Esnaf, Şirket Ortakları ve İş Yeri Sahiplerine Müjde: Borçlar Silinecek!

“Torba Yasa” olarak bilinen “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi” TBMM’de yasalaştı.

Torba Kanun sadece kamu borç yapılandırmasına ilişkin hükümler yer almıyor. Bu kanun ile birlikte aynı zamanda borçları nedeniyle zor durumda olan bakkal, berber, lokantacı, kuaför, tamirci gibi başta esnaf ve sanatkârlar olmak üzere, tarımda kendi nam ve hesabına çalışanlar, şirket ortakları ile diğer iş yeri sahiplerinin halk arasında Bağ-Kur borcunu silme olarak bilinen Bağ-Kur borçlarının durdurulması öngörülmektedir.

Bu uygulama ise 2020 yılından beri “küresel pandemi” olarak ilan edilen korona virüsü nedeniyle âdeta kâbusu yaşayan başta berber ve kuaförler ile yeme-içme ve eğlence sektöründe faaliyet gösteren işyerleri için bir nebze de olsa rahatlatacaktır. Keza iş yerleri kapalı olduğu dönemde dahi iş yeri sahipleri kendileri için 2021 yılında her ay ödenen 1.234,25 TL Bağ-Kur primi ödemek zorunda bulunmaktadır.

Bağ-Kur borçları faiziyle tamamen durdurulduğundan bu borçlar nedeniyle SGK icra ve haciz yapmamaktadır.

Durdurulan borçların sonradan ödenmesi hâlinde emekliliğe sayılacaktır. Borcu durdurulanlar ayrıca bir yıl içinde 30 gün genel sağlık sigortası primlerinin bulunması hâlinde genel sağlık sigortasından kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler de faydalanabilmektedir.

Durdurma yoluyla borçtan kurtulma

Halk arasında borç silme olarak bilinen SGK’nın borç nedeniyle sigortalılığı durdurma uygulaması, 30.04.2021 tarihi itibarıyla 4/1-b sigortalılığına ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, Torba Kanun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden 4. ayın sonuna kadar ödememeleri veya ilgili kanunları uyarınca yapılandırmamaları yahut 6183 sayılı kanun kapsamında tecil ve taksitlendirmemeleri hâlinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, hiç prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılıkları durdurulacaktır.

Öngörülen tarihi itibarıyla prim borcu bulunanlardan hiç prim ödemesi olmayanların sigortalılığı SGK tarafından oluşturulacak program aracılığıyla tescil tarihi itibarıyla (83) terk koduyla; prim ödemesi olanlardan ise tecil taksitlendirmesi ve yapılandırması bitmiş olan sigortalıların sigortalılığı, oluşturulacak program aracılığıyla sosyal güvenlik il müdürlüklerince/sosyal güvenlik merkezlerince prim ödemelerinin karşıladığı ayın sonu itibarıyla (83) terk koduyla durdurulacak.

Kimlerin borcu silinecek

Borç silme olarak bilinen SGK’nın borç nedeniyle sigortalılığı durdurma uygulaması, 30.04.2021 tarihi itibarıyla prim borcu bulunması kaydıyla;

  • Mülga Bağ-Kur (1479) ve Tarım Bağ-Kur ( 2926 sayılı) Kanunlara göre sigortalı olarak tescilleri yapılanlar,
  • Tevkifata istinaden geriye dönük mülga Tarım Bağ-Kur (2926 sayılı) Kanun kapsamında tescili yapılanlar,
  • 4/1-b kapsamında sigortalı sayılanlar (Köy ve mahalle muhtarları ile isteğe bağlı sigortalılar hariç),
  • Değişik yapılandırma kanunlarına göre prim borçlarını yapılandırdıkları hâlde (yapılandırma borcunun tamamını ödeyenler hariç) yapılandırması bozulanlar veya yapılandırmasının iptali için yazılı talepte bulunanlar,
  • SGK’ya olan borçları SGK Kanununa göre ertelenmiş sigortalılardan yazılı talepte bulunanlar ile
  • Prim borçlarını Amme Alacakları Ve Tahsil Usulü Kanunu kapsamında tecil ve taksitlendirenlerden, tecil ve taksitlendirmesi bozulanlar veya tecil ve taksitlendirmesinin iptali için talepte bulunanlar

Faydalanabilecektir.

Beklemeden borcu silme

Torba Kanun’da öngörülen süreleri beklemeden sigortalılığını durdurmak isteyen sigortalılar ve hak sahiplerinin, başvuru formu ile dosyalarının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine müracaat etmeleri hâlinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla hiç prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla (83) terk koduyla sigortalılıkları durdurulacak. Ayrıca sigortalılarca e-Devlet sistemi üzerinden de durdurma talepleri yapılabilecek.

Talebine istinaden sigortalılıkları durdurulanların (4/1-b) kapsamında çalışmaya devam ettiğinin tespit edilmesi halinde 1 Mayıs 2020 tarihi itibarıyla (06) koduyla yeniden sigortalılığı başlatılacaktır.

***

“Kişinin dili size kalbinin tadını verebilir.” El-Cevziyye

(Kaynak: İsa Karakaş / Türkiye Gazetesi | 07.06.2021)

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/ulusalbasin/haber_oku.php?haber_id=30861

Eşinin Yanında Çalışanlar Dikkat!

Bakkal dükkanım var. Eşimle birlikte çalışıyoruz. Her gün bana yardım ediyor. Herhangi bir ücret ödemiyorum. Bu durumda işyeri bildirgesi vermeli miyim? Sonradan herhangi bir ceza ile karşılaşmak istemiyorum. Nadir
5510 sayılı Kanun’a göre bir faaliyetin yürütüldüğü yerin işyeri sayılabilmesi ve işyeri dosyası açtırılması için, orada en az bir sigortalının çalışıyor olması, diğer bir ifadeyle, o yerde sigortalılık niteliğini taşıyan en az bir çalışanın bulunması gerekir. Bir gerçek kişinin yanında ücretsiz çalışan eşin ise sigortalılık niteliği bulunmamaktadır. Eğer bakkal dükkanınızda çalışan eşinizden başka kimse yoksa, gerçek kişiye ait işyerinde ücretsiz çalışan eş sigortalı sayılmayacağına göre, ortada sigortalı ve işveren sıfatını gerektiren bir durum olmadığından, dükkanınızın işyeri sayılması söz konusu olmaz ve işyeri bildirgesi verilmez.

25.09.1973 doğumluyum, 01.11.1995 SSK girişim, 6750 günüm var. 19 ay askerlik yaptım. Ne zaman emekli olurum? A.N.
İşe girişinize göre 25 yıl, 55 yaş ve 5750 prim gün şartlarına tabisiniz. İşe girişiniz askerden sonra ise 17.5 aylık askerlik ödeyip 54 yaşa tabi olabilirsiniz. Prim gün sayınız tamamlanmış. Askerliği öderseniz 25.09.2027, ödemezseniz tam bir yıl sonra yani 25.09.2028 tarihinde emekli olabilirsiniz.

(Kaynak: Ali Şerbetçi / Takvim Gazetesi | 07.06.2021)

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/ulusalbasin/haber_oku.php?haber_id=30862

Finansal Gider Kısıtlaması Uygulaması İçin Doğru Zaman Mı?

Arjantin’i bir kenara bırakırsak, benzer ülkeler içerisinde dünyada en yüksek faiz oranları halihazırda ülkemizdedir. Ülkemizdeki tasarruf açığının da ne derece önemli olduğu herkesin bildiği bir gerçektir. Bilinmesi gereken bir gerçek daha var ki, o da bazı uygulamaların şartlara göre farklı sonuçlara neden olabileceğidir. Bir uygulama, ancak şartları benzer ülkelerde benzer sonucu doğurabilir.

Ülkemiz koşullarına baktığımızda hâlihazırda enflasyonun ciddi anlamda yüksek olduğu, döviz kurlarının reel efektif kur seviyesinin neredeyse yüzde 65’lerin altında bir yerde seyrettiği bir dönemden geçiyoruz. İşin içine bir de pandemi koşulları girince durum biraz daha zorlu hale geliyor. Hal böyle olunca da yapılandırma uygulamalarının biri sonuçlanmadan diğerinin uygulanmaya konulması zaruret haline geliyor.

YENİ YAPILANDIRMA

TBMM’ye sevk edilen bir kanun teklifi ile içerisinde matrah artırımının da bulunduğu yeni bir yasal düzenleme yapıldı. Uzun zamandır kamuoyundaki beklentilerin karşılanması anlamında değerlendirebiliriz bu yeni kanunu. Zira, böyle bir düzenlemenin artık ihtiyaç haline geldiği, hem iş dünyası hem de pandemi etkisiyle tahsilat açısından ciddi sıkıntı yaşayan kamu tarafı açısından aşikardır. Şu an için böyle bir uygulamanın zamanlaması da bize göre gayet yerinde oldu. Zira artık yavaş yavaş pandemi koşullarında aşılamanın yaygınlaşmasına paralel olarak bir normalleşme sürecine giriyoruz.

Normalleşme sürecinde geçmişin temizlenmesi ve yeni ekonomik koşullarda ödeme imkanları çerçevesinde vergi tahsilatının hızlandırılması değerlendirilebilecek bir alternatiftir. Önümüzdeki günlerde yeniden yapılandırma ve matrah artırımında içerisinde bulduğu anılan düzenleme hakkında bu köşede açıklamalarda bulunmaya çalışacağız.

Başlıkta da belirttiğimiz gibi ülkemizde birinci meselenin ekonomik istikrar ve güven ortamının yeniden sağlanması olduğu gerçeğinin herkes tarafından tekrar tekrar hatırlanması gerektiğini ifade etmek istiyoruz. Hal böyle olunca da, finansman gider kısıtlaması, Türkiye’nin bugünkü koşullarında tekrar tartışılması zaruret olan bir uygulamadır. Eski yıllarda var olan ve istikrar ortamı ve kayıtdışılıkla mücadelede olumsuz etkileri dikkate alınarak kaldırılmış bir uygulama olduğunu da hatırlatmak isteriz. Bu uygulamanın, 2012 yılında yapılan bir düzenlemeyle tekrar vergi kanunlarına girmesi, ancak geçen sürede gerekli kararname veya Cumhurbaşkanı Kararı çıkarılmadığı için uygulaması yapılmıyordu. 2021 yılı şubat ayında yayınlanan bir Cumhurbaşkanı Kararı ile uygulamaya konulmasının zamanlama itibari ile doğru olmadığını düşünüyoruz. Bu yazımız ile konuya ilişkin yayınlanan genel tebliğ ile il kanun ve karar sınırlarını da zorlayacak şekilde kapsamın geniş tutulmasını bir kenara bırakarak, konuyu yeniden değerlendirilmek üzere bir kez daha ilgililerin dikkatine sunmak istiyoruz.

Ülkemizdeki en önemli mesele, güven ortamının yeniden tesisi, yatırım ve istihdamın artırılmasıdır. Bunun için elbette enflasyonun ve dolayısı ile de kredi faizlerinin aşağı gelmesi olmazsa olmazdır. Hepimizin bildiği tasarruf açığı gerçeği de çok ayan beyan ortada duruyor. İçerisinden geçmekte olduğumuz dönemde; enflasyonun ve sonrasında da TCMB gösterge faizinin ve buna bağlı olarak da kredi faizlerinin aşağı gelmesi biraz zaman alacak gibi görünüyor. Kaldı ki, enflasyonun ve kurlardaki aşırı yükselişin dizginlenmesi bakımından bırakınız bir süre gösterge faizi sabit tutmayı, belki de artırılması bile gerekli olabilecektir (Bu yazı hazırlandığında henüz mayıs ayı enflasyon rakamları açıklanmamıştı).

SONUÇ VE ÖNERİ

İçerideki şartların henüz enflasyonun düşüş seyrine girmediğini gösteren şu günlerde, finansman gider kısıtlaması uygulamasının tekrar değerlendirilmesinde büyük yarar vardır. Gelişmiş ülkelerde olan her uygulamanın bizim ülkemiz için de doğru sonucu vermeyeceğini görmek için müneccim olmaya gerek yoktur. Bu uygulamanın kafa karışıklığının ötesinde beklendiği gibi bir finansal avantajı da olmayacağı gibi kayıt içerisinde vergisini düzenli ödeyen ve esasen yatırım ve istihdama ciddi katkı sağlayan kesimler üzerinde kayıtdışılıkla rekabet dezavantajı yaratacağını hatırlatmak isteriz. Düzenlemenin tekrar değerlendirilerek, ülkemiz koşullarının uygun hale geldiği döneme kadar ertelenmesi yararlı olacaktır.

(Kaynak: Osman Arıoğlu / İto Haber | 07.06.2021)

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/ulusalbasin/haber_oku.php?haber_id=30863

Muhtasar Prim Hizmet Beyannamesinde Uzaktan Çalışma Bildirimi İçin Yeni Düzenleme

4857 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinin 4. Fıkrasında tanımlanmış olan uzaktan çalışma, “İşçinin, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile iş yeri dışında yerine getirilmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisidir. ILO’nun 1996 yılında yayımladığı 177 Evde Çalışma Sözleşmesine göre uzaktan çalışma; bir kişinin evinde veya işverenin iş yeri dışında kendi seçtiği bir yerde ücret karşılığında çalışmasıdır.

4857 sayılı İş Kanunun “Çağrı üzerine çalışma ve uzaktan çalışma” başlıklı 14’üncü maddesinin yedinci fıkrasında; “Uzaktan çalışmanın usul ve esasları, işin niteliği dikkate alınarak hangi işlerde uzaktan çalışmanın yapılamayacağı, verilerin korunması ve paylaşılmasına ilişkin işletme kurallarının uygulanması ile diğer hususlar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” denilmektedir. Söz konusu Kanun hükmü uyarınca uzaktan çalışmanın usul ve esaslarına ilişkin “Uzaktan Çalışma Yönetmeliği” 10.03.2021 tarihli 31419 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu bağlamda, Sosyal Güvenlik Kurumu yapılan yeni düzenleme ile sigortalıların ay içerisindeki uzaktan çalışma günlerinin sisteme girilebileceği alanları Aylık Prim ve Hizmet Belgesine/Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesine eklemiştir.

İlgililerce belgelerin/beyannamelerin gönderilmesi sırasında, sigortalının ay içerisinde uzaktan çalışmasının olması halinde çalışma gün sayısına ilave olarak çalışma gün sayısının ne kadarının uzaktan çalışmaya ilişkin olduğunu da belirtmesi gerekmekte olup, bildirilen uzaktan çalışma gün sayısı fiili çalışma gün sayısından fazla olamayacağı da belirtilmiştir.

Bilgilerinize sunar, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Saygılarımla,

Yücel AKDEMİR

İSMMMO Başkanı

İSMMMO

(07.06.2021)

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/guncelmevzuat/mevzuat_oku.php?mevzuat_id=5746

İnşaat ve Onarım İşlerinden Kesilen Vergiler İşin Zararla Sonuçlanması Halinde Mükellefe İade Edilebilir Mi?

Konun Özü

Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarım işlerinde çalışan gerçek kişilerle kurumlara ödenen istihkak bedellerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesinin 4 numaralı bendine göre kesilen vergilerin bu işlerin zararla sonuçlanması halinde iade edilip edilmeyeceği konusu değerlendirilecektir.

Giriş

Türk Gelir Vergisi sisteminde temel ilke,  verginin gelirden alınacağı prensibidir. Vergiyi doğuran olay gelirin elde edilmesidir. Kanunda açıkça hüküm bulunmayan hallerde bu ilkeden ayrılmamak gerekir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesi esas itibariyle nihai bir mükellefiyet maddesi değil,  ileride doğacak veya doğması muhtemel bir vergiye mahsuben önceden vergi tevkifatını yapılmasını öngören bir maddedir. Eğer kanun koyucu zarar halinde kesilen verginin nihai bir vergi haline gelmesini öngörseydi bu maddeye açık bir hüküm koyardı.

Zarar Hali

Zarar halinde vergi iade edilmesine aykırı görüşü savunanlar, vergi tevkifatına tabi inşaat ve onarım işinin zararla sonuçlanması halinde mükellefin başka kaynaklardan elde edilmiş geliri varsa ve bu gelir dolayısı ile bir vergi doğuyorsa inşaat işinden kesilen vergilerin bu vergi ile mahsup edileceğini ve varsa fazlasının geri verileceğini kabul etmektedir.

Vergi tevkifatı yapılan iş zararla sonuçlanmış olmasına rağmen başka bir gelir dolayısıyla vergi doğmuşsa mahsup yapılabildiği ve vergi iadesi söz konusu olduğu halde beyannamesini zararlı verenler kesilen vergiler üzerindeki bütün haklarını kaybetmektedirler.

Bilindiği gibi Gelir Vergisi Kanunu’nun 42’nci maddesine göre inşaat ve onarım işlerinin kazançları işin bittiği yılda tespit edilerek ilgili yıllara dağıtılabilmektedir.

Örneğin 10 yılda bitmiş bir inşaat işinin kazancı ilgili yıllara dağıtıldığı takdirde bu karın dağıtıldığı yıllara ait beyannamelerden bir kısmı zararlı diğer bir kısmı karlı olabilmektedir. Bu takdirde vergi mahsubu nasıl yapılacaktır?

Sonuç

Vergi sistemimizde vergi gelirden alındığına göre zarar eden mükelleflerden herhangi bir şekilde vergi alınması bahis konusu olamaz. Eğer 94 ‘üncü madde gereğince önceden kesilmiş bir vergi varsa bu verginin zararlı beyanname veren mükellefe iadesi zorunludur.

Gerçekten de ne Gelir Vergisi Kanunu’nda ne de Kurumlar Vergisi Kanunu’nda mahsup işleminin muhakkak surette tevkifatın yapıldığı yıla ait beyannamelerden hesaplanacak vergilerden yapılacağını emreden bir ifade yoktur. Kanun koyucunun ilgili maddelerde “o yıla ait beyannameler üzerinden” şeklinde bir deyim kullanmamış olması tevkif edilmiş olan vergilerin sonraki yıllara ait matrahlı beyannameler üzerinden hesaplanan vergilerden mahsup imkanını tanıdığına bir delil sayılabilir.

Kaynaklar:

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu

07.06.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Kısmi Süreli Çalışan İşçinin İş Arama İzni

İş sözleşmesinin tarafları olan işçi veya işveren iş sözleşmesini haklı nedenle (ve derhal) feshedebilecekleri gibi süreli fesih yoluyla da sona erdirebilirler. Ancak İş Kanunu’nun 17 inci maddesinde yer alan süreli fesihte sözleşme hemen sona ermemektedir. Dolayısıyla iş arama izinleri de 17 inci madde kapsamındaki fesihlerde söz konusu olmaktadır.

  • İş sözleşmesi İş Kanunu’nun 24 ve 25 inci maddelerinde belirtilen haklı bir nedene dayalı olarak feshedilmişse, fesih tebliğin yapılmasıyla derhal gerçekleşeceğinden iş arama izni söz konusu olmaz. Çünkü bu fesihle sözleşme hemen sona erer. *
  • İhbar öneli tanınması gerekmeyen hallerde iş arama izni de gündeme gelmez. Örneğin emeklilik, askerlik, kadın işçinin evlilik nedeni ile bir yıl içinde sözleşmeyi feshetmesi, Emeklilik için yaş dışında diğer şartların tamamlanması (15 yıl 3600 gün) gibi ihbar süresi tanınması gerekmeyen hallerde iş arama izni de söz konusu olmayacaktır. *
  • Aynı şekilde işverence bildirim sürelerine ait ücretin veya ihbar tazminatının peşin ödendiği hallerde yeni iş arama izni verilmesi gerekmez.
  • Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş sözleşmesinin sona ermesinde bildirim süresi uygulanmadığından, yeni iş arama izni de söz konusu olmaz.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/13176 Esas, 2019/22450 Karar

Ancak İş Kanunu’nun 17 inci maddesinde yer alan süreli fesihte sözleşme hemen sona ermemektedir. Dolayısıyla iş arama izinleri de 17 inci madde kapsamındaki fesihlerde söz konusu olmaktadır.

İş arama izni ile ilgili hususlar İş Kanunu’nun 27’ inci maddesinde düzenlenmiştir.

Yeni iş arama izni Madde 27

Bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecburdur. İş arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır.

İşveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin ücret işçiye ödenir.

İşveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise işçinin izin kullanarak bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı öder

KISMİ SÜRELİ ÇALIŞMA NEDİR?

Kısmi süreli iş sözleşmesine istinaden part-time çalıştırılan sigortalıların prim gün sayılarının hesaplanma usulü Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 101. maddesinde açıklanmıştır

SOSYAL SİGORTA İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİ

Kısmi süreli çalışmalarda prim ödeme gün sayısı

MADDE 101 –

 (1) Sigortalının normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre üçte ikisi oranından daha az belirlendiği çalışmalar kısmî süreli çalışmadır.

(2) (Mülga: RG-17/4/2012-28267)

(3) İş sözleşmesi saat ücreti karşılığı yapılmış ise kısmi süreli çalışan sigortalıların ay içinde çalıştığı toplam sürenin, 4857 sayılı İş Kanunu’na göre günlük olağan çalışma süresi olan 7,5 saate bölünmesiyle, sigortalı için bildirilmesi gereken prim ödeme gün sayısı hesaplanır. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda 7,5 saatin altındaki çalışmalar 1 güne tamamlanır.

(4) 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu ve 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun kapsamında çalışan sigortalıların ay içinde çalıştığı toplam sürenin sekiz saate bölünmesiyle, ayda kaç gün sigortalı bildirileceği hesaplanır. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda 8 saatin altındaki çalışmalar 1 güne tamamlanır.

(5) Yazılı sözleşme ile sigortalının yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç duyulması hâlinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı çağrı üzerine çalışmalarda, çalışma süresi gün, hafta ve ay olarak belirlenmiş ise bu süreler üzerinden; taraflar arasında çalışma süresi gün, hafta ve ay olarak belirlenmemiş ise sigortalının aylık çalışma süresi yukarıdaki fıkralar hükmünce hesaplanan gün sayısı üzerinden bildirilir. Ancak, çalışma süresinin gün, hafta ve ay olarak belirlenmiş süreden fazla olması hâlinde bu süre dikkate alınarak yukarıdaki fıkralar hükmünce hesaplanan gün sayısı üzerinden bildirilir. Bu fıkranın uygulanmasında 4857 sayılı İş Kanunu’nun 14’üncü maddesi hükümleri de dikkate alınır.

İlgili Yönetmeliğe göre, kısmi süreli iş sözleşmesine istinaden çalışan sigortalıların ay içindeki çalışma süreleri (saat bazında) toplandıktan sonra;

  • 4857 sayılı İş Kanunu’na istinaden çalışan bir sigortalı için ay içindeki toplam çalışma süresi 7,5’e bölünerek,
  • 854 sayılı Deniz İş Kanunu veya 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanuna istinaden

Çalışan bir sigortalı için ay içindeki toplam çalışma süresi 8’e bölünerek, Sigortalının ay içindeki prim gün sayısı bulunmaktadır. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda;

4857 sayılı Kanuna istinaden çalışan sigortalılarda 7,5 saatin altındaki çalışmalar, 854 veya 5953 sayılı Kanuna istinaden çalışan sigortalılarda 8 saatin altındaki çalışmalar,1 güne tamamlanmaktadır.

Örneğin, 4857 İş Kanunu hükümlerinin uygulandığı bir işyerinde Çarşamba, Perşembe, cuma günleri günlük 4 saatlik çalışma şartıyla kısmi süreli iş sözleşmesi imzalanmış bir sigortalının;

2019/ocak ayı içinde toplam 56 saat çalıştığı düşünüldüğünde, ocak ayındaki prim gün sayısı prim gün sayısı 56 / 7,5 = 7,4 = 8 gün

2019/şubat ayı içinde toplam 48 saat çalıştığı düşünüldüğünde, şubat ayındaki prim gün sayısı 48 / 7,5 = 6,4 = 7 gün olacaktır.

KISMİ SÜRELİ ÇALIŞAN SİGORTALININ AY İÇİNDEKİ PRİM GÜN SAYISI 20 GÜNDEN FAZLA OLAMAZ

Sosyal Güvenlik Kurumu e-bildirge uygulamasında sistemsel düzenleme yaparak, eksik gün nedeni olarak “kısmi istihdam (06 kodlu)” seçilmesi halinde 20 günden fazla hizmet bildirilmesine izin vermemektedir.

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 102’nci maddesinin on üçüncü fıkrasında “Kısmi süreli çalışmalara ait sigortalı ve işverenin imzasını taşıyan yazılı iş sözleşmesi” ibaresi kullanılarak eksik günü kanıtlayan kısmi çalışmaya ilişkin belgenin yazılı olması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Süresi bir yılı aşsın veya aşmasın sigortalıların eksik gün bildirimlerine kanıt oluşturan ve SGK ünitelerine ibraz edilen kısmi süreli iş sözleşmelerinin yazılı olarak düzenlenmiş olması gerekmekte olup yazılı olarak ibraz edilen sözleşmelere itibar edilmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumunun bu konuda daha önce herhangi bir kontrolü yoktu. Ancak belirtilen hususta Kasım/2018 döneminden itibaren sistemsel düzenleme yapılarak eksik gün nedeni olarak kısmi istihdam (06 kodlu) seçilmesi halinde 20 günden fazla hizmet bildirilmesine izin verilmemektedir. Eksik gün nedeni olarak kısmi istihdam (06 kodlu) seçilip 20 günden fazla hizmet bildirilmesine çalışıldığında “Eksik gün nedeni olarak “6-Kısmi İstihdam” seçilenler için 20 günde fazla hizmet bildirilemez.” şeklinde uyarı verilmektedir.

KISMİ SÜRELİ ÇALIŞANLARIN EKSİK GÜNLERİNİN 30 GÜNETAMAMLATILMASI

2018 Kasım dönemine kadar işverenler tarafından APHB verilmesi esnasında 21 gün ve üzerinde prim günün bildirilmesine E-Bildirge sigorta ekranı izin veriyordu.

Bu durum, Sayıştay’1n 2017 Yılı SGK Denetim Raporunda, eleştiri konusu yapılmış

T.C. Sayıştay Başkanlığı

Sosyal Güvenlik Kurumu 2017 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 82

BULGU 42: 4/1-a Kapsamında 20 Gün Üzerindeki Çalışmaların Kısmi Süreli Çalışma Olarak Değerlendirilmesi

5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında kısmi süreli olarak çalışanlardan bazılarının 20 gün üzerinde çalışmasına rağmen primlerinin tam süreli çalışan olarak bildirilmediği tespit edilmiştir.

İş Kanunu’na İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği’nin “Kısmi Süreli Çalışma” başlıklı 6’ncı maddesinde; işyerinde tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın üçte ikisi oranına kadar yapılan çalışmanın kısmi süreli çalışma olduğu,

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 101’inci maddesinin birinci fıkrasında; sigortalının normal haftalık çalışma süresinin tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre üçte ikisi oranından daha az belirlendiği çalışmaların kısmî süreli çalışma olduğu, üçüncü fıkrasında ise; iş sözleşmesi saat ücreti karşılığı yapılmış ise kısmi süreli çalışan sigortalıların ay içinde çalıştığı toplam sürenin, 4857 sayılı İş Kanunu’na göre günlük olağan çalışma süresi olan 7,5 saate bölünmesiyle, sigortalı için bildirilmesi gereken prim ödeme gün sayısının hesaplanacağı, bu şekilde yapılacak hesaplamalarda 7,5 saatin altındaki çalışmaların 1 güne tamamlanacağı, hüküm altına alınmıştır.

Ancak yapılan incelemede, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında kısmi süreli olarak çalışanlardan 21283 kişinin bahsi geçen mevzuat hükümlerine aykırı olarak, emsal çalışmanın üçte ikisi oranından daha fazla çalıştırıldığı, primlerinin söz konusu çalışma süreleri üzerinden bildirildiği görülmüştür.

Kamu idaresi cevabında; özetle, uygulamanın bu şekilde yürütüldüğü, bu konuda sendikalar başta olmak üzere uygulamanın yanlış olduğuna dair bir talep olmadığı, konunun hukuki yönden Çalışma Bakanlığı ile tekrar değerlendirileceği, ifade edilmiştir.

Sonuç olarak kısmi süreli olarak yapılan çalışmalardan 20 gün üzerindeki çalışma sürelerinin kısmi süreli çalışma olarak sayılamayacağı, söz konusu uygulama için Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü’nün de Sosyal Güvenlik Merkezlerine bu yönde görüş verdiği, dolayısıyla çalışma sürelerinin 30 güne tamamlanmasına yönelik olarak gerekli işlemlerin yapılması gerekir.

SGK e-Bildirge sisteminde bugüne kadar kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışanlar için bildirilebilecek azami prim gün sayısı ile ilgili herhangi bir kontrol bulunmamaktaydı.

Bu durum, Sayıştay’ın 2017 Yılı SGK Denetim Raporunda, eleştiri konusu yapılmış ve 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında kısmi süreli olarak çalışanlardan 21.283 kişinin bahsi geçen mevzuat hükümlerine aykırı olarak, emsal çalışmanın üçte ikisi oranından daha fazla çalıştırıldığı, primlerinin de söz konusu çalışma süreleri üzerinden bildirildiği, oysa ki, aylık prim gün sayısı 20 günden fazla bildirilen kişilerin kısmi süreli değil, tam süreli çalıştıklarının kabul edilerek prim gün sayılarının 30 güne tamamlanmasına yönelik olarak gerekli işlemlerin yapılması belirtilmiştir.

Sayıştay’ın bu eleştirisi üzerine, SGK kısa bir süre önce e-Bildirge sisteminde düzenleme yaparak kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışanlar için en fazla 20 prim gün sayısı bildirilebilecek şekilde kontrol getirilmiştir

Bu kapsamda işverenlere ilgili işlemlerin yapılması adına Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yazı gönderilmektedir. Tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde eksik kalan gün ve kazançların EK APHB tanzim edilerek, dilekçe ekinde Sosyal Güvenlik Kurumuna teslim edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde ilgili işlemlere re ’sen Kurum tarafından yapılacaktır.

İŞ ARAMA İZNİNİN TOPLU KULLANILABİLİR Mİ?

4857 sayılı İş Kanunu’nun 27. Maddesinde;

İş arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır. Hükmü bulunmaktadır bu nedenle,

İş arama izni ancak işçinin isteği ile toplu olarak kullandırılabilir. İşçinin bu konudaki talebini işverene önceden bildirmesi ve iş arama izni toplamını işten ayrılacağı günden önceki günlere karşılık gelecek şekilde ayarlaması şarttır. İşçinin usulüne uygun toplu kullanma talebini işverenin kabul etmek zorundadır.

Yeni iş arama süresi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesinde sözü edilen bildirim gün sayısına göre belirlenir. Bu konuda sözleşme ile arttırılmış öneller de dikkate alınır, işçinin toplu olarak kullanmayı istemesi halinde toplam saat sayısının bir iş günündeki çalışılan saate bölünmesi gerekir. İşçinin çalıştırılmadığı hafta tatili ile bayram ve genel tatil günleri için yeni iş arama izni verilmesi gerekmez.

İŞ ARAMA İZNİ TOPLU KULLANILIRSA İŞTEN ÇIKIŞ TARİHİ NE OLMALIDIR?

İş arama izni ücretli kullanılan bir izin olup, işçinin işten ayrılış tarihi ihbar süresinin bittiği tarih olmalıdır. İşçi iş arama izinlerini kullanmak için işyerinden ayrıldığında sözleşme sona ermemekte, işçi ücreti olarak izne çıkmakta, sözleşmesi ihbar süresi sonuna kadar devam etmektedir. Bu nedenle işçi iş arama iznini kullandıktan sonra ihbar süresi sonunda çıkış işlemi yapılmalıdır.

İŞ ARAMA İZNİ KULLANDIRILMAMASI

4857 sayılı İş Kanunu’nun 27. Maddesinde;

İşveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin ücret işçiye ödenir. İşveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise işçinin izin kullanarak bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı öder.

İŞ ARAMA İZNİNİN KULLANILMA ZAMANINI İŞVEREN BELİRLER

İşçinin çalıştırılmadığı hafta tatili ile bayram ve genel tatil günleri için yeni iş arama izni verilmesi gerekmez. İş arama izni çalışma günlerinde verilir. Kullandırılmaması halinde de sadece çalışma günleri için iş arama izin ücreti hesaplanır. İş arama izni çalışılan günde çalışma saatleri içerisinde işverenin uygun gördüğü saatlerde kullanılır.

İş arama izninin kullanılma zamanını işveren belirler. İşçinin kendiliğinden bu izni kullandığını belirterek ayrılması doğru değildir. Zira ihbar öneli içinde iş görme borcu eksiksiz devam etmektedir. (Yargıtay 9. H.D.  E. 2012/32958 K. 2014/21253 T. 23.6.2014)

KISMİ SÜRELİ ÇALIŞAN İŞÇİNİN İŞ ARAMA İZNİ

Yeni iş arama izni kısmi süreli iş sözleşmesinde de uygulanmalıdır. Kısmi süreli iş sözleşmesi kapsamında çalışan işçi yönünden ihbar önelinin de iş ilişkisinin kurulduğu tarih ile feshedilmek istendiği tarih arasında geçen süre toplamına göre belirlenmesi gerekir.

İş Kanunu 4857 sayılı İş Kanunu madde 13’e göre; “İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmî süreli iş sözleşmesidir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. ve 25. maddelerine dayanarak gerçekleşen bir haklı nedenle derhal fesih durumu vardır ve iş sözleşmesi hemen sona erer.

Kısmî süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin kısmî süreli olmasından dolayı tam süreli emsal işçiye göre farklı işleme tâbi tutulamaz. Kısmî süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreye orantılı olarak ödenir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 17’nci maddesinde ihbar süreli belirtilmiştir. Kısmi süreli çalışan işçi ihbar süresi kullandırılacak ise yine takvim günü esas alınarak ihbar süresini kullanabilecektir. Kısmi süreli iş sözleşmesi kapsamında çalışan işçi yönünden ihbar önelinin de iş ilişkisinin kurulduğu tarih ile feshedilmek istendiği tarih arasında geçen süre toplamına göre belirlenmesi gerekir.

Örneğin; 56 gün ihbar süresi olan işçi ihbar önelinin başladığı tarih itibariyle 56 gün sonra ihbar öneli sonlanacaktır

Ayrıca bu dönem boyunca çalışanın iş arama izni de mevcuttur. İş Kanunu 13’üncü maddesindeki düzenleme gereği, kısmi süreli çalışan işçilere tam süreli çalışan emsal işçiye göre çalıştığı süreyle orantılı iş arama izni verilmelidir. Örneğin, günlük 7,5 saat tam süreli çalışana yeni iş arama izni en az 2 saat veriliyorsa, günde 2 saat çalışan part time çalışana orantı kurularak 0,53 saat verilmeli, yani 0,53*60 dakika= 32 dakika iş arama izni verilmelidir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 30.09.2014 2014/24965 E. 28564 K. Sayılı kararında; “Davacının günde 4 saat ve haftada 6 gün üzerinden toplam haftalık 24 saat çalıştığı anlaşılmakla çalışmaları 4857 sayılı İş Kanunu’nun 13. maddesi kapsamında kısmi süreli olarak değerlendirilmelidir. İş Kanunu’nun 27. maddesinde iş arama izninin günde 2 saatten az olamayacağı hükmü tam süreli çalışanlar içindir. Bu durumda günlük iş arama süresi de kısmi süreye göre belirlenmelidir. Günde 4 saat çalışan işçinin bunun yarısı kadar süreyi günde 2 saati iş arama izni olarak kullanması doğru olmaz. İşçinin günde 4 saat dışında çalışmadığı anlaşılmakla, iş arama süresi kısmi çalışma süresine göre oranlanarak belirlenmeli ve sonucuna göre yasal iş arama izninin eksik kullandırılıp kullandırılmadığı belirlenmelidir.” şeklinde karar vermiştir.

Sonuç olarak

İş arama izni kısmi süreli iş sözleşmesiyle, çağrı usulü ile ya da mevsimlik olarak çalışan işçiler yönünden de geçerlidir ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 27. maddesinde iş arama izninin günde 2 saatten az olamayacağı hükmü tam süreli çalışanlar içindir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 30.09.2014 2014/24965 E. 28564 K. Sayılı Kararında iş arama süresi kısmi çalışma süresine göre oranlanarak belirlenmeli ve sonucuna göre yasal iş arama izninin eksik kullandırılıp kullandırılmadığı belirlenmelidir.” Hükmü bulunmakta olup, İş Kanunu 13. Maddesindeki düzenleme gereği, kısmi süreli çalışan işçilere tam süreli çalışan emsal işçiye göre çalıştığı süreyle orantılı olarak iş arama izni verilmelidir.

07.06.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

7326 Sayılı Kanuna Göre Matrah ve Vergi Artırımı İle İlgili Dikkat Edilecek Hususlar-1 (Hiç ödeme yapılmayacaksa beyan etme/vazgeç, daha iyi!)

1.Giriş

7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun, 03.06.2021 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde yasalaştı.

Bilindiği üzere son 20 yılda, kamuoyunda af veya vergi barışı kanunları olarak tanımlanan çok kapsamlı 5 Kanun çıkarılmıştır. Bu süre zarfında bir o kadar, dar kapsamlı kanunlar da (4746, 5811, 6486, 6552, 7020, 7159, 7256 gibi) yürürlüğe girmiştir. Yıllar itibariyle çıkarılan söz konusu kapsamlı Kanunlar;

2003 yılında çıkarılan 4811 sayılı Kanun,

2011 yılında çıkarılan 6111 sayılı Kanun,

2016 yılında çıkarılan 6736 sayılı Kanun,

2018 yılında çıkarılan 7143 sayılı Kanun,

2021 yılında çıkarılan 7326 sayılı Kanun’dur.

Bahse konu bu Kanunların getirdiği imkânlar yönünden temelde çok benzer/aynı hükümler bulunmaktadır. Bu nedenle, vatandaş olarak vergi barışı ile ilgili epeyce tecrübe kazandık. Diğer taraftan özellikle matrah ve vergi artırımı yönünden, 7326 ve 7143 sayılı Kanunların diğer Kanunlardan ayırt edici bir özellikleri bulunmaktadır. Bu özellik; matrah/vergi artırımı hükümlerinden yararlanabilmek için artık beyan yetmemektedir, bu kapsamda tahakkuk eden vergilerin de ilgili kanunlarda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi gerekmektedir.

Bu yazımızda; mükelleflerin, 7326 sayılı Kanun uyarınca matrah ve vergi artırımı bildiriminde bulunup bulunmaması ile ilgili dikkat edilmesi gereken hususlara yer verilecektir.

2.Kimler Başvurabilir, Başvuru Süresi ve Yararlanma Şartı

7326 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanmak için bazı istisnai durumlar/kişiler hariç mükellef olsun olmasın herkes başvuruda bulunabilir. Matrah ve vergi artırımı için 31.08.2021 tarihine kadar(bu tarih dâhil) başvuruda bulunulması gerekmektedir.

Artırım hükümlerinden yararlanmak için 31.08.2021 tarihine kadar(bu tarih dâhil) başvuruda bulunulması ve bu kapsamda tahakkuk eden vergilerin de belirtilen süre ve şekilde ödenmesi gerekmektedir. Artırım bildiriminde bulunulduğu halde, artırım kapsamında tahakkuk eden vergilerin bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmemesi halinde artırım hükümlerinden yararlanılamaz.

3.Hangi Dönem ve Hangi Vergi Türü İçin Başvuruda Bulunabilir

7326 sayılı Kanunla, 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 dönemleri için gelir ve kurumlar vergisi, katma değer vergisi ile muhtasar beyannamesinde yer alan bazı vergi kodları/türleri için stopaj yönünden matrah ve vergi artırımında bulunma imkânı getirilmiştir. Bazı istisnai durumlar hariç her dönem ve vergi türü birbirinden bağımsız şekilde artırımda bulunulabilir. Her dönem ve vergi türü için ayrı ayrı bildirimde bulunulabilmektedir.

4.Ödeme Yapılmayacaksa Beyanda/Bildirimde Bulunmanın Yararı Yok Zararı Var!

Mezkûr Kanuna göre artırım kapsamında tahakkuk eden vergiler için ödeme yönünden iki(peşin ve 6 eşit taksitli) seçenek bulunmaktadır. Daha önceki kanunlarda peşin ödeme seçeneğinde herhangi bir indirim hakkı bulunmazken bu Kanunda peşin ödeme seçeneğinde %10 indirim hakkı getirilmiştir. Söz konusu bu yeni düzenleme, mükelleflerin matrah ve vergi artırım bildiriminde bulunmalarında teşvik unsuru yaratacağından çok yerinde bir düzenleme olduğu kanaatindeyiz. Taksitli ödeme seçeneğinde ise indirim imkânı bulunmamakta birlikte ödenmesi gereken matrah ve vergi artırım tutarları, (1,09) katsayı ile çarpılarak hesaplama yapılacaktır.  Söz konusu madde kapsamında beyan edilen vergilerin, hafta sonları da dikkate alınarak son ödeme tarihleri ise aşağıdaki gibidir. Ödenecek taksit tutarının %10’unu aşmamak şartıyla 10-TL’ye kadar yapılmış eksik ödemeler için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.

Ödeme Tercihi Peşin / Taksit Son Ödeme Günü Açıklama
Peşin Ödeme Seçeneği Peşin 30.09.2021 Tutarın tamamının, geç ödeme zammı ile birlikte 01.11.2021 tarihine kadar ödenmemesi halinde şartlar ihlal edilmiş sayılır.
Taksitli Ödeme Seçeneği 1. taksit 30.09.2021 1. ve 2. taksitin ayrı ayrı tamamının, süresinde ödenmemesi halinde şartlar ihlal edilmiş sayılır.
2. taksit 30.11.2021
3. taksit 31.01.2022 Söz konusu taksitler, süresinde ödenmesi gerekmektedir. Şu kadar ki, 3. 4. 5. ve 6. taksitlerden süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen en fazla İKİ taksitin, geç ödeme zammı ile birlikte 31.08.2022 tarihine kadar(bu tarih dahil) tamamının ödenmemesi halinde şartlar ihlal edilmiş sayılır.
4. taksit 31.03.2022
5. taksit 31.05.2022
6. taksit 01.08.2022

Bir önceki (7143 sayılı) Kanuna göre matrah/vergi artırımında bulunanlardan; yüzlerce hatta binlerce mükellef ödeme şartları yerine getirmediği için maalesef ilgili Kanunu ihlal etmiştir. Şartlar ihlal edildiği için yapmış oldukları bildirimlerin hiçbir anlamı da kalmamıştır. Artırımda bulunanlardan; bazıları vergi incelemesi geçirmiş ve haklarında tarhiyat yapılmıştır. Dolayısıyla vergi barışından yararlanmakla gereksiz bir şekilde adlarına vergi tahakkuk ettirmiş oldular. Hem beyan ettikleri vergileri ödemekle yükümlü oldular hem de inceleme nedeniyle çıkan vergilere muhatap oldular. Geçmişteki bu tecrübe, vatandaş/mükellef olarak daha dikkatli olunmasını gerektirir.

7326 sayılı Kanundan faydalanabilmek için beyanlar üzerinden tahakkuk eden vergilerin belirtilen süre ve şekilde ödenmesi gerekmektedir. Aksi durumda artırım bildiriminde bulunmanın bir faydası olmamakta bilakis zararı bulunmaktadır. Tüm vergi barışı kanunlarında olduğu gibi 7326 sayılı Kanun kapsamında beyan edilen vergilerin terkini mümkün değildir. Ayrıca bu vergilerin vadesinde ödenmemesi halinde gecikme zammı da işlemektedir. Bu vergilerin ödenmemesi nedeniyle ileride haklarında haciz işlemi yapılması da muhtemeldir. Çünkü söz konusu bu vergiler, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsil edilmektedir.

Bu nedenle, 7326 sayılı Kanun kapsamında matrah ve vergi artırımında bulunmak isteyenlerin dikkat etmesi gereken husus; şayet tahakkuk edecek söz konusu vergileri, belirtilen süre ve şekilde ÖDEMEYECEKLERSE veya eksik ödeyeceklerse, beyan etmelerinin hiçbir yararı olmayacaktır. Çünkü ödeme yapılmaması durumunda yapılan beyan/bildirim, haklarında vergi incelemesi yapılmasına ve adlarına tarhiyat yapılmasına engel olmayacaktır. Bu durumda artırımda bulunmamaları kendileri için daha uygun olacaktır çünkü gereksiz yere kendi iradeleri ile adlarına vergi borcu çıkarmalarının bir anlamı yoktur.

5.Son Başvuru (31.08.2021) Tarihine Kadar Beyandan/Bildirimden Vazgeçebilirsiniz

Dikkat edilecek ikinci husus; artırım bildirimde bulunacakların, başvurunun yapıldığı son tarihe kadar isterlerse beyanlarından vazgeçme haklarının olduğu düşünülmektedir. 7326 sayılı Kanunda bu husus ile ilgili herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. Ancak bilindiği üzere, bu tür vergiler beyana dayalı vergilerdir, idarece veya resen yapılan tarhiyatlar kapsamında değildir. Zira önceki yıllarda çıkan vergi barışı kanunlarının uygulamalarından bilindiği kadarıyla, başvuruda bulunanlardan; isteyenlerin başvurularının yapıldığı son gününe kadar bildirmelerini iptal etme hakları olmuştu. Mezkur Kanunda belirtilen son tarihe kadar bildirim iptali/vazgeçme başvurusunda bulunanların adlarına tahakkuk eden söz konusu vergilerin terkini yapılır. Ancak son başvuruların bitmesine müteakip, bildirimlerin iptali istenemez, beyanlardan vazgeçme hakları bulunamaz, adlarına tahakkuk eden vergilerin terkini veya mahsubu da istenemez.           

6.Sonuç

7326 sayılı Kanun’un artırım hükümlerinden yararlanmak için bazı istisnai durumlar/kişiler hariç mükellef olsun olmasın HERKES başvuruda bulunabilir.

Mezkûr Kanunun artırım hükümlerinden yararlanmak için 31.08.2021 tarihine kadar(bu tarih dâhil) başvuruda bulunulması ve bu kapsamda tahakkuk eden vergilerin de belirtilen süre ve şekilde ödenmesi gerekmektedir. Artırım bildiriminde bulunulduğu halde, artırım kapsamında tahakkuk eden vergilerin bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmemesi halinde artırım hükümlerinden yararlanılamaz.

Artırımda bulunulacak dönem ve vergi türleri; 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 dönemlerine ait gelir ve kurumlar vergisi, katma değer vergisi ile bazı vergi kodları/türleri için gelir/kurumlar stopaj vergi türüdür

Öte yandan bu Kanun uyarınca matrah ve vergi artırımı nedeniyle tahakkuk edilecek vergiler, Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmeyecekse veya eksik ödenecekse, hiç beyanda bulunulmamasının daha uygun olacağı düşünülmektedir.

Mezkûr Kanun kapsamında yapılacak artırım bildirimlerin en son 31.08.2021 tarihine kadar iptal edilmesi(vazgeçilmesi) imkânının olduğu düşünülmektedir.

Bu Kanun kapsamında artırım nedeniyle tahakkuk eden vergilerin; son başvuru tarihinden sonra terkini, mahsubu veya iadesi mümkün değildir, bu vergilerin vadesinde ödenmemesi halinde ayrıca gecikme zammı işlemekte ve vergi dairesince de 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsili yapılmaktadır.

Kaynakça:

–  213 sayılı Kanun

-7143 sayılı Kanun

-7326 sayılı Kanun(Yasalaştı ancak daha Resmi Gazetede yayımlanmadı)

07.06.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Kanunu İle Getirilen Matrah ve Vergi Artırımı Müessesesinin Vergi İncelemesi Bakımından Değerlendirilmesi

Bilindiği üzere 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun(bundan böyle matrah artırım kanunu yada kanun olarak anılacaktır) TBMM’de kabul edilerek yasalaştı. Bu kanuna göre  matrah ve vergi artırım müessesinden yararlanma hakkı yeniden verildi. Peki matrah ve vergilerini artıran mükelleflerin Vergi İncelemeleri karşısındaki durumu nedir? Matrah ve vergi artırımı yapan mükellefler Vergi İncelemesine alınabilir mi, defter ve belgeleri istenebilir mi?, başlanmış olan Vergi İncelemelerinin akıbeti ne olacak? sorularına kısa ve öz bir şekilde muhatapların da kolayca anlayabileceği şekilde yanıt bulmaya çalışacağız.

1-Kanunun Yayımı tarihinden Önce Vergi İncelenmesine Başlanılması Durumu:

a- Vergi İncelemesinin 02/08/2021’e kadar Sonuçlandırılamaması Durumu:

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 140. Maddesi uyarınca Vergi incelemesine nezdinde inceleme yapılan (tüzel kişilerde kanuni temsilci) kişi ile incelemeye başlandığına dair tutanağın imzalanmasıyla başlanır. Kanunun  4. Maddesine göre matrah artırımında bulunulmuş olması kanunun yayımı tarihinden önce başlayan incelemelere engel teşkil etmeyecektir. Ancak Vergi Müfettişi tarafından yürütülen inceleme neticesinde Müfettiş tarafından tanzim edilen Vergi İnceleme Raporları 02/08/2021 tarihine kadar(bu tarih dahil) vergi dairesi kayıtlarına girmezse vergi incelemesi sonuçlandırılacak ve mükellef adına vergi tarhiyatı yapılamayacaktır. Mükellefin kanunun 5. Maddesine göre yapmış olduğu matrah artırımı geçerli olacaktır.

Ancak; burada dikkat edilmesi gereken husus Vergi Müfettişi tarafından yürütülen incelemenin hangi vergi türleri itibariyle yapıldığıdır, nezdinde inceleme yapılan hakkında tanzim edilen incelemeye başlama tutanağında hangi vergi türleri itibariyle inceleme yapıldığına bakmak gerekir, hangi vergi türünden inceleme yapılıyor ise söz konusu tüm vergi türleri itibariyle matrah artırımını yapmış olmak zorunludur.

Örneğin mükellefin 2018 yılı hesapları hem Kurumlar Vergisi hem de KDV yönünden incelenmektedir. Mükellef 2018 yılı kurumlar vergisini kanunda öngörülen şekilde artırıp, KDV’yi artırmaz ise 02/08/2021 tarihine kadar Kurumlar Vergisi yönünden tanzim edilen raporların vergi dairesine intikali gerçekleşmezse bu vergi türü yönünden inceleme sonuçlanacak, fakat KDV yönünden Vergi Müfettişi incelemeye devam edebilecektir ve 02/08/2021 tarihi ile bağlı olmayacaktır.

b- Vergi İncelemesinin 02/08/2021’e Kadar Sonuçlandırılması Durumu:

02/08/2021’e kadar incelemenin sonuçlandırılması( tanzim edilen Vergi İnceleme Raporlarının Vergi Dairesi kayıtlarına intikal etmesi) ve herhangi bir vergi türü itibariyle matrah farkı tespit edilmesi halinde; mükellef inceleme raporlarının Vergi Dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce matrah artırımında bulunmuş ise ; inceleme sonucu vergi türleri itibariyle bulunan vergi farkı ile mükellefin artırdıkları vergiler birlikte değerlendirilecek olup; bu değerlendirme neticesinde mükellefin inceleme dönemi itibariyle artırdığı vergi tutarlarının Vergi incelemesi neticesinde tespit edilen vergi farkından fazla veya eşit olması durumunda, vergi incelemesi sonucu bulunan matrah farkı nedeniyle ayrıca bir vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.

-Tam tersi bir durumda yani vergi incelemesi neticesinde tespit edilen vergi farkının mükellefçe ilgili raporlar Vergi Dairesi kayıtlarına intikal ettirilmeden artırılan vergiden fazla olması durumunda fark tutar kadar cezalı vergi tarhiyatı yapılacaktır. Ancak bu durumda da bu vergi, ceza ve gecikme faizleri için tasarının 4. Maddesindeki şartlara göre indirimden yararlanarak ödemede bulunulabilecektir.

Örneğin; A Ltd.Şti.’nin 2018 yılı hesap ve işlemlerinin Vergi Müfettişi tarafından incelenmesine 01/01/2021 tarihinde imzalanan incelemeye başlama tutanağıyla başlanmış olup, ilgili inceleme neticesinde tanzim edilen vergi inceleme tutanağı 01/05/2021 tarihinde imzalanmış, söz konusu raporlar  vergi dairesi kayıtlarına 02/08/2021 tarihinden önce intikal ettirilmiştir. A. Ltd. Şti. ise 2018 yılı Kurumlar  ve Katma Değer Vergisi yönlerinden matrah artırımında bulunmuş, söz konusu artırımlar neticesinde adına  Kurumlar Vergisi yönünden 40.000,00 TL, Katma Değer Vergisi yönünden de 25.000,00 TL vergi tahakkuk etmiştir.

Vergi incelemesi neticesinde önerilen tarhiyatlara ilişkin bilgiler ise aşağıdaki gibidir.

Tarhı Önerilen Kurumlar Vergisi       : 50.000,00TL

Kesilen Vergi Ziyaı Cezası               : 50.000,00TL

Tarhı Önerilen Katma Değer Vergisi: 30.000,00TL

Kesilen Vergi Ziyaı Cezası                : 30.000,00TL

Özel Usulsüzlük Cezası                     : 110.000,00TL

Mükellefin ödemesi gereken vergi ve cezalar bakımından konu değerlendirilecek olursa yapılacak kıyaslama ve yapılandırma hükümleri aşağıdaki tablodaki gibi olacaktır.

  Kurumlar Vergisi Katma Değer Vergisi Toplam Vergi Ziyaı Cezası Özel Usulsüzlük Cezası
*V.İ.R’e göre Tarhı Önerilen 50.000,00 30.000,00 80.000,00 110.000,00
**Matrah Artırım Kanuna Göre Artırılan 40.000,00 25.000,00 0,00 0,00
***Fark 10.000,00 5.000,00 80.000,00 110.000,00
**** Ödenmesi Gereken Vergi/Ceza 5.000,00 2.500,00 0,00 27.500,00

*Vergi Müfettişi tarafından tanzim edilen raporda belirtilen rakamlardır.

**7326 sayılı kanunun  5. Maddesine göre yapılan matrah artırımı neticesinde  artırılan rakamlardır.

*** 7326 sayılı kanunun 5/7. Maddesine göre yapılan kıyaslama neticesinde kalan farktır.

**** 7326 sayılı kanunun 4/1. Maddesine göre “inceleme ve tarhiyat aşamasındaki işlemler”  kapsamında başvurulacak yapılandırma hükmü gereği kalan rakamlardır. (vergilerin %50’si, vergi ziyaı cezasının tamamı, özel usulsüzlük cezasının %75’inin tahsilinden vazgeçilecektir.

Önemli bir diğer husus ise; bu süre içerisinde sonuçlandırılan vergi incelemeleri ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma taleplerinin dikkate alınmayacağıdır.

2-Kanunun Yayım Tarihinden Sonra Vergi İncelemesine Başlanılması Durumu:

Kanunun yayım tarihinden sonra herhangi bir vergi türü itibariyle vergi incelemesine başlanılması durumunda, kanundan yararlanma süresi olan 31/08/2021’e kadar mükelleflerin ilgili vergi türleri itibariyle matrah artırımından yararlanması ve kanunda belirtilen süre ve şartlarda ödemesi halinde başlanılan bu vergi incelemelerine devam edilemez ve bu mükellefler hakkında herhangi bir tarhiyat yapılamaz.

3- Matrah Artırımından Yararlanılmış Olsa Bile Vergi İncelemesinin Yapılmasına ve Devam Etmesine Engel Olmayan Durumlar:

Kanunun  5/3-e maddesine göre; artırım talebinde bulunulan dönemler için, sonraki döneme devreden KDV yönünden, ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleriyle ilgili  olarak Matrah artırımı yapılmış olsa bile vergi incelemesi ve tarhiyat hakkı saklıdır. Ancak Sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden yapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan dönemler için tarhiyat önerilemez.

4-Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Talebinde Bulunulmuş Fakat Uzlaşma Günü Gelmemiş Yada Uzlaşma Sağlanamamış Vergi İncelemelerinin Durumu:

Kanunun yayımı tarihi itibarıyla 213 sayılı Kanunun uzlaşma hükümlerinden yararlanılmak üzere başvuruda bulunulmuş, uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış ancak, dava açma süresi geçmemiş alacaklar için kanunun 3. Maddesinde belirtilen “Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan alacaklar” için getirilen kolaylıklardan yararlanılabilecektir. Yani söz konusu kapsamda bulunan vergilerin %50’si ile vergi ziyaı cezasının tamamının, özel usulsüzlük cezasının ise %75’inin tahsilinden vazgeçilecektir.  

Kaynak; 213 Sayılı V.U.K. , 7326 sayılı  Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun , 14.05.2018 tarihinde www.muhasebetr.com adresinde tarafımızca yayımlanan makale.

07.06.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

7326 Sayılı Af ve Matrah/Vergi Artırım Yasası Özeti

7143 sayılı yasaya birebir benzeyen ancak içerisinde belli bazı farklılıkları da barındıran Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ve gerekçesi 21/05/2021 tarihinde TBMM’ye sunulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi nezdinde ise 03.06.2021 tarihinde kabul edilerek yayımlanmak üzere Cumhurbaşkanlığına gönderilmiştir.

Mevcut yasa hükümlerine göre, mükelleflere Devlet arafından takibi yapılan vergi/prim borçlarına af, incelemelerden muafiyet sağlanması maksadıyla matrah/vergi artırım imkanı, yasal defter kayıtlarının düzeltilmesi vb. düzenlemeler getirilmektedir.

Bu yazımızda, akılda kalıcılığı artırmak maksadıyla, yasa düzenlemeleri tablolar halinde sunulmaya çalışılmıştır.

YASANIN KAPSAMI

Kanun düzenlemesinin 1. Maddesinde, iş bu kanun kapsamına dair detaylar verilmiştir. Buna göre 7326 sayılı yasanın kapsamı aşağıdaki gibidir.

            1. MADDE –  KAPSAM
1/1-a VUK Kapsamına giren 1- 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin  vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları
2- 2021 yılına ilişkin olarak 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları (MTV 2. Taksit Hariç)
3- 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları
1/1-b 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen idari para cezaları (Covid-19 Kapsamında Kesilen, Tütün Tüketimi ve Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlarca Kesilen cezalar hariç)
1/1-c Yukarıdaki bentler dışında kalan HMB Tahsil Dairelerince takip Edilen asli ve fer’i amme alacakları (adli para cezaları hariç)
1/1-d 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce gümrük yükümlülüğünden doğan ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri, gecikme zammı
1/1-e SGK tahsil daireleri tarafından 6183’e göre takip edilen 2021 yılı Nisan ayı ve önceki aylara ilişkin sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı
2021 yılı Nisan ayı ve önceki aylara ilişkin isteğe bağlı sigorta primleri ve topluluk sigortası primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı
30/4/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı
30/4/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı
1/5 2021 yılı Nisan ayı ve önceki aylara ilişkin damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı ile bunlara bağlı gecikme zammı
1/1-f ve g İl özel idareleri ve Belediyelerin  6183 sayılı Kanun, 213 sayılı Kanun 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ve 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamına giren çeşitli asli ve fer’i amme alacakları
1/1-ç İşletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer almayan ya da kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan emtia, makine, teçhizat, demirbaşlar ile kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların beyanı

AF KAPSAMINA GİREN ALACAKLAR

7326 sayılı yasanın 2. 3. Ve 4. Maddelerinde, af kapsamına giren borçlara dair evreler hüküm altına alınmıştır.

2. madde de kesinleşmiş alacaklar ile ilgili af başvuru, ödeme vb. düzenlemeler yer almaktadır. Kesinleşmiş alacaklardan kasıt; itiraz, şikayet ve dava açma süresi bitmiş kamu alacaklardır.

3. madde de ise, kesinleşmemiş ve dava aşamasında bulunan alacaklara dair düzenlemeler yer almaktadır. Örneğin ihbarnamenin tebliği sonrası hali hazırda dava süresi bulunan veya dava açılmış ve karar sürecinde bulunan alacaklardır.

4. madde de ise, inceleme ve tarhiyat safhasındaki alacaklara dair düzenlemeler bulunmaktadır. Yani henüz idarece işlem tesis edilip ihbarname tebliğ edilememiş olan alacaklar bu madde hükümlerine göre değerlendirilmektedir.

Söz konusu düzenlemeler tablolar halinde aşağıdaki gibidir.

KESİNLEŞMİŞ ALACAKLAR

2. MADDE –  KESİNLEŞMİŞ ALACAKLAR
2/1-a Yayım Tarihi İtibariyle 1-  Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da 2-ödeme süresi henüz geçmemiş 1- Vergilerin 2- Yİ-ÜFE ye göre hesaplanan tutarın %100’ü 1- G.Faizi/Zammı 2- Asla Bağlı Vergi Cezaları %100’ü
ÖDENİRSE SİLİNİR
2/3 İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş ve kesinleşmiş olan vergiler hakkında yukarıdaki hüküm uygulanı.
2/1-b Yayım Tarihi İtibariyle 1-  Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da 2-ödeme süresi henüz geçmemiş 1- vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları, 2- iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezaları 50%’si 1- cezaların kalan 50%’si
2- Yİ-ÜFE ye göre hesaplanan tutarın %100’ü 2- G.Faizi/Zammı %100’ü
ÖDENİRSE SİLİNİR
2/1-c Yayım Tarihi İtibariyle 1-  Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da 2-ödeme süresi henüz geçmemiş 1- idari para cezaları 2- Yİ-ÜFE ye göre hesaplanan tutarın %100’ü cezaya bağlı fer’ilerin %100’ü
ÖDENİRSE SİLİNİR
2/1-ç Yayım Tarihi İtibariyle 1-  Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da 2-ödeme süresi henüz geçmemiş 1- yukarıdaki bentlerin dışında kalan asli amme alacaklarının ödenmemiş kısmı 2- Yİ-ÜFE ye göre hesaplanan tutarın %100’ü faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklar %100’ü
ÖDENİRSE SİLİNİR
 
DİĞER HUSUSLAR
2/6 Yayım Tarihi İtibariyle yargı kararı ile kesinleştiği hâlde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için bu madde kapsamında yapılandırılır. Ödemeye yönelik ilave tebliğ yapılmaz. Kamu alacağının vadesi yayım tarihi olur.
2/11 Bu madde hükmünden yararlananlar, ayrıca 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesinin KANUN YOLUNDAN VAZGEÇME) ikinci fıkrasında yer verilen indirimlerden yararlanamazlar.                        (30 GÜN İÇİNDE ÖDEME YAPILMASI HALİNDE İLAVE İNDİRİM İMKANI)
9/1-a BAŞVURU 31/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ilgili idareye başvuru
 

9/1-b

ÖDEME İLK TAKSİT ÖDEME HM Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, il özel idarelerine, belediyelere 30/9/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil)
Sosyal Güvenlik Kurumuna 31/10/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil)
DİĞER TAKSİTLER İlk Taksit Dahil azami 18 eşit taksit Yukardaki tarihleri takip eden ikişer aylık dönemler hâlinde
Hesaplanan tutarların tamamı 30/9/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) Peşin Ödenirse katsayı uygulanmaz
Yİ-ÜFE ye göre hesaplanan tutarın  %90’ı SİLİNİR
Af Başvurusu Yapılan İdari Para Cezalarının İlave %25’i SİLİNİR
Hesaplanan tutarların tamamı ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaz
Yİ-ÜFE ye göre hesaplanan tutarın  %50’si SİLİNİR
Af Başvurusu Yapılan İdari Para Cezalarının İlave %12,5’i SİLİNİR
9/5 İADE ALACAKLARININ Af Kapsamı Borçlara Mahsubu Mümkün. Bildirim sonrası arta kalan borç miktarının  1 ay içerisinde ödenmesi istenir.
9/6 İHLAL İlk 2 Taksit Süresinde ve Tam Ödenmesi Koşuluyla (İLK ŞART) 1 Takvim Yılı İçinde 2 veya daha az taksit eksik/hiç ödenmezse Ödenmeyen Taksit Tutarının SON TAKSİTİ izleyen Ayın Sonuna Kadar G.Zammı İle Ödenirse (2. ŞART) BOZULMAZ
1- İlk 2 taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da 2- süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin SON TAKSİTİ izleyen Ayın Sonuna Kadar G.Zammı İle ödenmemesi veya 3- 1 takvim yılında 2 den fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi BOZULUR
9/9 DİĞER AF YASALARI 7256 Sayılı Yasandan Yararlanıp Ödemesi Devam Edenler. YARARLANIR
9/10 6736, 7020, 7143 Sayılı Yasalardan Yararlanıp Ödemesi Devam Edenler. YARARLANMAZ
PİŞMANLIK – UZLAŞMA PİŞMANLIK Ödeme şartını ihlal etmesi ve hiçbir mercie itiraz imkanı kalmamış olması halinde bu maddeye göre yapılandırılır.
UZLAŞMA Uzlaşılmış ancak ödenmemiş veya uzlaşılmayıp dava süresi kaçırılmış dolayısıyla kesinleşmiş alacaklar bu maddeye göre yapılandırılır.

KESİNLEŞMEMİŞ VE DAVA AŞAMASINDA BULUNAN ALACAKLAR

3. MADDE –  KESİNLEŞMEMİŞ VE DAVA AŞAMASINDA BULUNAN ALACAKLAR  
3/1 Yayım Tarihi İtibariyle 1-ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da 2- dava açma süresi henüz geçmemiş ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergileri 1- Vergi Asılının %50’si 1- Vergi Asılının %50’si
2- Yİ-ÜFE ye göre hesaplanan tutarın %100’ü 2- G.Faizi/Zammı 3- Vergi Cezaları ve İdari para Cezaları %100’ü
ÖDENİRSE SİLİNİR
3/2 Yayım Tarihi İtibariyle 1- istinaf veya temyiz süreleri geçmemiş ya da 2- istinaf/itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş yayımı tarihinden önce verilmiş en son karar (Yani İlk Derece Mahkemesi veya İstinaf Mahkemesi Kararının) TERKİN Kararı (Mükellef Lehine) (Bozma Kararı Verilirse Buraya Girer) 1- Terkine Esas Vergi Aslının %10’u 1-  Terkine EsasVergi Asılının %90’ı
2- Yİ-ÜFE ye göre hesaplanan tutarın %100’ü 2- G.Faizi/Zammı 3- Vergi Cezaları %100’ü
ÖDENİRSE SİLİNİR
TASDİK veya TADİLEN TASDİK Kararı (Kısmen Onama ve Kısmen Bozma Kararı Verilirse Buraya Girer) Terkine Esas Vergi Kısmının %10’u Terkine Esas Vergi Kısmının  Asılının %90’ı
Tasdike Esas Vergi Kısmının %100’ü Tasdike Esas Vergi Kısmının %0’ı
Yİ-ÜFE ye göre hesaplanan tutarın %100’ü G.Faizi/Zammı Vergi Cezaları %100’ü
ÖDENİRSE SİLİNİR
3/3 Sadece Vergi Cezaları ile İdari Para Cezalarına Dava Açılmışsa ASLA BAĞLI CEZALAR Bağlı Olduğu vergilerin 1- yayımdan önce ödenmesi veya 2- Kesinleşmiş Alacaklar Kapsamında (Md.2) Ödenmesi ŞART %100’ü G.Faizi/Zammı Vergi Cezalarının %100’ü
ÖDENİRSE SİLİNİR
ASLA BAĞLI OLMAYAN CEZALAR ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş %25’i Kalan Ceza Tutarı
istinaf/Temyiz Safhasında (İlk Derc. Kararı TERKİN) %10’u
istinaf/Temyiz Saf. Kısmen TASDİK Edilen Kısım %50’si
istinaf/Temyiz Saf. Kısmen TERKİN Edilen Kısım %10’u
ÖDENİRSE SİLİNİR
Not: Yukardaki Hükümler Tarh Edilen Vergilerle Birlikte Dava Edilen ancak Asla bağlı olmayan cezalarada uygulanır.
 
DİĞER HUSUSLAR
2/6 Yayım Tarihi İtibariyle yargı kararı ile kesinleştiği hâlde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar bu madde kapsamında YAPILANDIRILAMAZ. Md. 2 kapsamına girer.
3/6 PİŞMANLIK – KSS Kanunun yayımı tarihinden önce verilen (Not: Tebliğ yayımdan Önce Yapılmalı) Pişmanlık Talepli Beyanlar Ödeme Süresi İhlal Olmuş Kanunun yayımı tarihi itibarıyla dava açma süresi geçmemiş olan vergi cezaları 3/3’e GİRER
Kanuni Süresinden Sonra Verilen Beyanlar
3/9 UZLAŞMA 1- Uzlaşma İçin Başvurulmuş, 2- uzlaşma günü verilmemiş, 3- uzlaşma günü gelmemiş 4- uzlaşma sağlanamamış dava açma süresi geçmemiş (Örn. Uzlaşma sağlanamadığı dün itibariyle, dava günü bitmiş veya 15 günden az kalması halinde, dava açma süresi 15 gün uzar.) 3/1’e GİRER
9/1-a BAŞVURU 31/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ilgili idareye başvuru
9/1-b ÖDEME İLK TAKSİT ÖDEME HM Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, il özel idarelerine, belediyelere 30/9/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil)
Sosyal Güvenlik Kurumuna 31/10/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil)
DİĞER TAKSİTLER İlk Taksit Dahil azami 18 eşit taksit Yukardaki tarihleri takip eden ikişer aylık dönemler hâlinde
Hesaplanan tutarların tamamı 30/9/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) Peşin Ödenirse katsayı uygulanmaz
Yİ-ÜFE ye göre hesaplanan tutarın  %90’ı SİLİNİR
Af Başvurusu Yapılan İdari Para Cezalarının İlave %25’i SİLİNİR
Hesaplanan tutarların tamamı ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaz
Yİ-ÜFE ye göre hesaplanan tutarın  %50’si SİLİNİR
Af Başvurusu Yapılan İdari Para Cezalarının İlave %12,5’i SİLİNİR
9/5 İADE ALACAKLARININ Af Kapsamı Borçlara Mahsubu Mümkün. Bildirim sonrası arta kalan borç miktarının  1 ay içerisinde ödenmesi istenir.
9/6 İHLAL İlk 2 Taksit Süresinde ve Tam Ödenmesi Koşuluyla (İLK ŞART) 1 Takvim Yılı İçinde 2 veya daha az taksit eksik/hiç ödenmezse Ödenmeyen Taksit Tutarının SON TAKSİTİ izleyen Ayın Sonuna Kadar G.Zammı İle Ödenirse (2. ŞART) BOZULMAZ
1- İlk 2 taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da 2- süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin SON TAKSİTİ izleyen Ayın Sonuna Kadar G.Zammı İle ödenmemesi veya 3- 1 takvim yılında 2 den fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi BOZULUR
3/11 Başvurup Ödeme Şartını Yerine getirmeyenlerden İLK Tarhiyat/Tahakkuka ilişkin ihbarnameye göre alacaklar takip edilir. (Not: Yayım tarihinden önce verilmiş olan en son yargı kararının, tarhiyatın/tahakkukun TASDİKİNE ilişkin olması hâlinde bu karar üzerine tahakkuk eden alacaklar takip edilir)

İNCELEME VE TARHİYAT SAFHASINDA BULUNAN ALACAKLAR

4. MADDE –  İNCELEME VE TARHİYAT SAFHASINDA BULUNAN ALACAKLAR
4/1 Yayım Tarihinden Önce Başladığı Halde Yayım Tarihinde Bitmemiş 1- V.İncelemelerine, 2- Takdir işlemlerine DEVAM EDİLİR
Not-1: 5. Maddeye Göre en geç 02/08/2021 tarihine kadar Matrah Artırımında Bulunulursa, inceleme 03/08/2021 tarihine kadar tamamlanmalıdır. Aksi halde incelemeler kapatılır.
Not-2: Yayım tarihinden önce tamamlanmış ve ihbarname tebliğ edilmiş ancak dava süreci geçmiş olanlarda (Kesinleşmiş) 2. Md hükümleri Geçerli
Not-3: Yayım tarihinden önce tamamlanmış ve ihbarname tebliğ edilmemiş veya edilmiş ve dava süresi geçmemiş ise (Kesinleşmemiş) 3. Md hükümleri Geçerli
İnceleme ve Takdir İşlemleri Tamamlandıktan Sonra Tarh Edilen Vergiler %50’si Tarh Edilen Vergilerin Kalan %50’si
Yayım Tarihine Kadar Hesaplanan Yİ-ÜFE Tutarı %100’ü Yayım Tarihine Kadar Hesaplanan GECİKME FAİZİ %100’ü
Yayım Tarihinden – Dava Açma Süresi Bitim Tarihine  Kadar Hesaplanan GECİKME FAİZİ Tutarı %100’ü Vergi Aslına Bağlı Olmayan Cezaların %75’i
Vergi Aslına Bağlı OLMAYAN Cezaların %25’i Vergi Aslına Bağlı OLAN Cezaların %100’ü
ÖDENİRSE SİLİNİR
BAŞVURU İhbarname 31.08.2021 Tarihinden SONRA Tebliğ Edilmişse İhbarnamenin Tebliğinden İtibaren 30 Gün İçinde İdareye Yazılı Başvuru
İhbarname 31.08.2021 Tarihinden ÖNCE Tebliğ Edilmişse 31.08.2021’e Kadar İdareye Yazılı Başvuru (Not: 31/12/2021’e 30 günden az kalmışsa 30 gün içinde başvuru)
Örn. 03.03.2021’de hakkında incelemeye başlanan mükellef, yasa hükümlerinden faydalanmak amacıyla matrah artırımı YAPMAMIŞTIR. İnceleme 10.09.2021 ‘de tamamlanmış (V.D. Kayıtlarına intikal ettiği tarih) ve 20.11.2021’de tebliğ edilmiştir. Bu taktirde mükellef, 4/1 kapsamında faydalanmak isterse, (20/11 +) 30 gün içinde idareye başvurabilecektir. İlk Taksit süresi ise  12/2021 den itibaren başlayacaktır.
ÖDEME İhbarname 31.08.2021 Tarihinden SONRA Tebliğ Edilmişse İLK TAKSİT İhbarnamenin Tebliğini İzleyen Aydan Başlar.
DİĞER TAKSİTLER 2 ‘şer Aylık Taksitler Halinde azami 6 Taksit
İhbarname 31.08.2021 Tarihinden ÖNCE Tebliğ Edilmişse İLK TAKSİT 30/9/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil)
DİĞER TAKSİTLER 30/9/2021’i takip eden ikişer aylık dönemler hâlinde 6 eşit taksit
Not: Md.9/1-b de yer alan “İlk Taksit Dahil azami 18 eşit taksit” hükmü bu madde için geçerli değil.
4/3 PİŞMANLIK – KSS Kanunun yayımı tarihinden önce verilen Pişmanlık Talepli Beyanlar Ödeme Süresi İhlal Olmuş Yayım Tarihi İtibariyle TEBLİĞ EDİLMEMİŞ Bu Madde yani 4. Madde Uygulanır.
Kanuni Süresinden Sonra Verilen Beyanlar
Not: Kanunun yayımı tarihi itibarıyla dava açma süresi geçmemiş olan vergi cezaları 3/3’e girer.
4/10 Pişmanlıkla Beyan Edilen Verginin %100’ü Pişmanlık Zammı %100’ü
Yayım Tarihine Kadar Hesaplanan Yİ-ÜFE Tutarının %100’ü Vergi Cezaları %100’ü
ÖDENİRSE SİLİNİR
KSS Beyan Edilen Verginin %100’ü Gecikme Faizi %100’ü
Yayım Tarihine Kadar Hesaplanan Yİ-ÜFE Tutarının %100’ü Vergi Cezaları %100’ü
ÖDENİRSE SİLİNİR
4/5 UZLAŞMA T. ÖNCESİ Uzlaşma Talep Edilmiş 1- uzlaşma günü gelmemiş 2- uzlaşma sağlanamamış İhbarname TEBLİĞ EDİLMEMİŞ 3/1’e GİRER
Not: İhb. Tebliğ edilmiş ve dava açma süresi geçmemiş ise 3/1’e GİRER

İNCELEME İLE İLGİLİ SAFHALAR VE AF KAPSAMI

Yukarda yer verilen 2. 3. Ve 4. Maddeler birlikte değerlendirildiğinde, vergi incelemesinin mükellef üzerindeki etkileri ve bertaraf edilme yolları aşağıdaki gibidir.

İNCELEME
A Yayım Tarihinden önce başlayıp, tamamlanan ve ihbarname tebliğ edilip dava açma süreci geçen ve neticede KESİNLEŞEN incelemeler sonucu yapılan tarhiyatlar ve kesilen cezalar için 2. MADDE –  KESİNLEŞMİŞ ALACAKLAR Kapsamında Başvuru Yapılmalı
B Yayım Tarihinden önce başlayıp, tamamlanan ve ihbarname tebliğ edilip dava açma süresi geçmeyen veya dava açılıp karar aşamasında olan dolayısıyla KESİNLEŞMEYEN tarhiyatlar ve kesilen cezalar için 3. MADDE –  KESİNLEŞMEMİŞ VE DAVA AŞAMASINDA BULUNAN ALACAKLAR Kapsamında Başvuru Yapılmalı
C Yayım Tarihinden Önce Başladığı Halde Yayım Tarihinde Bitmemiş olan incelemeler neticesinde yapılan  tarhiyatlar ve kesilen cezalar için 4. MADDE –  İNCELEME VE TARHİYAT SAFHASINDA BULUNAN ALACAKLAR Kapsamında Başvuru Yapılmalı
C- maddesine göre incelemesi devam eden mükelleflerce, 02.08.2021 tarihine kadar matrah artırımında bulunulması halinde Müfettişlerce incelemeler bu tarihe kadar tamamlanmak zorundadır. Tamamlanamaması halinde incelemeler hıfz edilecektir. Dolayısıyla yayım tarihi öncesi incelemesi başlayan mükelleflerin bu tarihe kadar matrah artırımında bulunmaları kendi yararlarınadır.

MATRAH VE VERGİ ARTIRIMI

Kanunun 5. Maddesinde ise matrah/vergi artırımına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.

Söz konusu düzenlemeler tablolar halinde aşağıdaki gibidir.

5. MADDE –  MATRAH VE VERGİ ARTIRIMI
GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN
5/1-a GV ve KV Mükellefleri 31.08.2021 tarihine Kadar (Not: Yayım tarihinden Önce başlamış İncelemesi Bulunanlar 02.08.2021’e kadar) 2016 35% Oranında Matrah artırmaları halinde kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için GV ve KV yönünden inceleme ve daha sonra başka bir tarhiyat yapılmaz.
2017 30%
2018 25%
2019 20%
2020 15%
Azami Artırılacak Matrahlar
5/1-b Gelir Vergisi Mükellefleri İçin Zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş olunması (Hiç Mükellefiyetinin Bulunmaması) Bilanço ve SMK İşletme Hes. Diğer Vergi Türleri
2016 – 47.000 2016 – 31.900 Basit Usul Bilanço Esasına göre belirlenenin 1/10 ‘u
2017 – 49.800 2017 – 33.200
2018 – 52.900 2018 – 35.250 GMSİ Bilanço Esasına göre belirlenenin 1/5 ‘i
2019 – 56.200 2019 – 37.500
2020 – 63.700 2020 – 42.500 DİĞER işletme hesabı esasına göre
5/1-c Kurumlar Vergisi Mükellefleri İçin Zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş olunması (Hiç Mükellefiyetinin Bulunmaması) 2016 94.000
2017 99.600
2018 105.800
2019 112.400
2020 127.500
5/1-i Yıl İçinde İşe Başlama veya İş Bırakma Nedeniyle Kıst Dönem Faaliyette Bulunanlar İçin ilgili yıllar için belirlenen asgari matrahlar, faaliyette bulunulan ay sayısı (ay kesirleri tam ay olarak) dikkate alınarak hesaplanır.
Diğer Hükümler
5/1-ç Artırılan matrahlar üzerinden %20 Vergi Hesaplanır.
 artırımda bulunmak istedikleri yıla ait yıllık beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş, bu vergi türlerinden tahakkuk eden vergilerini süresinde ödemiş (10-TL altı eksik ödemeler sıkıntı değil) veya bu kanunun 2. ve 3. madde hükümlerinden yararlanmamışlarsa %15 Vergi Hesaplanır.
5/1-ğ matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların %50’si 2021 ve izleyen yıllar kârlarından mahsup edilmez.
5/1-ı Matrah artırımı yapılan yıllara ilişkin alacak hakkı olan tevkifat iadesi yapılabilir.
GELİR STOPAJ VE KURUM STOPAJ VERGİSİ YÖNÜNDEN
5/2-a GVK 94/1 Hizmet Erbabı Ücretleri için 31.08.2021 tarihine Kadar (Not: Yayım tarihinden Önce başlamış İncelemesi Bulunanlar 02.08.2021’e kadar) Her bir dönemde verilen Muh. Bey. Ücret gayri safi tut. YILLIK TOPLAMI üzerinden 2016 6% Oranında Matrah artırmaları halinde kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için STOPAJ yönünden inceleme ve daha sonra başka bir tarhiyat yapılmaz.
2017 5%
2018 4%
2019 3%
2020 2%
5/2-b EN AZ 1 DÖNEM VEYA HİÇ BEYAN VERMEME
En az 1 Dönem Muh. Beyanı Vermişse Ücret Gayri Safi Tutarı 1 Yıla İblağ Edilerek YILLIK TOP. MATRAH Bulunur Yukardaki Oranlarda Stopaj Hesaplanır.
Hiç Beyan Vermemişse Her Ay İçin Hesaplanacak Asgari Stopaj Vergisine Esas en az 1- yayımdan önce, ilgili yılda verilen Aylık Prim ve hizmet Belgesindeki ort. İşçi Sayısı çalıştırıldığı kabul edilmek ve ilgili yılın son vergilendirme döneminde geçerli olan asgari ücretin brüt tutarı esas alınarak hesaplanan gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden Yukardaki Oranlarda Stopaj Hesaplanır.
2- yayımdan önce, ilgili yılda hiç Aylık Prim ve hizmet Belgesi verilmemişse yayıma kadar verilen izleyen dönem ilk ay ort. İşçi Sayısı
3- yayımı tarihine kadar aylık prim ve hizmet belgesinin hiç verilmemiş olması hâlinde en az 2 işçi
5/2-c GVK 94/2 SM Erbabına Yapılan Ödemeler, GVK 94/3 KVK1/1-a KVK 30/1-a YYİO, GVK 94/5 Mal Ve Hakların Kiralanması GVK 94/11 Çiftçilerden Alınan Zirai Mahsul, GVK/13 Esnaf Muaflığından Yararlananlar 31.08.2021 tarihine Kadar (Not: Yayım tarihinden Önce başlamış İncelemesi Bulunanlar 02.08.2021’e kadar) Her bir dönemde verilen Muh. Bey. Ödemelere İlişkin gayri safi tut. YILLIK TOPLAMI üzerinden SM Erb. Ödemeler, mal ve Hak Kiralamalarında 2016- %6, 2017 – %5, 2018 – %4, 2019 – %3, 2020 – %2
YYİO 2016 ila 2020 – Her Yıl İçin %1
Çiftçilerden Alınan Zirai Mah. Ve Esnaf Muaf. Yararlananlara Ödemeler Her Yıl İçin Geçerli Olan Tevkifat Oranın %25’i (Ör. Hayvansal Ür %4 x %25 = %1)
5/2-ç HİÇ BEYAN VERMEME VEYA ÖDEME TÜRÜNÜN BEYANNAMEDE BULUNMAMASI
SM Erbabına Yapılan Ödeme ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarının %50’si Üzerinden  %15 oranında hesaplanan vergi
Mal ve Hakların Kiralanması ilgili yıllar için beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan gelir vergisi mükellefleri için belirlenen asgari gelir vergisi matrah tutarı Üzerinden  %15 oranında hesaplanan vergi
YYİO İşleri ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı Üzerinden  %3 oranında hesaplanan vergi
Çiftçilerden Alınan Zirai Mah. ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı Üzerinden  %2 oranında hesaplanan vergi
Esnaf Muaf. Yararlananlara Ödemeler ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı Üzerinden  %5 oranında hesaplanan vergi
KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN
5/3-a KDV Mükellefleri 31.08.2021 tarihine Kadar (Not: Yayım tarihinden Önce başlamış İncelemesi Bulunanlar 02.08.2021’e kadar) İhtirazi Kayıtla Verdikleri Beyanlar da Dahil V.D. İtibariyle Verdikleri Beyanlardaki Yıllık Toplam Hesaplanan KDV Tutarı Üzerinden 2016 3% Oranında Matrah artırmaları halinde kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için KDV yönünden inceleme ve daha sonra başka bir tarhiyat yapılmaz.
2017 3%
2018 2,5%
2019 2%
2020 2%
Not: KDV 11/1-c ve Geçici 17. Mad. Yararlananlar artırıma esas tutarın belirlenmesinde, tecil edilen vergiler hesaplanan vergiden düşülür.
5/3-b 1 Aylık Vergilendirme Dönemine Tabi KDV Mük. En Az 3 Ay Beyan Vermişse Verilen Beyanlardaki Hes. KDV Tutarı Ortalaması 1 Yıla İblağ Edilip Bu Tutar Üzerinden Yukardaki Oranlarda Vergi Hesaplanır.
Hiç Beyan Vermemiş Veya 3’den Az Beyan Vermişse Yada İstisna, Tecil Terkin Nedeniyle Hes. KDV Olmaması Halinde İlgili Yıl GV/KV Yönünden Matrah Artırımı Şartıyla, Artırılan GV/KV Matrahı Üzerinden %18 oranında hesaplanan vergi Hesaplanır.
5/3-c  3 Aylık Vergilendirme Dönemine Tabi KDV Mük. En Az 1 Beyan Vermiş Olanlar Bu Beyandaki Tutarı 1 Yıla İblağ Edip Üzerinden ilgili yıla göre % 3,3,2,5,2,2 oranlarında vergi hesaplanır.
Hiç Beyan Vermemiş İlgili Yıl GV/KV Yönünden Matrah Artırımı Şartıyla, Artırılan GV/KV Matrahı Üzerinden %18 oranında hesaplanan vergi Hesaplanır.
5/3-e Matrah Artırılan Yıllar İçin Sonraki Döneme Devreden KDV, İhraç Kayıtlı Terkin İşlemleri ve İade İncelemeleri yapılabilir.
 
ARTIRIM YAPILAN TÜM VERGİ TÜRLERİ İÇİN DİĞER HÜKÜMLER
5/4 ÖDEME PEŞİN VEYA 1. TAKSİT 30/09/2021 Tarihinden Başlayarak Ödenmesi
DİĞER TAKSİTLER 2 ‘şer Aylık Taksitler Halinde azami 6 Taksit
Not: Md.9/1-b de yer alan “İlk Taksit Dahil azami 18 eşit taksit” hükmü bu madde için geçerli değil.
İLAVE İNDİRİM Tahakkuk eden vergilerin tamamının 30/09/2021’e kadar peşin olarak ödenmesi hâlinde, bu vergilerden %10 indirim yapılır ve katsayı uygulanmaz.
5/7 DEVAM EDEN VERGİ İNCELEMELERİ Matrah Artırımı Yapılsa bile yayımdan önce başlayan incelemelere devam olunur.
Ancak Bu incelemeler, mükelleflerin yukardaki şekilde matrah/vergi artırmaları halinde, en geç 02/08/2021’e kadar tamamlanmalı.
İnceleme sonucunda matrah/vergi farkı ortaya çıkar ve mükellefte matrah artırımında bulunmuş olursa İncelemeyle bulunan fark ile matrah artırımı sonrası ortaya çıkan vergiler kıyaslanarak işlem yapılır.
5/9 MATRAH ARTIRIMINDAN YARARLANAMAYACAK İNCELEME TÜRLERİ 1- VUK 359/b kapsamındaki kaçakçılık suçları (SAHTE BELGE DÜZENLEME)
2- Terör suçundan hüküm giyenler
3- Suç/Terör örgütleri ile bağlantısı bulunanların, adli makamlar, genel kolluk kuvvetleri veya Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesi yapılması, terörün finansmanı suçu veya aklama suçu kapsamında inceleme ve araştırma yapılması
Yürürlük tarihi itibariyle haklarında SBD incelemesi devam edenlerce matrah/vergi artırımında bulunulması halinde artırım ile ilgili tahakkuk işlemleri bekletilir.
Matrah artıran mükellefler hakkında yürütülen SBD incelemeleri yayımı izleyen aydan itibaren 12 ay içinde tamamlanmalıdır. Aksi halde inceleme kapatılarak mükellef matrah/vergi artırımından yararlanarak tahakkuk işlemleri gerçekleştirilir.
12 Ay içinde SBD incelemesi tamamlanır ve kaçakçılık fiili tespit edilirse, matrah artırımı dikkate alınmaz.
İlerleyen yıllarda ise mükellefler hakkında SBD yönünden inceleme yapılabilecektir. Lakin inceleme sonucunda ilgili yıllar için  herhangi bir tarhiyat yapılamayacaktır.
Not: Matrah ve Vergi artırımından SBK İncelemesi devam edenler faydalanabileceklerdir.
5/10 KANUNİ SÜRESİNDE VERİLMEYEN BEYANLAR Matrah/vergi artırılan dönemlere ilişkin kanuni süresinde verilmeyen beyannameler için (bildirimler YOK) Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük cezaları kesilmeyecektir.

İŞLETME KAYITLARININ DÜZELTİLMESİ

Kanunun 6. Maddesinde ise işletme kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Bu madde ile mükelleflere, işletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda olmayan veya kayıtlarda var olup işletmede mevcut olmayan emtia, makine ve teçhizat ve demirbaşlara yönelik kayıtların düzeltilme imkanı getirilmektedir. Ayrıca kayıtlarında yer alan fiktif tutarlarında düzeltilebilmesi mevzubahistir.

Söz konusu düzenlemeler tablolar halinde aşağıdaki gibidir.

6. MADDE –  İŞLETME KAYITLARININ DÜZELTİLMESİ
6/1 – İŞLETMEDE MEVCUT – KAYITLARDA OLMAYAN EMTİA, MAK.TEÇ. DEMİRBAŞ
6/1-a GV/KV Mükellefleri 1- Kendilerince veya 2- Bağlı oldukları meslek kuruluşunca Tespit Edilecek Rayiç Bedel ile 31.08.2021 Tarihine Kadar Envanter Listesi ile V.D.’ne bildirerek defterlerine kaydedebilecekler.
Bildirilen ATİK’ler için amortisman hesaplanamayacaktır.
6/1-b Bilanço Usulü Defter Tutanlar Aktife aldıkları EMTİA, MAKİNA VE DEMİRBAŞ için Pasifte ayrı ayrı KARŞILIK HESABI açacaklar.
Emtia Karşılığının Ortaklara Dağıtımı veya Tasfiye Halinde, kar dağırımına bağlı stopaj yapılmaz
Makine Demirbaş Karşılığı Birikmiş Amort. Sayılır. Satış veya elden çıkarma anında ters kayıtla kapatılır.
İşletme Hesabı Defter Tutanlar EMTİA’yı Defterin GİDER kısmına, SATIN ALINAN MAL şeklinde kaydedecekler.
6/1-c HESAPLANACAK VERGİ, BEYAN VE ÖDEME Rayiç Bedel Üzerinden Kıymetin tabi olduğu oranın (%50) yarısı nisbetinde KDV hesaplanır. Ayrı bir beyan ile 31.08.2021 Tarihine Kadar ÖDENİR
İNDİRİM – İADE MAK/TEC. VE DEMİRBAŞ Ödenen KDV İndiriLEMEZ
EMTİA Ödenen KDV İndirilir ve İadeye Konu Edilebilir.
6/1-ç KIYMETLERİN SATIŞI Kıymetlerin SATIŞ BEDELİ, RAYİÇ BEDELDEN DÜŞÜK OLAMAZ.
DİĞER KIYMETLER
6/1-d BASILI KİTAP SÜRELİ YAYIN RAyiç Bedel Üzerinden % 4 kdv Hesaplanıp 31/08/2021’e kadar Ödenir.
%4 Vergi İNDİRİLİR ancak İADEYE KONU OLMAZ.
6/1-e ÖTV’YE TABİ MALLAR (I, II, III VE IV SAY. LİST) Beyan Tarihindeki MİKTAR VE EMSAL BEDEL Üzerinden ÖTV’yi 31/08/2021’e kadar.
Bu mallar için belgesiz mal bulundurduğu gerekçesiyle cezalı tarhiyat yapılmaz.
6/2 – KAYITLARDA MEVCUT –  İŞLETMEDE OLMAYAN EMTİA, MAK.TEÇ. DEMİRBAŞ
6/2-a GV/KV Mükellefleri 31/08/2021’e kadar EMTİA Aynı Nev’iden emtianın cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen GAYRİ SAFİ KAR ORANININI Fatura Düzenlemek ve Yükümlülüklerini Yerine Getirmek Zorundadırlar.
MAK./TEC. VE DEMİRBAŞ 1- Kendilerince veya 2- Bağlı oldukları meslek kuruluşunca Tespit Edilecek Rayiç Bedel ile
Emtia için gayri safi kar oranı tespit edilemezse, bağlı olduğu MESLEK ODALARINCA belirlenecektir.
ÖDEME İLK TAKSİT ÖDEME 31.08.2021’e Kadar
DİĞER TAKSİTLER İlk taksit Ödeme Süresini takip eden 2. ve 4. ayda (3 eşit taksitte)
6/3 – KAYITLARDA MEVCUT –  İŞLETMEDE OLMAYAN KASA VE ORTAKLARDAN ALACAKLAR
6/3-a Bilanço Usulüne Tabi KV Mükellefleri 31/12/2020 Tarihli Bilançosunda Görünen 1- Kasa Mevcudu, 2-131 ve 331 Hesaplar Alacak Farkı, 3- Diğer Hesaplardaki Fiktif Tutarlar 31/08/2021’e kadar beyan edip kayıtlarını düzeltebilirler.
6/3-b VERGİ Beyan Edilen tutar üzerinden % 3 vergiyi
ÖDEME 31/08/2021’e kadar.
6/3-c Kurumlar vergisi mükelleflerinin bu beyanları nedeniyle 2021 yılı geçici vergi beyannamelerinde düzeltme gerektiği takdirde, düzeltme işlemleri bu fıkrada öngörülen beyanname verme süresi içinde yapılır ve düzeltme işlemleri nedeniyle herhangi bir ceza veya faiz aranmaz.

07.06.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Youtube Gelirlerinin Vergilendirilmesinde Büyük Haksızlık

Değerli okurlar, bu hafta MuhasebeTR vasıtasıyla öteden beri devam etmekte olup tarafımıza ulaşan ciddi bir konuyu ele almak istiyoruz.

YOUTUBE’DAN REKLAM GELİRİ ELDE EDENLER TİCARİ KAZANÇ HÜKÜMLERİNE GÖRE VERGİLENDİRİLMEKTEDİR

Youtube üzerinden reklam geliri elde eden gerçek kişilerin bu kazancının ticari kazanç olduğu kabul edilmek suretiyle işlemler tesis edilmektedir. Ancak ne var ki, Youtube üzerinden elde edilen bu kazançlarda bir istisna sınırı bulunmamaktadır.

Oysa bazı Youtuberlar, elde ettikleri kazancın arızi kazanç olduğunu iddia etmek suretiyle, yapılan tarhiyatlara karşı dava açma yoluna gitmişler fakat başarılı olamamışlardır. Arızi kazanç dahi olsa içinde bir ticari organizasyon var ise bu kazancın ticari kazanç olarak vergilendirileceği tabiidir.

YOUTUBE KAZANÇLARINA BELLİ BİR İSTİSNA GETİRİLMESİ İSTENİYOR

MuhasebeTR’ye gelen çok sayıda şikâyette ortak bir nokta söz konusudur, o da;

Youtube üzerinden yılda belki de en fazla 5.000 TL para kazanacağım fakat mükellefiyet açmak, muhasebe ücreti ödemek, kira stopajı ödemek vb. gibi unsurlar bizi bu işten vazgeçirmiştir” şeklindedir.

Bir diğer deyişle, bu genç arkadaşlar ilk etapta çok az para kazanacakları bir mecraya vergi ve muhasebe yükünden korktukları için hiç girmemektedirler. Bunların sayısı sanıldığından çok daha fazladır.

Oysa 29 yaşın altındakilere yönelik olarak tesis edilmiş olan 75.000 TL Genç Girişimcilik İstisnası veya basit usulde kazanç indirimi İLK ETAPTA bu kişilere hitap etmemektedir. Bu genç arkadaşlar çok daha düşük bir kazanç için her ay KDV beyannamesi vermek, muhasebe ücreti ödemek veya kira stopajı ödemek istemiyorlar.

Bu genç arkadaşlarımızı bu işten soğutmak ve korkutmak yerine, Youtube üzerinden elde edilen kazançlara yönelik tarifeli bir istisnasının getirilmesi hem bu genç arkadaşlarımızın bilgilerini diğer genç arkadaşlarla paylaşmasının önünü açacak hem de kazandığı çok az olsun bu parayla kendisini geliştirmesi ve belki de ilerde ülkeye çok daha fazla döviz girdisi getirmesini sağlayacaktır.

Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanunu 86.maddesine eklenecek bir madde ile örneğin Youtube mecrası üzerinden elde edilen kazançlar yılda 25.000 TL’yi aşmadığı takdirde bu gelirler beyannameye dahil edilmez şeklinde yapılacak bir Kanun değişikliği ile hem bu genç arkadaşlarımızı sisteme dahil etmiş oluruz hem de bu arkadaşların bilgi birikimlerinin diğer genç insanlara ulaşmasını sağlarız ve hem de ileride bu kanalların büyümesi ile ülkeye döviz girdisi sağlamış oluruz.

Bu nedenle, Maliye İdaresinin bu konunun üzerine ciddiyetle gitmesini ve ilk etapta çok az gelir elde edecek olan bu gençlerimizi ve girişimci ruhlarını kaybettirmemek adına Youtube mecrası üzerinden elde edilecek gelirler için mükellefiyet açılmasını da gerektirmeyecek bir istisna haddinin belirlenmesi gerekmektedir.

SONUÇ: Bu iş Maliye İdaresi açısından belki küçük bir adım ama hayatında hiç para kazanmamış ve yetenekli olan gençlerimizin ilk etapta sisteme dahil olması adına da BÜYÜK bir adım olacaktır.

07.06.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com