklarıdır.

İşin aslı budur, ama halk nazarında belediye şirketlerinin kamu gücüne sahip olduğu algısı hâkimdir. Bu algıda da haksız değillerdir. Aslında belediye şirketlerinin durumu, biraz da deve kuşunun haline benzemektedir. Hani meşhur hikâyedir: Deve kuşuna “koş” demişler, o da “ben koşamam, kuşum” demiş. “O zaman uç” demişler, “uçamam, ben deveyim” demiş. O hesap, belediye şirketleri de yeri geldiğinde kamu hizmeti gören ve kamu gücünü kullanan, yeri geldiğinde de özel hukuk tüzel kişiliği ile serbest piyasada faaliyet gösteren bir aktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle belediye personel şirketlerinin işçilerinin belediyenin görev alanına giren işleri yapması, hatta bazı belediye şirketlerinin çalışan sayısının belediyelerinden fazla olması bu savımızı desteklemektedir. Kanımızca, bu konuda yapılması gereken, sayıları ve özellikle yerel ekonomiler içerisindeki ağırlıkları gözetilerek, belediye şirketlerine özel bir yasa çıkarılması ve bu alanın düzenlenmesidir. Yoksa yargı kararlarına da konu olduğu üzere, belediye şirketi nedir, ne değildir sorusunu tartışır dururuz.

(Kaynak: Soner Altaş / Ekonomim.com | 11.10.2023)

Kaynak: Belediye Şirketi Nedir, Ne Değildir? – MuhasebeTR

Transit Ticarette Vergi İndirimi Hayata Geçiyor

İstanbul Finans Merkezi’nde yürütülecek olan transit ticaret faaliyetlerinin kurum kazancından indirilmesine yönelik kanuni düzenlemenin yasalaşması akabinde kanun hükümlerinin detaylarına burada 29.11.2022 tarihinde yer vermiştik.(*) Kısaca hatırlamak gerekirse, İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren ve aranılan şartları yerine getiren mükellef kurumların transit ticaret kapsamında elde ettiği gelirlerin %50’si matrahta indirime konu edilerek vergi dışı bırakılıyor.

Aradan geçen yaklaşık bir senelik süre içerisinde indirimden faydalanmanın usul ve esaslarına ilişkin olarak ikincil düzenlemeler de yürürlüğe girdi:

► 01/03/2023 tarihli 21 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği

► 06/07/2023 tarihli İstanbul Finans Merkezi Yönetmeliği

Bu düzenlemeler öncesinde hukuken var olan indirim müessesi fiilen kendine yer bulamıyordu. İstanbul Finans Merkezindeki inşaat faaliyetlerinin büyük ölçüde tamamlanması ve ikincil düzenlemelerin yürürlüğe girmesiyle başvuru ve indirimden yararlanmaya ilişkin esaslar şekillenmiş oldu.

İstanbul Finans Merkezi Yönetmeliği’nde; Kurumlar Vergisi Kanun ve Tebliği’nde yer alan ‘katılımcı belgesi’ için şirketlerde aranan başvuru şartları, başvuruya ilişkin izlenmesi gereken yol ve yöntemler, başvuruların değerlendirilmesi, katılımcı belgesi kapsamında başvurulabilecek faaliyet kolları vd. unsurlara detaylı biçimde yer veriliyor.

Katılımcı belgesi başvuru, değerlendirme, belge iptali gibi konularda Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi’nin tek yetkili olduğunu belirtmek gerekir.

21 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde ise kazancın tespiti ve beyanına ilişkin olarak belge düzenine ve yükümlülüklere ilişkin açıklamalar dışında aşağıda yer alan düzenlemelerin öne çıktığını söyleyebiliriz:

► Diğer indirim ve istisnalar ile geçmiş yıl zararları nedeniyle indirim konusu yapılamayan tutar izleyen dönemlere devredilemeyecek, dönem faaliyeti zararla sonuçlanması durumunda indirim müessesesinden faydalanılamayacaktır.

► İndirimden yararlanan şirketlerin indirime konu faaliyetleri dışındaki diğer gelirleri (kasadaki nakitlerin değerlendirilmesi sonucu oluşan faiz gelirleri, dövizlerin değerlemesinden kaynaklanan kur farkları ve iktisadi kıymetlerin elden çıkarılmasından doğan gelirler gibi) ile olağan dışı gelirlerinin indirim kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.

Bu kapsamda, transit ticaret dışındaki faaliyetler dolayısıyla elde edilen kazancın vergi indirimine tabi olmayacağı, indirime esas matrahın oluşmaması durumlarında dolaylı olarak katkı sağlayacağı ifade edilebilir. Ancak, söz konusu diğer faaliyet ya da faaliyet gelirlerinin, transit ticaret faaliyetinden elde edilen gelirin ya da transit ticaret faaliyetinin önüne geçmesi durumunda bu sefer Finans Ofisi tarafından verilen katılımcı belgesinin iptal edilmesi gibi durumları gündeme getirme ihtimalini de göz ardı etmemek gerekir.

Son olarak, hem kanun, hem de tebliğde yer alan ‘malların Türkiye’ye getirilmeksizin’ yurtdışında satılması şartına ilişkin olarak tereddüt oluşturabilecek birkaç husus ise başka bir yazımızın konusunu oluşturacaktır.

(*) https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/transit-ticaretin-yeni-adresi-istanbul-finans-merkezi/675338

(Kaynak: Caner Samancı / Ekonomim.com | 11.10.2023)

Kaynak: Transit Ticarette Vergi İndirimi Hayata Geçiyor – MuhasebeTR

Kısım Kısım Teslim Teslim Edilen İşlerde Muhasebe

Cevap: Örnek: Barış A.Ş. yapımını üstlendiği ve yıllara sari olmayan bir binanın elektrik tesisatı sisteminin yapımını almış ve 3 adet hakediş faturası düzenlemiştir.  Birinci hakediş 01.01.20XX tarihinde 50.000 TL, ikinci hakediş 01.07.20XX tarihinde 30.000 TL ve üçüncü hakediş ise 01.11.20XX tarihinde 20.000 TL’dir.

Barış A.Ş. firması 50.000 TL’lik hak edişi 3 ayrı faturada tahsil etme yoluna gitmiştir. Oysa KDV kanununun 10. maddesinin (a) bendi hükmüne göre vergiyi doğuran olay, malın teslimi veya hizmetin yapılmasıyla meydana gelmektedir. Malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesiyle de vergiyi doğuran olayın meydana geleceği, aynı maddenin (b) bendiyle hükme bağlanmıştır.

Dolaysıyla söz konusu madde hükmü gereğince aşağıdaki kaydın yapılması gerekmektedir.

——————————————-01.01.20XX—————————

120 ALICILAR  60.000

600 YURT İÇİ SATIŞLAR  50.000

391 HESAPLANAN KDV     10.000

————————————————————————————-

Dr. Koray ATEŞ
korayates@muhasebetr.com

(11.10.2023)

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Vergi Tekniği Raporları (VTR) Tek Başına Vergi İptal Davasına Konu Edilebilir Mi?

Uygulamada, Vergi Tekniği Raporlarının tek başına, vergi yargısında iptal davasında konu edilip edilemeyeceği tartışılmaktadır. Vergi incelemelerin de idare tarafından tarhiyatlarda Vergi Tekniği Raporları veri olarak kullanılmaktadır. Bu verilere göre düzenlenen Vergi İnceleme Raporları üzerine tanzim edilen vergi ve ceza ihbarnameleri ancak vergi iptal davalarına konu edilebilmektedir [1](1).

Yine uygulamada sıkça rastladığımız konulardan biri de, Vergi Tekniği Raporlarının bazı mükelleflere hukuki açıdan mağdur etmiş olmaları nedeniyle, bunlar hakkın da yapılan işlemin VTR’ den kaynaklanmış olması nedeniyle işlemin yetki, şekil, sebep ve konu açısından hukuka aykırı olması dolayısıyla vergi iptal davasına konu edilebileceği yönünde görüşler de ileri sürülmektedir [2](2).

Diğer yandan, yaşanan somut bir olay da vergi mahkemesi tarafından verilen karar da doğrudan doğruya söz konusu VTR’ ye karşı iptal davasının açılamayacağı yönünde karar verilmiştir. Kararın dayandığı gerekçeler aşağıda olduğu gibidir:

‘Olayda, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun bir hazırlık işlemi olması, tek başına icrai nitelik taşıyan ve yürütülmesi gereken bir işlem olmaması nedeniyle idari davaya konu edilmesi mümkün olmadığından, kesin ve yürütülebilir niteliği bulunmayan vergi tekniği raporunun iptali isteminin esasını inceleme olanağı da bulunmamaktadır.[3] ‘ (3)

Gerçekten de, söz konusu VTR için ön hazırlık işlemi mahiyeti taşıyan idarenin kendi iç raporları olup bu raporlar baz alınarak bazı mükelleflere, buradan hareketle düzenlenen vergi inceleme raporları esas alınarak buna göre de vergi ceza ihbarnameleri tebliğ edilmektedir. Tebliğ edilen, söz konusu ihbarnameler üzerine, 30 gün içerisinde vergi iptal davası açılması mümkün olacaktır.

Sonuç olarak, VTR’ na mükellefler tarafından tek başına doğrudan doğruya vergi iptal davası açılması için mümkün bulunmamaktadır. Çünkü Vergi tekniği raporları, idare hukukuna göre idari işlemlerin sınıflandırılması açısından hazırlık işlemleri niteliğindedir. Öğretide, idarenin hazırlık işlemleri, idari kararın hazırlığı olarak nitelendirildiğinden tek başına sonuç doğurmamaları sebebi ile iptal davası konusu edilemeyeceği görüşü ileri sürülmektedir.


[1] 2577 İYUK md. 7

[2] Bkz. Ertuğrul Tuncer, Vergi İnceleme İspat Yükümlülüğü ve Şahit İfadelerinin Önemi, MuhasebeTR, 12.01.2023

[3] İzmir 4. Vergi Mahkemesi Kararı, 11.01.2023, gün ve E 2023/39- K 2023/35

11.10.2023

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

İşçiye Aynı Eylem Nedeniyle İki Ceza Verilebilir Mi?

İşveren, işçinin hukuka aykırı davranışlarından dolayı iş sözleşmesini süreli veya derhal fesih yoluyla sona erdirebileceği gibi bunun yerine daha hafif bir disiplin cezası da uygulayabilir. Başka bir deyişle işçinin geçerli ya da haklı nedenle feshi yerine ona kınama cezası ya da aylık­tan kesme cezası vererek cezalandırabilir.

İşveren yönetim hakkı kapsamında işyerinde çalışma düzenini sağlamak amacıyla iş sözleşmesinde, toplu iş sözleşmesinde ya da iş sözleşmesinin eki niteliğinde olan personel yönetmeliğinde veya işyeri disiplin yönetmeliğinde disiplin kurallarını ve karşılığı olan yaptırımları belirleyebilir. Ancak işverenin bir disiplin ce­zası uygulayabilmesi için; bunun geçerli bir hukuki dayanağının olması, cezanın kendi amacı ile sınırlı olması, işçinin kusurlu bulunması da gerekir. Ayrıca iş­çilere verilen disiplin cezalarının yargı denetimine tabi olduğu da unutulmamalıdır.

Diğer taraftan, işveren işçinin hukuka ay­kırı davranışı sonucunda uyguladığı disiplin cezasının akabinde aynı eylem için işten çıkarma cezası veremez. Çünkü bu durum aynı eyleme iki ayrı ceza verilemeyeceği ilkesine aykırılık oluşturur. Başka bir deyişle, kural olarak işçiye aynı eylem nedeniyle iki ceza ve­rilemez. Örneğin, aynı olay nedeniyle önce kınama cezası arkasından haklı fesih yapılamaz. Aksi halde yapılan fesih haksız fesih sayılır ve işveren bunun hukuki sonuçlarıyla bağlı olur[1].

Yargıtay konuyla ilgili bir kararında, “Somut olayda; 02.04.2016 tarihli fesih bildirimi ile ”24.3.2016 tarihli Yönetim Kurulu kararı gereği ” iş akdine son verildiği ve haklarının ödeneceği davacıya bildirilmiştir. İşveren tarafından fesih se­bebi açık ve kesin şekilde davacıya bildirilmemiştir. Fesih bildirimi içeriğin­den bahsi geçen Yönetim Kurulu Kararının da bildirime ekli olmadığı anla­şılmaktadır. Dolayısıyla davalı işverence yapılan fesih 4857 sayılı Yasa’nın 19. maddesinde aranan şartları taşımadığından şeklen geçersiz olup sırf bu nedenle davacının işe iade talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Bu hususun İlk Derece ve İstinaf Mahkemelerince gözardı edilmesi doğru bulunmamıştır.

Feshin geçerli nedene dayandığı yönündeki kabulün gerekçesi incelen­diğinde de varılan sonucun dosya kapsamı ile örtüşmediği sonucuna varıl­maktadır. Davalı işveren cevap dilekçesinde davacının çalışmasından verim alınamamasına ve performans düşüklüğüne dayanmıştır. Ne var ki, davranış nedeniyle bildirimli yapılan fesihlerde 4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasına göre fesihten makul süre önce savunma alınmış olması geçerlilik şartı olmasına karşın dosyada davacının yöntemince savunmasının alındığını gösterir bir delil bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde da­vacının maaşı üzerinde hacizler olduğundan söz edilmiş ise de, fesih bildiri­minde sebep belirtmeyen işverenin cevap dilekçesinde dahi bu nedene dayan­madığı görülmektedir. Davacının eylemlerinin geçerli fesih nedeni olduğu kabul edilmiş ise de, davacının en son eylemi hakkında ”ücret kesme” cezası uygulandığı bundan sonra hakkında yeni bir tutanak tutulduğuna yönelik dos­yaya bir delil sunulmadığı, davacının her eylemi hakkında ceza uygulanmış­ken tekrar tüm eylemleri nedeniyle fesih yaptırımının uygulanmış olduğu ve bu durumun ” aynı eylem nedeniyle iki ceza verilemeyeceği ”kuralına aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Belirtilen hususlar dikkate alındığında feshin esas yönünden de geçerli bir nedene dayandığının kabul edilemeyeceği açıktır”[2].

Yargıtay’ın aynı yönde başka bir kararında da, “İşveren işçinin hukuka ay­kırı davranışı sonucunda uyguladığı disiplin cezasının akabinde aynı eylem için işten çıkarma cezası veremez. Çünkü bu durum aynı eyleme iki ayrı ceza verilemeyeceği ilkesine aykırılık oluşturur.

Davacı ile iş arkadaşının tartıştığı ve sonrasında arkadaşının davacının üzerine yürüye­rek boğazını sıktığı, davacının da elindeki bir aleti ona doğru fırlattığı ve bir­birlerine girdikleri, diğer işçilerin davacı ile karşı tarafı ayırdığı, bir süre sonra davacının elinde falçata ile karşı tarafın olduğu bölüme doğru koşmaya baş­ladığı ve yine diğer işçilerin davacıya engel olduğu, olay sonrası hem davacı hem de arkadaşına kınama cezası verildiği, sonrasında davacı için fesih ihbarı düzenlenerek davacının iş akdinin olay gerekçe yapılarak haklı nedenle fes­hedildiği anlaşılmaktadır. Böylece iş arkadaşı ile yaşadığı tartışma ve kavga olayı nedeniyle önce kınama cezası ile cezalandırılan davacının iş akdi son­rasında aynı nedenle feshedilmiştir. Aynı eyleme iki ayrı ceza verilemeyece­ğinden davacının iş akdinin feshi haksız olup, kıdem ve ihbar tazminatı talep­lerinin kabulü gerekmektedir” denilmektedir[3].

‘Non bis in idem’ (Aynı fiil nedeniyle faile bir ceza verilmesi) olarak da söylenen ve Ceza Hukuku ile Ceza Yargılaması Hukukunda benimsenen bu prensip, aynı suç nedeniyle faile bir ceza verilmesi anlamına gelir. Herkes, bir suçtan ancak bir defa yargılanabilir ve bir defa cezalandırılabilir. Kişi, yargılandığı suçtan keyfi olarak tekrar yargılanıp cezalandırılamaz. Bu pren­sip, ‘bir koyundan iki post çıkmaz’ olarak da bilinir[4].

Aynı olay nedeniyle iki defa ceza verilemez ilkesinin disiplin huku­kunda da geçerlidir. Bu kapsamda işçinin davranışlarından kaynaklanan olay nedeniyle fesih dışında bir disiplin cezası uygulandığı (örneğin uyarı veya yevmiye kesme cezası) takdirde, aynı davranışın devam ettiğinin kanıtlanma­dığı sürece iş sözleşmesinin aynı olay nedeniyle feshi halinde bir eyleme an­cak bir ceza uygulanacağından yapılan fesih haksız fesih sayılır ve işveren bunun sonuçlarıyla bağlı olur. Konuyla ilgili Yargıtay 9 uncu Hukuk Daire­sinin 20.01.2020 tarihli kararına göre de, “Aynı eyleme iki ayrı ceza verileme­yeceğinden davacının iş akdinin feshi haksız olup, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekmektedir”.

Sonuç olarak, işveren, işçinin hukuka aykırı davranışlarından dolayı iş sözleşmesini süreli veya derhal fesih yoluyla sona erdirebileceği gibi bunun yerine bir disiplin cezası da uygulayabilir. Başka bir deyişle işçinin geçerli ya da haklı nedenle feshi yerine ona kınama cezası ya da aylık­tan kesme cezası vererek cezalandırabilir. Ancak işveren işyerinin disiplinini kusurlu davranışı ile ihlal eden işçiye uyguladığı disiplin cezasının akabinde aynı eylem için işten çıkarma cezası veremez. Çünkü bu durum aynı eyleme iki ayrı ceza verilemeyeceği ilkesine aykırılık oluşturur. Örneğin, aynı olay nedeniyle önce kınama cezası arkasından haklı fesih yapılamaz. Aksi halde yapılan fesih haksız fesih sayılır ve işveren bunun hukuki sonuçlarıyla bağlı olur.


[1] İNCİROĞLU, Lütfi, Sorulu Cevaplı İş Hukuku Uygulaması, 5. Baskı, İstanbul 2023, s.280 vd.

[2] Y9HD.12.06.2017 T., E.2017/35431, K.2017/13936 Legalbank

[3] Y9HD.20.01.2020 T., E.2016/12229, K.2020/610 Legalbank.

[4] YCGK.19.12.2019 T., E.2015/874., K.2019/710 Legalbank.

11.10.2023

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Sat Kirala Geri Al İşleminde Amortisman Sorunu

Değerli okurlar , son dönemlerde işletmelerin kredi kanallarına ulaşmalarında yaşanan ciddi sorunlar, bu şirketleri alternatif kaynak yaratma yollarına itmiştir.

Alternatif finansman temini ise 213 sayılı VUK’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında (j) bendinde düzenlenen Sat-Kirala-Ger Al müessesesidir.

(j) bendinde, “Her türlü taşınır ve taşınmaz malların 6361 sayılı Kanun kapsamında geri kiralama amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla, kurumlar tarafından finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarına satışından doğan kazançlar ve bu kurumlarca söz konusu varlıkların devralındığı kuruma kira süresi sonunda devrinden doğan kazançlar.

SATIŞ KAZANCI ÖZEL BİR FON HESABINDA TUTULUR

Mezkûr kanuna göre, İstisnadan yararlanan satış kazancı, kiracı tarafından pasifte özel bir fon hesabında tutulur ve özel fon hesabında tutulan bu tutar sadece kiracı tarafından bu varlıklar için ayrılacak amortismanların (bu varlıkların kiralayan kurumlara devrinden önce kiracıdaki net bilanço aktif değerine isabet eden amortismanlar hariç) itfasında kullanılır.

İstisna edilen kazançtan herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. Kurumların tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) hâlinde de bu hüküm uygulanır.

SATIŞ İŞLEMİNDEN SONRA KİRALAMA YOLUYLA TEKRAR GERİ ALINAN TAŞINIR/TAŞINMAZIN AMORTİSMANI NE ŞEKİLDE GİDERLEŞTİRİLECEK?

İşte asıl sorunda burada başlıyor. Satış sonunda elde edilen ve özel bir fon hesabına alınan tutar, tekrardan satın alınan taşınır/taşınmaz için ayrılacak amortismanlara nasıl mahsup edilecek?

TEBLİĞDE ORANLAMA YÖNTEMİNE YER VERİLMEMİŞ

Öncelikle tebliğdeki örneğe benzer bir örnek üzerinden gidelim.

Örnek: Örnek: (Ç) A.Ş. 13/5/2021 tarihinde 2.000.000.- TL’ye iktisap ettiği ve aktifine aldığı taşınırını 8/9/2023 tarihinde sat-kirala-geri al işlemine konu ederek (D) Katılım Bankası A.Ş.’ye 1.600.000. TL bedelle devretmiştir. Bu sürede (Ç) A.Ş.’nin söz konusu taşınırı için ayırdığı amortisman tutarı 1.360.000. TL’dir.

İstisna kazanç: Satış bedeli – Taşınırın (Ç) A.Ş.’deki net bilanço aktif değeri

Taşınırın (Ç) A.Ş.’deki net bilanço aktif değeri: Maliyet bedeli – Birikmiş amortismanlar

İstisna kazanç: 1.600.000 TL – (2.000.000 TL – 1.360.000 TL) = 1.000.000 TL

————————————-/———————————

260 HAKLAR      1.600.000

257 BİR.AMORT.  1.360.000

25X                              2.000.000

GELİR HS.                     960.000

Açıklama: Sat-Kirala ve Geri Al işlemi

————————————-/———————————

ÇOK ÖNEMLİ NOT: Fon hesabına alınma işleminin, kiracılarca varlıkların kiralayanlara satışının yapıldığı yılı izleyen hesap döneminin başından itibaren kazancın beyan edildiği döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar yapılması gerekmektedir. (01.01.2024 yılında 570 (B)/549 (A) muhasebesi yapılır.

İşletme 960.000 TL tutarındaki istisna kazancını pasifte özel bir fon hesabına alarak, bu tutarın tamamı için istisnadan yararlanabilecektir.

ORANLAMA YÖNTEMİ Mİ YOKSA 549 DAKİ BAKİYE TAMAMEN BİTTİKTEN SONRA MI AMORTİSMANLAR GİDER YAZILACAK?

Tebliğde maalesef konu ile ilgili bir net açıklama yapılmamış. Yani yeni alınan taşınır için işletme bu varlığı kayıtlarında artık  1.600.000 TL olarak takip edecektir ve bu varlık için kanaatimizce ayrılacak amortisman için aşağıdaki hesaplamanın yapılması uygun olacaktır?

Şirketin bu taşınır için yıllık olarak hesaplayacağı amortismanın (960.000 TL / 1.600.000 TL=) %60’lık kısmı 549 nolu hesaptan karşılanacak ve 1.600.000 TL’lik tutardan 960.000 TL nin tenzili sonucu kalan bakiye olan (1.600.000 – 960.000 =) 640.000 TL için ise;

(640.000 TL / 1.600.000 TL=) %40’lık kısmı kurum kazancının tespitinde amortisman gideri olarak dikkate alınabilecektir.

SONUÇ: Yukarıda yer vermiş olduğumuz oranlama yöntemine tebliğin amir hükümlerinde yer verilmemiştir. Ancak bu yöntemin uygulanması gerektiği kanaatimizce doğrudur. Aksi halde tekrardan satın alınan taşınırın amortismanlarının tamamının 549 hesapta yer alan tutar tüketildikten sonra giderleştirilmesi sonucu çıkacaktır ki, bu yönteme doğrudan mükellef aleyhine olması hasebiyle karşıyız.

11.10.2023

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Özelgeler Işığında Demir-Çelik Ürünlerinin Tesliminde KDV Tevkifat Uygulaması

21.04.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 41 seri no.lu Tebliğ ile Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde yapılan değişiklikle;

KDV Kanunu açısından vergiyi doğuran olayı 01.05.2022 tarihinden itibaren gerçekleşecek, cevherden, hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel, halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler, soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve alaşımı ürünlerin tesliminin tevkifat kapsamına alındığı ve İlgili ürünlerin tesliminde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.

25.10.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 43 seri no.lu Tebliğ ile Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde yapılan değişiklikle, (4/10) olarak uygulanan  kdv tevkifatı oranı, 01.11.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere (5/10) oranına yükseltilmiştir.

21.04.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 41 seri no.lu Tebliğ ile Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde yapılan değişiklikler çerçevesinde (Demir-Çelik Ürünlerinin Tesliminde Tevkifat Uygulaması), Gelir idaresi Başkanlığı’nın özelge havuzunda bulunan  güncel özelgeler eklenmiştir. Çalışmamın konusunu İlgili özelgeler oluşturmaktadır. İlgili özelgeler Gelir idaresi Başkanlığı’nın sitesinde yayınlanma sırasına göre listelenmiş ve özetlenmiştir.

1. 29.06.2022 Tarih veE-16432732-130-(9-2022-41)-40324 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Demir çelik profil boru satın alarak yatak baza iskeleti imal ettiği belirtilerek imal edilen ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Şirketinizin demir çelik profilden imal ettiği ve nihai ürün kapsamında yer alan yatak baza iskeleti tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.” şeklinde görüş verilmiştir.

2. 20.07.2022 Tarih veE-63611781-130-(9-2022/20)-29701 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Hurda ve külçe demirden döküm parçaları (makine parçası, ızgara, buhar kazanı vb. ürünler) imal ettiği belirtilerek bu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Şirketiniz tarafından hurda ve külçe demirden üretilen makine parçası, ızgara, buhar kazanı gibi döküm ürünlerin, mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde sayılan (Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi / Kapsam demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya olarak değerlendirilmesi ve bu ürünlerin teslimlerinde KDV tevkifatı uygulanmaması gerekmektedir.” şeklinde görüş verilmiştir.

3. 20.07.2022 Tarih veE-36062021-130-(2022-KDV-ÖZE/47)-62475 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Demir çelik ürünlerinden hammadde olarak kangal demir çekilerek galvanizli tel, tavlı tel, dikenli tel, örgü teli, doğrultma teli, helozon örgü teli, pvc galvanizli tel, çekilmiş tel, çimli çit, panel çit üretildiği belirtilerek söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Şirketiniz tarafından kangal demir çekilerek üretilen galvanizli tel, tavlı tel, doğrultma teli, pvc galvanizli tel, çekilmiş tel, dikenli tel, örgü teli, helozon örgü teli tesliminde KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü (Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi)

kapsamında (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmekte olup panel çit ve çimli çit tesliminde

KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.” şeklinde görüş verilmiştir.

4. 21.07.2022 Tarih ve E-96842599-130-(9-2022/40)-67947 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul olan haddehane merdanesi üretimi yaptığı ve üretilen merdaneyi satın alan müşterilerin ürün üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadan üretim bantlarında yedek parça olarak kullandıkları belirtilerek, üretimi yapılan haddehane merdanesinin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Şirketiniz tarafından hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul haddehane merdanesi teslimlerinde KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü (Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi) kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.” şeklinde görüş verilmiştir.

5. 22.08.2022 Tarih ve E-37009108-130-(2255543)-127340 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Hammadde olarak pik, hurda demir, hurda sac ve hurda metal talaş alarak bunları elektrikli indüksiyon döküm ocağında eritip bazı kalıplara dökmek suretiyle sürgülü vana kapağı, doğalgaz vanası, vana suyunu kesmeye yarayan küre ve vana açma volanı ürettiği belirtilmiş olup gerek söz konusu hammadde alımları gerekse de bu hammaddelerin işlenmesi suretiyle üretilen söz konusu ürünlerin tesliminin katma değer vergisi (KDV) tevkifatı kapsamında olup olmadığı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Hammadde olarak aldığınız hurda demir, hurda sac ve hurda metal talaşın, bu malların teslimi ile İlgili olarak aynı Kanunun (18/1) inci maddesine göre istisnadan vazgeçen mükelleflerden alınması halinde Firmanız tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.3.3) bölümü (Hurda ve Atık Teslimi) kapsamında (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.

Öte yandan, Firmanızca söz konusu hammaddelerin elektrikli indüksiyon döküm ocağında eritilip çeşitli kalıplara dökülmesi suretiyle üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya kapsamında yer alan sürgülü vana kapağı, doğalgaz vanası, vana suyunu kesmeye yarayan küre, vana açma volanı tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.” şeklinde görüş verilmiştir.

6. 23.08.2022 Tarih ve E-84974990-130-(KDV5-İ-09-2022/96)-381796 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Şirket tarafından, sipariş bazlı tiyatro, sinema, kongre salonları gibi gösteri alanlarında bulunan sahne platformları, sahne perdeleri, oturma yerleri, oyunlar için gerekli olan hareketli, hareketsiz sahne ve salonlar ile İlgili her türlü mekanik, imalat ve kurulum işi yapıldığı, işte kullanılan hammaddenin ağırlıkla demir, profil, sac gibi çeşitli çelik ürünleri ile bunların yanı sıra kumaş, ahşap, motor, redüktör, otomasyon ürünleri olduğu; demir, çelik ve sair metal alaşımlarından yapılmış ürünlerin piyasadan hazır olarak temin edilerek sahne platformu imalinde kullanıldığı belirtilerek müşterilere düzenlenecek faturalarda tevkifat yapılıp yapılmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Şirketinizin demir, profil ve sac gibi hammadde alımlarında KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümünde (Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi) yer alan açıklamalar çerçevesinde (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir. Şirketiniz tarafından söz konusu ürünlerden imal edilen sahne platformu yapımı işi, niteliği itibarıyla hizmet mahiyetinde olduğundan, bu hizmet için mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü (Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi) kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.

Öte yandan sahne platformuna ilişkin verdiğiniz hizmetin mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde (Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-Proje Hizmetleri) yer alan şartları sağlaması halinde, söz konusu hizmetlere ilişkin hesaplanan KDV üzerinden alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.” şeklinde görüş verilmiştir.

7. 24.08.2022 Tarih ve E-84974990-130-(KDV5-İ-9-2022/85)-382474 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Şirket faaliyetinin demir sac levha ve demir köşebent kullanarak inşaat demir beton kalıplarının imalatı, tadilatı ve yenilenmesi olduğu belirtilerek, söz konusu işler için katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Şirketinizce demir sac levha ve demir köşebent kullanılarak imal edilen inşaat beton kalıp işi, niteliği itibarıyla hizmet mahiyetinde olduğundan, bu hizmet için mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü (Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi) kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır. Diğer taraftan, beton kalıp işine ilişkin verdiğiniz hizmetin mezkur Tebliğin (I/C- 2.1.3.2.1.) bölümünde (Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt- Proje Hizmetleri) yer alan şartları sağlaması halinde alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı tabiidir.” şeklinde görüş verilmiştir.

8. 31.08.2022 Tarih ve E-36062021-130-(2022-KDV-ÖZE/54)-74911 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Şirket bünyesinde çatı ekipmanı, demir karlık, kelepçe, kanca, sac pul, demir kazık ile sacdan yapılan çatı semeri, mahya, omuz, karlık, trapez sac ve sac şekillendirme yoluyla yapılan muhtelif ürünlerin imalatının ve üretiminin yapıldığı belirtilerek söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Şirketiniz tarafından imal edilen ve nihai ürün kapsamında yer alan sacdan yapılma mahya, karlık, omuz, semer, trapez sac ile demir kazık, kanca, kelepçe, sac pulu ve demir karlık tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.” şeklinde görüş verilmiştir.

9. 31.08.2022 Tarih ve E-88033016-010.01(130.01.2022)-116101 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Şirket tarafından, tevkifatlı satın alınan demir-çelik ürünlerinden çatı imalatı faaliyetinde bulunduğu belirtilerek, demir-çelik ürünlerinden çatı imalatında demir çelik ürünlerine yönelik (4/10) oranında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Firmanız tarafından demir-çelik ürünleri kullanılarak sunulan çatı yapımı işi niteliği itibarıyla hizmet mahiyetinde olduğundan, bu hizmet için mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü (Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi) kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.

Diğer taraftan, çatı yapımına ilişkin verdiğiniz hizmetin mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde (Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-Proje Hizmetleri) yer alan şartları sağlaması halinde alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı tabiidir.” şeklinde görüş verilmiştir.

10. 31.08.2022 Tarih ve E-88033016-010.01-116102 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Şirket tarafından, satın alınan demir-çelik ürünlerini kullanarak çelik konstrüksiyon, çelik çatı, demir kapı, pencere, güneş enerjisi su depoları, merdiven korkulukları ve benzeri işler yapıldığı belirtilerek, şirketin yapmış olduğu bu işlere ilişkin düzenlenecek faturalarda katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Şirketiniz tarafından demir-çelik ve alaşımlarından imal edilen çelik konstrüksiyon, çelik çatı, demir kapı, pencere, güneş enerjisi su depoları, merdiven korkuluklarının yapım ve montaj işleri niteliği itibarıyla hizmet mahiyetinde olduğundan, bu hizmetler için Şirketiniz tarafından düzenlenecek faturalarda mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü (Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi) kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.

Diğer taraftan, imal ettiğiniz söz konusu ürünlere ilişkin verdiğiniz hizmetin mezkur Tebliğin (I/C-

2.1.3.2.1.) bölümünde (Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-

Proje Hizmetleri) yer alan şartları sağlaması halinde ise alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatına

tabi tutulacağı tabiidir.” şeklinde görüş verilmiştir.

11. 31.08.2022 Tarih ve E-88033016-010.01(130.01.2022)-116106 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Şirket tarafından demir-çelik ve alaşımları kullanılarak imal edilen düşük karbonlu çelik bilya (çelik granül), köşebent (L profil) ve NPU, NPI, H, IPE teslimlerinde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Şirketiniz tarafından demir-çelik ve alaşımları kullanılarak imal edilen düşük karbonlu çelik bilya (çelik granül) tesliminde mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü (Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi) kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.

Diğer taraftan, ticari hayatta NPU, NPI, H, IPE gibi isimlerle adlandırılan ürünler ile profil, çelik, tel çubuk vb.nin kesilip bükülmesi suretiyle elde edilen ve köşebent (L profil) adıyla satılan ancak demir çelik ve alaşımlarından mamul eşya niteliğinde bulunmayan ürünlerin teslimlerinde ise mezkur Tebliğin bölümü (Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-Proje Hizmetleri) kapsamında 1/5/2022 tarihinden itibaren (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir.” şeklinde görüş verilmiştir.

12. 31.08.2022 Tarih ve E-76464994-130-(KDV.2022.206)-212068 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Şirket tarafından alınan demir profillerin kesilip sehpa, kapak, metal kapı ve seperatör haline getirildiği belirtilerek, söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Şirketinizin aldığı demir profillerden üretilen sehpa, kapak, metal kapı ve seperatör tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.” şeklinde görüş verilmiştir.

13. 31.08.2022 Tarih ve E-84974990- 130[KDV.5/İ/09- 2022-92] Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Faaliyet konusu inşaat iskeleleri ve aksesuarları imalatı olan şirketin boru, sac ve demir gibi malzemeleri kullanarak üretmiş olduğu inşaat iskelesi tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Şirketinizin boru, sac ve demir gibi malzemeleri kullanarak üretmiş olduğu inşaat iskelesinin, mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde sayılan (Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi / Kapsam) mamul eşya olarak değerlendirilmesi ve bu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmaması gerekmektedir.” şeklinde görüş verilmiştir.

14. 31.08.2022 Tarih ve E-84974990-130-(KDV3-İ-9-2022/63)-393110 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “İmalatçı olan şirketin demir-çelik ve alaşımlarından mamul tel ve sac levha satın alarak bu hammaddelerden korkuluk ve cam balkon gibi ürünler imal ettiği belirtilerek, söz konusu ürünlerin satışında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Şirketinizin demir-çelik ve alaşımlarından mamul tel ve sac levha hammadde alımlarında KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü (Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi) kapsamında (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir.

Şirketiniz tarafından söz konusu ürünlerden imal edilen korkuluk ve cam balkon yapımı işi niteliği itibarıyla hizmet mahiyetinde olduğundan, bu hizmet için mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü (Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi) kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.

Öte yandan, imal ettiğiniz korkuluk ve cam balkon yapımına ilişkin verdiğiniz hizmetin mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde (Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık

ve Etüt-Proje Hizmetleri) yer alan şartları sağlaması halinde alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV

tevkifatına tabi tutulacağı tabiidir.” şeklinde görüş verilmiştir.

15. 31.08.2022 Tarih ve E-97726449-130-(6090117486)-115349 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Şirket tarafından, ithal ettiği çelik sacdan üretilen çelik ambalaj çemberi ve çelik tokasının satışında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulayıp uygulamayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Şirketiniz tarafından ithal edilen çelik sacdan üretilen ve demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya kapsamında olan çelik ambalaj çemberi ve çelik tokalarının tesliminde Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü (Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi) kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.” şeklinde görüş verilmiştir.

16. 31.08.2022 Tarih ve E-97726449-130-(1670957186)-115355 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Yassı haddelenmiş sac levhalar kullanılarak şekil vermek suretiyle üretilen otomotiv sac parçalarının tesliminde katma değer vergisi tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Şirketiniz tarafından yassı haddelenmiş sac levhalar kullanılarak şekil vermek suretiyle üretilen otomotiv sac parçaları, mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde sayılan (Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi / Kapsam) demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya olarak değerlendirileceğinden bu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.” şeklinde görüş verilmiştir.

17. 31.08.2022 Tarih ve E-48816587-130-61140 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Hadde ürün üretiminde kullanılan kalıpların üretilerek tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Hadde ürünlerin üretiminde kullanılan kalıpların Şirketiniz tarafından üretilerek tesliminde mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü (Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi) kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.” şeklinde görüş verilmiştir.

18. 01.09.2022 Tarih ve E-37009108-130-(183089)-132183 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Demir sac levhanın lazer kesim makinesi ile işlenerek istenen boyut ve şekilde tesliminin yapıldığı belirtilerek bu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Şirketiniz tarafından demir-çelik ve alaşımlarından mamul sac levhanın, lazer kesim yöntemiyle kesilerek tesliminde mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü (Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi) kapsamında (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir.” şeklinde görüş verilmiştir.

19. 01.09.2022 Tarih ve E-37009108- 130-(180728)-132186 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Şirket tarafından tedarik edilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul sac ürünlerini, genişletilmiş metal, delikli sac, lazer kesim, plazma kesim, punch kesim vb. şekillerde işlendiği belirterek, söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulayıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Şirketiniz tarafından tedarik edilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul sac ürünleri üzerinde kesme, delme, presleme, bükme, kıvırma, kaynak ve benzeri işlemler gerçekleştirildikten sonra nihai ürün olarak üretilen, kullanım amacı son kullanıcının tercihine göre değişebilen genişletilmiş metal, delikli sac ve platform ızgara ürünlerinin, mezkur Tebliğin (I/C-

2.1.3.3.8.2.) bölümünde sayılan (Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi/Kapsam) demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya olarak değerlendirilmesi ve bu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmaması gerekmektedir.” şeklinde görüş verilmiştir.

20. 01.09.2022 Tarih ve E-20811645-130-(22-415-30)-75720 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Sac, boru, cıvata demir-çelik ürünleri kullanarak aydınlatma direği; köşebent, sac, inşaat demiri, cıvata demir-çelik ürünlerini kullanarak da enerji nakil hattı direği üretildiği belirtilerek söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından, “Sac, boru, cıvata demir-çelik ürünlerini kullanarak ürettiğiniz aydınlatma direği ve köşebent, sac, inşaat demiri, cıvata demir-çelik ürünlerini kullanarak ürettiğiniz enerji nakil hattı direği teslimlerinde Tebliğin “Demir-Çelik Ürünlerinin Teslimi” başlıklı (I/C- 2.1.3.3.8) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.

Diğer taraftan, aydınlatma direği ve enerji nakil hattı direği yapımına ilişkin işlemlerinizin mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümünde (Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-Proje Hizmetleri) yer alan şartları sağlaması halinde alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı tabiidir.” şeklinde görüş verilmiştir.

21. 11.10.2022 tarih ve E-64597866-130-(9/1)-18077 sayılı özelge

İlgili özelge talep formunda; ısı yalıtımı sağlayan çekirdek malzeme ile bu malzemenin her iki tarafına yerleştirilen iki metal yüzeyden oluşan; bu üç bileşenin, yük altında kompozit olarak hareket edebileceği şekilde sıkıca, birbirlerine yapıştırılmasıyla ortaya çıkan yapı mamulü olarak tanımlanan sandviç panellerin binaların çatı ve cepheleri ile soğuk depolarda ısı, ses, su ve yangın yalıtımı sağladığı, üründen beklenen performansa göre alt ve üst kabuklarında PVC, PET, TPO gibi plastik malzemelerin de kullanıldığı belirtilerek söz konusu sandviç panel teslimlerinde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

Buna göre, binaların çatı ve cepheleri ile soğuk depolarda ısı, ses, su ve yangın yalıtımında kullanılan yapı malzemesi niteliğindeki sandviç panel tesliminde mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.”

22. 14.10.2022 tarih ve E-84974990-130-(KDV.1/İ-9-2022/69)-472408 sayılı özelge

İlgili özelge talep formunda, Şirketinizin sac levha alıp, belirli ebat ve ölçülerde kesme, delme, büküm işlemlerini yaptığı, kesilen malzemelerin alıcılar tarafından trafik levhası, makine parçaları, konteyner yapımı, kar küreme araçlarının bıçakları işlerinde kullanıldığı belirtilerek, bu malzemelerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

Buna göre, Şirketiniz tarafından sac levhanın belirli ebat ve ölçülerde kesme, delme, büküm işlemleri yapıldıktan sonra tesliminde mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8) bölümü kapsamında (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir.”

23. 31.10.2022 tarih ve E-96842599-130-(9-2022/44) 111490 sayılı özelge

İlgili özelge talep formunda  “Firmanız tarafından müşterilerinizden aldığınız siparişler doğrultusunda sac levha üzerinde kesme, delme, bükme, kıvırma, kaynak ve benzeri işlemler yapılıp boyama işlemi gerçekleştirildikten sonra metal elektrik panosu haline getirilen ürünü teslim ettiğinizi belirterek, söz konusu ürünün tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır.

Buna göre, Firmanız tarafından sac levha üzerinde kesme, delme, bükme, kıvırma, kaynak ve benzeri işlemler yapılıp boyama işlemi gerçekleştirildikten sonra üretilen metal elektrik panosu ürününün, mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde sayılan demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya olarak değerlendirilmesi ve bu ürünün tesliminde kdv tevkifatı uygulanmaması gerekmektedir.

24. 04.11.2022 tarih ve E-21152195-130[9-2022/4875]-582521 sayılı özelge

Şirketçe satışa konu edilen, CNC tezgahlarda metal, plastik vb. ürünlerin işlenmesinde kullanılan kesici takım ve kesici uçların tesliminin katma değer vergisi (KDV) tevkifatı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda görüş talep edilmektedir.

Satışı yapılan, CNC tezgahlarda kullanılan kesici takım ve kesici uçların mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde sayılan demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya olarak değerlendirilmesi ve bu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmaması gerekmektedir.

25. 29.11.2022 tarih ve E-35831311-010.01-28009 sayılı özelge

Şirketin demir-çelik ve alaşımlarından ürettiği asansör kılavuz rayı, bağlantı flanşı ve asansör ağırlığının asansör üreticileri tarafından montaj esnasında kullanıldığı belirtilerek asansör üreticilerine yapılan söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş sorulmaktadır.

Şirketin demir-çelik ve alaşımlarından ürettiği asansör kılavuz rayı, bağlantı flanşı ve asansör ağırlığının asansör üreticilerine tesliminde KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.

26. 13/12/2022 tarih ve E-36062021-130[2022-KDV-ÖZE/48]-113553 sayılı özelge

Şirket bünyesinde demir-çelik ürünlerinden hammadde olarak çekilmiş telden gazaltı kaynak teli elde edildiği belirtilerek, bu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı sorulmaktadır.

Şirket tarafından alınan çekilmiş telin sulu tel çekme makinesinde inceltilip bakır havuzunda kaplama işlemi yapıldıktan sonra bobinlere ve daha sonra da plastik makaralara sarılması suretiyle imal edilen gazaltı kaynak telinin tesliminde,1/5/2022 tarihinden itibaren KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.)ölümü kapsamında (4/10) oranında, 1/11/2022 tarihinden itibaren ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir

27.  04/01/2023 tarih ve E-84974990-130[KDV2/İ/9-2022/128]-7379 sayılı özelge

İzolasyonlu boru imalatı işi ile iştigal edildiği, alınan çelik boruların bir kısmını değişikliğe uğratmadan tesliminin yapıldığı, bir kısım çelik borunun da üzerine plastikten oluşan boru geçirip arasına poliüretan malzeme doldurularak “ön izoleli çelik boru” imal edildiği belirtilerek bu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.

Şirket tarafından 01.05.2022 tarihinden itibaren yapılan ön izoleli çelik boru ve çelik

boru teslimlerinde mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında (4/10) oranında, 01.11.2022 tarihinden itibaren yapılan ön izoleli çelik boru ve çelik boru teslimlerinde ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir

28.  05.01.2023 tarih ve E-16432732-130[9-2022-36]-1214 sayılı özelge

Fason lazer kesim işçiliği faaliyetinde bulunulduğu, levha sac tedariğinin müşteriler veya Şirket tarafından karşılandığı, fason kesim yapılan ve üretime gönderilen ürünlerin nihai ürün olmadığı belirtilerek söz konusu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.

Levha sacın müşteriler tarafından temin edilmesi ve Şirketin yalnızca fason kesim hizmeti vermesi durumunda, söz konusu fason hizmetler KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.2.) bölümünde kısmi tevkifat kapsamındaki hizmetler kapsamında yer almadığından düzenlenen faturalarda hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmayacaktır. Bununla birlikte, söz konusu hizmet alıcısının (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında sayılanlardan olması durumunda ise hesaplanan

KDV için (5/10) oranında tevkifat uygulanması gerektiği tabiidir

Öte yandan, Şirket tarafından temin edilen levha sacın müşterilerin taleplerine göre belli ölçülerde kesilip teslim edilmesinde KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında (4/10) oranında, 1/11/2022 tarihinden itibaren teslimlerinde ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir.

29.   06.01.2023 tarih ve E-26696128-130[9-202223]-1176 sayılı özelge

Şirket tarafından üretimde kullanmak amacıyla hammadde şeklinde sac, profil,lama, köşebent ve yuvarlak demir satın aldığınız ve almış olduğunuz hammaddelerin bir kısmını işlem uygulamadan, bir kısmını da kesip parçalara ayırarak yan sanayicilere teslim edildiği, yan sanayicilerin de aldığı bu ürünleri işin niteliğine göre parçaların birbirine kaynatılması, kıvrılması, delik açılması işlemlerine tabi tutarak profil ayak, hasır, yan panel, ön panel, menteşe, pul, orta

taban, takoz ve kilit gibi malzemeler şeklinde şirkete teslim ettiği, Şirket tarafından şekillendirilen ürünler ile yan sanayicilerden alınan ürünlerin fabrikada birleştirilerek metal taşıma paleti üretildiği belirtilerek, şirketçe imal edilen taşıma paleti teslimi ile Şirket tarafından yan sanayicilere yapılan sac, profil, lama, köşebent ve yuvarlak demir teslimleri ve yan sanayiciler tarafından Şirkete yapılan profil ayak, hasır, yan panel, ön panel, menteşe, pul, orta taban, takoz, kilit vb. teslimlerde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.

Şirket tarafından satın alınarak aynen veya kesip parçalara ayırmak suretiyle teslim edilen hammadde niteliğindeki sac, profil, lama, köşebent demir (L profil) ve yuvarlak demir teslimleri ile yan sanayicilerden Şirkete yapılan hasır demir-çelik ürünlerinin teslimlerinde Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında (4/10) oranında, 01.11.2022 tarihinden itibaren yapılan teslimlerde ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir.

30.  10.01.2023 tarih ve E-63852321-130[9-2022/20-1799]-3260 sayılı özelge

Şirket tarafından hammaddesi ağırlıklı olarak hurda demiri veya pik demiri olan sfero döküm baca kapağı (rögar kapağı) ve döküm yağmur ızgarası imal edildiği belirtilerek bu ürünlerin tesliminde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.

Şirket tarafından hurda demir ve pik demirden üretilen sfero döküm baca kapağı (rögar kapağı) ve döküm yağmur ızgarasının mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde sayılan demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya olarak değerlendirilmesi ve bu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmaması gerekmektedir.

31. 27/01/2023 Tarih ve  E-87307012-250.02.01(8450040958)-15367 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda ” Şirketinizin eşya mahiyetinde olmayan baklava ve gözyaşı desenli  saç ürünleri tesliminde KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından ”  eşya mahiyetinde olmayan baklava ve gözyaşı desenli saç ürünlerine ilişkin teslimlerinde ürünlerin nihai ürün niteliğinde olmadığından , söz konusu ürünlerin tesliminde mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanacaktır..” şeklinde görüş verilmiştir.

32. 01.02.2023 tarih ve E-97726449-130[1400036171]-18660 Sayılı Özelge

Şirketin, otomotiv sektöründe kullanılan hidrolik direksiyon hatları boruları, yakıt hatları boruları, fren vakum hatları boruları, fren hatları boruları, debriyaj boruları ile soğutma sektöründe kullanılan kondenser boruları, evaporatör boruları, ısıtma boruları ve kompresör borularının imalat işiyle iştigal ettiği belirtilerek, bu kapsamda, Şirket tarafından çelik hammadde üzerine şirkete ait patentli üretim prosesleriyle elektrokimyasal kaplama (bakır-çinko vb.), farklı polimer kaplama tipleri (PVF, PA, vb.) ile üretilen çift cidarlı yüksek basınç ve tek cidarlı alçak basınç ürünlerinin, otomotiv veya soğutma sektörü taleplerine göre gerekli kesme, uç şekillendirme, bükme (projeye özel şekillendirme) ve montaj (ürün üzerine bağlantı elemanı ekleme) işlemleri sonucunda araca ya da projeye özel nihai ürün haline getirildiği belirtilerek, yapılan bu işlemlerin katma değer vergisi (KDV) tevkifatına tabi olup olmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.

Şirket tarafından çelik hammadde kullanılarak Şirkete ait patentli üretim prosesleriyle elektrokimyasal kaplama (bakır-çinko vb.), farklı polimer kaplama tipleri (PVF, PA, vb.) ile üretilen ve otomotiv sektöründe kullanılan hidrolik direksiyon hatları boruları, yakıt hatları boruları, fren vakum hatları boruları, fren hatları boruları, debriyaj boruları ile soğutma sektöründe kullanılan kondenser boruları, evaporatör boruları, ısıtma boruları ve kompresör boruları mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde sayılan demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya olarak değerlendirileceğinden bu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı

uygulanmayacaktır.

33. 09.02.2023 tarih ve E-63852321-130[9-2022/20-1804]-15053 sayılı özelge

Özelge talep formunuzda, yarı mamul demir ürünlerin dökümü, gri demir dökümü,küresel grafit demir dökümü, dövülebilir dökme demir ürünleri dökümü, tüpler,borular ve içi boş profiller ile dökme demirden tüp ve borular ile bunların bağlantı parçalarının imalatı faaliyeti ile iştigal ettiğiniz ve Şirketinizce yurt içinden tevkifatlı olarak alınan gaz borularının ikili-üçlü-dörtlü set üstü ocak gaz borusu haline getirildiği belirtilerek, söz konusu set üstü ocak gaz borusu teslimlerinde katma değer vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.

Şirketinizin imal ettiği ve demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya kapsamında yer alan set üstü ocak gaz borusu tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.

34. 03.03.2023 tarih ve E-35831311-010.01-4001 Sayılı Özelge

Özelge talep formunuzda, Şirketinizin hisseleri BİST’te işlem gören halka açık bir borsa şirketi olduğu ve cevherden üretim yaptığı, öncelikle yüksek fırında cevheri eriterek sıvı ham demir elde ettiği, elde edilen ham demirin çelikhanede konverter içerisine ürün çeşidine göre yaklaşık %20 oranında hurda demir ve diğer alaşım malzemeleri ilave edilerek sıvı çelik elde edildiği, elde edilen sıvı çelikten ise kütük, blum, çubuk demir, nervürlü çubuk demir vb. ürünlerin imal edilerek satışının yapıldığı belirtilerek,

• Şirketinizin, münhasıran cevherden üretim yapan firma olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin 1/11/2022 sonrası teslimlerinde (5/10) oranında Katma Değer Vergisi (KDV) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı,

• Şirketiniz ürün yelpazesinde külçe metal sınıfına girmekte olan kütük teslimlerine 1/11/2022 tarihi sonrası KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanacaksa hangi oranda tevkifat uygulanacağı Hakkında görüş talep edilmiştir.

Şirketiniz tarafından cevher eritilerek elde edilen sıvı demirin içerisine yaklaşık %20 oranında hurda ve diğer alaşım malzemeleri ilave edilerek üretilen ürünlerin münhasıran cevherden üretilen ürün olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp, söz konusu ürünlerin mezkûr Tebliğin,

– (I/C-2.1.3.3.1.) bölümü kapsamında yer alması halinde belirlenmiş alıcılar kapsamında yer alan Şirketinizin söz konusu ürünleri tesliminde tevkifat uygulanmayacak;

– (I/C-2.1.3.3.8) bölümü kapsamında yer alması halinde ise, söz konusu ürünlerin

tesliminde 1/11/2022 tarihinden itibaren (5/10) oranında tevkifat uygulanacaktır

35.  10.03.2023 tarih ve E-21152195-130[9-2022/4989]-127268 Sayılı Özelge

Şirketinizin, hurda demir-çelik ve alaşımlarından profil üretmekte olduğu, bu üretimlerin yanı sıra demiryollarında kullanılan cebire profili, krapo ve çelik selet gibi demir çelik ürünlerinin üretimlerinin yapıldığı ve bu ürünlerden cebire ve çelik seletlerin 6 ile 12 metre uzunluklarında uzun profil olarak üretildikten sonra satışının yapılabildiği gibi müşterinin talebine göre belli ebatlarda kesilip bölündüğü, delindiği ve talaşlı imalat yöntemiyle şekillendirildiği, bu işlemlerden sonra demiryollarında kullanılmak üzere nihai ürün haline getirilerek de teslimin yapılabildiği belirtilerek söz konusu ray bağlantı ürünlerinin tesliminde KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

Şirketinizce hurda demir-çelik ve alaşımlarından üretilen profillerin işlenmesi sonucunda 6 ile 12 metre uzunluklarında uzun profil şeklindeki cebire profili ve çelik selet ürünlerinin teslimlerinde KDV genel uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.2.)bölümü uyarınca (5/10) oranında (1/11/2022 tarihine kadar 4/10 oranında) KDV tevkifatı uygulanacaktır.

Söz konusu ürünlerin belli ebatlarda kesilip işlemlerden geçirilerek demiryollarında kullanılmak üzere nihai ürün haline getirilmiş cebire, çelik selet ile krapo gibi demiryolu ray bağlantı ürünleri ise demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya olarak değerlendirileceğinden bu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmaması gerekmektedir.

36. 31/03/2023 tarih ve E-26696128-130[9-2022/58]-18343 sayılı özelge

Özelge talep formunuzda, akışkan gücü ile çalışan ekipmanların ve bunların parçalarının imalatı faaliyetiyle iştigal ettiğiniz belirtilmiş olup, hammadde olarak aldığınız boru, mil gibi demir-çelik ürünlerini alıcıların siparişleri doğrultusunda cnc torna, üniversal torna ve kaynak makinelerinde işleyip, yarı mamul ürünlerle (keçe)birleştirerek ürettiğiniz hidrolik silindirlerin tesliminde KDV (katma değer vergisi) tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.

Şirketiniz tarafından boru, mil gibi demir-çelik ürünlerini kullanarak torna ve kaynak makinelerinde şekil vermek ve keçeyle birleştirmek suretiyle üretilen hidrolik silindirler, mezkur KDV Uygulamaları Genel Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde sayılan demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya olarak değerlendirileceğinden bu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.

37. 14/04/2023 Tarih ve  E-20811645-130[22-415-47]-24520 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda ” Şirketinizin metal ve sacdan kablo kanal sistemleri imal ettiği belirtilerek söz konusu ürünlerin tesliminde KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından ”  metal ve sacdan imal ettiği kablo kanal sistemleri nihai ürün niteliğinde olduğundan, söz konusu ürünlerin tesliminde mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır..” şeklinde görüş verilmiştir.

38.  12/05/2023 Tarih ve  E-63611781-130[9-2022/46]-19760 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda ” Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 4010.11.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda (GTİP) “çelik örgülü lastik konveyör band” adlı ürünü imal ettiğiniz, söz konusu ürünün imalatı sırasında alt ve üst kaplama kauçuklarının arasına taşıma özelliğine ve mukavemetine göre 7312.10.81.00.00 GTİP numaralı çelik halatlardan yapılan çelik hasır konulduktan sonra gerekli vulkanizasyon işlemi yapıldığı belirtilerek, ürettiğiniz konveyör bant ürününün tesliminde KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından ” TGTC’nin Kauçuk ve mamulleri başlıklı 40 no.lu faslında yer alan 4010.11.00.00.00 (Sadece metalle takviye edilmiş olanlar) GTİP kapsamındaki çelik örgülü lastik konveyör bant teslimleri, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8) bölümü kapsamındaki ürünlerden olmadığından mezkur bölüm kapsamında tevkifat uygulanmayacaktır.” şeklinde görüş verilmiştir.

39. 30/05/2023 Tarih ve  E-84974990-130-227606 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda ” ithalatçı firmadan demir çelik ürünü olan levha sac malzemesi satın alındığı, ancak ithalatçı firmanın yapacağı teslimden önce levha sac malzemelerin üzerinde kumlama ve boya işçiliği yaparak teslimi katma değer vergisi (KDV)  tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından ” levha sac malzemelerinin kumlama ve boya işçiliğine tabi tutularak ithalatçı firma tarafından ilgili tarafa teslimi, ithal edilen malın doğrudan teslimi olarak değerlendirilemeyeceğinden, düzenlenecek faturalarda mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında (4/10) oranında, 1/11/2022 tarihinden itibaren teslimlerinde ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir.” şeklinde görüş verilmiştir.

40.  13.06.2023 Tarih ve E-88409335-130-6457 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda ” demire kumlama ve boyama işlemleri gerçekleştirmek suretiyle imal ettiğiniz petrol tankı tesliminde katma değer vergisi (KDV)  tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından ” Buna göre, demire kumlama ve boyama işlemleri gerçekleştirmek suretiyle imal ettiğiniz petrol tankı tesliminde Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmaması gerekmektedir.” şeklinde görüş verilmiştir.      

41. 11.07.2023 Tarih ve E-64597866-130-13795 Sayılı Özelge

İlgili özelge talep formunda “Demir çelik ürünlerinden ham madde olarak çekilmiş telden elde örtülü kaynak elektrodunun, gazaltı kaynak telinin, tozaltı kaynak telinin ve özlü tip kaynak telinin tesliminde katma değer vergisi (KDV)  tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı” sorulmuştur.

Bu soru üzerine başkanlık tarafından “üretimi yapılan gazaltı kaynak telinin, tozaltı kaynak telinin ve özlü tip kaynak telinin tesliminde, 1/5/2022 tarihinden itibaren KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında (4/10) oranında, 1/11/2022 tarihinden itibaren ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması gerekmektedir.

Diğer taraftan, Şirketiniz tarafından üretimi yapılan örtülü kaynak elektrodunun tesliminde mezkur Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.) bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.” şeklinde görüş verilmiştir.

Görüleceği üzere, aynı özelgede, üretilen ürünler bazında bir ayrıma gidilmiştir.

Faydalı olması dileklerimle saygılarımı sunarım.

12.10.2023

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

İYUK’da Yapılması Gerekenler – II

■İYUK’da düzenlenmesi gereken pek çok konu var. Bakalım “adalete erişim” açısından bence önem taşıyan bu konuların ne kadarı yapılacak İYUK değişikliğinde yer alacak.

Geçen yazımda hızlı yargılama kadar yargılama sonunda tarafları tatmin eden adil sonuca ulaşmanın da önemli olduğunu, hızlı yargılama uğruna adalete erişme araçlarında tasarrufa gidilemeyeceğini, bu sonuca ulaşmaya hizmet amacıyla da İdari Yargılama Usulü Kanununda (İYUK) bazı değişikliklere ihtiyaç olduğunu belirterek yapılması gereken değişikliklerden bazılarını aktarmıştım. Bu yazımda da aynı konuya, yapılması gereken değişiklikleri sıralamaya devam ediyorum.

VII. Bilindiği gibi tek hâkimle bakılacak davalar ile istinaf ve temyiz yolu açık veya kapalı davaların sınırları her yıl yeniden değerleme oranına göre revize edilen rakamsal (parasal) ölçüte göre belirlenmektedir. Bu sınırlar önce, davaların açılış tarihine göre yaşama geçmektedir. Yani davaların açılış tarihinde geçerli tutarlara göre davaya tek hâkimin mi yoksa heyetin mi bakacağı belirlenmektedir. Örneğin 20 Aralık 2022 günü tebliğ edilen, vergi ve ceza toplamı 170.000 Lira olan bir vergi/ceza ihbarnamesine karşı 27 Aralık günü dava açılmış ise davaya, heyet halindeki mahkeme, 3 Ocak günü dava açılmış ise tek hâkimli vergi mahkemesi bakacaktır. Burada davacı için mahkemeyi seçme olanağı doğmaktadır. Buna karşılık tek hâkim kararlarının kesin olup olmadığına veya istinaf mahkemesi kararlarına karşı temyiz yoluna gidilip gidilemeyeceği konularında ise karar tarihinde geçerli parasal sınırlar dikkate alınmaktadır. Bu uygulamaya göre, 2022 yılında istinaf mahkemesi nezdinde görülmekte olan ve konusu 265.000 Lira olan bir davada karar 2022 yılında verildiyse, karara karşı temyiz yolu açık olacakken iş yükü ve sair sebeplerle karar verilmesinin 2023 yılına kalması halinde karar kesin olacak ve temyiz yoluna gidilemeyecektir. Oysa istinafa veya temyize gitme konusundaki parasal sınırların da dava açma tarihi itibariyle belirlenmesi ve dava süresince uygulanması gerekir. Aksi halde, bir başka deyişle günümüz uygulamasında açılmış bir davada, idarece açıklanan oranlarla kişilerin yargı yolları ve üst mahkemeye başvuru hakları üzerinde değişiklik meydana getirilerek idareye yargı sürecini etkileme olanağı yaratılmaktadır. Bu sonuç ise eşitliğe ve tabii hâkim ilkesine ve dolayısıyla Anayasaya aykırıdır. Bu uygulamanın Anayasal ilkeler açısından yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Bu konuyu son üç yılın Ocak aylarında yayınlanan “Vergi Yargısının Parametreleri” başlıklı yazımda dile getiriyorum.

Bu uygulamaya yol açan hükmün Anayasa’ya aykırılığı gerekçesi ile Anayasa Mahkemesine taşındığı bilinmektedir. Benim aldığım duyuma göre; Anayasa Mahkemesi de bu hukuka aykırı uygulamaya yol açan düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bulmuş. Yakında gerekçeli karar Resmi Gazete’de yayınlanır, okuruz.

VIII. İdari yargının önüne giden bazı idari işlemler şahit ifadesine dayalı olarak yapılmaktadır. VUK md. 3’de de şahit ifadesinin idari işlemlere dayanak alınabileceğinin açıkça vurgulanmasından da hareketle vergi inceleme raporları şahit ifadesine dayanarak hazırlanabilmekte, dolayısıyla tarhiyatlar da şahit ifadesinden hareketle yapılmaktadır.  İdarenin yeminsiz şekilde aldığı ve hangi koşullarda alındığı belirsiz şahit ifadelerine dayalı tarhiyatlarına karşı açılan vergi davalarında, şahitlerin bir kez de hâkim önünde dinlenilmesini ve ifadelerinin yeminli olarak alınmasını talep etmek, tarafların en tabii hakkıdır. Ancak İYUK’un yazılı usulü benimsemiş olması sebebiyle bu gibi talepler yargı mercileri önünde itibar görmemektedir. Bu da adil yargılamayı ortadan kaldırmaktadır. Bu nedenle şahit ifadesine dayalı işlemlerde davanın taraflarına bu şahitlerin ifadesinin hakim önünde alınmasını sağlama olanağının tanınması gerekmektedir.

IX. İYUK’da bir dava tipi olarak yorum davasının düzenlenmemiş olması da bir büyük eksikliktir. 521 sayılı mülga Danıştay Kanununda yer alan düzenlemeden hareketle yorum davaları, “Adliye Mahkemelerinde bakılmakta olan bir davada bu dava ile ilgili idari bir işlemin anlam, kapsam ve geçerliliğinin belirlenmesi hususunda çıkacak uyuşmazlıkların çözümlenmesi için mahkeme kararı üzerine açılacak davalar” şeklinde izah edilebilir.

Yorum davası uygulamasında, adli yargı mercileri önündeki davanın çözümünün ilgili idari işlemin anlam veya kapsamının belirlenmesine bağlı olduğu kanaatine varması ve bu hususu davanın çözümü için bir ön mesele (bekletici  sorun) olarak kabul etmesi halinde, verecekleri bir ara kararı ile davanın davacısından veya davalısından, ilgili idari yargı merciine (idare veya vergi mahkemesine) müracaatla oradan yorum kararı almalarını istemekte ve ihtilafı ilgili idari yargı merciinin idari işlemle ilgili kararına göre çözümlemektedirler.

Yorum davasının kabul edilmesiyle adli yargı, önüne gelen idari işlemleri bilirkişilere yorumlatıp veya davaya etkisini inceletip karar vermekten kurtulacaklardır. Özellikle konusu vergi hukukunu ilgilendiren pek çok ticari ihtilaf bu yolla daha adil çözüme ulaşacaktır. Yorum davasının yokluğu nedeniyle bugün asliye hukuk, asliye ticaret mahkemeleri, vergi konusunda kararlar vermektedir. Sistemdeki bu eksikliğin giderilmesi gerekmektedir. (Bu konudaki görüşlerimi 20.8.2019 günlü köşe yazımda zaten açıkladığımdan konuyu fazla uzatmıyorum)

X. İYUK’da düzenlenmesi gereken pek çok konu daha var. Örneğin kısa karar yönteminin, yargısal emir müessesesinin kanuna eklenmesi de düşünülmesi gereken konulardandır.

Dediğim gibi daha tartışılabilecek pek çok konu var. Ben fazla uzatmayacağım.

Bakalım “adalete erişim” açısından bence önem taşıyan bu konuların ne kadarı yapılacak İYUK değişikliğinde yer alacak. Bekleyip göreceğiz.

(Kaynak: Bumin Doğrusoz / Ekonomim.com | 12.10.2023)

Kaynak: İYUK’da Yapılması Gerekenler – II – MuhasebeTR

Gelir İdaresi Başkanlığı’nca Dijital Vergi Dairesi Uygulamaya Açıldı

Gelir İdaresi Başkanlığınca, Vergi Usul Kanununun 4 üncü, 107/A ve 7mükerrer 257 nci maddeleri hükümlerince verilen yetkilere dayanılarak hazırlanan ve 07/10/2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 552) ile düzenlemeleri açıklanan “Dijital Vergi Dairesi” 7 Ekim 2023 tarihinden itibaren uygulamaya açılmıştır.

Anılan “Dijital Vergi Dairesi” uygulamasıyla;

► Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından elektronik ortamda sunulan hizmetlerin tek çatı altında birleştirilerek kişilerin tüm uygulamalara kolay, hızlı ve güvenli bir şekilde erişim sağlaması,

► beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin elektronik ortamda verilebilmesi ve bu belgelere ilişkin yapılan işlemlerin sonuçlarının ilgililerine elektronik ortamda sunulması ile

► mükelleflerin vergilendirmeye ilişkin ödevlerini yerine getirirken hizmet alma süreçlerinde günümüz bilişim teknolojilerinin getirdiği imkânlardan daha fazla yararlanması

 

amaçları güdülmüştür.

● Dijital Vergi Dairesinin hizmete açılması ile

● İnteraktif Vergi Dairesi (ivd.gib.gov.tr),

● İnternet Vergi Dairesi (intvrg.gib.gov.tr) ve

● e-Beyanname Sistemi (ebeyanname.gib.gov.tr)

erişim sayfaları kapatılarak, elektronik uygulamalara dijital.gib.gov.tr adresi üzerinden giriş yapılması imkânı sağlanmıştır.

Dijital Vergi Dairesine, daha önce İnternet Vergi Dairesi ve İnteraktif Vergi Dairesi gibi uygulamalar için alınan şifrelerin yanı sıra e-Devlet şifresi ile de giriş yapılabilmektedir.

Şifresi olmayanlar Dijital Vergi Dairesi üzerinden ya da vergi dairesine başvurarak şifre alabilirler. Dijital Vergi Dairesi hizmetlerinden yararlanmak isteyen ve daha önce şifre edinmemiş gerçek kişiler Sistem üzerinden istenen bilgileri girmek suretiyle şifre edinebileceklerdir. Bu kişilerin, anılan Tebliğin 1 nolu ekinde yer alan “Dijital Vergi Dairesi Şifre Talep Bildirimi (Gerçek Kişiler İçin)”ni kendileri veya Dijital Vergi Dairesi ile ilgili işlemleri yapmaya yönelik özel yetki içeren noterde verilmiş vekâletnameyle yetkili kılınan kişiler aracılığıyla, mükellefiyet kaydı bulunanların bağlı oldukları vergi dairesine, mükellefiyet kaydı bulunmayanların ise herhangi bir vergi dairesine bizzat vererek de şifre edinmeleri mümkündür.

Dijital Vergi Dairesini kullanmak isteyen ve daha önce şifre edinmemiş tüzel kişiler ve tüzel kişiliği olmayan teşekküller, kanuni temsilcileri/idarecileri aracılığıyla, Sistem üzerinden istenilen bilgileri girmek suretiyle şifre edinebileceklerdir. Tüzel kişilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin, anılan Tebliğin 2 nolu ekinde yer alan “Dijital Vergi Dairesi Şifre Talep Bildirimi (Tüzel Kişiler ve Tüzel Kişiliği Olmayan Teşekküller İçin)”ni kanuni temsilcisi/idarecisi veya Dijital Vergi Dairesi ile ilgili işlemleri yapmaya yönelik özel yetki içeren noterde verilmiş vekâletnameyle yetkili kılınan kişiler aracılığıyla bağlı oldukları vergi dairesine, mükellefiyet kaydı bulunmayan tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin ise kanuni veya iş merkezinin bulunduğu yer vergi dairesine bizzat vererek de şifre edinmeleri mümkündür.

Dijital Vergi Dairesini kullanmak üzere, anılan Tebliğin eklerinde yer alan Dijital Vergi Dairesi Şifre Talep Bildirimi ile ilgili vergi dairesine bildirimde bulunan kişilere vergi dairesince, müracaat anında Sistemden üretilecek Dijital Vergi Dairesi şifresini ihtiva eden kapalı bir zarf verilecektir.

Sistemi kullanan kişiler istemeleri halinde, Sosyal Güvelik Kurumuna kayıtlı çalışanlarını Sistemin belirli fonksiyonlarını kullanmak üzere alt kullanıcı olarak tanımlayabilecek ve yetkilendirebileceklerdir.

Dijital Vergi Dairesinde Yer Alan Hizmetler:

Dijital Vergi Dairesi üzerinden aşağıda yer alan işlemler gerçekleştirilebilecektir:

● Borç ödeme.

● Mükellefiyet durum yazısı alınması.

● Borç durum yazısı talebinde bulunulması.

● Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi verilmeyeceğine dair dilekçe verilmesi.

● Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi dönem değişiklik bildiriminde bulunulması.

● Vergi kimlik numarası doğrulama.

● Vergi kimlik numarası sorgulama.

● Vergi levhası sorgulama.

● Re’sen terk sorgulama.

● ÖTV2A ödeme belgesi sorgulama.

● Gümrük çıkış beyannamesi sorgulama.

● Yabancılar için vergi kimlik numarası doğrulama.

● Yabancılar için potansiyel vergi kimlik numarası sorgulama.

● Devlet alındı numarası ile sorgulama.

● Özelge talep edilmesi.

● Emanet hesaplarında bekleyen tutarlara ilişkin dilekçeler.

● Başkanlıkça uygun görülen diğer iş ve işlemler.

Sistem üzerinden verilen bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin güvenli elektronik imza ile imzalanmasına gerek bulunmamaktadır.

Kâğıt ortamda düzenlenip verilen bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgeler ile elektronik ortamda düzenlenip gönderilen bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin hukuki sonuçları itibariyle hiçbir farkı bulunmamaktadır.

Elektronik ortamda yapılan işlemlerin tespit ve tevsikinde, Başkanlık/vergi dairesi kayıtları esas alınacaktır.

Dijital Vergi Dairesine Giriş ve Güvenli Çıkış Uygulaması

Dijital Vergi Dairesi üzerinden Gelir İdaresi Başkanlığının diğer elektronik uygulamalarına, tekrar giriş yapmadan, anasayfada yer alan “Geçiş Yapılabilecek Uygulamalar” başlığı altında yer alan simgelere tıklanarak erişilebilinmektedir. Bu kapsamda uygulama oturumlarının tek bir merkezden yönetilmesi amacıyla Dijital Vergi Dairesi üzerinden geçiş yapılan uygulamalarda yer alan “Güvenli Çıkış” butonları ekranlardan kaldırılmıştır.

Dijital Vergi Dairesi üzerinden geçiş yapılan uygulamalar için kullanılan internet tarayıcı sekmelerinin veya internet tarayıcısının tamamen kapatılmasıyla birlikte geçiş yapılan uygulamadaki kullanıcı oturumları otomatik olarak sonlandırılmaktadır.

Elektronik uygulamalara erişimin kolaylaştırılması ve sadeleştirilmesi amacıyla zaman içerisinde İnternet Vergi Dairesi ile İnteraktif Vergi Dairesindeki tüm işlemler Dijital Vergi Dairesine alınarak mükelleflerin bir noktadan işlem yapabilmeleri temin edilecektir.

(Kaynak: Akif Akarca, Dr.Mehmet Şafak / Ekonomim.com | 12.10.2023)

Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı’nca Dijital Vergi Dairesi Uygulamaya Açıldı – MuhasebeTR