Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No: 87) (Parasal Sınırlar)

9 Şubat 2024 CUMA

Resmî Gazete

Sayı : 32455

TEBLİĞ

Hazine ve Maliye Bakanlığından:

MUHASEBAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GENEL TEBLİĞİ

(SIRA NO: 87)

(PARASAL SINIRLAR)

Amaç ve kapsam

MADDE 1– (1) Bu Tebliğin amacı, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve diğer mevzuat kapsamında uygulanacak olan parasal sınırları ve alındı birim fiyatlarını belirlemektir.

Dayanak

MADDE 2– (1) Bu Tebliğ, 27/12/2014 tarihli ve 29218 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Merkezî Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 12 nci, 27 nci, 549 uncu ve 552 nci, 31/12/2005 tarihli ve 26040 üçüncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Muhasebe Yetkilisi Mutemetlerinin Görevlendirilmeleri, Yetkileri, Denetimi ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 7 nci, 8/6/1988 tarihli ve 19836 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Pul ve Değerli Kağıtların Bayiler ve Yetkili Memurlar Vasıtası ile Sattırılmasına ve Bayilere Satış Aidatı Verilmesine Dair Yönetmeliğin 12 nci, 30/12/2005 tarihli ve 2005/9912 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Muhasebe Yetkilisi Adaylarının Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Muhasebe Yetkililerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 26 ncı, 31/12/2005 tarihli ve 26040 üçüncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Merkezî Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 5 inci, 28/12/2006 tarihli ve 2006/11545 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Taşınır Mal Yönetmeliğinin 39 uncu, 30/12/2005 tarihli ve 2005/9913 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Ön Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı, 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 75 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Kasa işlemleri

MADDE 3– (1) Merkezî Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 12 nci maddesi gereğince, muhasebe birimlerince kasadan yapılacak ödeme sınırı bu Tebliğ ekinde yer alan Tablo I’in (A) bölümünün Kasa İşlemleri kısmında gösterilmiştir.

(2) Merkezî Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 12 nci ve 27 nci maddeleri gereğince, ertesi gün yapılacak ödemeleri karşılamak üzere ve kişi malı emanet dövizlerden kasada bulundurulacak miktarlar ile T.C. Ziraat Bankası şubesi bulunmayan ilçelerde gerekli güvenlik önlemleri alınmak şartıyla veznede bulundurulacak azami miktar Tablo I/A’nın Kasa İşlemleri kısmında gösterilmiştir.

(3) Tablo I/A Kasa İşlemleri kısmında gösterilen parasal sınırların yetersiz kalması durumunda, muhasebe birimlerinin gerekçeli başvuruları üzerine Bakanlıkça (Muhasebat Genel Müdürlüğü) tespit edilen sınırlar uygulanır. Daha önce bu kapsamda Bakanlıkça artırılmasına izin verilen sınırların, bu Tebliğle belirlenen sınırların üzerinde olması halinde özel olarak izin verilmiş sınırların uygulanmasına devam edilir.

Kaybedilen alındılara ilişkin işlemler

MADDE 4– (1) Merkezî Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 552 nci maddesi gereğince, muhasebe birimlerince, her ne suretle olursa olsun alınan para ve değerlere karşılık verilmiş olan alındılardan kaybedilmiş olanlar için ilan verilmesine gerek görülmeyen tutar, Tablo I/A’nın Kaybedilen Alındılar İçin İlan kısmında gösterilmiştir.

Muhasebe yetkilisi mutemedi işlemleri

MADDE 5– (1) Muhasebe Yetkilisi Mutemetlerinin Görevlendirilmeleri, Yetkileri, Denetimi ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 7 nci maddesi gereğince, muhasebe birimleri dışında görev yapan muhasebe yetkilisi mutemetleri tarafından yedi günlük süre beklenilmeksizin muhasebe birimi veznesine teslim edilmesi gereken tahsilat tutarı ile mahkeme başkanlıkları, icra ve iflas daireleri ve izale-i şüyu memurluklarındaki muhasebe yetkilisi mutemetlerince 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun eki (1) ve (3) sayılı tarifelere göre makbuz karşılığı tahsil edilip yedi günlük süre beklenilmeksizin muhasebe birimi veznesine teslim edilmesi gereken tahsilat tutarı, Tablo I/B’nin Muhasebe Yetkilisi Mutemedi İşlemleri kısmında gösterilmiştir.

(2) Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde görev yapan muhasebe yetkilisi mutemetleri için belirtilen sınırın yetersiz kalması durumunda, gerekçeli tekliflerle Bakanlığa başvurularak alınacak izne göre işlem yapılır. Bu teklif yazısında muhasebe yetkilisi mutemedinin son iki ayda muhasebe veznesine yatırdığı tutarlar ve yatırılma tarihleri de belirtilir.

(3) Merkezî Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 549 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili ülkedeki bankacılık mevzuatının gerekleri ve bankacılık sisteminin etkinliği de dikkate alınarak Dışişleri Bakanlığının yurt dışı temsilciliklerinde yapılan tahsilatın muhasebe biriminin banka hesabına yatırılmasına ilişkin süre ile parasal sınır, Tablo I/B’de belirlenen sınırlara bağlı olmaksızın, Dışişleri Bakanlığının talebi üzerine Bakanlıkça belirlenir.

(4) İkinci ve üçüncü fıkralar kapsamında daha önce Bakanlıkça artırılmasına izin verilen sınırların, bu Tebliğ ile belirlenen sınırların üzerinde olması halinde özel olarak izin verilmiş sınırların uygulanmasına devam edilir.

Yetkili memurlarla ilgili işlemler

MADDE 6– (1) Pul ve Değerli Kağıtların Bayiler ve Yetkili Memurlar Vasıtası ile Sattırılmasına ve Bayilere Satış Aidatı Verilmesine Dair Yönetmeliğin 12 nci maddesi gereğince, değerli kağıt verilen yetkili memurlar tarafından on beş günlük süre beklenilmeksizin muhasebe biriminin veznesine teslim edilmesi gereken satış hasılatı tutarı Tablo I/B’nin Yetkili Memurlarla İlgili İşlemler kısmında gösterilmiştir.

(2) Yetkili Memurlarla İlgili İşlemler için belirtilen sınırın yetersiz kalması durumunda, ilgili idare tarafından gerekçeli teklifle Bakanlığa başvurularak alınacak izne göre işlem yapılır. Bu teklif yazısında yetkili memurların son iki ayda muhasebe veznesine yatırdığı tutarlar ve yatırılma tarihleri de belirtilir.

Muhasebe yetkilisi yardımcılarına devredilecek görev ve yetkiler

MADDE 7– (1) Muhasebe Yetkilisi Adaylarının Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Muhasebe Yetkililerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 26 ncı maddesi gereğince görev, yetki ve sorumlulukların yardımcılara devredilmesinde Tablo I/C bölümünde gösterilen parasal sınırlar dikkate alınır.

Kaybolan faturalarla ilgili işlemler

MADDE 8– (1) Merkezî Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 5 inci maddesi gereğince, kamu idarelerince alınan mal, hizmet ve yapım işleri karşılığında özel kişiler tarafından düzenlenen faturaların kaybedilmesi halinde, noter onaylı fatura örneklerinin kabul edileceği parasal alt sınır Tablo I/Ç bölümünde gösterilmiştir.

Taşınırların kayıtlardan çıkarılması

MADDE 9– (1) Taşınır Mal Yönetmeliğinin 39 uncu maddesi gereğince, taşınırların devir ve satış suretiyle kayıtlardan çıkarılmasında Tablo I/D bölümünde gösterilen parasal sınırlar dikkate alınır. Taşınırların kayıtlardan çıkarılması, söz konusu sınırlar dâhilinde ise harcama yetkilisinin, üzerinde ise ilgili üst yöneticinin onayı ile yapılır.

(2) Devir ve satış işlemlerinin birden fazla taşınırı ihtiva etmesi halinde söz konusu sınırlar taşınır bazında değil, işlem bazında uygulanır.

Ön ödeme işlemleri

MADDE 10– (1) Ön Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesi gereğince merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerince harcama yetkilisi mutemetlerine verilebilecek avans sınırı Tablo II/A bölümünde gösterilmiştir.

(2) Merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinden Tablo II/B bölümünde gösterilenler, kendileri için belirlenen sınır dâhilinde avans verebilirler.

(3) Millî İstihbarat Teşkilâtı mutemetleri ile dış temsilcilikler emrine ve askerî daire, Jandarma ve Sahil Güvenlik mutemetlerine verilecek avans sınırları Tablo II’nin (C), (Ç) ve (D) bölümlerinde gösterilmiştir. 25/12/2023 tarihli ve 7489 sayılı 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda gösterilen sınırlar aşılmamak kaydıyla, belirlenen sınırların üzerinde avans verilmesine ihtiyaç duyulması halinde gerekçeli olarak Bakanlığa başvurularak izin alınır.

(4) Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerince açılacak krediler ile yurt dışından yapılacak alımlar için açtırılacak akreditif karşılığı krediler için Hazine ve Maliye Bakanlığından izin alınmaz.

(5) Millî Savunma Bakanlığına bağlı birlik ve kurumlardan tümen ve daha üst birlikler ile eşiti kurum ve kuruluşlar kapsamına giren askerî birimler Tablo III’te gösterilmiştir. Bunların dışında kalan birlikler, tugay ve eşitine kadar olan askerî kurum ve kuruluşlar kapsamında sayılır.

Muhasebe kayıtlarından çıkarılacak alacaklar

MADDE 11– (1) 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesi gereğince, yapılacak takip sonunda tahsili imkansız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu anlaşılan 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren amme alacakları ile diğer amme alacaklarından, amme idarelerinde terkin yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin terkin olunabilecek miktarlar Tablo IV’te gösterilmiştir.

(2) 5018 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi hükmü gereğince, kayıtlardan çıkarılacak tutarlar Tablo IV’te gösterilmiştir.

Eski yıllara ait teminat mektuplarının tasfiyesi

MADDE 12– (1) 6728 sayılı Kanunun 75 inci maddesi uyarınca, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idareler tarafından ilgili mevzuatı gereğince alınmış olup, düzenlenme tarihi itibarıyla on yılı geçen ve çeşitli nedenlerle iadesi sağlanamayan veya gelir kaydedilemeyen teminat mektuplarından muhasebe birimince kayıtlarından çıkarılarak ilgili bankalara iade edilecek tutar Tablo V’te gösterilmiştir.

Faiz oranları

MADDE 13– (1) Genel hükümlere göre takip ve tahsil edilecek kişilerden alacaklara, 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uygulanır.

Alındılar ve alındı birim fiyatları

MADDE 14- (1) Bakanlıkça bastırılan ve genel bütçe kapsamı dışındaki idareler ile döner sermaye ve fonlar tarafından mevzuatları gereğince kullanılması gereken alındıların birim satış fiyatları Tablo VI’da gösterilmiştir.

Yürürlükten kaldırılan tebliğ

MADDE 15– (1) 9/3/2023 tarihli ve 32127 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No: 80) (Parasal Sınırlar ve Oranlar) yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

MADDE 16– (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 17– (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

Eki için tıklayınız.

(09.02.2024)

Kaynak: Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No: 87) (Parasal Sınırlar) – MuhasebeTR

2023 Yılı Kira Gelirlerinin Beyanı

Mal ve hakların kiraya verilmesinden elde edilen gelirleri, Gelir Vergisi Kanunu gayrimenkul sermaye iradı olarak tanımlıyor.

Hangi mal ve hakların kiralanmasından elde edilen gelirlerin vergiye tabi olduğu Kanun’da tek tek sayılmış. Bunların en yaygını tahmin edileceği gibi taşınmazlar. Bu nedenle aşağıda, taşınmaz kiralanmasından elde edilen gelirlerle sınırlı olarak, kira gelirlerinin beyanı ve vergilemesini özetleyeceğim.

Gelir ne zaman elde edilmiş sayılır?

Kira gelirlerinin vergilemesinde kural olarak tahsilat esası geçerli. Tahsil edilmeyen kira tutarı beyannameye dahil edilmiyor. Peşin tahsil edilen kiralar ise tahsil edildiği yıl değil, ilgili olduğu yılda beyan ediliyor.

Buna göre, Mart ayı sonuna kadar verilecek 2023 yılı gelir vergisi beyannamesine dahil edilecek kira gelirleri, 2023 ve önceki yıllara ilişkin olarak 2023 yılında tahsil edilen kira gelirlerinden oluşur. 2023 yılında tahsil edilen, 2024 ve sonrası yıllara ilişkin kira bedelleri 2023 yılı beyannamesine dahil edilmez.

Kiranın döviz olarak alınması durumunda gelir tutarı nasıl hesaplanır?

Kira bedelinin yabancı bir para birimiyle belirlenmiş olması halinde kira geliri, kiranın tahsil edildiği tarihindeki Merkez Bankası döviz alış kuru kullanılarak hesaplanır.

Kira bedelinin para dışındaki bir değerle tahsili halinde, tahsil edilen kira emsal bedelle değerlenerek tutarı bulunur.

Kira gelirlerini beyan etmek zorunda olanlar

2023 takvim yılında beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret olan gerçek kişilerden;

* Konut kira geliri 21.000 liralık istisna tutarını aşanlar

* İşyeri kira geliri brüt tutarı 150.000 lira olan beyanname verme sınırını aşanlar (150.000 liralık sınırın aşılıp aşılmadığının tespitinde, iş yeri kira gelirleri ile mesken kira gelirinin gelir vergisinden istisna edilen tutarı aşan kısmı birlikte dikkate alınır.)

* Stopaja ve istisna uygulamasına konu olmayan kira gelirleri toplamı 8.400 liralık beyanname verme sınırını aşanlar

2023 yılı kira gelirleri için beyanname vereceklerdir.

Yukarıda geçen 8.400 liralık sınır beyanname verme sınırı olup, gelir tutarının bu tutarı geçmesi durumunda tamamı vergiye tabidir.

Vergi sistemimizde aile reisi beyanı yoktur. Beyana tabi kira geliri bulunan aile bireylerinin her birinin geliri için ayrı beyanname verilmesi gerekir.

Kira gelirlerinde istisna

2023 yılı konut kira hasılatının 21.000 liralık kısmı gelir vergisinden istisnadır.
İstisnadan;

* Ticari, zirai veya serbest meslek kazancı için beyanname verenler

* Ücret, menkul ve gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve irat elde edenlerden, 2023 yılı için bu gelirleri toplamı 550.000 lirayı geçenler

* İstisna tutarının üzerinde kira geliri elde edip bu geliri beyan etmeyenler ile eksik beyan edenler
yararlanamazlar.

Bir konuta birden fazla kişinin ortak olması halinde, her bir ortak için istisna ayrı ayrı uygulanır. Bir kişinin birden fazla konuttan kira elde etmesi halinde istisna, her bir konut için ayrı ayrı değil, kira gelirleri toplamına bir defa uygulanır.

Kira gelirinden indirilecek giderler

Kira gelirinde gider uygulaması iki ayrı yönteme göre yapılabiliyor.

* Götürü gider yöntemi

* Gerçek gider yöntemi

Götürü gider uygulamasında, gerçek giderlere bakılmaksızın kira gelirinin %15’i götürü olarak matrahtan indirilebilir.

Götürü gider usulü hem konut hem de işyeri kira gelirleri için geçerlidir. Ancak bu usulün seçilmesi durumunda iki yıl bu usulden gerçek usule geçilemez.

Gerçek usulde gider uygulamasında ise kiraya verilen taşınmazla ilgili Gelir Vergisi Kanunu’nun 74. maddesinde sayılan giderler indirilebiliyor. Gerçek gider yönteminin seçilmesi durumunda indirilecek giderler konusunu bir sonraki makaleye bırakarak, burada sadece konut kira geliri elde edilmesi nedeniyle istisnadan yararlanıldığı durumda, gider tutarının istisnaya isabet eden kısmının hasılattan indirilemediğini söylemekle yetineyim.

Kira gelirlerinin beyan zamanı ve şekli

Beyan edilmesi gereken kira gelirlerinin Mart ayının sonuna kadar (Mart ayının son günü tatil olduğundan 1 Nisan 2024 akşamına kadar) vergi dairesine bir beyanname ile beyan edilmesi gerekiyor.

Beyan edilecek geliri sadece ücret, gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlardan oluşanlar, Hazır Beyan Sistemi olarak adlandırılan sistemi kullanarak gelirlerini beyan edebilirler. Bu sistemde, Gelir İdaresi Başkanlığı vergiye tabi gelirleri çeşitli kaynaklardan topladığı verilerle tespit ederek, mükellefin beyannamesini hazırlıyor ve internet ortamında mükellefin bilgisine sunuyor. Mükellef bu verilerin doğruluğunu tespit ettikten sonra beyannameyi onaylıyor. Sisteme Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinden ulaşılabiliyor.

Beyanname verildikten sonra hesaplanan verginin iki taksitte (Mart – Temmuz) ödenmesi gerekiyor.

Gelir beyan edilmez veya eksik beyan edilirse ne olur?

Beyan edilmesi gerekmesine rağmen, kira gelirlerinin beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesinin şu sonuçları var.

* Konut kira gelirleri için uygulanan ve tutarı 21.000 lira olan istisna hakkı kaybedilir.

* Beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen gelir tutarı üzerinden gelir vergisi tarh edilir ve verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.

* Zamanında ödenmeyen vergi tutarı üzerinden aylık %3,50 oranında gecikme faizi ödenir.

* Beyanname verilmemesi nedeniyle iki kat I. derece usulsüzlük cezası kesilir.

(Kaynak: Recep Bıyık / Ekonomim.com | 09.02.2024)

Kaynak: 2023 Yılı Kira Gelirlerinin Beyanı – MuhasebeTR

Yurtdışı Hisse Alımı Vergi Rehberi

Yurtdışı hisse senedi alımı vergi durumu nasıl?

Yurtdışı borsalar üzerinden yurtdışı hisse senedi alımı yapmak, tek bir ülkeye veya ekonomiye bağlı kalma riskini azaltmaya yardımcı olduğu için ve aynı zamanda Türk bankalarının mevduat sahiplerine sunduğu faiz oranlarının enflasyon oranının altında kalması nedeni ile birikimini farklı yatırım enstrümanlarında değerlendiren birçok kişi var. 

İçeride yatırım enstrümanlarının son bir yıllık getirilerine bakarsak;

  • Gram altın %190 yükselirken aynı dönemde bu son bir sene içerisinde Borsa İstanbul yatırımcısına %75 kazandırmış.
  • Türk lirası mevduat ortalamada %37 gibi bir faiz geliri sunmuş ve dolara yatırım yapanlar da kabaca % 60 kazanmışlar.

Sıralama yapacak olursak en fazla kazandıran finansal enstrümanlar

  1. Gram Altın
  2. Borsa İstanbul
  3. Dolar
  4. Sonuncu sırada ise TL mevduat olmuş.

Yukarıdakilerin dışında birikimlerini yurtdışı hisse senedi alımında değerlendiren çok fazla kişi de mevcut.

1-Hangi Yurtdışı Borsalar Daha Çok Talep Görüyor?

  • NYSE-Nasdaq: Yurtdışı hisse senedi alımları genel olarak ve Apple, Microsoft, Coca-Cola gibi hisselerin satın alınabildiği NYSE ve Google, Amazon, Facebook gibi şirketlerin hisselerinin alınabildiği Nasdaq borsaları üzerinden yapılıyor. Özellikle Nasdaq temettü hisselerine talebin düzenli gelir elde etmek isteyenler için fırsat olarak görünüyor.

2-Yurtdışı borsalarda işlem yapmak için Yurtdışı Hisse Nasıl Alınır?

  • Yurtdışı borsalarda işlem yapmak için Interactive Brokers, Fxpro, bankaların aracı kurumlar veya Midas gibi siteler üzerinden veya bankalarda, aracı kurumlarda yatırım hesabı açılarak yurtdışı hisse senedi alınabiliyor.

3-Yurtdışı hisse senedi alınması ve gelir elde edilmesi durumunda vergisel yükümlülükleriniz var mı?

  • Evet var.

Bildiğiniz üzere yurtdışı veya yurtiçi hisse senedi alınca

  • Alım-Satım kazancınız olabilir.
  • Veya temettü (kar dağıtımı) nedeni ile gelir elde etmiş olabilirsiniz.

Bu tip kazançlara menkul kıymet kazancı deniyor ve her yıl mart ayında bir önceki senenin gelirleri için beyanname vermeniz gerekiyor.

2024 Yılı mart ayında 2023 yılı yurtdışı hisse senetleri için beyanname verilmesi gerekli.

4-Yurtdışı hisse senetlerinden elde edilen gelirler için şirket kurmak mı gerekli?

  • Yurtdışı hisse alımı nedeni ile elde etmiş olduğunuz gelirlerinizi beyan edebilmeniz için şirket kurmanıza gerek bulunmuyor.
  • Nasıl kira geliri olanlar yılda bir beyanname veriyor ise burada da aynı şekilde yıllık beyan verilmesi yeterli.

5-Şahıs şirketi olanlar yurtdışı hisse senetlerinden elde ettikleri gelirleri mevcut beyannamelerine mi ekleyecekler yoksa farklı bir beyanname mi verecekler?

  • Şahıs şirketi olanlar veya serbest meslek erbabı olup yıllık gelir vergisi beyannamesi verecekler, beyannamelerine yurtdışı hisse senetlerinden elde edilen gelirleri de eklemeleri gerekiyor.

6-Kira veya eurobond geliri olanlar veya ücret geliri nedeni ile beyanname verecek olanlar yurtdışı hisse senedi gelirlerini de aynı beyannameye mi ekleyecekler?

  • Evet, herhangi bir nedenle gelir vergisi beyannamesi verecek olanlar, beyannamelerine yurtdışı hisse senedi gelirlerini de eklemeleri gerekiyor.

7-Yurtdışı Hisse Senetlerinde Alım-Satım Kazancının Vergisi Nasıl Hesaplanır?

Vergiyi Nasıl Hesaplayacağım?

  • Elde etmiş olduğunuz kazancı Türk lirasına çeviriyorsunuz.
  • Sonrasında yıllık gelir vergisi beyannamenizde beyan ediyorsunuz.
  • Eğer hisseleri elde tutma süresinde Yİ-ÜFE endeksinde %10’un üzerinde bir artış olmuş ise TL karşılığı alış bedeli bu artış oranı kadar artırıyorsunuz ki gereksiz vergi ödemeyin.

Yani şu şekilde;

  • Alış bedeli ve satış bedelini; alım ve satım tarihlerindeki kurlardan TL’ye çevirin
  • Alım ve satım tarihleri arasındaki dönemde Yİ-ÜFE artış oranı %10 ve üzerinde çıkarsa, alış maliyeti bu oranda artırın. (Ev alma-satma sitelerinde endeksleme araçları var arkadaşlar. Oradan da hesaplayabilirsiniz, Üfe vb. kelimeler gözünüzü korkutmasın)
  • Sonra çıkan farkın vergisini hesaplayın.
  • Yurtdışı hisse senedi alım-satım kazançlarında belli bir sınıra kadar vergi ödenmeyecek gibi bir durum yok.
  • Yani istisna söz konusu değil
  • Endekslemeyi doğru yapıp maliyetinizi tam görmeniz önemli.

8-Yurtdışı Hisse Senetlerinde Kar Dağıtım Kazancı-Temettü vergisi nasıl hesaplanır?

Temettü veren yabancı hisseleri yurtdışı borsalar üzerinden alınması durumunda yurt dışındaki şirket hisselerinden elde edilen kar payları/temettüler de gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmek zorunda.

  • Yabancı şirket kar payları için beyan sınırı 2023 yılı için 8.400 TL. 2024 yılı için beyan sınırı 13.000 TL ‘dir. 2024 yılı mart ayında 2023 gelirleri beyan edileceği için dikkate alınacak tutar 8.400 TL’dir.
  • Elde edilen kâr payı tutarı 8.400 TL’den fazla ise gelirin tamamı beyan ediliyor.

9-Hisse Senedi Nedeni ile Vereceğiniz Gelir Vergisi beyannamenizde giderlerinizi kullanabilir misiniz?

Evet kullanabilirsiniz, örnek olarak çocuğunuz özel okula gidiyor, eğitim masraflarını gelirinizin % 10 unu aşmamak üzere düşebilirsiniz veya sağlık harcamalarınızı da gelirinizden düşebilirsiniz.

  • Eğitim Harcamaları-Beyan edilen % 10 unu aşamaz.-(Kendiniz, eş ve çocuklar)
  • Sağlık Harcamaları-Beyan edilen % 10 unu aşamaz.-(Kendiniz, eş ve çocuklar)
  • Hayat/Şahıs Sigorta Primleri (Kendiniz, eş ve çocuklar)-Beyan edilen gelirin %15’ini aşamaz.
  • Banka veya aracı kurum komisyonları veya diğer kesintiler gider olarak dikkate alınabilir.

Saygılarımla

09.02.2024

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Bilançonuzdaki Tehlike ‘’Ayrılmamış Amortismanlar’’

Değerli okurlar, işletmeler vergi planlaması yolu ile ödemeleri gereken vergiyi yasal mevzuata aykırı olmayan girişim ve uygulamalar ile vergiden kaçınarak asgari tutara indirmeye çabalamaktadır. Bu noktada işletmelerde birden çok yıl kullanılabilen iktisadi kıymetler için yapılan harcamaların faydalı ömürleri boyunca gayrisafi gelirden indirebilecekleri amortisman uygulaması önem kazanmaktadır. Ancak bazı zamanlarda da işletmeler vergiye esas matrahının oluşmaması ve dönemi zararla kapatmak istememeleri gibi sebepler ile zorunlu olmayan amortisman uygulamasından faydalanmayabilirler.

Bugünkü yazımızda enflasyon düzeltmesi ile ilgili biraz kıyıda köşede kalmış gibi gözüken ancak vergi matrahına etki edebilen ayrılmamış amortismanlardan bahsedeceğiz.

  • Zamanında Ayrılmayan Amortismanlar Sonraki Dönemlerde Gider Yazılabilir Mi?

VUK’un 320. maddesinde; “Her yılın amortismanı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir. Amortismanın herhangi bir yıl yapılmamasından veya ilk uygulanan nispetten düşük bir hadle yapılmasından dolayı amortisman süresi uzatılamaz. ’hükmü yer almaktadır. Bu sebeple kanunen her yılın amortismanı ilgili olduğu yılın değerleme işlemlerinde dikkate alınabildiğinden, amortismana tabi iktisadi kıymetler için ayrılan amortismanın ancak ilgili olduğu yılda dikkate alınabilir. Dolayısıyla herhangi bir yıl amortisman ayrılmaması ya da eksik ayrılması halinde amortisman süresinin uzatılmasına veya herhangi bir yıl amortisman ayrılmaması ya da eksik ayrılması sebebiyle amortisman süresinin son yılında itfa edilmemiş bakiye değerin (net defter değerinin) o yıl defaten gider olarak dikkate alınmasına imkan bulunmamaktadır. Ayrıca Maliye İdaresi bu konuda sonradan geriye dönük olarak düzeltme yapılmak suretiyle amortisman ayrılmasını da kabul etmemektedir.

  • Enflasyon Düzeltmesinde Ayrılmamış Amortismanların Durumu

Bir önceki dönem 2003 ve 2004 yıllarında yapılan enflasyon düzeltmesinde kanuni süresinde ayrılmayan amortisman tutarları fiilen ayrılmış kabul edilmişti.2023 ve sonraki dönemlere ilişkin yapılan düzenlemede ise ayrılmayan amortismanlar fiilen ayrılmış gibi kabul edilmemektedir.

Amortisman ayrılmaması durumunda ticari kazançta meydana gelen artış, takvim yılı sonu itibariyle özkaynak durumuna da olumlu yönde etki etmektedir. Bu durumda özkaynakların bilanço değeri daha yüksek gözükmekte ve enflasyon düzeltmesinde vergiye esas düzeltme zararını da arttırmaktadır. Dolayısıyla enflasyon düzeltmesine ilişkin 555 Sıra No’lu VUK Tebliğ’de ‘’ 213 sayılı Kanunun 320 nci maddesi gereği amortismana tabi iktisadi kıymetlerin üzerinden, daha önceki yıllarda ayrılmamış amortisman tutarları ayrılmış gibi kabul edilmeyecek ve enflasyon düzeltmesinde dikkate alınmayacaktır. Bu tutarların enflasyon düzeltmesi sonrasında da gider olarak dikkate alınamayacağı tabiidir’’ hükmüne yer verilmiştir.

  • Enflasyon Düzeltmesi Yapılırken Zamanında Ayrılmamış Amortismanlar Vergi Matrahına Etki Edecek Mi?

Süresi dolmasına rağmen ayrılmamış amortismanlar sebebi ile ilgili amortismana tabi iktisadi kıymetin net defter değeri de sıfırlanmamış olacaktır.Bu durumda ilgili kıymetler şirket aktifinde izleyen yıllarda da aktif bakiye vermeye devam edecek.

Enflasyon düzeltmesi yapılırken, işletmelerin varlıklarının yani aktif kıymetlerinin düzeltilmesi sonucu oluşan farklar karlılığını artırırken, kaynak kalemlerinin yani pasif kıymetlerin düzeltilmesi sonucu oluşan farklar zarar arttırıcı etki yaratacağını biliyoruz. Dolayısıyla bu kıymetlerin yapılacak vergili düzeltmede işletmenin karlılığını arttırırken beraberinde ilave vergi yükü de getirebileceğini de söyleyebiliriz.

Sonuç ve Görüşümüz

Açıkçası amortisman ayrılmadığı dönem ile ilgili elimizde çok fazla alternatifimiz yok. Kişisel görüşümüz önceki dönemde ayrılmamış amortismanları faydalı süresi dolan kıymetler için 2023 yılı sonunda ayırarak, yılsonu itibariyle kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alabileceğiniz yönünde. Böylece işletmede hala kullanıldığı bile şüpheli olan bu kıymetleri düzeltme dışında bırakabilirsiniz. Özetle 2023 yılında yapılacak enflasyon düzeltmesi sonraki yıllarda yapılacak düzeltmelerde oluşacak vergi matrahına dolaylı da olsa etki edecek. Bu sebeple yılı sonlandırmadan önce düzeltme yapılacak parasal olmayan kalemleri tekrar kontrol etmekte fayda var.

09.02.2024

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Hangi Adat Faizi?

Vergi incelemelerinde en kolay tespit edilen usulsüzlüklerin başında adat hesaplaması gelmektedir. Gerek VDK Risk Analiz Merkezi gerekse vergi iade taleplerinde Vergi Daireleri bu konuya dikkat etmektedir.

Ancak piyasada kasa bakiyesine ve ortaklardan alacaklara hesabına faiz uygulanmadığı, uygulansa bile idarenin görüşüne aykırı uygulamanın devam ettiğini görmekteyiz.

Vergi Denetim Kurulu Danışma Komisyonu’ nun 8 Nisan 2022 tarih E-55935724-050.06.04 –39 sayılı kararı bulunmaktadır.

Söz konusu Danışma Komisyonu Kararının özeti şu şekilde:

“Transfer fiyatlandırması incelemelerinde mükellefin ortaklarına veya ilişkili kişilerine para kullandırdığı durumlarda iç emsal yok ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından ilan edilen bankalarca açılan ticari kredilere uygulanan ağırlıklı ortalama faiz oranının, kullandırılan döviz cinsinin mezkur ilanda yer almaması halinde ise bankalardan alınan faiz oranı bilgilerinin dış emsal olarak dikkate alınması gerekir.”

Her ne kadar Danıştay’ ın kararları “reeskont faizi” yönünde olsa da bu kararlar zamanında İdarenin görüşü de reeskont faizinin uygulanmasıydı. Bir anlamda Danıştay ve İdare aynı görüşü savunuyordu.

Gelinen bu noktada İdare görüş değiştirerek “ticari kredilere uygulanan faiz oranı” nın uygulanması gerektiğini bildiriyor. Henüz bu konuda sonuçlanmış bir dava da olmadığından Danıştay’ ın görüşünü ise bilmiyoruz.

Şahsi kanaatim idarenin görüşünün destekleneceği yönündedir. Öyle olmasa bile bu konuda risk almaya değmez. VDK Risk Analiz Merkezi’ nin başarıyla çalıştığını düşününce bu uygulamanın yerleşik hale gelmesi için ileride sınırlı incelemeler yapılacağını düşünmekteyim.

Elbette bunca zahmetin arasında alışkanlıklarımızı değiştirmek zor olacaktır fakat idarenin kararına aykırı hesaplamalar yapmak da ileride mali müşavirleri mükellefle, mükellefleri de idareyle karşı karşıya getirebilir.

09.02.2024

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Sistemik Risk Veri Takip Sistemi Üzerinden Döviz Pozisyon Raporlaması

Sistemik Risk Veri Takip Sistemi; Finansal İstikrar Komitesi’nin koordinasyonunda, firmaların döviz pozisyonunu etkileyen işlemlerini takip etmek amacıyla Merkez Bankası bünyesinde oluşturulan bir veri tabanı sistemidir.

Kredi  veya  finansman  sağlayan  kuruluş:  5411  sayılı  Bankacılık  Kanununda  belirtilen  kredi verme, faktoring ve finansal kiralama faaliyetlerinde bulunan banka ve finansal kuruluşlarını ifade eder.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası özel sektör firmalarını ilgilendiren iki önemli ve zahmetli raporlama yükümlülüğü hakkında değişiklik yapmış olup, bu değişikliklerin birini Basın Duyurusuyladiğerini ise Yönetmelik değişikliğiyle kamuoyuna duyurmuştur.

1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 43’üncü maddesinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (“Banka” veya “Merkez Bankası” olarak anılabilecektir) Türkiye’de faaliyette bulunan bütün bankalardan, 1211 sayılı Kanun ve mevzuat ile kendisine verilen görevleri yerine getirebilmek amacıyla her türlü bilgi ve belgeyi, belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde istemeye ve ayrıca 44’üncü maddesinde de gerçek ve tüzel kişilerin döviz pozisyonunu etkileyen işlemlerini izlemek amacıyla belirleyeceği gerçek ve tüzel kişilerden her türlü bilgi ve belgeyi istemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

ÖZET DÖVİZ POZİSYON RAPORLAMASI KALDIRILDI

Banka yukarıda belirtilen yetkisine istinaden 2023 yılı Mart ayından itibaren, her ayın son iş gününde tüm bankalardaki Türk Lirası ve yabancı para nakdi ve gayri nakdi toplam stok kredi bakiyesi 5 milyon TL ve üzerinde olan firmalara Özet Döviz Pozisyon Raporu ile ilgili veri bildirim yükümlülüğü getirmişti.

Daha sonra bu yükümlülükle ilgili bazı değişiklikler yapılmıştı. Bu kapsamda;

  • Bildirim haddi 5 milyon TL’den 10 milyon TL’ye yükseltilmiş,
  • Aylık özet döviz pozisyon raporu için bildirim süresi “takip eden ayın ilk 10 iş günü” yerine “takip eden ayın son günü” olarak değiştirilmiş,
  • Yurt içi tüm bankalardaki nakdi ve gayri nakdi toplam kredi bakiyesi 10 milyon TL ile 50 milyon TL arasında olan firmaların raporlama yükümlülüğü 2024 yılı Ocak ayına ilişkin raporla başlamak üzere ertelenmiş,
  • Özet döviz pozisyon raporu toplam kredi bakiyesi 50 milyon TL ve üzerinde olan firmalar için önce Mart ve Nisan 2023 dönemi raporlarının bildirim süresi 30 Haziran 2023’e uzatılmış, daha sonra bu firmaların da bildirim yükümlülüğü Ocak 2024 ayından başlamak üzere ertelenmişti.

Merkez Bankası, 8 Kasım 2023 tarihli ve 2023-43 sayılı Basın Duyurusu ile 2023 yılı Mart ayı için başlatılması öngörülen 10 milyon Türk lirası ve üzeri toplam nakdi ve gayri nakdi kredi bakiyesi bulunan firmalardan alınan Özet Döviz Pozisyon Raporlaması uygulamasına son verildiğini ilan etmiş bulunmaktadır.

SİSTEMİK RİSK VERİ TAKİP SİSTEMİNDE DEĞİŞİKLİKLER YAPILDI

Merkez Bankası, 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’nun mülga 44 üncü maddesindeki yetkisine istinaden 17.02.2018 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Döviz Pozisyonunu Etkileyen İşlemlerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarafından İzlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ile döviz pozisyonunu etkileyen işlemleri izlemek üzere Merkez Bankasının belirleyeceği firmalardan bilgi ve belge toplanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemiştir.

Bu Yönetmelikle, 15 milyon ABD doları ve üzerinde döviz cinsinden borcu bulunan firmaların döviz pozisyonlarını etkileyen işlemlerinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesinde kurulan Sistemik Risk Veri Takip Sistemi ile izlenmesine ilişkin düzenleme yapılmıştır. Sistem kapsamına giren firmaların Merkez Bankası tarafından belirlenen veri formundaki bilgileri, www.tcmbveri.gov.tr adresine bildirmeleri gerekmektedir.

17 Şubat 2018 tarihli ve 30335 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan Yönetmelikte daha sonra, iki Yönetmelikle (RG. 19/9/2018 – 30540 ve RG. 24/2/2021 – 31405) bazı değişiklikler yapılmıştır.

Merkez Bankasınca son olarak 8 Kasım 2023 tarihli ve 32363 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Döviz Pozisyonunu Etkileyen İşlemlerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarafından İzlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (Değişiklik Yönetmeliği) ile Yönetmelikte ekli tabloda gösterilen değişiklikler yapılmıştır.

Yapılan en önemli değişiklik, 2018 yılından itibaren uygulanmakta olan Sistemik

Risk Veri Takip Sistemi kapsamındaki döviz pozisyon raporlaması kapsamına ilişkindir. Yükümlülük devam ettirilmekte olup, sadece kapsam ve bildirim usullerine yönelik değişiklik yapılmış bulunmaktadır.

Bu değişikliklerin tamamı 1/1/2024 tarihinde yürürlüğe girecektir.Bu kapsama girenlerin 2024 Ocak dönemine ait Özet döviz pozisyon raporlarını en geç 29 Şubat 2024 tarihinde vermeleri zorunludur.

Merkez Bankası 8 Kasım 2023 tarihli Basın Duyurusunda, bu değişiklikle ilgili aşağıdaki açıklamalara yer vermiştir:

2018 yılından itibaren uygulanmakta olan Sistemik Risk Veri Takip Sistemi kapsamındaki döviz pozisyon raporlamasının firma kapsamı, firmaların ülke ekonomisi içerisindeki temsil düzeyini artırmak amacıyla yeniden düzenlenmiştir. Buna göre, raporlama kapsamına girecek firmaların tespitinde öngörülen 15 milyon ABD doları ve üzeri yabancı para kredi yükümlülüğü bulunma şartı, toplam nakdi kredi bakiyesi ilgili aylık hesap döneminin son iş günü itibarıyla 100 milyon Türk lirası ve üzerinde olma veya geçmiş bir yıllık hesap dönemindeki net satış hasılatı veya aktif büyüklüğü 500 milyon Türk lirası ve üzerinde olma şeklinde değiştirilmiştir.

Kapsam değişikliği ile birlikte, mevcut detaylı raporlama formatının sadeleştirilerek firmalara raporlama işlemlerinde kolaylık sağlanması planlanmaktadır.”

Yapılan değişiklikleri aşağıdaki şekilde özetlersek,

Bildirim yapmakla yükümlü olanlar, mevcut düzenlemeye göre yurt içinden ve yurt dışından sağlanan yabancı para nakdi krediler ile dövize endeksli kredilerinin toplamı 15 milyon ABD doları ve üstünde olan firmalar iken, 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren yurt içinden ve yurt dışından sağlanan toplam nakdi kredi bakiyesi 100 milyon TL ve üzerinde olan firmalar ile net satış hasılatı veya aktif büyüklüğü 500 milyon TL ve üzerinde olan firmalar şeklinde değiştirilmiştir.

Böylece yükümlülük kapsamına girilip girilmediğinin tespitinde esas alınacak kriter yabancı para yerine TL cinsinden tanımlanmış ve aynı zamanda tutar değiştirilmiştir.

Toplam nakdi kredi bakiyesinin belirlenmesinde kredilerin ana parası dikkate alınacak olup, faiz tahakkukları yükümlülüğün belirlenmesinde dikkate alınmayacaktır. Bildirim yükümlülüğü sadece bankalardan temin edilen veya bu kuruluşların teminine aracılık ettiği veya garanti verdiği krediler uyarınca belirlenmektedir.

Ayrıca kullanılan krediden bağımsız olarak, geçmiş bir yıllık hesap dönemindeki net satış hasılatı veya aktif büyüklüğü 500 milyon TL ve üzerinde olan firmalar da yükümlülük kapsamına alınmıştırYani kredi bakiyesi 100 milyon TL’nin altında olsa bile kredi kullanıcısının geçmiş yıl net satış hasılatı veya aktif büyüklüğü 500 milyon TL ve üzerinde ise bildirim yükümlülüğü olacaktır.

Yabancı para cinsinden kredi tutarlarının TL karşılığı, ilgildönemin son iş gününe ilişkin Resmî Gazete’de yayımlanan döviz alış kuru kullanılarak belirlenecektir.

Bildirim yükümlülüğünün olup olmadığının belirlenmesinde, firmanın toplam nakdi kredi bakiyesi hesaplanırken, değişiklikten sonra da, varsa son hesap dönemine ilişkin Türkiye Muhasebe Standartlarına (TMS’lere) göre hazırlanan finansal durum tablosu, yoksa vergi mevzuatı çerçevesinde kamu idarelerine sunulmak üzere hazırlanan bilanço esas alınmaya devam edilecektir.

Yeni getirilen, net satış hasılatı ve aktif büyüklüğü hesaplanırken ise vergi mevzuatı çerçevesinde kamu idarelerine sunulmak üzere hazırlanan yıllık kurumlar vergisi beyannamesi dikkate alınacaktır.

Bildirimle yükümlü olan firmanın, toplam nakdi kredi bakiyesi, net satış hasılatı veya aktif büyüklüğünün Bankaca  tanımlanan  sınırların  altında kalması  durumunda,  müteakip  yıllık hesap  döneminden  itibaren  bildirim yükümlülüğü sona erer.

Firmanın bildirim yükümlülüğü bulunup bulunmadığına ilişkin takip sorumluluğu firma yönetimine aittir.

Bununla birlikte, firmaya bildirim yükümlülüğüne ilişkin Bankanın belirleyeceği usul ve esaslara göre bilgilendirme,

firmanın en yüksek nakdi kredi bakiyesinin olduğu kredi veya finansman sağlayan kuruluş tarafından ayrıca yapılacaktır.

Bildirim yükümlülüğünün belirlenmesinde esas alınan kriterler (kredi, net satış hasılatı ve aktif büyüklükleri), Banka tarafından uygulama talimatları ile güncellenebilecektir.Banka ibaresinden maksat Merkez Bankası tarafından uygulanacak olan talimatlardır.

Bildirim usulleri ile ilgili olarak da bazı değişiklikler yapılmıştır. Yapılan değişiklikler uyarınca, Sistem kullanıcıları, Sistemin genel ağ sitesi üzerinden elektronik imza oluşturma aracı ile kayıt olamayacaklardır. Ayrıca Sistem

kullanıcılarına, kullanıcı tanımlama ve veri girişleri ile ilgili doğrulama kodları, uyarılar, hatırlatmalar, onay bildirimleri ve benzeri bildirimlerin, Sistemden gönderilecek kısa mesaj ile yapılması uygulamasına son verilecektir. Bu bildirimler e posta yoluyla yapılacaktır.

Sistemde yapılacak değişiklikler, duyurular ve bildirimlere ilişkin talimatların, Banka tarafından Sistemin genel ağ adresi üzerinden duyurulması uygulamasına devam edilecektir. Banka, gerek gördüğü hallerde bunlara

ilişkin olarak e posta ile bildirimin yanı sıra veya posta ile bildirime ilaveten resmi yazı ile de bildirim yapabilecektir.

Faydalı olmasını diler, saygılarımı sunarım.

09.02.2024

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 50)

10 Şubat 2024 CUMARTESİ

Resmî Gazete

Sayı : 32456

TEBLİĞ

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ

(SERİ NO: 50)

MADDE 1- 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.1.2.) bölümünün ikinci ve üçüncü paragrafları ile Örnek yürürlükten kaldırılmış ve birinci paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Tevkifata tabi tutulan KDV’nin indirimi konusunda, Tebliğin (III/C-1.1.) bölümündeki açıklamalar dikkate alınır.”

MADDE 2- Aynı Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümünde yer alan “Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları,” ibaresinden sonra gelmek üzere “kamu iktisadi teşebbüsleri (kamu iktisadi kuruluşları, iktisadi devlet teşekkülleri),” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 3- Aynı Tebliğin (I/C-2.1.3.4.1.) bölümünün üçüncü paragrafında yer alan “2.000 TL’yi” ibaresi “işlemin yapıldığı yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesine göre belirlenen fatura düzenleme sınırını” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 4- Aynı Tebliğin (I/C-2.1.4.1.) bölümünde yer alan Örnek aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Örnek: Pamuk toptancısı (A), 14/4/2024 tarihinde tekstil firması (B)’ye 500.000 TL karşılığında pamuk teslim etmiş, hesaplanan (500.000 x 0,10 =)50.000 TL KDV’nin (50.000 x 0,10 =)5.000 TL’lik kısmı (A)’ya ödenmiş ve onun tarafından beyan edilmiş, (50.000 x 0,90 =) 45.000 TL’lik kısmı ise (B) tarafından tevkifata tabi tutulmuş ve Nisan/2024 dönemi beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenmiştir.

İşleme ilişkin fatura (B) tarafından 21/4/2024 tarihinde yasal kayıtlara alınmıştır. (B), (A)’ya ödediği 5.000 TL ile sorumlu sıfatıyla beyan edip 23/5/2024 tarihinde ödediği 45.000 TL’yi Nisan/2024 dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapmıştır.

Söz konusu pamuğun (1/5)’i 10/6/2024 tarihinde (A)’ya iade edilmiştir.

Bu durumda (B), (A)’dan 101.000 TL geri alacak, mal iadesinin gerçekleştiği dönemde, 1.000 TL’yi 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edecektir.

(A) ise, aynı dönemde 1.000 TL’yi 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapacaktır.

Bu işlemler nedeniyle defter kayıtlarında KDV’nin sadece tevkifata tabi tutulmayan 1.000 TL’lik kısmı için düzeltme işlemi yapılacak, tevkifata tabi tutularak sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenmiş ve indirim konusu yapılmış olan tutar için düzeltme işlemi yapılmayacaktır.”

MADDE 5- Aynı Tebliğin (I/C-2.1.4.2.) bölümünde yer alan Örnek aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Örnek: Satıcı (A) Firması, (7/10) oranında tevkifata tabi bir işlem için alıcı (B) Firmasına, 2024/Nisan döneminde bu işle ilgili olarak 1.000.000 TL’lik fatura düzenlemiş, faturada gösterilen (1.000.000 x 0,20 =) 200.000 TL KDV’nin (200.000 x 0,30=) 60.000 TL’si (A)’ya ödenmiş, (200.000 x 0,70=) 140.000 TL’lik kısmı ise (B) tarafından tevkifata tabi tutularak sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenmiştir.

Satıcı (A), bu işin bir kısmını tamamlayamadığından bedelde 200.000 TL’lik bir azalma meydana gelmiştir.

2024/Mayıs döneminde ortaya çıkan bu değişiklik nedeniyle tarafların karşılıklı düzeltme yapması gerekmektedir.

Buna göre satıcı (A), alıcı (B)’ye 200.000 TL ile birlikte bu tutara ait (200.000 x 0,20=) 40.000 TL KDV’nin tevkifata tabi tutulmayan (40.000 x 0,30=) 12.000 TL’sini (toplam 212.000 TL) iade edecek, 2024/Nisan döneminde beyan ettiği 12.000 TL’yi 2024/Mayıs dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapacaktır.

Alıcı (B) ise 2024/Nisan döneminde indirim konusu yaptığı 12.000 TL’yi, 2024/Mayıs döneminde 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edecektir.

Alıcı (B)’nin bu işlem nedeniyle tevkifata tabi tutarak beyan edip ödediği verginin, 200.000 TL’ye isabet eden kısmı olan (40.000 x 0,70=) 28.000 TL’si aynı zamanda indirim konusu yapılmış olduğundan, bir düzeltme işlemine konu olmayacaktır.”

MADDE 6- Aynı Tebliğin (I/C-2.1.5.1.) bölümünün son paragrafı yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 7- Aynı Tebliğin (I/C-2.1.5.2.1.) bölümünün ikinci ve üçüncü paragrafları ile altıncı paragrafının ilk cümlesinde yer alan “belge ya da” ibaresi yürürlükten kaldırılmış ve altıncı paragrafın son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“30 günlük ek süreden sonra eksiklikleri gideren mükelleflerin mahsup talepleri ise eksikliklerin giderildiği tarih itibarıyla yerine getirilir ve eksiklik yazısının mükellefe tebliğ edildiği tarih ile mükellefin eksiklikleri giderdiği tarih arasında geçen süre için gecikme zammı uygulanır. Bu talebe ilişkin vergi dairelerinde yapılan işlemler sırasında geçen süreler için ise gecikme zammı uygulanmaz.”

MADDE 8- Aynı Tebliğin (II/B-11.6.) bölümünün dördüncü paragrafında yer alan “beyan edilen bu vergi, aynı döneme ait” ibaresi “beyan edilerek ödenen bu vergi,” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 9- Aynı Tebliğin (II/E-3.) bölümünün birinci paragrafında ve (II/E-3.1.1.) bölümünün ikinci paragrafında yer alan “31/12/2023” ibareleri “31/12/2028” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 10- Aynı Tebliğin (II/G-2.) bölümünün ikinci paragrafında yer alan “31/12/2023” ibaresi “31/12/2028” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 11- Aynı Tebliğin (II/G-6.) bölümünde yer alan “31/12/2023” ibareleri “31/12/2028” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 12- Aynı Tebliğin (II/G-7.) bölümünde yer alan “31/12/2023” ibareleri “31/12/2028” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 13- Aynı Tebliğin (III/C-1.) bölümünün birinci paragrafında yer alan “veyahut” ibaresi “veya” olarak değiştirilmiş, “ithal ettikleri mal ve hizmetler dolayısıyla ödedikleri KDV’yi” ibaresinden sonra gelmek üzere “veyahut vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenen KDV’yi” ibaresi eklenmiş, ikinci paragrafında yer alan “yaptırdığı hizmetler dolayısıyla hesaplanan” ibaresinden sonra gelmek üzere “vergi ile sorumlu sıfatıyla beyan ederek ödediği” ibaresi eklenmiş ve aynı bölümün sonuna başlığı ile birlikte aşağıdaki bölüm eklenmiştir.

1.1. Sorumlu Sıfatıyla Beyan Edilerek Ödenen KDV’nin İndirimi

28/12/2023 tarihli ve 32413 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanun ile 3065 sayılı Kanunun (29/1) maddesinde değişiklik yapılarak vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenen KDV’nin indirim konusu yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, Ocak/2024 vergilendirme döneminden itibaren vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından tevkif edilen ve 2 No.lu KDV Beyannamesiyle beyan edilen KDV’nin, ödendiği vergilendirme dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması gerekmektedir.

Ancak, 3065 sayılı Kanunun (29/5) maddesinde Bakanlığımıza verilen yetki çerçevesinde, vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından tevkif edilen ve tevkifatın yapıldığı döneme ait 1 No.lu KDV Beyannamesinden önce verilen aynı döneme ait 2 No.lu KDV Beyannamesiyle süresinde beyan edilerek süresinde ödenen KDV’nin, 2 No.lu KDV Beyannamesinin ait olduğu dönemin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması uygun bulunmuştur.

Vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından tevkif edilerek beyan edilen ancak kısmen ödenen KDV’nin ödendiği kısım itibarıyla indirim konusu yapılması mümkündür.

Ayrıca kısmi tevkifata tabi işlemlerde, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin satıcı tarafından beyan edilecek kısmı, alıcı tarafından takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla işleme ait fatura veya benzeri belgenin defterlere kaydedildiği döneme ilişkin olarak verilmesi gereken 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılır.

Örnek 1: (D) A.Ş. 8/1/2024 tarihinde 100.000 TL karşılığında ağaç ve orman ürünleri teslim almıştır. Şirket tarafından bu alımla ilgili olarak tevkif edilen 10.000 TL KDV’nin 2 No.lu KDV Beyannamesiyle süresinde beyan edilmesi ve tahakkuk eden 10.000 TL KDV’nin 23/2/2024 tarihine kadar ödenmesi halinde, bu tutar mükellef tarafından Ocak/2024 dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır.

Örnek 2: (S) Ltd. Şti. (G) güvenlik şirketinden Temmuz/2024 ayı içerisinde özel güvenlik hizmeti satın almıştır. Bu hizmet alımı ile ilgili vergi (S) Ltd. Şti. tarafından sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesiyle süresinde beyan edilmiş ve tahakkuk eden 50.000 TL KDV 28/8/2024 tarihinde ödenmiştir. (S) Ltd. Şti. tarafından süresinden sonra ödenen KDV, ödemenin yapıldığı tarihi kapsayan dönem olan Ağustos/2024 dönemi 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır.

Örnek 3: (D) Yapı İnşaat A.Ş. 24/4/2024 tarihindeki inşaat demiri alımı nedeniyle tevkif ettiği vergiye ilişkin 2 No.lu KDV Beyannamesini süresinden sonra 20/6/2024 tarihinde vermiş ve tahakkuk eden 125.000 TL KDV’nin 25.000 TL’sini 21/6/2024 tarihinde, kalan 100.000 TL’lik kısmını 2/7/2024 tarihinde ödemiştir. (D) Yapı İnşaat A.Ş. tarafından ödenen KDV’nin 25.000 TL’si Haziran/2024 dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde, 100.000 TL’si de Temmuz/2024 dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır.

Ayrıca 2 No.lu KDV Beyannamesiyle beyan edilen ve tahakkuk eden KDV’nin mükellefin iade alacağından mahsubu suretiyle ödenmesi mümkündür. Bu durumda iade talebine ilişkin standart iade talep dilekçesi ve iade için aranan belgelerin eksiksiz ve tam olarak verilmiş (mahsuben iade talepleri YMM Raporu sonucuna göre yerine getirilen iadelerde YMM Raporu dahil) ve hangi vergilendirme dönemine ilişkin tahakkuk eden 2 No.lu KDV Beyannamesinden kaynaklanan borca mahsubunun talep edildiğinin belirtilmiş olması gerekir. Söz konusu mahsup talebinin bu şekilde yapılmış olması halinde, mahsuba konu edilen KDV tutarının 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacağı dönem yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde tespit edilir.

Örnek 4: Demir-çelik alım satımı ile iştigal eden (Ö) A.Ş. 5/4/2024 tarihinde 200.000 TL karşılığında demir-çelik ürünleri teslim almıştır. Şirket, bu alımla ilgili olarak tevkif ettiği 20.000 TL KDV’yi 2 No.lu KDV Beyannamesiyle süresinde beyan etmiş ve tahakkuk eden KDV’nin önceki dönemlerde gerçekleşen ihracat teslimlerinden doğan KDV iade alacağından mahsubunu 23/5/2024 tarihinde talep etmiştir. Mükellefin standart iade talep dilekçesi ve iade için aranan belgeleri eksiksiz ve tam olarak vermiş olması halinde, mahsuba konu edilen 20.000 TL KDV mükellef tarafından Nisan/2024 dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır.

Örnek 5: Demir-çelik alım satımı ile iştigal eden (G) A.Ş. 10/4/2024 tarihinde 1.000.000 TL karşılığında demir-çelik ürünü satmış olup alıcı tarafından 100.000 TL tevkifat uygulanmıştır. Mükellefin Nisan/2024 dönemine ilişkin indirilecek KDV tutarı ise 500.000 TL olup mükellef bu döneme ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde toplam 120.000 TL iade beyan etmiştir.

Aynı mükellef 5/5/2024 tarihinde 2.000.000 TL karşılığında demir-çelik ürünleri satın almıştır. Mükellef, bu alımla ilgili olarak tevkif ettiği 200.000 TL KDV’yi 2 No.lu KDV Beyannamesiyle süresinde beyan etmiş ve tahakkuk eden 200.000 TL KDV’nin 50.000 TL’sini 23/6/2024 tarihinde nakden ödemiştir. Mükellef tarafından ödenen 50.000 TL Mayıs/2024 dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır.

Ayrıca mükellef tarafından Nisan/2024 dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde yer alan iade beyanına yönelik standart iade talep dilekçesi ve iade için aranan belgeler eksiksiz ve tam olarak 5/9/2024 tarihinde vergi dairesine verilmiş ve Mayıs/2024 dönemi 2 No.lu KDV Beyannamesinde tahakkuk eden KDV borcuyla gecikme zammına mahsubu talep edilmiştir. Mükellef tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilen ve mahsuba konu edilen 100.000 TL KDV, mükellefin Eylül/2024 dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır. Mükellef, geri kalan 50.000 TL KDV borcunu ise 28/10/2024 tarihinde nakden ödemiştir. Mükellef tarafından nakden ödenen 50.000 TL Ekim/2024 dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır.”

MADDE 14- Aynı Tebliğin (IV/A-2.1.2.) bölümünün dördüncü paragrafının ilk cümlesinde yer alan “belge ya da” ibaresi yürürlükten kaldırılmış ve aynı paragrafın sonuna aşağıdaki cümleler eklenmiştir.

“30 günlük ek süreden sonra eksiklikleri gideren mükelleflerin mahsup talepleri ise eksikliklerin giderildiği tarih itibarıyla yerine getirilir ve eksiklik yazısının mükellefe tebliğ edildiği tarih ile mükellefin eksiklikleri giderdiği tarih arasında geçen süre için gecikme zammı uygulanır. Bu talebe ilişkin vergi dairelerinde yapılan işlemler sırasında geçen süreler için ise gecikme zammı uygulanmaz.”

MADDE 15- Aynı Tebliğin (V/B-3.) bölümünün birinci paragrafında yer alan “KDV mükellefleriyle; Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilen, KDV kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar,” ibaresi “KDV mükellefleri” olarak değiştirilmiş, aynı paragrafın sonuna aşağıdaki cümle eklenmiş ve aynı bölümde yer alan Örnek 2’deki “15 Ocak 2012” ibaresi “15 Şubat 2024” olarak, “24 Şubat 2012” ibaresi “21 Mart 2024” olarak değiştirilmiştir.

“Vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar ise 2 No.lu KDV beyannamelerini, vergilendirme dönemini izleyen ayın 21 inci günü akşamına kadar ilgili vergi dairesine vermekle yükümlüdür.”

MADDE 16- Aynı Tebliğin (V/D) bölümünün ikinci paragrafında yer alan “24 üncü” ibaresi “21 inci” olarak, “26 ncı” ibaresi “23 üncü” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 17- Bu Tebliğin;

a) 2 nci ve 3 üncü maddeleri yayımını izleyen ayın başında,

b) Diğer maddeleri ise yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.

MADDE 18- Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

(10.02.2024)

Kaynak: Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 50) – MuhasebeTR

VUK Sirküler 164 Yayımlandı: Vergi Kesintisi Yapmakla Sorumlu Tutulanlar Tarafından Verilmesi Gereken Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin Verilme ve Ödeme Süreleri Yeni Bir Belirleme Yapılıncaya Kadar Uzatılmıştır

Tarih: 10/02/2024

Sayı: VUK-164/2024-2

T.C.

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Gelir İdaresi Başkanlığı

VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/164

Konusu: 1 Şubat 2024 tarihinden itibaren vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından verilmesi gereken Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin düzenlenmesi.

Tarihi: 10/2/2024

Sayısı: VUK-164/2024-2

1. Giriş:

22/12/2022 tarihli ve VUK-149/2022-12 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile Vergi Usul Kanununun mükerrer 28 inci maddesindeki yetkiye dayanılarak; 1 Aralık 2022 tarihinden itibaren verilmesi gereken Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri yeni bir belirleme yapılıncaya kadar ilgili vergilendirme dönemini takip eden ayın 28 inci günü sonuna kadar uzatılmıştı.

7491 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 32 nci ve 33 üncü maddeleriyle 3065 sayılı Katma Değer Vergi Kanununun 41 inci ve 46 ncı maddelerine eklenen ibareler ile vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından verilmesi gereken Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin düzenlenmesi bu Sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

2. Vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından verilmesi gereken Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin düzenlenmesi

22/12/2022 tarihli ve VUK-149/2022-12 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile ilgili vergilendirme dönemini takip eden ayın 28 inci günü sonuna kadar uzatılan Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından verilmesi gereken Katma Değer Vergisi Beyannameleri bakımından yeniden düzenlenmiştir.

Bu çerçevede 1 Şubat 2024 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak üzere, vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından vergilendirme dönemini takibeden ayın 21 inci günü akşamına kadar verilip beyanname verecekleri ayın 23 üncü günü akşamına kadar ödenmesi gereken Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri, ilgili vergilendirme dönemini takip eden ayın 25 inci günü sonuna kadar uzatılmıştır.

Vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından verilmesi gereken Katma Değer Vergisi Beyannameleri dışında kalan Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme ve ödeme sürelerine ilişkin olarak 22/12/2022 tarihli ve VUK-149/2022-12 sayılı Sirküler ile yapılan belirleme ise geçerliliğini korumaktadır.

Duyurulur.

Bekir BAYRAKDAR   

Gelir İdaresi Başkanı

(10.02.2024)

Kaynak: VUK Sirküler 164 Yayımlandı: Vergi Kesintisi Yapmakla Sorumlu Tutulanlar Tarafından Verilmesi Gereken Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin Verilme ve Ödeme Süreleri Yeni Bir Belirleme Yapılıncaya Kadar Uzatılmıştır – MuhasebeTR

Form Ba – Form Bs Bildirimlerine Dâhil Edilmemesi Gereken Belgelere İlişkin Duyuru

3/12/2022 tarihli ve 32032 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 543 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine eklenen 1.2.8 numaralı bentte, Gelir İdaresi Başkanlığının, Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmesi gereken mal ve/veya hizmet alış/satışlarına ilişkin bilgileri, ilgili kurumlardan elektronik ortamda temin ettiği takdirde, resmi internet sitesinde (www.gib.gov.tr) yayımlayacağı duyuru ile bu bilgilerin bildirimlere dâhil edilme zorunluluğunu kaldırmaya yetkili olduğu belirtilmiştir.

Bu kapsamda, Başkanlığımız tarafından ilgili kurumlardan temin edilmeye başlanılan;

–          İthalat işlemlerine ilişkin belgelerin,

–          Kira ödemelerine ilişkin belgelerin,

–          Sigorta poliçelerinin,

–          Sigorta komisyon gider belgesinin,

–          Elektronik ürün senedinin (ELÜS),

1/2/2024 tarihinden itibaren verilmeye başlanacak olan 2024/1 dönemine ait Form Ba ve Form Bs bildirimlerinden başlamak üzere, Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmesi zorunluluğunun kaldırılması uygun görülmüştür.

Diğer taraftan;

– 381 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 4.11 numaralı bendinde, “Noterlerin, Kanunlarına göre vermiş oldukları noterlik hizmetlerini Bs formu ile bildirilmelerine gerek bulunmamaktadır. Aynı şekilde, noterlerde yaptırılan işlemlerin de Ba formu ile bildirilmesine gerek bulunmamaktadır.”,

– 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 1.1.8 numaralı bendinde, “Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen belgelerin, 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmeyecektir.”,

– 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 1.2.6 numaralı bendinde, “Döviz alış-satışı yapan mükellefler ile yetkili müessese izin belgeli ve altın borsasına üye olup kıymetli maden alış-satışı ile uğraşan mükellefler belirli miktarın üzerindeki alış-satış bilgilerini Bakanlığımıza bildirmek zorunda olduklarından, bu işlemlerini ayrıca Ba ve Bs bildirim formlarıyla bildirmelerine gerek bulunmamaktadır.

Ancak, bu kurumlar, diğer belgelere dayalı olarak yaptıkları mal ve hizmet alım/satımlarını genel esaslar çerçevesinde Ba-Bs formları ile bildirmek zorundadırlar.

Diğer taraftan, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin, döviz büroları ve yetkili diğer kuruluşlardan yapmış oldukları döviz alış-satışlarını Ba ve Bs bildirim formlarına dahil etmelerine gerek bulunmamaktadır.”,

düzenlemeleri yer almaktadır.

Ancak, Başkanlığımızca yapılan analiz çalışmaları sonucunda, yukarıda yer verilen düzenlemelere rağmen,

–          213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik belge olarak düzenlen ihracat faturası, döviz ve kıymetli maden alım-satım belgesi, müstahsil makbuzu gibi belgelerin,

–          Noterlik makbuzlarının,

Form Ba ve Form Bs bildirimlerinde hatalı olarak bildirilmesine devam edildiği görülmüştür.

Söz konusu belgelere Form Ba ve Form Bs bildirimlerinde yer verilmesi mükellefler ve meslek mensupları açısından ilave iş yüküne sebep olduğu gibi Başkanlığımız sistemlerinde mükerrer kayıtların da oluşmasına sebep olmaktadır.

Bu bakımdan bahse konu belgelere Form Ba ve Form Bs bildirimlerinde yer verilmesine gerek bulunmamaktadır.

Kamuoyuna duyurulur.

GİB

Kaynak: Form Ba – Form Bs Bildirimlerine Dâhil Edilmemesi Gereken Belgelere İlişkin Duyuru – MuhasebeTR

Resmi Gazete: 2024 Yılı SM, SMMM ve YMM Asgari Ücret Tarifesi Yayınlandı

9 Ocak 2024 SALI

Resmî Gazete

Sayı : 32424

TEBLİĞ

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

2024 YILI SERBEST MUHASEBECİLİK, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ

Konu

MADDE 1- (1) 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 46 ncı maddesi ile 2/1/1990 tarihli ve 20390 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavir Ücretlerinin Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlanan ve 2024 yılında meslek mensuplarınca uygulanacak olan asgari ücret tarifesi ekte yer almaktadır.

Yürürlük

MADDE 2- (1) Bu Tarife 1/1/2024 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Eki için tıklayınız

Kaynak: Resmi Gazete: 2024 Yılı SM, SMMM ve YMM Asgari Ücret Tarifesi Yayınlandı – MuhasebeTR