01.07.2022-31.12.2022 Asgari Ücret ve İşveren Maliyeti

Enflasyon ve alım gücünün düşmesiyle birlikte 01.07.2022 tarihi itibariyle Asgari ücret; brüt 5.004,00 TL’den 6.471,00 TL’ye; net 4.253,40 TL’den  5.500,35 TL’ye yükseltilerek  yeniden belirlenmiştir. Asgari ücret 2022 ilk yarıda yüzde 50,54 oranında yükselirken, ikinci yarı yılda  yüzde 30 oranında yükselmiştir. İşveren maliyetini azaltmak için Asgari ücretteki gelir ve damga vergileri kaldırılmış olup devlet tarafından işverene her bir işçi için 100,00 TL destek verilecektir. Tüm ücretlerin brüt asgari ücret tutarı kadar kısmından gelir ve damga vergisi alınmayacaktır. Sigorta primlerini düzenli ödeyen işverenler yönünden sigorta primi işveren payından %5 indirim yapılacaktır. Gerekli şartları sağlamayan işverenler için, SGK primi işveren payı %20,5’dir. Asgari ücret dışında geliri olanların ücretlerinden 6.471,00 TL düşülecek olup kalan kısmından vergi alınacaktır. Bu kapsamda asgari ücretten alınan gelir vergisi kalktığı için artık asgari ücretli çalışanların eş ve çocuk durumuna bakılmaksızın AGİ almaları söz konusu olmayacaktır. Aynı zamanda 2022 yılı başında olduğu gibi ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ  tüm çalışanlar için yürürlükten TAMAMEN KALDIRILMIŞTIR.

  2022 ASGARİ ÜCRET AYLIK SGK TAVAN MATRAHI  
  01.01.2022-30.06.2022

 

01.07.2022-31.12.2022

BRÜT: 5.004,00 TL NET:    4.253,40 TL BrütGünlük:166,80TL

BRÜT: 6.471,00 TL NET:    5.500,35 TL BrütGünlük:215,70TL

 

 

48.532,50 TL

GÜNLÜK SGK TAVAN MATRAHI

1.617,75 TL

 

SGK  PRİM MALİYETİ:

01.01.2022-30.06.2022

İNDİRİMLİ (%5) :  5.004,00*%32,50= 1.626,30 TL

İNDİRİMSİZ        :  5.004,00*%37,50= 1.876,50 TL

01.07.2022-31.12.2022

İNDİRİMLİ (%5) :  6.471,00*%32,50= 2.103,07 TL

İNDİRİMSİZ        :  6.471,00*%37,50= 2.426,62 TL

ASGARİ ÜCRETİN NETİ

01.01.2022-30.06.2022

BRÜT ASGARİ ÜCRET                    :      5.004,00 TL

SGK İŞÇİ PAYI (%14)                      :         700,56 TL

SGK İŞÇİ İŞSİZLİK PAYI(%1)           :           50,04 TL

GELİR VERGİSİ MATRAHI              :     4.253,40 TL

GELİR VERGİSİ(%15)                      :             0,00 TL

DAMGA VERGİSİ(%0.759)            :             0,00 TL

ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ             :               0,00 TL

ÖDENECEK NET ASGARİ ÜCRET: 4.253,40 TL

01.07.2022-31.12.2022

BRÜT ASGARİ ÜCRET                    :      6.471,00 TL

SGK İŞÇİ PAYI (%14)                      :         905,94 TL

SGK İŞÇİ İŞSİZLİK PAYI(%1)           :           64,71 TL

GELİR VERGİSİ MATRAHI              :     5.500,35 TL

GELİR VERGİSİ(%15)                      :             0,00 TL

DAMGA VERGİSİ(%0.759)            :             0,00 TL

ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ             :               0,00 TL

ÖDENECEK NET ASGARİ ÜCRET: 5.500,35 TL

ASGARİ ÜCRETİN İŞVERENE MALİYETİ:

01.01.2022-30.06.2022

ASGARİ ÜCRET:                                 5004,00 TL

SGK İŞVEREN PAYI(%15,5)               :        775,62 TL

İŞVEREN İŞSİZLİK SİGORTASI  (%2):         100,08 TL

KESİNTİLER TOPLAMI:                        875,70 TL

İŞVEREN TOPLAM MALİYETİ :        5.879,70 TL

ASGARİ ÜCRETİN İŞVERENE MALİYETİ:

01.07.2022-31.12.2022

ASGARİ ÜCRET:                                 6471,00 TL

SGK İŞVEREN PAYI(%15,5)               :        1.003,01 TL

İŞVEREN İŞSİZLİK SİGORTASI  (%2):         129,42 TL

KESİNTİLER TOPLAMI:                        1.132,43 TL

İŞVEREN TOPLAM MALİYETİ :        7.603,43 TL (%5 İndirimli)

İŞVERENE TOPLAM MALİYETİ:       7.926,98 TL (İndirimsiz)

SİGORTA PRİMİNE ESAS KAZANÇ ALT VE ÜST SINIRI

(01.07.2022-31.12.2022)

Asgari ücret 01.07.2022-31.12.2022 tarihleri arasında aylık brüt 6.471,00 TL olarak belirlenmiştir.

Asgari ücret miktarına bağlı olarak sigorta primine esas kazanç günlük alt sınırı ve üst sınırı da değişmiştir.

5510 sayılı Kanun’unun 82. Maddesine göre; günlük kazancın alt sınırı asgari ücretin otuzda biri, üst sınırı ise günlük kazanç alt sınırının 7,5 katıdır.

Buna göre 2022 yılının ikinci döneminde (01.07.2022-31.12.2022) geçerli olacak sigorta primine esas kazanç miktarları aşağıdaki tabloda verilmiştir

  SGK PRİMİNE ESAS KAZANÇ ALT VE ÜST SINIRI
Günlük (TL/Gün) Aylık (TL/Gün)
Alt Sınır (Taban) 215,70 TL 6.471,00 TL
Üst Sınır (Tavan) 1.617,75 TL 48.532,50 TL

SİGORTA PRİMİNE ESAS KAZANÇLARDAN İSTİSNA TUTULACAK YEMEK YARDIMI, ÇOCUK VE AİLE ZAMMI (YARDIMI) TUTARLARI (01.07.2022-31.12.2022)

Sigorta primine tabi tutulmayacak yemek parası, aile ve çocuk yardımı tutarı asgari ücrete bağlı olarak 2022 yılının ikinci yarısı için yeniden belirlenmiştir.

5510 sayılı Kanun’unun 4. Maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalıların;

**Yemek Yardımı:

01.07.2022-31.12.2022 tarihleri arasında;
215,70 TL x %6 = 12,94 TL (Günlük)

**Çocuk Zammı :

01.07.2022-31.12.2022 tarihleri arasında;
6.471,00 TL x % 2 = 129,42 TL (Aylık)
İstisna tutarı en fazla 2 çocuk için uygulanmaktadır.

**Aile zammı (yardımı):

01.07.2022-31.12.2022 tarihleri arasında;
6.471,00 TL x % 10 = 647,10 TL (Aylık) tutarındaki kazançları, prime esas kazanca dahil edilmeyecektir.

Asgari ücret artışına istinaden en düşük işsizlik maaşı 2.588,00 TL, en yüksek işsizlik maaşı 5.176,00 TL ‘ye yükselmiştir.

Asgari ücret artışı ile birlikte 01.07.2022 ile 31.12.2022 tarihleri arasında uygulanacak Bağkur primleri de yükselmiştir. İlk dönem ile kıyaslama yapacak olursak;

BAĞKUR PPİMİ 01.01.2022-

30.06.2022

 

01.07.2022-

31.12.2022

İndirimli Bağkur Primi 1.476,18 TL 1.908,82 TL
İndirimsiz Bağkur Primi 1.726,38 TL 2.232,35 TL

05.07.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Sermaye Şirketini Nevi Değişliği Yoluyla Şahıs İşletmesine Dönüştürürken Vergi Ödeyebilirsiniz?

I- GİRİŞ

Sermaye şirketleri faaliyetine başlamadan önce sınırsız süreli olarak kurulsa da, ülkemizdeki şirketlerin yüzde 95’ini aile şirketleri oluşturuyor. Türkiye’de aile şirketlerinin ortalama ömrü 25 yıl. Bu aile şirketlerinin sadece yüzde 30’u ikinci kuşağa, yüzde 12’si üçüncü kuşağa geçebiliyor. Dördüncü kuşağa geçebilenlerin oranı ise yüzde 3’te kalıyor. Cumhuriyet öncesi dönemde kurulmuş ve bugün hala devam eden işletme sayısı sadece 69

Yani, kısaca ülkemizdeki şirketlerinin ömrünün çok uzun olmadığı taraflı tarafsız herkes tarafından bilenen bir nokta.

Ülkemizde yaşanan ekonomik koşullar, işletmelerin finansal durumu, yönetimde yaşanan bazı sıkıntılar, artan rekabet ortamı üzerine bir de pandemi ortamını ekleyince şirket yapılarında bir takım değişiklikler yapmak zorunda kalınabiliyor.

Uygulamada sermaye şirketlerinin şahıs şirketi haline dönüştürülerek, bu şekilde belli prosedüre ve sürece tabi olmaksızın tasfiye edilebileceği görüşünü benimseyen bir görüş söz konusu tabi şeytan her zamanki gibi ayrıntıda gizli.

II-SERMAYE ŞİRKETLERİNİN ŞAHIS İŞLETMESİNE DÖNÜŞMESİNDE İZLENECEK ADIMLAR

Sermaye şirketlerini nevi değiştirerek şahıs işletmesine dönüştürmek pratik ve masrafsız bir işlem değil. Bu işleminde kendine göre bir prosedürü ve süreci var. Bu prosedürü yerine getirmek gerekmektedir.

Türk Ticaret Kanununun 194/3. maddesinde; “Bir ticaret şirketinin bir ticari işletmeye dönüştürülebilmesi için, söz konusu ticaret şirketinin paylarının tümü, ticari işletmeyi işletecek kişi veya kişiler tarafından devralınmalı ve ticari işletme bu kişi veya kişiler adına ticaret siciline tescil ve ilan edilmelidir. 

Nevi değişikliği sonucunda şirketin tüzel kişiliği son bulacak, yeni kurulan ticari işletmenin kuruluş tescili yapılabilmesi için gerekli belgeler şunlardır

  • Şirket genel kurulu tarafından onaylanmış tür değiştirme planı.
  • Tür değiştiren şirketin denetime tabi olması halinde denetçi tarafından, diğer şirketlerde ise yönetim kurulu tarafından onaylanmış son bilanço / ara bilanço.
  • Şirketin  tür değiştirme raporu.
  • Tür değiştirme genel kurul kararının noter onaylı örneği.
  • Yeni türün tesciline ilişkin gerekli diğer belgeler (Gerçek kişi tescili için gerekli belgeler)
  • Tür değişikliği yapan şirketin sermayesinin tamamının ödendiğine, karşılıksız kalıp kalmadığına ve şirket özvarlığının tespitine ilişkin YMM  veya SMMM raporu, tür değiştiren şirketin denetime tabi olması halinde ise bu tespitlere ilişkin denetçi raporu.
  • Tür değiştiren şirketin tapu, gemi ve fikri mülkiyet sicilleri ile benzeri sicillerde kayıtlı bulunan mal ve haklarının listesi, bunların kayıtlı olduğu siciller ile söz konusu mal ve hakların ilgili sicillerdeki kayıtlarına ilişkin bilgileri içeren beyan.
  • Ticaret şirketinin paylarının ticari işletmeyi işletecek kişi veya kişilere devredildiğini ispatlayıcı belgeler.
  • Küçük ve orta ölçekli şirketlerde tür değiştirme raporunun düzenlenmesinden, tüm ortaklar tarafından vazgeçilmesi halinde buna ilişkin belge müdürlüğe verilir.

III-NEVİ DEĞİŞİKLİĞİ YAPILARAK KOLAY TASFİYE YAPILABİLİR Mİ?

Sermaye şirketlerinin tasfiyesi en az bir yıl zaman almaktadır. Tasfiye sürecinin uzun olması hem zaman hem de maliyet oluşturuyor. Kolay tasfiye olarak da adlandırılan bu yöntem sermaye şirketlerinin şahıs işletmesine dönüşümü son zamanlarda popüler bir hale gelmiştir.

Ticaret Kanununda bir şirketin hukuki şeklinin değiştirilebileceği, yeni türe dönüştürülen şirketin ise eskisinin devamı olduğu belirtilmek suretiyle nevi değişikliği işleminin yapılmasına onay verilmiştir. Yani kısaca nevi değişikliği yapılarak kolay tasfiye yapılmasında kanunen engel bir durum söz konusu değil.

Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus;

Kurumlar Vergisi Kanunun da yer alan bu açıklamalar dikkate alındığında; sermaye şirketlerinin tüm aktif ve pasifleriyle şahıs işletmesine dönüştürülmesi işlemi, Kurumlar Vergisi Kanununun 19 ve 20’nci maddeleri kapsamında “devir” olarak değerlendirilemeyeceğinden söz konusu nev’i değişikliğinden doğan karlar vergiye tabi tutulacaktır.

Sermaye şirketin tüm aktif ve pasifi ile birlikte tür değiştirmek suretiyle şahıs işletmesine devri işlemi, Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-c maddesine göre katma değer vergisinden istisna tutulmasına imkan bulunmamaktadır.

Bu yöntem uygulamaya karar verildiğinde, şirketin aktifinde kayıtlı gayrimenkullerin, taşıt araçlarının ve tescile tabi diğer hakların şahıs firması adına tescilinin mutlak suretle yapılması gerekmektedir. Aktife kayıtlı maddi ve maddi olmayan duran varlıklar için emsal bedel üzerinden fatura düzenlenecek, kurumlar vergisine ve katma değer vergisine tabi olacaktır.

Konuya ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü tarafından verilen 23.01.2018 tarih ve 74132 sayılı özelge de; “…. … Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti.’nin tür değiştirerek şahıs işletmesine dönüştürülmesi Kurumlar Vergisi Kanununun 19 ve 20’nci maddeleri kapsamında “devir” olarak değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu tür değişikliğinden doğan kârlar vergiye tabi tutulacaktır. Dolayısıyla, Kurumlar Vergisi Kanununun 17’nci maddesi uyarınca …Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti.’nin tasfiyeye tabi tutularak hükmi şahsiyetine son verilmesi; şahıs işletmenizin de yeni kuruluş merasimine tabi tutularak mükellefiyetinin tesisi gerekmektedir.

Öte yandan, limited şirketin aktifinde kayıtlı olan ve teslimleri KDV’ye tabi olan varlıkların (stoklar, duran varlıklar vs.) devir tarihi itibariyle emsal bedeli üzerinden KDV hesaplanıp beyan edilmesi gerekmektedir.

IV-SONUÇ

Devir işlemine konu şirketin aktifine kayıtlı maddi ve maddi olmayan duran varlıkların emsal bedel üzerinden fatura düzenlenecek, kurumlar vergisine ve katma değer vergisine tabi olacaktır.

Sermaye şirketlerinin şahıs şirketi haline dönüştürülmesi sanıldığı kadar kolay gerçekleştirilecek bir işlem olmayıp, bu ayrıntıları dikkate alınmaksızın yapılan nevi değişikliklerinde ciddi vergi maliyetleri ortaya çıkabilecektir. Konunun ciddi bir şekilde analiz edilerek değerlendirilmesi ve buna göre karar verilmesi önem arz etmektedir.

05.07.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Diğer E-Belgelerde (E-SMM, E-Müstahsil Makbuzu, GİB Portal, E-Döviz Alım Satım Belgesi, E-Bilet, E-Sigorta Poliçesi, E-Sigorta Komisyon Gider Belgesi, E-Adisyon, E-Dekont, E-Gider Pusulası) Geçişler Nasıl Olacak?

E-Serbest Meslek Makbuzu

Vergiden muaf olmayan serbest meslek erbaplarından, 01.03.2022 ila 31.03.2022 tarihleri arasında işe başlayanlar, serbest meslek faaliyetine başlanıldığı ayı izleyen 3’üncü ayın sonuna kadar sisteme geçiş yapmaları gerekmektedir.

E-Müstahsil Makbuzu

E Fatura Uygulamasına Geçiş Zorunluluğu Bulunanlar

Faaliyetleri gereği aynı zamanda müstahsil makbuzu düzenlemek zorunda olan mükelleflerden 01.07.2022 tarihine kadar e-Fatura uygulamasına geçiş zorunluluğu bulunanlar, e-Fatura uygulamasına geçiş süresi içinde e-Müstahsil Makbuzu uygulamasına da geçilmesi zorunludur.

5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanuna göre komisyoncu olanlar

5957 Sayılı Kanun hükümlerine göre komisyoncu veya Tüccar olarak sebze ve meyve ticareti ile iştigal eden mükelleflerden Mart 2022 ayı içinde işe başlayanlar, e-Fatura Uygulamasına geçiş süresi içinde e-Müstahsil Makbuzu uygulamasına da geçilmesi zorunludur.

GİB tarafından yapılan çalışmalar

GİB tarafından yapılan analiz veya inceleme çalışmaları neticesinde riskli ya da vergiye uyum düzeyi düşük olduğu tespit edilen mükellef, mükellef grupları, faaliyet ve sektör alanlarından kendilerine yazılım bildirimle (en az 3 ay süre verilmek suretiyle) 01.07.2022 tarihinden itibaren e-İrsaliye Uygulamasına geçiş zorunluluğu olduğu bildirilenler.

Kendisine yazılı bildirim yapılan mükelleflerin, yazılı bildirimde belirtilen süreler içinde e-Müstahsil Makbuzu uygulamasına dahil olması gerekmektedir.

Fatura Limitinin Belli Tutarı Aşması Nedeniyle GİB Portal veya GİB den İzin Alan Özel Entegratörlerin Sistemlerinden e-Arşiv Fatura Olarak Düzenleme Zorunluluğu Bulunan Faturalar

Fatura düzenleyen tüm mükellef grupları (basit usul dahil) 1.1.2020 tarihinden itibaren sürekli olarak fatura tutarı öngörülen limiti aştığı anda e-Arşiv Fatura düzenlemeleri gerekmektedir.

E-Arşiv Fatura uygulamasına dahil olmayan mükelleflerce, 01/03/2022 tarihinden itibaren düzenlenecek faturaların, vergiler dahil toplam tutarının 2022 yılı için 2.000 TL’yi (vergi mükelleflerine düzenlenenler açısından 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 232’nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen, işlemin gerçekleştiği yıla ait, fatura düzenleme zorunluluğuna ilişkin tutar 2022 yılı için bu tutar 2.000 TL’dir) aşması halinde, söz konusu faturaların, 509 sıra No.lu VUK Genel Tebliğinin “V.7” ve “VIII.” numaralı bölümlerinde belirtilen istisnai durumlar haricinde, e-Arşiv Fatura olarak Başkanlıkça sunulan e-Belge düzenleme portalı üzerinden ya da Başkanlığın e-Belge düzenleme portalına gerekli entegrasyonları sağlayarak Başkanlıktan izin alan özel entegratör kuruluşların sistemleri aracılığıyla düzenlenmesi zorunludur.

E-Arşiv Fatura uygulamasına dahil olmayan mükelleflerce, 01/03/2022 tarihinden itibaren düzenlenecek faturaların, mal veya hizmeti satın alan vergi mükellefi değilse, vergiler dahil 5.000 TL’yi aşması halinde e-Belge düzenleme portalı üzerinden ya da Başkanlığın e-Belge düzenleme portalına gerekli entegrasyonları sağlayarak Başkanlıktan izin alan özel entegratör kuruluşların sistemleri aracılığıyla düzenlenmesi zorunludur.

E-Döviz Alım-Satım Belgesi

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından e-Döviz Alım-Satım Belgesi uygulamasına zorunlu olarak dâhil olacağı belirtilen yetkili müesseselerin, Başkanlık tarafından belirlenen süre içinde e-Döviz Alım- Satım Belgesi uygulamasına dâhil olması ve bu tarihten itibaren bu Tebliğin “V.7.” ve “VIII.” numaralı bölümlerinde belirtilen istisnai durumlar haricinde, Döviz Alım-Satım belgelerini e- Döviz Alım-Satım Belgesi olarak düzenlemeleri zorunludur.

Gelir İdaresi Başkanlığı 30.09.2021 tarihli Duyurusu ile döviz alım ve satım faaliyetinde bulunan yetkili müesseselere 1.1.2022 tarihinden itibaren düzenleyecekleri döviz alım ve döviz satım belgelerini “e-Döviz Alım Belgesi” ve “e-Döviz Satım Belgesi” olarak düzenlemeleri zorunluluğu getirilmiştir.

E-Bilet Uygulaması

Şehirlerarası Tarifeli Yolcu Taşımacılığı Faaliyetinde Bulunanlar

Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde belirtilen şehirlerarası tarifeli yolcu taşımacılığı faaliyetiyle iştigal eden D1 yetki belgeli işletmelerden Mart 2022 ayı içinde faaliyetine başlayanlar, Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde belirtilen şehirlerarası tarifeli yolcu taşımacılığı faaliyetiyle iştigal eden D1 yetki belgeli işletmelerden 2021 veya müteakip yıllarda faaliyetlerine başlayanlar, faaliyete başladığı ayı izleyen dördüncü ayın başından itibaren e-Bilet uygulamasına geçmek, bu tarihten sonra düzenleyecekleri yolcu biletlerini ve yolcu listelerini e-Bilet uygulaması kapsamında, e-Bilet ve e-Bilet Yolcu Listesi olarak düzenlemek zorundadırlar.

Sinema İşletmeleri

Yerli ve yabancı film gösteriminde bulunan sinema işletmelerinden Mart 2022 ayı içinde faaliyetine başlayanlar, 1/7/2020 tarihinden sonra faaliyetlerine başlayan sinema işletmeleri, faaliyetlerine başladıkları ayı izleyen dördüncü ayın başına kadar   e-Bilet uygulamasına geçmek ve düzenleyecekleri giriş biletlerini e-Bilet olarak düzenlemek zorundadırlar.

E-Sigorta Poliçesi

Sigorta, emeklilik ve reasürans şirketleri ile sigorta ve emeklilik aracıları

İsteğe bağlı olarak geçiş yapabilirler.

Ancak GİB tarafından yazılı bildirim yapılırsa bu bildirimde belirtilen tarihten itibaren geçiş yapmaları gerekmektedir.

GİB en az 3 aylık zaman süresi belirleyerek, sigorta, emeklilik ve reasürans şirketlerinin veya sigorta ve emeklilik aracılarının e-Sigorta Poliçesi uygulamasına dahil olma zorunluluğu getirmeye ve bu durumu ebelge.gib.gov.tr adresinde yayımlanacak duyurularla belirlemeye yetkilidir.

E-Sigorta Komisyon Gider Belgesi

Sigorta, emeklilik ve reasürans şirketleri ile sigorta ve emeklilik aracıları

İsteğe bağlı olarak geçiş yapabilirler.

Ancak GİB tarafından yazılı bildirim yapılırsa bu bildirimde belirtilen tarihten itibaren geçiş yapmaları gerekmektedir.

GİB en az 3 aylık zaman süresi belirleyerek, e-Sigorta Komisyon Gider Belgesi uygulamasına ilişkin geçiş zorunluluğu getirmeye ve bu durumu ebelge.gib.gov.tr adresinde yayımlanacak duyurularla belirlemeye yetkilidir.

E-Adisyon

Adisyon Belgesi Düzenleyen tüm işletmeler

İsteğe bağlı olarak geçiş yapabilirler.

Ancak GİB tarafından yazılı bildirim yapılırsa bu bildirimde belirtilen tarihten itibaren geçiş yapmaları gerekmektedir.

GİB, adisyon belgesi düzenleyen hizmet işletmelerine, yıllık veya aylık satış hasılatı tutarlarını dikkate alarak, geçiş hazırlıkları için en az 3 ay geçiş süresi vermek ve yazılı bildirim ya da ebelge.gib.gov.tr adresinde duyurmak suretiyle e-Adisyon uygulamasına geçme zorunluluğu getirmeye yetkilidir.

Yazılı bildirim veya duyuru yapılan mükelleflerin yazılı bildirim ve duyuruda belirtilen süreler içinde e-Adisyon uygulamasına dâhil olmaları gerekmektedir. Yazılı bildirim veya duyuru yapılan mükelleflerin, yazıda veya duyuruda belirtilen süreler içinde e-Adisyon uygulamasına dahil olması ve düzenleyeceği adisyon belgelerini, e-Adisyon belgesi olarak düzenlemeleri gerekmektedir.

E-Dekont

Bankalar tarafından isteğe bağlı olarak geçiş yapılabilir.

Ancak GİB tarafından yazılı bildirim yapılırsa bu bildirimde belirtilen tarihten itibaren geçiş yapmaları gerekmektedir.

GİB en az 3 aylık zaman süresi belirleyerek, bankaların e-Dekont uygulamasına dâhil olma zorunluluğu getirmeye ve bu durumu ebelge.gib.gov.tr adresinde yayımlanacak duyurularla belirlemeye yetkilidir.

E-Gider Pusulası

İsteğe bağlı olarak geçiş yapılabilir.

GİB, yapılan analiz veya inceleme çalışmaları neticesinde riskli ya da vergiye uyum düzeyi düşük olduğu tespit edilen mükellefleri veya mükellef gruplarını faaliyet, sektör ve ciro tutarına bağlı olmaksızın, yazılı bildirim yapmak ve geçiş hazırlıkları için en az 3 ay süre vermek suretiyle e-Gider Pusulası uygulamasına geçme zorunluluğu getirmeye yetkilidir.

Ancak GİB tarafından yazılı bildirim yapılırsa bu bildirimde belirtilen tarihten itibaren geçiş yapmaları gerekmektedir.

Kendisine yazılı bildirim yapılan mükelleflerin, yazılı bildirimde belirtilen süreler içinde e- Gider

Pusulası uygulamasına dâhil olması gerekmektedir.

Kaynaklar:

  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu
  • 509 sıra no.lu Genel Tebliği

05.07.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Yeni Varlık Barışı Yürürlüğe Girmiştir

5/7/2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 50 nci maddesiyle 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 15 inci madde ile yurt dışında ve yurt içinde bulunan bazı varlıkların ekonomiye kazandırılmasına imkân veren düzenleme yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Bu Kanun ile;

  • Gerçek veya tüzel kişilerin yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının banka veya aracı kurumlara bildirilmek suretiyle milli ekonomiye kazandırılmasına,
  • Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların vergi dairesine beyan edilerek kanuni defter kayıtlarına alınabilmesine,

imkan sağlanmaktadır.

Gerçek ve tüzel kişiler, yurt dışı ve yurt içi yeni Varlık Barışı uygulamasından 31 Mart 2023 tarihine kadar bildirim veya beyanda bulunmak suretiyle yararlanabileceklerdir.

Yurt dışındaki söz konusu varlıkların Türkiye’ye getirilebilmesi için vergi mükellefi veya Türk vatandaşı olma zorunluluğu bulunmamakta olup düzenlemeden herkes yararlanabilecektir.

Banka ve aracı kurumlara bildirilen yurt dışındaki varlıkların değeri üzerinden;

  • 30/9/2022 tarihine kadar yapılan bildirimler için %1,
  • 1/10/2022 tarihi ila 31/12/2022 tarihi arasında yapılan bildirimler için %2,
  • 1/1/2023 tarihi ila 31/3/2023 tarihine kadar yapılan bildirimler için %3,

oranında hesaplanacak vergi, bildirim esnasında banka ve aracı kurumlara peşin olarak ödenecektir.

Bildirilen varlıkların, Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılan hesaplarda en az bir yıl süreyle tutulması halinde vergi %0 olarak uygulanacak ve peşin olarak ödenmiş olan vergi bildirim sahibinin ilgili vergi dairesine başvurusu üzerine kendisine iade edilecektir.

Vergi dairelerine beyan edilen yurt içi varlıkların değeri üzerinden %3 oranında vergi tarh edilecek ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenecektir. Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar da beyan dışındaki diğer şartlar aranmaksızın varlıklarını beyan edebilirler.

Beyan edilerek işletme kayıtlarına alınacak taşınmazların işletmeye devrine ilişkin tapuda yapılacak işlemlerden harç alınmayacaktır. Ayrıca, taşınmazların işletmeye devri, elden çıkarma sayılmayacak ve değer artış kazancı hesaplanmayacaktır.

Bildirilen veya beyan edilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.

Söz konusu Kanun için tıklayınız.

GİB

(05.07.2022)

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/guncelmevzuat/mevzuat_oku.php?mevzuat_id=6035

Çeklerin Kargo Şirketi İle Gönderilmesi

Bu yazımda çek mevzuatından yahut çek konusundaki ka­nuni mevzuattan bahsetmeyeceğim. Doğrudan doğruya pratik olarak yapılan bir yanlış uygulamayı anlatacağım.

Geçen gün, arkamdan bir ses duydum. Bir arkadaşım beni ça­ğırıyordu. Ama üstat bir dakika dursana diye çağırıyordu. Artık üstat lafını yadırgamıyorum, geldik bu yaşlara, alıştık ne yapalım.

Konu döndü dolaştı ve arkadaşımın başına gelen bir olayı ko­nuşmaya başladık. Bu iş adamı arkadaşım da birçok iş adamının yaptığı gibi çeklerini alacaklıya, kargo şirketleri vasıtasıyla ve kargo evrakı içinde gönderiyormuş.

Birçok iş adamının yaptığı gibi lafını özellikle kullandım. Haki­katen meslek hayatımda ve incelemelerimde, iş adamlarının gelen kargoları açtığında içinden çekler ve gönderilen çek liste­leri çıktığını çok gördüm. Bunu nasıl yaparsınız, ya kargo şirketinde çekler çalı­nırsa veya kaybolursa ne yaparsınız diyordum. Uygu­lamanın yanlış olduğunu anlatıyordum. Ama kimse beni dinlemiyordu.

Nitekim, arkadaşım da çek gönderimini böyle ya­pıyormuş.

Günlerden bir gün diye­lim ki ayın 7’sinde, İstan­bul’daki alacaklısına borcunu ödemek için 3 adet çek düzenlemiş ve ala­caklı firmanın adresine bir kargo şirketi ile göndermiş. Her zaman olduğu gibi tamam diye düşünmüş, borç ödendi diye de hesaplarına kay­detmiş. Alacaklısından gelecek makbuzu beklerken, iki gün sonra bir telefon almış. Telefonda bir hanım, bilmem ne faktö­ring şirketinden aradığını, elinde arkadaşımın firmasının çeki ol­duğunu, bu çekin kime ait olduğunun teyidini istiyormuş. İyi ki de aramış. Tabii, iş adamı arkadaşım tam bir panik içinde derhal bankasına başvurmuş. Başvurmuş ama kazın ayağı öyle değil. Banka, çeklerin kaybolduğuna dair mahkeme kararı istiyor. Bu durumda ne yapılır, ne yapılmış, bir bakalım ve yazımızda olan­ları anlatalım.

1. Önce karakola gidiliyor

2. Polise müracaat edildiğinde, polis olayı güveni kötüye kul­lanma olarak nitelendiriyor. Bu başlık altında kargo paketini yani çeklerin olduğu paketi kargo şirketine götüren personelin ve varsa olaya karışan personelin poliste ifadesi alınıyor.

3. Çeki tanzim eden firma sahibinin de poliste ifadesi alınıyor.

4. Firma sahibi polisteki ifadesinde kargo şirketinden davacı olduğunu belirtiyor.

5. Bundan sonra, firma sahibi avukatına başvuruyor.

6. Çeki tanzim eden firma sahibi avukatı vasıtasıyla ilgili icra hukuk mahkemesinde dava açıyor.

7. Mahkeme ön inceleme yapıyor ve yapılacak icra takibinin yargılama sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına karar veriyor.

8. Ondan sonra mahkemeden aylarca sürecek mahkeme so­nucunu bekliyorsunuz. Neyse ki bu şekilde atı alan Üsküdar’ı geçmeden tedbir almış oluyorsunuz.

Şimdi gelelim bazı gerçeklere:

a. Çekler kargo ile gönderilmez.

b. İçinde çek olduğunu bildirmediğiniz kargo evrakındaki çek kaybolursa kargo firmasını sorumlu tutamazsınız. Kargo şirketi­nin sorumluluğu normal bir kargo kaybolmuş gibi olur. Ona göre bir tazminat ödenir.

c. Kargonun içinde çek olduğunu bildirirseniz ve değeri de bildirilirse o zaman kargo şirketi çekten sorumlu olur.

d. Tabii o zaman kargo bedeli farklı olacağı gibi sigorta da ge­rekebilir.

e. Firmalar bu sebeple kargo şirketine kargoda çek olduğunu belirtmiyorlar.

f. Her iki taraf da mış gibi yapıyor.

g. Yani bile bile lades.

Ne yapılması gerekir?

Konu hukukidir. Hukuki bir konuda çok fazla bir şeyler söyle­mek istemiyorum. Ama, bugünkü mevzuat çerçevesinde:

*-Kargo ile çek gönderemezsiniz.

*-Gönderirseniz başınıza gelecekleri de kabullenmeniz gerekir.

*-Türkiye’nin neresinde olursanız olun, milyonluk çekler dü­zenliyorsanız, bu çekleri alacaklınıza göndermek üzere bir ada­mınızı görevlendireceksiniz, bunun başka çaresi, şu anda yok.

*-Çeklerin kargo şirketleri ile gönderilebilmesi için özel bir hu­kuki düzenleme yapılması gerekir.

Hukukçularımızı çeklerin kargo şirketi ile gönderilmesi konu­sunda yapılabilecek düzenleme konusunda çalışmaya davet ediyorum.

05.07.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Elden Maaş Veren Patrona Hapis Cezası

Değerli okurlar, bu hafta birçok özel sektör çalışanının kanayan yarası olan çok önemli bir konuya değineceğiz. O da çalışanın geleceğini elinden alan, elden maaş ödemesidir.

ELDEN MAAŞ ÖDEME İÇİN PERSONEL SAYISI LİMİTİ VAR MI?

Elden maaş ödeme için belirlenmiş bir personel çalıştırma sayısı limiti vardır. Bu da 01.06.2016 tarihinden itibaren 5 işçiye düşürülmüştür. Yani, işveren 4 ve daha az personel çalıştırdığı takdirde elden maaş ödemesi yapabilir.

ELDEN MAAŞ ÖDEME BİRDEN FAZLA SUÇA GİRMEKTEDİR

Bilindiği üzere, emekli aylıkları prime esas kazançlar üzerinden hesaplanmaktadır. Ayrıca elden maaş almak suretiyle aşağıdaki kazançlarda NEREDEYSE yarı yarıya düşmektedir.

1 ) Vefat etmesi halinde hak sahiplerine bağlanacak aylıklar,

2 ) Hastalık, analık iş kazası ve meslek hastalığı hallerinde bağlanacak aylıklar

3 ) Yaşlılık aylığı

4 ) İşsizlik ödeneği ve kısa çalışma ödeneği

Görüldüğü üzere yukarıda da bahsetmiş olduğumuz gibi elden maaş ödeme kişinin geleceğini elinden alan telafisi olmayan çok ağır bir suçtur.

İŞVERENE KESİLECEK CEZA NELERDİR?

İşverene kesilecek cezalar aşağıdaki gibidir.

1 ) Kuruma eksik bildirilen primler ile vergiler gecikme zammı ile birlikte tekrar kuruma verilecektir.

2 ) Elden ödeme yapılan yıllara ilişkin alınan asgari ücret destekleri faiziyle birlikte Kuruma geri verilecektir.

3 ) Elden ücret ödenen her bir ay için brüt 2 asgari ücret olarak işverene idari para cezası kesilecektir.

İŞVERENE AYRICA HAPİS CEZASI

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, Devletin vergi ve sigorta primi alacağını daha az ödemek için işveren ile işçi arasında yapılan anlaşmalar muvazaalı anlaşma olup EN BAŞINDAN itibaren geçersizdir. Diğer taraftan hem Türk Ceza Kanunu hem de 213 sayılı VUK’nun vergi kaçakçılığını düzenleyen ilgili maddesi aşağıdaki gibidir.

Madde 359-

a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,

2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,

Hakkında on sekiz aydan (7394 sayılı kanunun 4 üncü maddesiyle değiştirilen ibare. Yürürlük: 15.04.2022) beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.

Kanundan da açıkça görüleceği üzere ücret bordrosu vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan zorunlu bir belgedir. Böylece bu belgede yer alan tutar ile çalışana ödenen tutar farklı olduğu takdirde bu durum vergi kaçakçılığı suçunun tanımına girmektedir.

TÜRK CEZA KANUNU Madde 111/2

(2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir.

Yukarda yer vermiş olduğum Türk Ceza Kanunu’nun amir hükmüne göre de işlem tesis edilebileceğini düşünüyorum.

05.07.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

30 Haziran 2022 Tarihine Kadar Kağıt Ortamında Tuttuğunuz Yevmiye Defterlerinizin Noterden Kapanış Kayıtlarını Yaptırmayı Unutmayınız

Hukuk Muhakemeleri Kanunu-Türk Ticaret Kanunu-İcra İflas Kanunu-Kabahatler Kanunu-Türk Ceza Kanunu açısından değerlendirmesi

Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. Maddesi

MADDE 222 –

(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.

Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.

1.Ticari Defterlerin Sahibi Lehine Delil Olabilmesi İçin Kapanış Tasdiki Gereklidir;

2-Zayi Belgesi Alınabilmesi İçin Kapanış Tasdiki Gereklidir;

3)Ağır Para Cezasına Muhatap Olunmaması İçin Kapanış Tasdiki Gereklidir;2022 yılı için ceza tutarı 13.949 TL

4)-Konkordato Taleplerinin Kabul Edilebilmesi İçin Kapanış Tasdiki Gereklidir;

Madde 286- (Değişik: 28/2/2018-7101/14 md.) Borçlu, konkordato talebine aşağıdaki belgeleri ekler. a) Borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren konkordato ön projesi.

b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler; borçlu defter tutmaya mecbur kişilerden ise Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilançolar, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler.

c) Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste.

d) Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo.

5)-Tacirlerin Taksirli Müflis Sayılmamaları İçin Kapanış Tasdiki Gereklidir;

I – TAKSİRATLI İFLAS

Taksiratlı iflas halleri:

Madde 310 –

Aşağıdaki hallerden biri kendisinde bulunan müflis taksiratlı sayılır ve Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılır:

5 – (Değişik: 29/6/1956-6763/42 md.) Ticaret Kanununun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının 1 ila 3 üncü bentlerinde sayılan defterleri hiç veya kanunun emrettiği şekilde tutmamış ise;

ÖZETLE Kapanış tasdiki yaptırmayanlar, iflas ettikleri takdirde, ‘‘taksiratlı müflis” sayılırlar.

(İİK Md. 310/5) ve Türk Ceza Kanunu’nun 507. maddesine göre cezalandırılırlar.

Soruşturma zamanaşımı

Madde 20-

(1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idarî para cezasına karar verilemez.

(2) (Değişik: 6/12/2006-5560/33 md.) Soruşturma zamanaşımı süresi;

a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde beş,

b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde dört,

c) Ellibin Türk Lirasından az idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde üç, yıldır

5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun, 20’nci maddesine göre, 50 bin Türk Lirası’ndan az idari para cezasını gerektiren kabahatlerde soruşturma zaman aşımı süresinin üç yıl olduğu, bu sürenin dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idari para cezasına karar verilemeyecektir.

Örneğin 2018 yılında yapılması gereken onayların yapılmamış olması halinde 3 yıllık zamanaşımı dolmuş olacağından herhangi bir idari para cezası verilmesi mümkün olmayacaktır.

Açılış ve kapanış onayının her ikisinin de yapılmaması halinde kabahatlerden birinin idari yaptırım kararı verilinceye kadar birden çok işlenmiş sayılacağından, verilecek ceza iki kat artırılarak 2022 yılı için (13.949+13.949×2=) 41.847 TL olarak uygulanacaktır.

Öte yandan örneğin Yevmiye Defterinin yanında Defteri Kebir defterinin de açılış onayı yapılmaması halinde de kabahat birden fazla işlenmiş olacağından ceza, yine iki kat arttırılarak uygulanacaktır.

Kaynakça:

1)-Kabahatler Kanunu

2)-İcra İflas Kanunu

3)-Türk Ticaret Kanunu

4)- Hukuk Muhakemeleri Kanunu

5)-Türk Ceza Kanunu

02.06.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

7326 Sayılı Kanundan Hala Yararlanabilirsiniz!

Değerli okurlar, bu hafta 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun hükümlerinden halen yararlanabileceğinizi hatırlatmak istiyorum.

KANUNUN YAYIMLANDIĞI TARİHTEN ÖNCE İNCELEMEYE GİRDİYSENİZ….

Kanun’un yayımlandığı tarih olan 09/06/2021 tarihinden önce incelemeye girdiyseniz ve bu incelemenin dönemi de 30/04/2021 öncesi dönemlere ait ise Kanundan hala yararlanabilirsiniz. Dikkat edilirse burada iki kısıt var; birisi Kanunun yayımlandığı tarihten önce incelemeye girmeniz ve bir diğeri de 30/04/2021 öncesine ait dönemlerin incelemeye konu olmasıdır.

HANGİ TÜR VERGİ VE CEZALAR YARARLANACAK

30 Nisan 2021 tarihinden önceki dönemlere ilişkin Vergi Usul Kanunu kapsamındaki (gelir, kurumlar, katma değer vergisi vb.) tüm vergiler, gümrük vergisi, ecrimisil, idari para cezaları, vergi aslına bağlı olmadan kesilen cezalar (usulsüzlük, özel usulsüzlük cezaları), gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezaları, vergi kaçakçılığı suçuna iştirak nedeniyle kesilen cezalar gibi alacaklar hakkında ilk derece yargı mercileri nezdinde 09/06/2021 tarihi itibariyle dava açılmış veya dava açma süresi henüz geçmemiş olan vergi ve cezalar için 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusu yapılabilecektir.

Yukarıdaki madde hükmüne göre 09/06/2021 tarihi itibariyle incelemeye girmiş ve bu incelemesi devam eden şirketler için dava açma süresi henüz geçmediği için bu kanundan yararlanabileceklerdir.

YARARLANANLAR NE GİBİ AVANTAJ ELDE EDECEK?

Dava açma süresi geçmeden idarece yapılan ikmalen, resen veya idarece vergi tarhiyatları ile gümrük vergisine ilişkin vergi tahakkuklarının;

  1. Vergi/gümrük vergisi asıllarının %50’si siliniyor
  2. Vergi ziyaı cezası, gecikme zammı ve idari para cezalarının tamamı siliniyor
  3. Usulsüzlük ve Özel usulsüzlük cezalarının %75’i siliniyor
  4. Gecikme faizi, zammı yerine vergi aslının yüzde 50’sinin üzerinden aylık Yİ-ÜFE oranları üzerinden hesaplanacak tutar tahsil edilecek.

Görüldüğü üzere oldukça avantajlı bir tablo ile karşı karşıyayız. Bu nedenle 09/06/2021 tarihinden önce incelemeye girdiyseniz ve incelemenin dönemi de 30 Nisan 2021 tarihinden önceki dönemlere ilişkin ise ve inceleme bitmemiş veya bitse de dava açma süresi henüz geçmemiş ise bu kanun hükümlerinden yararlanılmasını tavsiye ediyorum.

02.06.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Maliye’nin Derdi Enflasyon Değil, Vergi

Hazine ve Maliye Bakanı’nın 2 milyon TL’ye kadar uygun faizli konut kredisi verileceğini açıklaması ile beraber, ülkemizde 3 gün içinde bu fiyat bandına yakın 65.000 satış ilanının rakamlarının hemen artırıldığının tespiti yapılmıştı. Yetkililer, fiyatları suni olarak artırıp, enflasyona neden olanlarla ilgili işlem başlatacaklarını açıklamışlardı. Bu amaçla 31.05.2022 tarihli ve 31852 sayılı Resmî Gazete’de 538 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yayımlandı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı bu tebliğ düzenlemesi ile taşınır ve taşınmazlar ile mal ve hizmetlerin alınması, satılması veya kiralanmasının temin edilmesine yönelik olarak internet ortamında verilen ilanların yayımlanmasına aracılık eden; aracı hizmet sağlayıcıları, sosyal ağ sağlayıcıları ile yer sağlayıcılarına sürekli bilgi verme zorunluluğu getirdi.

Bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenler 1. sınıf tüccar ile serbest meslek erbabı ise 3.400 TL, 2. sınıf tüccar, defter tutan çiftçi, kazancı basit usulde tespit edilenler ise 1.700 TL ve bunların dışında kalanlar hakkında ise 880 TL Özel Usulsüzlük Cezası uygulanacaktır.

HANGİ BİLGİLER BİLDİRİLECEK?

Sürekli bilgi verme zorunluluğu getirilenler, takvim yılının birer aylık süreleri içerisinde gerçekleştirmiş oldukları işlemlerle ilgili;

Verilen hizmetin sağlandığı internet adres veya adreslerini,

Hizmet verilen gerçek ya da tüzel kişilere ait ad soyad/unvan, TCKN/YKN/VKN bilgileri ile işyeri adres bilgilerini,

Hizmet verilenler adına gerçekleştirilen taşınır, taşınmaz, mal ve hizmet satış/kiralama işlemlerine ilişkin her bir tahsilat veya satış işlemi tutarı ve tarihi ile tahsil edilen tutarların aracılık hizmeti verilenlere ödenmesine ilişkin banka hesap bilgilerini,

Başkanlık tarafından belirlenecek diğer bilgileri,

elektronik ortamda Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerine bildirmek zorunda.

Ayrıca ilan verenler, aracı hizmet sağlayıcıları, sosyal ağ sağlayıcıları ile yer sağlayıcıların bu kapsamda bildirmek zorunda oldukları bilgileri bunlara temin etmek zorunda olduğu gibi, bu bilgilerin doğruluğundan da sorumludurlar.

BİLDİRİM KAPSAMINA HANGİ İLANLAR GİRİYOR?

Bu tebliğ kapsamında bildirilmesi zorunlu olan bilgiler takip eden ayın son günü saat 23.59’a kadar Gelir İdaresi Başkanlığı’na aylık bildirilmek zorundadır. Buna göre ilk bildirim ilk kez 2022 Haziran ayında verilen ilanlara ilişkin olarak takip eden ayın son günü olan 31.07.2022 tarihine kadar verilecektir. (Bu tarih hafta sonuna isabet ettiği için son bildirim tarihi 01.08.2022’dir.)

Sürekli bilgi verme yükümlülüğü getirilenlerin, bu tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla yayında olan ilanlar ile bu tebliğin yayımlandığı tarihten 31.05.2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ilk kez verilen ilanlara (bunlardan bu tebliğin yayımlandığı tarihten 31.05.2022 tarihine kadar yayından kaldırılanlar ile 2022 Haziran ayında yayını devam eden veya yayından kaldırılanlar dâhil) ilişkin bildirimi 31.08.2022 tarihine kadar yapmaları gerekiyor.

TAPU HARCI ORANLARI İNDİRİLMELİDİR

Hazine ve Maliye Bakanı’nın suni olarak fiyatların yükseltildiği, enflasyona neden olunduğu ve bu duruma müdahale edecekleri beyanının ardından yayımlanan tebliğde, tebliğin amacı; “Vergiye uyum düzeyinin ve kayıt dışı ekonomi ile mücadelede etkinliğin artırılması amacıyla vergiye tabi olay ve bu olay ve işlemlerin kavranabilmesi amaç olarak ortaya konulmuştur” şeklinde açıklanmış ve enflasyonla mücadeleden hiç bahsedilmemiştir. Zaten maliyenin görevi enflasyonla mücadele değil, vergilendirilmeyen gelirlerin vergilendirilmesini sağlamaktır.

Ülkemizde son yıllarda gayrimenkul ve taşıt satış/kiralamalarındaki hareketlilik ve satış ilanlarının internet ortamında yayımlanması, yayımlanan bu ilanlardaki satış ve kiralama fiyatlarından hareketle ilanları verenlerin bu satış ve kiralamalardan elde ettikleri gelirlerin mali idare tarafından takip edilmesinden daha doğal bir şey olamaz. Bu konuda geç kalındığını da söyleyebiliriz.

Türkiye’de gayrimenkullerin satış bedeli, satış bedelinin “vergi değeri” üzerinden yapılması ayrıca alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı %2 tapu harcı tahsil ediliyor olması nedeniyle işleme konu bedellerin düşük gösterilmesine neden olmaktadır. Tapu harcının alıcı ve satıcıdan toplamda %4 yerine %0.5 ve %0.5 olarak uygulanması rakamların gerçeğe yakın değerlere ulaşmasını sağlayabilir. Maliye, yüksek tapu harcı hedefi ile hareket etmekle birlikte gelir ve kurumlar vergisi olarak alabileceği daha büyük bir vergi tutarından vazgeçmektedir.

İnternet ortamında 5 yıldan fazla sürede elinde tuttuğu bir gayrimenkulü satan kişiye değer artış kazancı olarak vergi doğmayacağı için, tapu harcı dışında sıkıştıracağınız bir konu olmayacaktır. Son 5 yılda Yİ-ÜFE (maliyet endekslemesi için) tutarı çok yüksek olduğu için, gayrimenkulü 5 yıl dolmadan elden çıkaranlar içinde çok fazla vergi çıkmamaktadır. Maliye, ipotekli konut satışlarında bankaca kullandırılan krediden hareketle çok kolay tarhiyat yapabiliyordu. Son yıllarda ipotekli konut satışının dip yapması nedeniyle buradaki performans ve ilave vergi geliri de çok azaldı.

İlanlarda yer alan satış bedeli ile tapuda gösterilen rakamlar arasında uyumsuzluk olması halinde işlemin tarafları “izaha davet” edilecek, izah kabul edilmez ise inceleme ya da takdire sevk edileceklerdir. Bu tebliğ düzenlemesi uygulamada birçok ihtilaf yaşanmasına ve satıcıların yeni platformlara yelken açmalarına neden olacaktır.

(Kaynak: Nedim Türkmen / Sözcü Gazetesi | 02.06.2022)

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/ulusalbasin/haber_oku.php?haber_id=32253

Gözler Borç Yapılandırmasında!

Milyonlarca kişi haziran ayını bekliyor. Yeni borç yapılandırması yapılacak mı diye soruyor. Büyük ölçekli işletmelerin taksitlerini ödedi ancak borçların taksitlerini ödeyemeyen esnafa haciz tebligatları da gelmeye başladı.Yapılandırma bekleyen esnaf ve orta ölçekli işletmelerin yanında inşaat sektörünün de gözü kulağı yapılandırmada.

Yüksek enflasyon, tırmanışa geçen döviz, el yakan fiyatlarla mücadele eden vatandaş ve işveren dört gözle yeni bir yapılandırmanın açıklanmasını bekliyor. Pandeminin etkisinden kurtulduk derken savaş ve ekonomik kriz çalışanından işverenine, vatandaşından kamu kurumlarına kadar her kesimin belini büktü.
Borçlu kesimin artık tek umudu çıkması beklenilen yapılandırma kanunu.

GÖZLER HAZİRAN AYINDA!
En son 7326 sayılı Kanunla yapılandırma hakkı getirilmiş, başvurular 30 Eylül 2021’e kadar devam etmişti. 30 Nisan 2022 tarihine kadar ödenmemiş alacaklardan feragat yolu ile etkin pişmanlıktan faydalanma hakkı süresi de geçen ay tamamlandı ve 7326 sayılı kanunun bir bağlayıcılığı kalmadı.
Ekonomi kurmaylarının hedefi ise 2022 Haziran ayı, yaz döneminde piyasayı hareketlendirme amacıyla büyük bir af paketi çıkarılması gündemde. Turizm, ihracat ve dış ülkelerle yapılan ticari anlaşmaların da getirisiyle pahalılığın hafifletilmesi, enflasyonun aşağı çekilmesi ve alacakların ödenmesinin önünün açılacağı planlanıyor.

İŞVERENLER YAPILANDIRMALARI ÖDEYEMEDİ!

7326 Sayılı Kanunla getirilen yapılandırmanın ödenmeyen büyük bölümü orta ve küçük ölçekli işletmelerden yani esnaflardan oluşuyor. Büyük ölçekli işletmelerin taksitlerini ödediği ve yeni bir yapılandırma beklentilerinin olmadığı görülüyor.Diğer taraftan yapılandırdığı borçların taksitlerini ödeyemeyen esnafa haciz tebligatları da gelmeye başladı.Yapılandırma bekleyen esnaf ve orta ölçekli işletmelerin yanında inşaat sektörünün de gözü kulağı yapılandırmada. İlgili firmalar borçlarından dolayı yapı kullanım belgesi temin edememekte ve buna bağlı dairelerini emsal fiyattan satamıyorlar.

ESNAF GÖRÜŞÜ!

İstanbul’da faaliyet gösteren çeşitli iş kollarında faaliyet gösteren esnaflarımızla dertleştik, beklentinin yanında da dertlerini dinledik ve paylaşmaya karar verdik.
Pastane: Elektrik faturamız 10 bin liranın üzerine çıktı, kredi ile çeviriyoruz. Yapılandırmayı bekliyoruz ancak hem cari ayı hem de taksiti yine ödeyemeyeceğiz.
Eczane: İşçi maliyetleri, elektrik su ve ısıtma giderleri belimizi büktü. Kazancımız yarı yarıya düşerken masraflarımız daha da arttı.
Terzi: Bağkur borcum birikti, emekli olmak için 47 bin lira ödemem gerekiyormuş. Günde 10 paça yaparak evi zor geçindiriyorum, o bakiyeyi ödemem için 10 takım elbise dikmem lazım günde.

Restoran: İşlerimiz bizim pandemiye göre düzeldi diyebiliriz. Borcumuz yok ancak ne yazık ki kayıtdışı istihdamımız var, kayıtdışı olmasa prim ödeyemeyiz borcumuz olur.Milyarca lira devlet borcu, devletle barışmayı bekleyen milyonlarca vatandaş.Seçim öncesi bir yapılandırma affı daha gelir mi beklemedeyiz…

(Kaynak: Mert Nayır / Gazete Vatan | 03.06.2022)

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/ulusalbasin/haber_oku.php?haber_id=32254